AÇILMA (TDK)


1 . Açılmak işi.
2 . Çatlama.
3 . sinema, TV (***) Bir film çekiminde karanlıkta başlayıp gittikçe aydınlanarak görüntülerin belirmesine dayanan noktalama.
4 . spor Bir grupta, sıraların jimnastik alıştırmaları için dağınık düzene girmesi.

Açılma kelimesi baş harfi A son harfi A olan bir kelime. Başında A sonunda A olan kelimenin birinci harfi A , ikinci harfi Ç , üçüncü harfi I , dördüncü harfi L , beşinci harfi M , altıncı harfi A . Başı A sonu A olan 6 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

AÇILMAK Nedir?


1 . Açma işine konu olmak: "Bu esaslara aykırı eğitim ve öğretim yerleri açılamaz."- Anayasa.
2 . Renk koyuluğunu yitirmek: "Perdenin rengi açıldı."- .
3 . Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak: "Ateşi düşünce hasta açıldı."- .
4 . (-e) Deniz aracı kıyıdan uzaklaşmak: "... Türk korsan gemileri, engin denizlere açılmışlardı."- F. F. Tülbentçi.
5 . Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak.
6 . Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak.
7 . İşini gereğinden veya götürebileceğinden geniş tutmak: "Fazla açıldığı için iflas etti."- .
8 . Genişlemek, bollaşmak: "Ayakkabısı açıldı."- .
9 . Delinmek, yırtılmak: "Pantolonun dizleri açıldı."- .
10 . Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek: "Belki hava açılıyor."- R. H. Karay. 1
1 . Gereken güce ulaşmak: "Araç uzun yolda açıldı, hızı arttı."- . 1
2 . (-e) Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek: "Hiç kimseye açılmayarak yaşadığım bu altı ay beni bitirdi."- P. Safa. 1
3 . (-e) Kapı, yol vb. geçit vermek: "Yol açılmış, biriken vasıtalar sel hâlinde akmaya başlamıştı."- H. Taner. 1
4 . Yüzerken kıyıdan uzaklaşmak: "Ben yüzerken biraz fazla açıldım, kendimi Vardar'ın kuvvetli bir akıntısına kaptırdım."- Y. K. Beyatlı. 1
5 . mecaz Ayrıntıya girmek.

ALIŞ Nedir?

Alma işi.

ALIŞTIRMA Nedir?


1 . Alıştırmak işi.
2 . Bir beceriyi, bilgiyi kazanmak için yapılan tekrar, temrin, talim, egzersiz.
3 . Bir motorun yavaş yavaş çalıştırılarak tam verimli olarak çalışmasını sağlama, rodaj.
4 . spor Bir spor dalında yapılan hazırlık çalışması, idman, egzersiz, antrenman.

AYDIN Nedir?


1 . Işık alan, ışıklı, aydınlık: "Aydın bir oda."- .
2 . Kültürlü, okumuş, görgülü, ileri düşünceli (kimse), münevver: "Akşam gazetesi, yurt aydınlarıyla konuşarak bizde niçin yazar yetişmediğinin sebeplerini araştırdı."- O. V. Kanık.
3 . Kolayca anlaşılacak kadar açık, vazıh (söz veya yazı).

BELİ Nedir?

Evet.

BELİRME Nedir?

Belirmek işi, tebellür etme.

ÇATLAMA Nedir?


1 . Çatlamak işi.
2 . Dalgaların sığ kıyıya geldikleri zaman dökülüp köpürmesi, çatlak.
3 . Uygun olmayan kuruma sonucu ağacın boyu yönündeki lif ayrılması.
4 . bitki bilimi Tohumların dağılması için meyve kabuğunun yarılması, açılma.

ÇEKİ Nedir?


1 . Tartı.
2 . 225,97
8 kg olan, odun, kireç vb. ağır ve kaba şeyleri tartmakta kullanılan ağırlık ölçü birimi.
3 . mecaz Üzüntü, sıkıntı.
4 . halk ağzında Kadınların başlarına bağladıkları örtü.

ÇEKİM Nedir?


1 . Çekme işi.
2 . dil bilgisi Fiillerin çeşitli zaman, kişi ve kiplere, adların da ad durumlarına göre uğradıkları değişiklikler, tasrif.
3 . fizik Herhangi bir cismin, başka bir cismi kendine doğru çekme gücü, cazibe, traksiyon: "Yer çekimi. Mıknatıs çekimi."- .
4 . sinema, TV (***) Alıcının sürekli olarak çalıştırılmasıyla elde edilen film parçası, plan.

