Başında TAM olan 50 kelime var. TAM ile başlayan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble, Kelime Tahtası gibi kelime oyunlarında yardımcı olarak kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde TAM olan kelimeler listesine ya da sonu TAM ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bu bir hile değil, oyun oynarken yeni kelimeler öğrenebilmeniz için size bir yardımcıdır. Kelimelerin anlamlarını öğrenmek için TDK web sitesini ziyaret edebilirsiniz. ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

14 Harfli Kelimeler

Tamamlayıcılık,

11 Harfli Kelimeler

Tamahkarlık, Tamamlanmak, Tamamlatmak, Tamamlayıcı, Tamyanmamış, Tamyapraklı,

10 Harfli Kelimeler

Tamamlamak, Tamamlanış, Tamamlanma, Tamamlatma, Tamamlayış, Tamircilik,

9 Harfli Kelimeler

Tamamıyla, Tamamiyet, Tamamlama, Tamasalak, Tambaşlık, Tamburacı, Tamirhane, Tamponcuk,

8 Harfli Kelimeler

Tamahkar, Tamlamak, Tamlanan, Tamlayan, Tamtakır,

7 Harfli Kelimeler

Tamalgı, Tamamen, Tamanit, Tambura, Tamburi, Tamirat, Tamirci, Tamlama, Tamsayı, Tamusal, Tamzara,

6 Harfli Kelimeler

Tamaçı, Tambur, Tamlık, Tampon, Tamtam,

5 Harfli Kelimeler

Tamah, Tamam, Taman, Tamik, Tamim, Tamir,

4 Harfli Kelimeler

Tamu,

3 Harfli Kelimeler

Tam,


Kelime bulma makinesi

A M T Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

3 Harfli Kelimeler

Mat, Tam,

2 Harfli Kelimeler

Am, At, Ta,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

TAMBUR

Klasik Türk müziğinin başlıca çalgılarından biri olan, yay veya mızrapla çalınan, uzun saplı, telli çalgı: "... eczacı İhsan Bey'in tamburundan ağır tınlamalı birtakım sesler geliyordu."- A. İlhan.

TAMBURA

Türk halk müziğinde kullanılan, cura, bulgari, çöğür, bağlama gibi telli ve çalgıçla çalınan çalgıların genel adı: "Gündüzleri öğleden sonra yatağından kalkarak tamburasını eline alıyordu."- Ö. Seyfettin.

TAMTAM


1 . Orkestrada yer alan bir tür Çin gongu.
2 . Afrika yerlilerinin çaldığı davul.
3 . Bazı olayları haber vermeye veya açıklamaya yarayan, davulla yapılan ses: "Bir savaş tamtamı."- .

TAMİM


1 . Genelge, sirküler: "Askerî tamimlerin, nizamların, kanunların, tefsirlerin, göreneklerin çeşidi, vergi kâtibinin hafızasında yerleşti."- E. E. Talu.
2 . eskimiş, felsefe Genelleştirme.
3 . eskimiş, mantık Genelleme.

TAMİR


1 . Onarma, onarım.
2 . mecaz Yapılan bir yanlışı, kusuru düzeltmeye çalışma: "Mademki bir münasebetsizlik etmişsin, bunu tamire imkân yok muydu?"- R. N. Güntekin.

TAMAMLAMAK


1 . Eksiksiz, tamam duruma getirmek, bütünlemek: "... sen hele yarın şu sendekileri ver, üstünü bankadan alır tamamlarız."- A. İlhan.
2 . Bitirmek: "Bu, otuz yaşına gelmeden altmışını tamamlamış sıska bir gençti."- Ö. Seyfettin.

TAMLAMA


1 . Bir adın başka bir ad, zamir veya sıfatla birlikte oluşturduğu kelime grubu, terkip: Evin kapısı. Bizim evimiz. Karlı dağlar gibi.
2 . Tamamlama.

TAMAMLANMAK


1 . Eksiksiz duruma getirilmek, tamam olmak, bütünlenmek.
2 . Bitirilmek: "Ayakkabıları çıkarıp terlikleri giyme faslı tamamlanmıştır."- T. Buğra.

TAMİRCİ


1 . Bir şeyi onaran kimse: "Hem de hükûmet reisinden pabuç tamircisine kadar herkese ve her konuda..."- T. Buğra.
2 . Onarım yapılan yer.

TAMTAKIR

İçinde bulunması gereken şeylerden hiçbiri bulunmayan, bomboş: "Bir zamanlar hazinemiz tamtakırdı, sıçan düşse başı yarılırdı."- T. Halman.

TAMLAYAN

Tamlamalarda temel olan bir adın anlamını açıklayan ad, zamir veya sıfat, belirten: Evin kapısı. Öğretmenin kitabı. Su yolu gibi.

TAMAN

Belirli bir alanı olmayan, "hani, hani ya, galiba, sanırım, az önce, demin, vallahi" gibi sözcüklerin yerine kullanılan belirteç.

TAMAMIYLA

Tam olarak, büsbütün, külliyen: "Hiddetim tamamıyla geçtiği için bu kıymetli yadigâra acımaya başlamıştım."- Ö. Seyfettin.

TAMBURİ

Tambur çalan kimse: "Zihnim bu şehirden, bu devirden çok uzakta / Tamburi Cemil Bey çalıyor eski plakta."- Y. K. Beyatlı.

TAMLANAN

Tamlamada anlamı belirtilen, açıklanan ad, belirtilen, mevsuf: Evin önü. Öğretmenin kâhyası. Elma ağacı. Yeşil kitap gibi.

TAMAMEN

Bütün olarak, büsbütün: "Hanımlar tamamen çıktıktan sonra, beylere de numaraları dağıtılacaktır."- S. F. Abasıyanık.

TAMAMLAYICI

Tamam durumuna getiren, tamamlayan: "Sevmeyi bilmeyen ölmeyi bilmez, savaş sevginin tamamlayıcısıdır."- A. Haşim.

TAMLIK


1 . Eksik olmama durumu.
2 . Olgunluk: "... binbir çeşit meziyet, fazilet, tamlık ve kemal..."- R. H. Karay.

TAMU

Cehennem: "Cehennem inancında tamu sözcüğünün anlattığı belli bir cehennem tasarımı yoktur."- M. C. Anday.

TAMAMLAMA

Tamamlamak işi, itmam: "Öğrenimini tamamlaması için devlet bursuyla Almanya'ya gönderiliyor."- N. Cumalı.