Sonunda V olan 69 kelime var. V harfi ile biten kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble, Kelime Tahtası gibi kelime oyunlarında yardımcı olarak kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde V harfi olan kelimeler listesine ya da başında V harfi olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bu bir hile değil, oyun oynarken yeni kelimeler öğrenebilmeniz için size bir yardımcıdır. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

10 Harfli Kelimeler

İskandinav,

8 Harfli Kelimeler

Bungalov, Karşısav, Otomotiv, Yugoslav,

7 Harfli Kelimeler

Genelev, Kukumav, Otoklav, Özgörev, Tolkşov,

6 Harfli Kelimeler

Alatav, Anasav, Civciv, Havhav, Heccav, Kırnav, Konkav, Mırnav, Pastav, Peşrev, Peyrev, Piştov, Rezerv, Saylav, Söylev,

5 Harfli Kelimeler

Arşiv, Çilav, Görev, Hıdiv, Hiciv, İslav, İşlev, Küfüv, Lağıv, Mahıv, Manav, Miyav, Nahiv, Oktav, Pilav, Sehiv, Sınav, Türev, Velev, Verev,

4 Harfli Kelimeler

Alev, Etüv, Grev, Mahv, Ödev, Slav, Uzuv,

3 Harfli Kelimeler

Bav, Çav, Dav, Dev, Hav, Kav, Kıv, Kov, Lav, Sav, Şev, Şov, Tav, Yiv,

2 Harfli Kelimeler

Av, Ev,


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

REZERV


1 . Saklanmış, biriktirilmiş şey.
2 . Yedek, ihtiyat: "Döviz rezervi."- .
3 . Yatağında veya havzasında bulunduğu hesaplanan, henüz işletilmemiş kömür, demir, petrol vb.
4 . Çekince.

HAV

Kadife, çuha, yün vb.nin yüzeyindeki ince tüy: "Koltuk kadifesinin havı dökülmüş, kimi yeri öylesine kirlenmiş ki muşambaya dönüşmüş."- O. Rifat. hav (II) isim Köpeğin çıkardığı ses.

V


1 . Türk alfabesinin yirmi yedinci sırasında yer alan ve Ve adı verilen bu harf, ses bilimi bakımından ötümlü, sürtünücü, diş - dudak ünsüzünü gösterir.
2 . Romen rakamları dizisinde
5 sayısını gösteren işaret.

BUNGALOV


1 . Hindistan'da tek katlı, genellikle tahtadan yapılmış, veranda ile çevrili ev: "Onun hafıza ve hatırasında artık Seylan yaylasındaki kırmızı bungalov yok."- R. H. Karay.
2 . Genellikle tahtadan yapılmış, tek katlı ev.

OTOKLAV


1 . Vida ve cıvatalarla tutturulmuş basit bir kapağı olan, iç basınca dayanıklı kap.
2 . Laboratuvar işlerinde ve ameliyatlarda yararlanılan her türlü araç ve gereci mikropsuzlaştırmak için kullanılan basınçlı buhar kazanı.

KAV


1 . Ağaçların gövdesinde veya dallarında yetişen bir tür mantardan elde edilen ve çabuk tutuşan, süngerimsi madde.
2 . halk ağzında Yılanın deri değiştirirken attığı deri.

SAV


1 . İleri sürülerek savunulan düşünce, iddia, dava: "Eleştiricilerimiz nasıl olur da böyle bir savda bulunabilirler?"- N. Cumalı.
2 . mantık Tanıtlanması gereken önerme, tez.
3 . eskimiş Haber, söz.
4 . eskimiş Atasözü.

TAV


1 . İşlenecek bir nesnede bulunması gereken ısının, nemin yeterli olması durumu.
2 . Hayvanlarda besili olma durumu.
3 . mecaz En uygun durum ve zaman.

DEV


1 . Korkunç, çok iri ve olağanüstü güçlü masal yaratığı.
2 . sıfat Olağanüstü irilikte olan: "Dev vücudu içinde bir genç kız hassasiyeti taşıyor."- Y. Z. Ortaç.
3 . sıfat, mecaz Çok büyük, çok önemli: "Dev şirketler. Dev bir yazar."- .

SINAV


1 . Öğrencilerin veya bir işe girmek isteyenlerin bilgi derecesini anlamak için yapılan yoklama, imtihan, test.
2 . mecaz Direnme, dayanışma, güç gerektiren, sonuçta bir deneyim kazandıran zor durum: "Evliliğin ilk yılları bir sınavdır."- .

VELEV

İster, isterse, olsa da, kaldı ki, hatta: "Tanıdıklarından velev ki çoktan beri görmeyerek unuttuklarına bile rast gelir gelmez hemen..."- A. Ş. Hisar.

ÖDEV


1 . Yapılması, yerine getirilmesi, insanlık duygusu, töre ve yasa bakımından gerekli olan iş veya davranış, vazife, vecibe: "Doktor da rahattır. Ödevini yapmıştır."- H. Taner.
2 . Öğretmenin öğrencilere okul dışında yapmaları için verdiği çalışma.

SÖYLEV

Bir topluluğa düşünceler, duygular aşılamak amacıyla söylenen, uzunca, coşkulu ve güzel söz, nutuk, hitabe: "Genel sekreter, heykelin önünde verdiği söylev esnasında, biraz evvel kurdeleyi kestiği makasla oynarken parmağını kanatmıştı."- R. N. Güntekin.

PİLAV

Pirinçten, bulgurdan veya kuskustan yapılan bir yemek: "Servis tabağını pilavla doldurdu, tepesine de kale burcu gibi etleri dikti."- M. İzgü.

SLAV

Rus, Beyaz Rus, Ukraynalı, Leh, Sırp, Hırvat, Sloven, Bulgar, Slovak ve Çek halklarına dillerindeki yakınlık dolayısıyla verilen ortak ad.

ALEV


1 . Yanan maddelerin veya gazların türlü biçimlerdeki ışıklı uzantısı, yalım, yalaz, alaz, şule.
2 . Sıcaklık: "İşte şimdi damarlarımda bu iksirin alevleri dolaşıyor."- H. R. Gürpınar.
3 . Kıvılcım.
4 . Aşk ateşi.
5 . Mızrak uçlarına takılan küçük bayrak, flama.

EV


1 . Yalnız bir ailenin oturabileceği biçimde yapılmış yapı.
2 . Bir kimsenin veya ailenin içinde yaşadığı yer, konut, hane: "Ana oğul, yeni kiraladıkları eve bir pazar günü taşındılar."- N. Cumalı.
3 . mecaz Aile: "Evine bağlı bir adam."- .
4 . eskimiş Soy, nesil.

LAV

Yanardağların püskürme sırasında yeryüzüne çıkardıkları, dünyanın derinliklerinden gelen kızgın, erimiş maddeler, püskürtü.

AV


1 . Karada, denizde, gölde veya akarsularda evcil olmayan hayvanları vurma veya yakalama işi: "Ava giden avlanır."- .
2 . Bir hayvanın bir başka hayvanı yemek için yakalaması.
3 . Bu yollarla yakalanan hayvan.
4 . mecaz Tuzağa düşürülen, kendisinden yararlanılan kimse.

MANAV


1 . Meyve ve sebze satan yer: "Manav, kasap dükkânlarında alışveriş etmek için sıra beklerken görürdüm."- N. Cumalı.
2 . Meyve ve sebze satan kimse. Manav özel, isim, toplum bilimi
1 . Balkanlardan göç etmiş, genellikle Marmara bölgesinde yaşayan bir topluluk.
2 . Yerli halk.