DAĞINIK Nedir?


1 . Geniş bir alana yayılmış olan.
2 . Bir arada olmayan, birbiriyle bağlantısız.
3 . Düzeni bozuk, düzensiz, karışık: "Kadın yatağın içinde saçları dağınık, dimdik oturuyordu."- P. Safa.
4 . Hoş görünmeyen, uyumsuz: "Bağırarak konuşmaktan hoşlanmaz, dağınık kıyafetle, kocasına bile görünmez bir kadın."- M. Ş. Esendal.
5 . mecaz Düşüncelerini toparlayamayan: "Şu anda kafam çok dağınık."- .

DÜZE Nedir?

Doz.

DÜZEN Nedir?


1 . Belli yöntem, ilke veya yasalara göre kurulmuş olan durum, uyum, nizam, sistem.
2 . Soyut ve somut nesnelerin bir sıraya, bir hedefe, bir amaca göre sıralanması, konsept.
3 . Yerleştirme, tertip: "Evin en bozuk düzeninde bile hastalığa mahsus birtakım aletler vardır."- R. N. Güntekin.
4 . Bir devletin belli başlı ilkeleri bakımından yönetimde tuttuğu yol, yönetim biçimi, rejim.
5 . mecaz Bir kimseye, bir kuruluşa karşı toplu olarak alınan gizli karar, dolap, komplo.
6 . mecaz Topluca ve gizlice yürütülen herhangi bir plan, dolap, komplo.
7 . mecaz Dolap, hile: "Hile, düzen dağarcığından elbette yeni bir şey bulup çıkaracak."- E. E. Talu.
8 . müzik Müzik aletlerinde ses ayarı, akort.
9 . toplum bilimi Toplumsal bir yapı içinde ögelerin bütüne, bütünün ögelere ve ögelerin birbirlerine göre ilişkileri: "Orta hâlli ailelerin kurduğu bu düzende herkesin bacası tüten, kapısı çalınan bir evi var."- N. Meriç.
10 . halk ağzında Alet edevat takımı. 1
1 . halk ağzında Bez dokuma tezgâhı.

FİLM Nedir?


1 . Fotoğrafçılıkta, radyografide ve sinemacılıkta resim çekmek için kullanılan, selülozdan, saydam, bükülebilir şerit.
2 . sinema Bir oyunun bütününü taşıyan şerit veya şeritlerin bütünü.
3 . sinema Sinemalarda gösterilen eser.
4 . Camlara yapıştırılarak içerinin görünmesini engelleyen bir tür ince yaprak.

GİRME Nedir?

Girmek işi: "Fatoş'un içeri girmesiyle sabahtan beri esen kederli havanın dağılması bir oldu."- S. F. Abasıyanık.

GİTTİKÇE Nedir?

Zaman ilerledikçe, gitgide, giderek: "Maarif Müdürünün zihni gittikçe karışıyordu."- R. N. Güntekin.

GÖRÜ Nedir?


1 . Görme yetisi.
2 . Bir yerin çevreyi görme özelliği, nezaret: "Buranın görüsü geniş."- .
3 . felsefe Dolaysız kavrama, birden kavrama.

GÖRÜNTÜ Nedir?


1 . Gerçekte var olmadığı hâlde varmış gibi görünen şey, hayalet.
2 . Herhangi bir nesnenin mercek, ayna vb. ile oluşturulan biçimi, hayal.
3 . Manzara.
4 . fizik Herhangi bir nesnenin mercek, ayna vb. araçlarla oluşturulan biçimi, hayal.
5 . matematik Sayı doğrusu üzerinde bir sayıya karşı gelen nokta.
6 . sinema, TV (***) Bir film üzerinde sıralanmış resimlerin gösterici yardımıyla ekrana art arda düşürülmesi sonunda hareketin yeniden kurulmasıyla ortaya çıkan görünüş, görüntülük üzerindeki hareketli resimler bütünü.

JİMNASTİK Nedir?


1 . Vücudu çevikleştirmek ve güçlendirmek için yapılan alıştırmaların tümü, idman, kültürfizik: "Bir jimnastik hareketiyle kollarını iki üç defa yana doğru açtı."- Y. K. Karaosmanoğlu.
2 . Erkeklerde, yer alıştırmaları, barparalel, barfiks, halkalar ve kulplu beygir; kadınlarda yer alıştırmaları, eşit olmayan çubuklar, barfiks, denge kalası alıştırmalarını içeren yarışma disiplini.

