Başında S olan 6 harfli 441 kelime var. S harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde S harfi olan kelimeler listesine ya da sonu S harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

SARKIK

  1. [sıfat] Aşağı doğru uzanmış veya uzanmış, sarkmış, sölpük, salpa, gevşek
    • "İri yarı, bıyıkları sarkık bir ozan elini dostça omzuna attı." (Çetin Altan)

SARSIK

  1. [sıfat] Sarsılmış

SERVİS

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Sofrada hizmet etmekle görevli kimsenin yaptığı iş ve bu işin yapılma biçimi, sofra hizmeti
    • "Özel olarak iki aşçıyla iki de ayrıca servis yapacak garson çağrıldı." (Çetin Altan)
  2. Yemekte gerekli olan tabak, çatal, bıçak, kaşık, peçete vb. şeylerin tümü
  3. Bir yönetimde, bir kurum veya kuruluşta, bütünün bir parçasını oluşturan iş, hizmet; bu işin yapıldığı yer
  4. Burada görevli kimselerin tümü
  5. Herhangi bir kuruluşun ulaşım işlerinde kullanılan taşıma aracı
  6. Otomobil, beyaz eşya vb. ürünlerin bakım ve onarımlarının yapıldığı yer
  7. Voleybol, masa tenisi, tenis vb. oyunlarda oyuna başlama vuruşu

SİMSAR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Komisyoncu
    • "Bu adam kıyafet itibarıyla öbür sandaldaki simsar tercüman, satıcı, gezdirici vesaireden farklı değildi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

SEKMEN

  1. [isim] Tabure
  2. Basamak

SIKICA

  1. [zarf] Sıkı bir biçimde, iyice
    • "İncecik belini alev renkli ipek bir kemerle sıkıca sardı." (Feridun Fazıl Tülbentçi)

SİNEMA

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Herhangi bir hareketi düzenli aralıklarla parçalara bölerek bunların resimlerini belirleme ve sonra bunları gösterici yardımıyla karanlık bir yerde, bir ekran üzerinde yansıtarak hareketi yeniden oluşturma işi
  2. Film göstermeye yarayan özel bir makineyle görüntülerin beyaz perdeye yansıtıldığı salon veya yapı
    • "Bir haber bırakıp mahallenin sinemasına girdi." (Sait Faik Abasıyanık)
  3. Güzel sanatların dalı olarak yansıtılmaya uygun olan filmleri gerçekleştirme ve yaratma sanatı, beyaz perde
    • "Sinemanın zevkimizi dışarıdan idare ettiği devirde yaşıyoruz." (Hasan Âli Yücel)

SAHİFE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Sayfa

SANTİM

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Bazı ülkelerde kullanılan para biriminin yüzde birine eşit olan küçük para birimi
  2. Santimetre

SIÇMAK

  1. [nsz] Dışkıyı vücuttan dışarı atmak
  2. Bozmak, berbat etmek

SIĞMAK

  1. [-e] Bir kaba, bir yere bütünüyle girebilmek veya içinden geçebilmek
    • "Bir tavla zarı kadar küçücük eve / Bir kadın iki çocuk nasıl sığar?" (Bedri Rahmi Eyuboğlu)
  2. Uygun olmak
    • "Bu davranışın ne akla ne mantığa ne de insanlığa sığar!"
    • "Kin başka, aşk başkadır, kızım! Muhabbete cinayet sığmaz." (Ömer Seyfettin)

SEÇMEN

  1. [isim] Seçimde oy verme hakkı olan kimse, müntehip
    • "Mahallî idareler ... seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan kamu tüzel kişilerdir." (Anayasa)

SENDEN

  1. birisi tarafında olan (kimse)
    • "Nihayeti bulunmaz bir sen ben davasına düşmüşler." (Ömer Seyfettin)
    • "Kuşağından mendilini çıkarıp göz yaşlarını sildi. -Ya Rabbi sen bilirsin, ya Rabbi sen bilirsin diye söylendi." (Memduh Şevket Esendal)
    • "Başını kaldırdı, seni seni diyerek başını sallayıp gülümsedi." (Haldun Taner)

SİYMEK

  1. [nsz] Kedi, köpek işemek

SORGUÇ

  1. [isim] Tuğ
    • "Sokak fenerleri önünden geçtikçe bu camların üstünde ışıktan saçaklar ve sorguçlar belirip kayboluyordu." (Reşat Nuri Güntekin)

SPOTÇU

  1. [isim] Bir malı çok miktarda toptancıdan veresiye aldıktan sonra piyasada değerinden daha aşağıya peşin olarak satan kimse

SAYDAM

  1. [sıfat] İçinden ışığın geçmesine ve arkasındaki şeylerin görülmesine engel olmayan (cisim), şeffaf
    • "Atlet vücudunu bütünüyle gösteren, saydam bir sabahlık giymişti." (Atilla İlhan)
  2. [isim] Üzerindeki resim ve şekilleri beyaz bir zemin üzerine yansıtmak amacıyla tepegöz ve projeksiyona konan şeffaf, ışığı geçiren kâğıt veya madde, slayt
  3. [isim] Diyapozitif
  4. [isim] Asetat
  5. Açık seçik, belirgin
    • "Karmaşık gibi gözüken sorun son günlerde saydam bir görünüş kazandı."

SAHLEP

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Salep

SARKAÇ

  1. [isim] Durağan bir nokta çevresinde ağırlığının etkisiyle salınım yapan hareketli katı cisim, rakkas, pandül

SATRAP

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Perslerde il yöneticisi, vali

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü