Başında S olan 11 harfli 337 kelime var. S harfi ile başlayan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble, Kelime Tahtası gibi kelime oyunlarında yardımcı olarak kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde S harfi olan kelimeler listesine ya da sonu S harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bu bir hile değil, oyun oynarken yeni kelimeler öğrenebilmeniz için size bir yardımcıdır. Kelimelerin anlamlarını öğrenmek için TDK web sitesini ziyaret edebilirsiniz. ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

SAKALLANMAK


1 . Sakallı duruma gelmek: "Fark, yalnız şurada ki birbirinin kucağında oturan bayram çocukları otuzar, kırkar, ellişer yaş ihtiyarlamışlar, sakallanmışlar..."- R. N. Güntekin.
2 . Sakalı çıkmak.

SAVSAKLAMAK

Belirli bir sebebi olmaksızın bir işi isteyerek geri bırakmak, geciktirmek, umursamamak, ertelemek, sallamak, ihmal etmek: "Yarın giderim, öbür gün giderim diye savsaklayıp duruyor."- H. Taner.

SİNİRLENMEK

Duygu ve davranışlarını denetleyemeyecek duruma gelmek, öfkelenmek, köpürmek, feveran etmek: "Elindeki mendili didikleyerek dudaklarını ısırarak yürüyor, gittikçe sinirleniyordu."- P. Safa.

SAVURGANLIK

Savurgan olma durumu veya savurganca davranış, tutumsuzluk, müsriflik, israf: "Her şeyimi seve seve bu tiyatro denilen ideale harcadım ve bu savurganlıktan mutluluk duydum."- H. Taner.

SAKLANILMAK


1 . Saklanma işi yapılmak: "Bu yiyecek size saklanıldı."- .
2 . (-den) Gizli tutulmak: "Durum benden saklanıldı."- .
3 . Herhangi biri saklanmak: "Buraya saklanılır mı?"- .

SIRNAŞIKLIK

Sırnaşık olma durumu veya sırnaşıkça davranış: "İzdivaç, erkek için solmuş ve yıkılmış bir kadının sırnaşıklıklarına, münasebetsizliklerine aldırmamaktan ibarettir."- Ö. Seyfettin.

SAKİNLEŞMEK


1 . Yatışmak, durgun duruma gelmek, durgunlaşmak: "Bazı dalgalı gecelerin sabahları, metle yükselmiş ve şimdi sakinleşmiş suyun kenarında kedi leşleri bulurdum."- S. F. Abasıyanık.
2 . Sıkıntısı veya heyecanı geçmek.

SÜRÜŞTÜRMEK


1 . Sürekli olarak yavaş yavaş ve ovarak sürmek.
2 . Özensizce, çabucak sürmek: "Ben ilk defa oyuna çıkıyorum, beyefendi de gelmiş burada allık pudra sürüştürüyor."- T. Buğra.

SAVUŞTURMAK

Geçiştirmek, atlatmak: "Büyük bir felaketten henüz çıkmış bu adamda küçük bir sokak kavgası veya hafif bir araba kazasını savuşturmuş da şimdi üstünü başını düzeltmeye koyulmuş bir kimse hâli vardı."- Y. K. Karaosmanoğlu.

SEFERBERLİK


1 . Bir ülkenin silahlı kuvvetlerini savaşa hazır duruma getiren, ülkenin ekonomisini, yönetimini savaş gereklerine uyacak duruma sokan hazırlık ve önlemlerin tümü.
2 . Bu durumun ilan edildiği veya savaşın sürdüğü dönem.

SULANDIRMAK


1 . Sulu duruma gelmesini sağlamak.
2 . Su veya başka bir sıvı katıp karıştırarak yoğunluğunu azaltmak: "Yoğurdu sulandırmak. Reçeli sulandırmak. Boyayı sulandırmak."- .
3 . mecaz Ciddiyetini, ağırlığını kaybettirmek.

SONUÇLANMAK

Sonuca ulaştırılmak, sonuca bağlanmak, bitirilmek, neticelenmek, intaç edilmek: "Diyelim ki o düşündüğünüz sefer gerçekleşti, diyelim ki başarıyla sonuçlandı."- T. Oflazoğlu.

SINIRLANMAK


1 . Sınır çekilmek.
2 . Belli bir sınır içinde bırakılmak, belirlenmek: "Şairlerimizin duygu, düşünce dünyası, Batılı ustalarının dünyalarıyla sınırlanmıştır."- N. Cumalı.

SİVRİLEŞMEK


1 . Sivri duruma gelmek.
2 . mecaz Genel tutum veya geleneklerin dışında davranmak.
3 . mecaz Dikkat çekici sözler söylemek.
4 . mecaz Kırıcı sözler söylemek.

SAPOTGİLLER

İki çeneklilerden, örnek bitkisi sapot ağacı olan, sıcak ülkelerde, genellikle Orta Amerika'da yetişen, bazı cinslerinden gütaperka çıkarılan bir bitki familyası.

SEVİNDİRMEK

Sevinmesine yol açmak, sevinmesini sağlamak: "Havanın, güneşin, denizin ve toprağın güzelliği, benim gibi orada toplananları da sevindiriyordu."- M. Ş. Esendal.

SEÇKİNCİLİK

Seçkin kimselerden yana olma durumu: "Döküntü otobüslere halk otobüsü sıfatının yakıştırılması, garip bir seçkincilik anlayışı sonucu olsa gerektir."- T. Uyar.

SEBEPLENMEK

Kendisine dolaylı olarak yarar sağlamak, yararlanmak: "Evet bunda pek bir fenalık yoktu. Fazla olarak arada bir fakir kör, sebeplenmiş olacak."- H. E. Adıvar.

SABIRSIZLIK

Sabır göstermeme, sabırlı davranmama, sabırsız olma durumu: "Donmuş ellerini ısıtarak sabırsızlığını dışa vurmadan yazımı tamamlamamı beklerdi."- N. Cumalı.

SÖYLENİLMEK


1 . Söylenmek: "Onların da belki merhume ve öksüzler hakkında söylenilecek bir fikirleri olurdu. Fakat şimdilik ne deseler çiğ düşecekti."- R. N. Güntekin.
2 . Herhangi biri söylenmek: "Yabancıların önünde böyle ulu orta söylenilir mi?"- .