KARA Nedir?

Yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü, toprak: "Havamız da karamız da denizlerimiz de kirli olduğuna göre..."- H. Taner.

KARANLIK Nedir?


1 . Işık olmama durumu: "Biz, karanlığın içinde ilerliyoruz."- H. Taner.
2 . mecaz Üzüntü, sıkıntı, perişanlık: "Demiştim ya; bütün memleketi bir yas karanlığı kaplamıştı."- Y. K. Karaosmanoğlu.
3 . sıfat Işığı olmayan, bütünü veya bir parçası ışıktan yoksun olan.
4 . sıfat, mecaz Yasalara, töreye uygun olmayan: "Bu karanlık işlerin hesabını sorarlar."- M. Ş. Esendal.
5 . sıfat, mecaz Gereğince anlaşılıp bilinemeyen, ne olacağı, sonu belli olmayan (durum): "Bu kadar karışık ve karanlık bir mevzuda neye istinaden, hangi ... teşhis konulabilir?"- A. Ş. Hisar.
6 . sıfat, mecaz Karışık.

NOKTA Nedir?


1 . Çok küçük boyutlarda işaret, benek.
2 . Bazı harflerin üzerine konulan ufak işaret.
3 . Yer: "Köşkten çıktık ve bahçenin her noktasını uzun uzun durup konuşarak dolaştık."- A. Haşim.
4 . Konu, konu ile ilgili önemli bölüm: "Genç adam, o noktada alaka uyandırıcı bir şey keşfetmiş gibiydi."- Y. K. Karaosmanoğlu.
5 . Nöbetçi bulunan yer: "Orada polis noktası var."- .
6 . Nöbetçi, gözcü, bekçi: "O yokuşun başındaki küçücük karakolun her gece çıkardığı noktayı unutuyorsunuz."- Ö. Seyfettin.
7 . mecaz Sınır, derece, radde: "Savaşın gerçekleşme noktasına yaklaştığı sırada..."- .
8 . dil bilgisi Cümlenin bittiğini anlatmak için sonuna konulan, küçük benek biçimindeki noktalama işareti (.).
9 . matematik Hiçbir boyutu olmayan işaret.
10 . spor Orta nokta.

NOKTALAMA Nedir?


1 . Noktalamak işi.
2 . sinema, TV (***) Bir filmin çekim, sahne, ayrım, bölüm vb. parçalarını birbirinden ayırmakta kullanılan işlemlerin bütünü.

SİNE Nedir?


1 . Göğüs.
2 . mecaz Gönül, yürek: "Elif kaşlarını çatar / Gamzesi sineme batar."- Karacaoğlan.
3 . mecaz Bağır, iç: "Hangi semtin eczanesi bu kadar değerli insanı sinesinde toplayabilmiştir?"- H. Taner.

SİNEMA Nedir?


1 . Herhangi bir hareketi düzenli aralıklarla parçalara bölerek bunların resimlerini belirleme ve sonra bunları gösterici yardımıyla karanlık bir yerde, bir ekran üzerinde yansıtarak hareketi yeniden oluşturma işi.
2 . Film göstermeye yarayan özel bir makineyle görüntülerin beyaz perdeye yansıtıldığı salon veya yapı: "Bir haber bırakıp mahallenin sinemasına girdi."- S. F. Abasıyanık.
3 . Güzel sanatların dalı olarak yansıtılmaya uygun olan filmleri gerçekleştirme ve yaratma sanatı, beyaz perde, yedinci sanat: "Sinemanın zevkimizi dışarıdan idare ettiği devirde yaşıyoruz."- H. A. Yücel.

SPOR Nedir?


1 . Kişisel veya toplu yarışlar biçiminde yapılan, bazı kurallara göre uygulanan beden hareketlerinin tümü.
2 . sıfat Kullanışı rahat, kolay olan: "Hiç değilse spor bir ceket ister şöyle."- H. Taner.

A A I L M Ç Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

6 Harfli Kelimeler

Açılma, Amaçlı,

5 Harfli Kelimeler

Almaç, Çalım, Çalma,

4 Harfli Kelimeler

Açım, Açma, Alçı, Alıç, Alım, Alma, Amaç, Amal, Çalı, Çıma, Lama, Maça, Mala, Malç,

3 Harfli Kelimeler

Açı, Ala, Ama, Çal, Çam, Lam, Maç, Mal,

2 Harfli Kelimeler

Aç, Al, Am, La,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.