Sonunda RE olan 5 harfli 47 kelime var. RE ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde RE olan kelimeler listesine ya da başında RE olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

E R Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

ER, RE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ESİRE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Dişi tutsak
  2. Cariye, dişi köle

ÇEHRE

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Yüz (II)
    • "Ben şimdi o güzel çehreden başka / Ne bir yüz düşünür ne hatırlarım." (Ncmettin Halil Onan)
    • "Benimle yalnız kalınca yine bir nöbet ağlayıp sızlayacaklarını hissettiğim için çatkın bir çehre almıştım." (Reşat Nuri Güntekin)
    • "Bir şeyim yok, asabım bozuk diye cevap veriyor, çehre ediyordu." (Refik Halit Karay)
    • "İhtiyarın çehresi fena hâlde bozulmuştu." (Ömer Seyfettin)
  2. Görünüş
  3. Kimlik
    • "Şehrin etnik çehresi de bizim için az çok meçhuldür." (Ahmet Hamdi Tanpınar)
  4. Somurtkanlık

NEKRE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Beklenmedik hoş ve şaşırtıcı sözler söyleyen, güldürücü hikâye anlatan (kimse), nükteci
    • "Nekre ve zarif, iyi bir hatipti." (Falih Rıfkı Atay)

ŞİFRE

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Gizli haberleşmeye yarayan işaretlerin tümü
    • "İstanbul mümessilliği şifresiyle Mustafa Kemal Paşa'ya bekledikleri malumatı iletmiştim." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. Gizliliği olan kasa, kapı, çanta vb. şeylerin açılması için gereken rakam

CİBRE

Kelime Kökeni : Rumca

  1. [isim] Sıkılıp suyu alınan üzüm vb. meyvelerin posası

KÜKRE

  1. [sıfat] Öfke veya cinsel istek yüzünden saldırıcı bir durum alan (hayvan)

İDARE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Yönetme, yönetim, çekip çevirme
    • "Aramızdan biri mesela ev sahibi Kâzım Bey müzakereyi idare etsin." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Ülke işlerinin yürütülmesi, kamuya ilişkin hizmetlerin bütünü
    • "Lakin siz, yine sabaha kadar kalacakmışız gibi idare edin mumu." (Reşat Nuri Güntekin)
  3. Bir kurum veya kuruluşun yönetildiği yer veya makam
    • "Meğer Gazi Paşa gelecekmiş. İdare her sınıfa Afet Hanım'ın Yurt Bilgisi kitabından üçer nüsha dağıttı." (Haldun Taner)
    • "Evler ve dükkânların Ahmet'i idare edeceği belli idi." (Sait Faik Abasıyanık)
  4. Bir kurumun işlerini yürüten kurul
    • "Gazete idaresi tarafından zarf kazara açılmış." (Peyami Safa)
    • "Bu kumaşı o fiyata veremem; idare etmez."
  5. Tutum
    • "Bir şeyi idare ile kullanmak."
  6. İdare kandili veya lambası
  7. Hoş görme, göz yumma
  8. Yetinme
    • "Bu son hatıralarla sonuna kadar idareye çalışıyorum." (Sait Faik Abasıyanık)

AŞURE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Buğday, nohut vb. tanelerle kuru yemişlerin bir arada şekerle kaynatılmasıyla yapılan bir tür tatlı

GÜBRE

Kelime Kökeni : Rumca

  1. [isim] Verimini artırmak için toprağa dökülen her türlü hayvan dışkısı, kimyasal veya bitkisel madde, kemre
    • "Dünyanın masrafını yapmış, araba araba toprak, gübre taşıtmıştır." (Tarık Buğra)

KEKRE

  1. [sıfat] Tadı acımtırak, ekşimsi ve buruk olan

MÜHRE

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Her tür yuvarlak şey, küçük top
  2. Cam boncuk
  3. Kâğıda yumuşaklık, parlaklık ve düzlük vermek için kullanılan camdan araç
  4. Deniz böceği kabuğu
  5. Demirci çekici
  6. Yılanın başında bulunan taca benzer çıkıntı
  7. Bazı av hayvanlarını çekmek için kullanılan çığırtkan kuş
    • "Gökten çekilirken / Ördekleri çeker mühre." (Ahmet Kutsi Tecer)

KATRE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Damla

ANTRE

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Giriş
    • "Antrede duran portmantonun aynasına göz attı." (Refik Halit Karay)
  2. Başlangıç yemeği

SUARE

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Gece gösterimi
  2. Akşam yemeğinden sonra yapılan eğlence, toplantı
    • "Karargâh, şerefine büyük bir suare vermek için hazırlanmakta idi." (Falih Rıfkı Atay)

AVARE

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [sıfat] İşsiz, işsiz güçsüz, başıboş, aylak
    • "Avare insanlar."
    • "Aşkıyla avare olduğum komşu güzeli." (Cahit Sıtkı Tarancı)

CEMRE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Şubat ayında birer hafta arayla havada, suda ve toprakta oluştuğu sanılan sıcaklık yükselişi
    • "Bu cemre sözü Arapça kor ateş manasındadır." (Burhan Felek)
    • "Bugün cemre suya düştü."

ÇEVRE

  1. [isim] Bir şeyin yakını, dolayı, etraf
    • "Büyük kentlerin çevreleri gecekondularla sarılmıştır." (Oktay Rifat)
  2. Kişinin içinde bulunduğu toplumu oluşturan ortam
    • "Her girdiği çevreye kişiliği ile birlikte olgun ve asil bir huzur havası getirirdi." (Haldun Taner)
  3. Sırma işlemeli mendil
    • "Geçen gün sandığı karıştırırken elime işlemeli çevreler geçti." (Mahmut Yesari)
  4. Aynı konu ile ilgisi bulunan kimselerin tümü, muhit
    • "Siyasi çevreler. Sanat çevresi."
  5. Bir kimse ile ilişkisi bulunanlar, muhit
    • "Babanın ve çevresinin var güçleri ile destekledikleri düşünülebilir." (Haldun Taner)
  6. Bir birimden önce veya sonra gelen aynı türden birimlerin tümü, bunların oluşturduğu küçük grup, kontekst
  7. Düzlem üzerindeki bir şekli sınırlayan çizgi
  8. Hayatın gelişmesinde etkili olan doğal, toplumsal, kültürel dış faktörlerin bütünlüğü

SAHRE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Külte

HÜCRE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] İnce bir zar içindeki protoplazma ve çekirdekten oluşmuş, bir organizmanın yapı ve görev bakımlarından en küçük birliği, göze
  2. Küçük oda
  3. Tutukluların veya hükümlülerin yalnız olarak kapatıldıkları küçük oda
    • "Sonunda hücresine götürdüler de boylu boyunca uzanabildi." (Sait Faik Abasıyanık)
  4. Siyasi bir inançla gizli olarak çalışan bir örgütün genellikle aynı yerde çalışanlarının oluşturduğu topluluk

LİTRE

Kelime Kökeni : Yunanca

  1. [isim] Sıvıları ölçmede kullanılan, bir desimetreküp hacminde ölçü birimi
  2. [sıfat] Bu birimde bir kabın alabileceği miktarda olan
    • "Şimdi yedek iki litre kan var elimizde." (Necati Cumalı)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü