Başında S olan 8 harfli 685 kelime var. S harfi ile başlayan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble, Kelime Tahtası gibi kelime oyunlarında yardımcı olarak kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde S harfi olan kelimeler listesine ya da sonu S harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bu bir hile değil, oyun oynarken yeni kelimeler öğrenebilmeniz için size bir yardımcıdır. Kelimelerin anlamlarını öğrenmek için TDK web sitesini ziyaret edebilirsiniz. Ayrıca işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

SALKIMAK

  1. [nsz] Gevşeyip sarkmak, pörsümek

SEKTÖREL

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [sıfat] Bölüm, kol, dal, kesim ile ilgili

SINIRSIZ

  1. [sıfat] Sınırı olmayan, bir sınırla ayrılmamış olan, hudutsuz
  2. Pek çok, sonsuz
    • "Bahar geleli kargalar sınırsız bir neşe içinde." (Ahmet Haşim)

SIRMAKEŞ

Kelime Kökeni : Türkçe

  1. [isim] Gümüş veya başka madenleri haddeden çekip sırma yapan kimse

SIRNAŞMA

  1. [isim] Sırnaşmak işi
    • "Yataktan kalktıktan sonra Emine'ye mütemadiyen sırnaşması var ki buna, kadın hiç tahammül edemiyordu." (Halide Edip Adıvar)

SİMGESEL

  1. [sıfat] Sembolik
    • "Simgesel formülleri ile matematik, bilimler içinde en kurularından biri olarak biliniyordu." (Haldun Taner)

SÖYLENME

  1. [isim] Söylenmek işi

SAMARYUM

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Atom numarası 62, atom ağırlığı 150,4, yoğunluğu 7,75 olan ve az bulunan bir element (simgesi Sm)

SAZCILIK

  1. [isim] Saz çalma veya yapıp satma işi

SIRTLAMA

  1. [isim] Sırtlamak işi

SOLAKLIK

  1. [isim] Solak olma durumu

STRİKNİN

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Kargabükenden çıkarılan etkili bir zehir

SENOZOİK

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Üçüncü Çağ

SABUNİYE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir tür nişasta helvası

SAPLAMAK

  1. [-i] Hızla batırmak
    • "Bıçağı sapladı."

SIĞIRCIK

  1. [isim] Serçegillerden, siyah renkli, uzun gagalı, serçeden iri, ötücü bir kuş, çoğurcuk, çekirge kuşu (Sturnus vulgaris)

SARIASMA

  1. [isim] Ötücü kuşlar takımının, sarıasmagiller familyasından, parlak sarı tüylü, kara kuyruklu bir kuş türü, sarıcık (Oriolus oriolus)

SAVURMAK

  1. [-i] Havaya atıp dağıtmak, saçmak
    • "Bir eğlence yerinde destelerle banknotu havaya savurduktan sonra..." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Rüzgâr, şiddetle eserek bir yeri, bir şeyi altüst etmek, havaya kaldırmak, dağıtmak
  3. Kaldırıp atmak, fırlatmak
    • "Adam birden silkinip beni yavaşça yana savurdu." (Nazlı Eray)
  4. [nsz] Şiddetle döndürerek sallamak, kaldırarak vurmak
    • "Kılıç savurmak. Değnek savurmak."
  5. Bir sıvının havalanmasını veya kaynayan sıvının taşmasını önlemek, soğutmak amacıyla alıp yine kendi kabına dökmek
    • "Sarnıcın suyunu savurmak."
  6. Sallamak, uçurmak, dalgalandırmak
    • "Ayaklarını boşluğa savururken küçük dolap gürültüyle yıkıldı." (Peyami Safa)
  7. [nsz] Yalan, küfür vb. söylemek
    • "Onun bütün çapkınlığı Solmaz'a yoldan geçerken savurduğu birkaç kelimeden ibaretti." (Haldun Taner)
  8. Boşuna ve çok miktarda harcamak, israf etmek
    • "Paraları savurmak."

SEYİRLİK

  1. [sıfat] Seyir için olan

SÜRMESİZ

  1. [sıfat] Sürme ile boyalı olmayan
    • "... en solgun günlerinde bile gözlerini sürmesiz, dudaklarını boyasız bırakır." (Peyami Safa)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü