Sonunda EL olan 5 harfli 70 kelime var. EL ile biten kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble, Kelime Tahtası gibi kelime oyunlarında yardımcı olarak kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde EL olan kelimeler listesine ya da başında EL olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bu bir hile değil, oyun oynarken yeni kelimeler öğrenebilmeniz için size bir yardımcıdır. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

E L Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

EL, LE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

TİKEL

  1. [sıfat] Cüzi, kısmi
    • "Bizim sinemamıza getirdiği özel, tikel duyarlığın sanki ayırtında bile değildi." (Selim İleri)
  2. Bir türün bütün bireylerine değil de bir veya birkaç bireyine ilişkin olan, cüzi, tümel karşıtı

REMEL

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Aruz ölçülerinden biri
  2. Klasik Türk müziğinde bir usul

SÖZEL

  1. [sıfat] Sözle ilgili, söze dayanan
  2. Sosyal konuları kapsayan (sınav)

MOTEL

Kelime Kökeni : İngilizce

  1. [isim] Motorlu taşıtlarla yolculuk edenlerin barınmalarını, arabalarını park etmelerini ve başka gereksinimlerini karşılamak için işlek kara yolları üzerinde yapılmış otel

PANEL

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Dinleyiciler önünde, seçilmiş bir konuşmacı grubunun bir konuyu tartışmak amacıyla düzenlediği toplantı, açık oturum
  2. Yerleştirileceği yüzeyin bir bölümüne uyan, çoğunlukla dikdörtgen biçiminde düzgün parça

ETSEL

  1. [sıfat] Ete ait
  2. Cinselliğe ait
    • "Zavallı geçkin kız, yerleşik ahlâk kurallarının dışında etsel duyarlığa yaklaşırsa, başına bunların geleceğini düşünüyordu." (Selim İleri)

GÜZEL

  1. [sıfat] Göze ve kulağa hoş gelen, hayranlık uyandıran, çirkin karşıtı
    • "Güzel kız. Güzel çiçek."
    • "Yalının en güzel odası bizimdi."
    • "Güzel ne güzel olmuşsun / Görülmeyi görülmeyi." (Karacaoğlan)
    • "Yüzüne bakmazmış o güzelim ağır eşyanın." (Peyami Safa)
  2. İyi, hoş
    • "Güzel şey canım, milletvekili olmak!" (Çetin Altan)
  3. Beklenene uygun düşen ve başarı düşüncesi uyandıran
    • "Güzel bir fırsat."
  4. Soyluluk ve ahlaki üstünlük düşüncesi uyandıran
    • "Güzel duygular. Güzel hareketler."
  5. Görgü kurallarına uygun olan
  6. Sakin, hoş (hava)
    • "Güzel bir gece."
  7. Okşayıcı, aldatıcı, kandırıcı
    • "Güzel vaatler."
  8. Pek iyi, doğru
    • "Güzel güzel amma!"
  9. [isim] Güzel kız veya kadın
  10. [isim] Güzellik kraliçesi
  11. [zarf] Hoşa giden, beğenilen, iyi, doğru bir biçimde
    • "Güzel konuştu."

NİTEL

  1. [sıfat] Nitelik bakımından, nitelikle ilgili, kalitatif

ENGEL

  1. [isim] Bir şeyin gerçekleşmesini önleyen sebep, mâni, mahzur, müşkül, pürüz, mânia, handikap
    • "Bürokratik engelleri ortadan kaldıracak bir formül aradık ve bulduk." (Haldun Taner)
    • "Yabancı gitmek isteyince ikisi birden engel oldular." (Nezihe Araz)
  2. Hemzemin geçitlerde kara yolu güvenliğini sağlamak için kullanılan açılır kapanır düzenek, bariyer
  3. Herhangi bir yolu kapamak için konulan nesne, bariyer
  4. Kara yollarının kenarlarına yapılan korkuluk, bariyer
  5. Engelli koşularda, her yarışçının üzerinden atlaması gereken tahta düzenek, bariyer

TÖZEL

  1. [sıfat] Tözle ilgili

NİPEL

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] İki bağlantı parçasını birbirine yakın olarak eklemekte kullanılan özel parça

RİMEL

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Kadınların kirpiklerini kıvırmak ve daha uzun göstermek için fırça ile sürdükleri yağlı sürme, maskara
    • "Nihayet kirpiklerine de birer fırça rimel dokundurdu, onları da dikleştirdi." (Peyami Safa)

İLKEL

  1. [sıfat] İlk durumunda kalmış olan, gelişmesinin başında bulunan, iptidai, primitif
    • "İran'da ve Afganistan'da bu aşiretleri idare edenlerin ilkel planda kalmış menfaatleri var." (Çetin Altan)
  2. Sanatta yalın bir nitelik gösteren, yapmacıksız olan, primitif
  3. [isim] Özellikle XIV-XV. yüzyıllarda İtalyan ressamlarına, Orta Çağ sonlarında Avrupa ressamlarına verilen ad
  4. Eğitimsiz, kültürsüz, görgüsüz
  5. Zaman bakımından en eski olan, iptidai, primitif

KESEL

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Gevşeklik, tembellik
    • "İzmir faciasından beri padişaha ve hükûmete kesel gelmişti." (Yahya Kemal Beyatlı)

ÖZSEL

  1. [sıfat] Öz ile ilgili

MODEL

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Resim, heykel vb. yapılırken baka baka benzetilmeye çalışılan nesne veya kimse, örnek
  2. Bir özelliği olan nesne veya kişi
    • "Sadakat modeli."
    • "Bir tuğla işçisi kerpiç kalıbını kapmış, karısının sırtında model çıkarmış, kadın ciyak ciyak." (Aka Gündüz)
  3. Biçim
    • "Bu elbisenin modelini beğenmedim."
  4. Giysi örnekleri içinde toplayan dergi
    • "Bu biçimi modelden aldık."
  5. Otomobil vb.nde tip
    • "Eski mi eski, otuz dokuz model bir taksisi vardı." (Necati Cumalı)
  6. Benzer, örnek
    • "Bu çocuk babasının küçük bir modeli."
  7. Örnek olmaya değer kimse veya şey
  8. Manken
    • "Paris'in en son, en pahalı modelleri gibi giyinmişler." (Refik Halit Karay)

EÇHEL

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Çok cahil, çok bilgisiz olan

EVSEL

  1. [sıfat] Evle ilgili
    • "Evsel atıklar."

ÖNSEL

  1. [sıfat] Hiçbir denemeye dayanmayan ve akıl yordamıyla bulunup ortaya konan, apriori

MESEL

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Örnek alınacak söz
    • "Büyük annemin sık sık kullandığı bir mesel belleğimde beliriyor." (Haldun Taner)
  2. Atasözü
  3. Eğitici hikâye veya masal

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü