Sonunda KET olan 35 kelime var. KET ile biten kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble, Kelime Tahtası gibi kelime oyunlarında yardımcı olarak kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde KET olan kelimeler listesine ya da başında KET olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bu bir hile değil, oyun oynarken yeni kelimeler öğrenebilmeniz için size bir yardımcıdır. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

12 Harfli Kelimeler

HATTIHAREKET

11 Harfli Kelimeler

GROSSMARKET, HİPERMARKET, SÜPERMARKET

9 Harfli Kelimeler

MÜŞAREKET

8 Harfli Kelimeler

MEMLEKET

7 Harfli Kelimeler

BEREKET, FELAKET, HAREKET, NEZAKET, REKAKET

6 Harfli Kelimeler

BANKET, BASKET, BRAKET, BRİKET, DİSKET, ETİKET, KASKET, KRİKET, MARKET, MİSKET, PLAKET, ŞEVKET, ŞİRKET

5 Harfli Kelimeler

ANKET, BUKET, CEKET, KOKET, MAKET, PAKET, PİKET, RAKET, ROKET, SOKET

3 Harfli Kelimeler

KET


Kelime bulma makinesi

E K T Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

3 Harfli Kelimeler

KET, TEK

2 Harfli Kelimeler

EK, ET, KE, TE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

HATTIHAREKET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Tutulan yol, tutulacak yol, davranış, tutum

SÜPERMARKET

Kelime Kökeni : İngilizce

  1. [isim] Her türlü tüketim malının, özellikle yiyecek maddelerinin ve mutfak gereçlerinin alıcılarca seçilip satın alınabildiği büyük satış yeri, büyük mağaza

GROSSMARKET

Kelime Kökeni : Almanca

  1. [isim] Bakınız büyük mağaza

HİPERMARKET

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Çok çeşitli malın satıldığı, büyük alışveriş merkezi

MÜŞAREKET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Ortaklık, ortaklaşma
  2. İşteş çatı

MEMLEKET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir devletin egemenliği altında bulunan toprakların bütünü, ülke
    • "Memleketin dâhilinde iktidara sahip olanlar, gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde olabilirler." (Atatürk)
  2. Bir kimsenin doğup büyüdüğü yer, şehir, yurt
    • "Memleket isterim / Ne başta dert ne gönülde hasret olsun." (Cahit Sıtkı Tarancı)
  3. İklim ve üretim bakımından ele alınan bölge
    • "Lübnan; portakal, turuncu, hurma ve muz memleketiydi." (Refik Halit Karay)

HAREKET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir cismin durumunun ve yerinin değişmesi, devinim, aksiyon
    • "Ne vakit hareket edeceğiz, Kenan? Yarın mı?" (Ömer Seyfettin)
    • "... saldırma için lazım gelen strateji planını tespit ederler ve ona göre harekete geçerlerdi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. Vücudu oynatma, kıpırdatma veya kımıldanma
    • "Her hareketi kamera önünde rol yapıyormuşçasına hesaplı." (Refik Halit Karay)
  3. Davranış, tutum
    • "Sakin, dürüst, kıyafeti ve hareketleriyle hiçbir ayrılık göstermeyen bir adamdır." (Halide Edip Adıvar)
    • "İnsan bu kadar ölçülü hareket eder mi, edemez mi?." (Halide Edip Adıvar)
  4. Yola çıkma
    • "Hareketimiz iki gün ertelendi."
  5. Belirli bir amaca varmak için birbiri ardınca yapılan ilerlemeler, akım
    • "Türkçülük hareketi. Dilde özleşme hareketi."
  6. Deprem
    • "Ben, diyor, hareket olurken Eminönü'nde idim." (Memduh Şevket Esendal)
  7. Demir yollarında katarların düzenlenmesi ve hangi saatlerde yola çıkıp hangi duraklarda karşılaşacaklarını düzenleme işleri
    • "Hareket cetveli. Hareket memuru."
  8. Devinim
  9. Bir parçanın yavaşlık, çabukluk derecesi
  10. Kas ve eklemlerin, belli doğal şartlar içerisinde işlemeleri sonucu vücut bölümlerinde düzenli ve olumlu etkilerle oluşturdukları yer değişimi

NEZAKET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Başkalarına karşı saygılı ve incelikle davranma, incelik, naziklik, zarafet
    • "Ben bu kıza bir türlü nezaket öğretemedim." (Memduh Şevket Esendal)
    • "Galiba beni tanımış olacak, ondan sonra biraz fazla nezaket göstermek istedi." (Memduh Şevket Esendal)
  2. Bir iş veya durum için önemli olma, dikkatli davranmayı gerektirme

BEREKET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bolluk, gürlük, ongunluk, feyiz, feyezan
    • "Çocuk gönlüm kaygılardan azade / Yüzlerde nur, ekinlerde bereket." (Orhan Veli Kanık)
    • "Bereket versin ki genç boksör, dayağa ezelden idmanlıydı." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Yağmur
    • "Bereket yağıyor."
    • "Bereket versin, gece bu kır yolu tenha idi." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  3. [zarf] İyi ki, neyse ki, iyi bir rastlantı sonucunda
    • "Bereket, o sıralarda henüz bu sözü bilmiyordum." (Erhan Bener)

REKAKET
...
FELAKET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Büyük zarar, üzüntü ve sıkıntılara yol açan olay veya durum, yıkım, bela
    • "İnsanların korkması icap eden en büyük felaket, kötü ahlaktır." (Samiha Ayverdi)
  2. [sıfat] Çok kötü
    • "Felaket bir yazı."
  3. [sıfat] Şaşırtıcı, hayrete düşürücü
    • "Bu kız felaket."

BASKET

Kelime Kökeni : İngilizce

  1. [isim] Basketbolda kazanılan sayı
  2. Basketbol

MARKET

Kelime Kökeni : İngilizce

  1. [isim] Özellikle her türlü yiyecek maddesinin, ev, büro, mağaza vb. yerlere ait gereçlerin satıldığı dükkân

KRİKET

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] On birer kişilik iki takım arasında, küçük ve ağır bir topu, ucu kıvrılmış sopalarla vurarak karşı kaleye sokmak amacıyla oynanan bir oyun

MİSKET

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Mis üzümünden yapılan şarap

DİSKET

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Bilgisayardaki işlemlerin kaydedildiği manyetik araç

ETİKET

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Bir malın tür, miktar, fiyat vb. nitelikleri veya kitap, defter vb. şeylerin kime ait olduğunu belirtmek için üzerlerine konulan küçük kâğıt
  2. Kimlik
    • "Avrupa'da bir şarklı etiketi altında seyahat etmenin ilk defa olarak bir faydasını gördüm." (Hüseyin Cahit Yalçın)
  3. Toplum içindeki davranışlarda izlenecek yol
    • "İki teklifsiz dost olmakla beraber Sevim'le Mükerrem etiketten ayrılmazlar, birbirlerine daima 'siz' derler." (Reşat Nuri Güntekin)

KASKET

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Genellikle erkeklerin giydiği, önü siperli başlık

BRAKET

Kelime Kökeni : İngilizce

  1. [isim] Dikişten çıkan kitapların sırtına makine ile bez geçirme

PLAKET

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Onurluk
  2. Metal, ağaç, cam vb.nden türlü biçimlerde yapılan, duvara veya herhangi bir yere çakılan küçük, alçak kabartma levha

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü