Başında OC olan 6 kelime var. OC ile başlayan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble, Kelime Tahtası gibi kelime oyunlarında yardımcı olarak kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde OC olan kelimeler listesine ya da sonu OC ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bu bir hile değil, oyun oynarken yeni kelimeler öğrenebilmeniz için size bir yardımcıdır. Kelimelerin anlamlarını öğrenmek için TDK web sitesini ziyaret edebilirsiniz. ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

9 Harfli Kelimeler

Ocakçılık,

7 Harfli Kelimeler

Ocaklık,

6 Harfli Kelimeler

Ocakçı, Ocaklı, Ocumak,

4 Harfli Kelimeler

Ocak,


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

OCAKLI


1 . Ocağı olan, içinde ocağı bulunan: "Yemekten sonra evin üst katında, ocaklı bir odaya çıktık."- S. F. Abasıyanık.
2 . tarih Ocaktan olan (yeniçeri).

OCAKÇI


1 . Ateşçi.
2 . Ocak bacaları temizleyicisi.
3 . Kahvelerde ocakbaşında kahve, çay vb. şeyleri hazırlayan kimse.

OCAKLIK


1 . Bir aileye, babadan oğla geçmesi için verilen mülk.
2 . Ateş yakılan yer, ocak: "Gözlerini oğuşturarak kahveye girmiş, ocaklığa doğru yürüyordu."- R. Ilgaz.
3 . Bir yapının temelini veya çatısını oluşturan büyük kereste, temel direği.
4 . halk ağzında Mutfak.
5 . halk ağzında Baca.

OCUMAK


1 . Bir şeyden korkmak, ürkmek, çekinmek.
2 . Bir şeyden soğumak.

OCAKÇILIK

Ocakçı olma, ocakçının işi.

OCAK


1 . Ateş yakmaya yarayan, pişirme, ısıtma, ısınma vb. amaçlarla kullanılan yer: "Üç balıkçı güneş batarken kumların üzerine iki taştan bir ocak yaptılar ve ateş yaktılar."- Halikarnas Balıkçısı.
2 . Şömine: "Ocağın önünde oturup acayip bir dikkatle odunların yanışına bakar."- Y. K. Karaosmanoğlu.
3 . Isı vererek üzerine veya içine konulan maddeleri ısıtan, pişiren, kaynatan, eriten araç veya alet: "Anlaşılan çamaşırcı giderken ocağı tam söndürmemiş olacak."- H. Taner.
4 . Kahvelerde, kuruluşlarda çay, kahve vb.nin yapıldığı yer: "Konuşmalar iyice kızışmaya başladığı vakit kahve ocağının önünde görünür."- S. Birsel.
5 . Yer üstünde veya yer altında cevher çıkarılan yer: "Mermer ocağı. Kömür ocağı."- .
6 . Bahçelerde ve bostanlarda her tür meyve ve sebze ekimine ayrılmış, çevresinden biraz yükseltilmiş toprak parçası: "Mustafa, arkasına güçlü kuvvetli bir kadın takmış, üç evleğine çizgiler, ocaklar açıyordu."- S. F. Abasıyanık.
7 . Aynı amaç ve düşünceyi paylaşanların kurdukları kuruluş veya toplandıkları, görev yaptıkları yer: "Başlangıçtan beri burası bir vatansever ocağı idi."- F. R. Atay.
8 . Yılın birinci ayı, kânunusani: "Ocak ayını sevmem, oldum olası."- B. Felek.
9 . tarih Yeniçeri teşkilatını oluşturan odalardan her biri.
10 . mecaz Ev, aile, soy: "Henüz temelleri atılmayan kendi ocağım kurulmadan yıkılmıştı."- A. Gündüz. 1
1 . halk ağzında Halk hekimliğinde bir önceki kuşaktan el verme suretiyle aktarılan bilgileri kullanarak belirli bir şikâyeti veya hastalığı iyileştirdiğine inanılan aile.