Başında DAR olan 46 kelime var. DAR ile başlayan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble, Kelime Tahtası gibi kelime oyunlarında yardımcı olarak kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde DAR olan kelimeler listesine ya da sonu DAR ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bu bir hile değil, oyun oynarken yeni kelimeler öğrenebilmeniz için size bir yardımcıdır. Kelimelerin anlamlarını öğrenmek için TDK web sitesini ziyaret edebilirsiniz. ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

12 Harfli Kelimeler

Dargınlaşmak, Darmadağınık,

11 Harfli Kelimeler

Daraltılmak, Darılganlık, Darvincilik,

10 Harfli Kelimeler

Darbecilik, Darbelemek, Darbımesel, Darmadağın, Darmaduman, Darülaceze, Darülfünun,

9 Harfli Kelimeler

Daralamak, Daraltıcı, Daraltmak, Darbetmek, Darbukacı, Dargınlık, Darıdünya, Darılmaca, Darıltmak, Darlaşmak,

8 Harfli Kelimeler

Darağacı, Daralmak, Darboğaz, Dardağan, Darılgan, Darılmak, Darphane,

7 Harfli Kelimeler

Daraban, Daracık, Daralma, Darasız, Darbeci, Darbuka,

6 Harfli Kelimeler

Daraçı, Daralı, Dargın, Darlık,

5 Harfli Kelimeler

Daraç, Darbe, Darca,

4 Harfli Kelimeler

Dara, Darı, Darp,

3 Harfli Kelimeler

Dar,


Kelime bulma makinesi

A D R Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

3 Harfli Kelimeler

Dar,

2 Harfli Kelimeler

Ad, Ar, Ra,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

DARGIN


1 . Darılmış olan, küskün: "Hasan Ağa büyük oğlu ile dargındı."- S. F. Abasıyanık.
2 . Soğuk, ilgisiz: "Annem, bahçe kapısında beni iki dargın kelime ile karşıladı."- Y. Z. Ortaç.

DARALMA


1 . Daralmak işi: "Yeni bir aşkın eşiğindeymiş gibi bir daralma vardı yüreğinde..."- N. Cumalı.
2 . dil bilgisi Geniş ünlülerin, yanlarındaki bazı ünsüzlerin etkisiyle darlaşması: geymek > giymek, yene > yine gibi.

DARAÇ

Dar: "Başını, geçtiğimiz daraç bir sokaktaki yamru yumru karanlık evlerin arasından görünen gökyüzünün mavi boşluğuna doğru kaldırarak geniş soluklar alıyor..."- R. N. Güntekin.

DARA


1 . Kabıyla birlikte tartılan bir nesnenin kabının ağırlığı.
2 . Terazide dengeyi sağlamak için hafif gelen kefeye ağırlık olarak konulan taş, demir, çivi vb., abra.
3 . İçinde yük taşınan aracın boş durumdaki ağırlığı.

DARI


1 . Buğdaygillerden, kuraklığa dayanıklı bir bitki, akdarı (Panicum miliaceum).
2 . Bu bitkinin buğday yerine besin olarak kullanılan tohumu.
3 . halk ağzında Mısır.

DARLIK


1 . Dar olma durumu.
2 . mecaz Geçim zorluğu.
3 . mecaz İç sıkıntısı: "Yüreği göğsünü yırtacak gibi hopluyor, boğazına bir darlık tıkanıyordu."- Ö. Seyfettin.

DARBOĞAZ


1 . Piyasalarda üretimin, kredilerin, döviz imkânlarının, sürümün, ham madde arzının ve malzeme stoklarının gereksinim düzeyi altına düştüğü sıkıntılı durum.
2 . mecaz Toplumun, çözümlenmesinde güçlüklerle karşılaştığı bunalımlı durum.

DARBIMESEL

Atasözü, atalar sözü: "Diğer ülkelerde Türk gençleri gibi kahraman, Türk kızları gibi ince, Türk gibi hür yollu darbımeseller vardı."- Y. K. Beyatlı.

DARVİNCİLİK

Darwin tarafından geliştirilen, canlı türlerinin doğal ayıklanma sonucu, evrim yoluyla basit organizmalardan türediğini ileri süren görüş.

DARALTMAK


1 . Dar duruma getirmek: "Hoyrat bir rüzgâr bütün gün tozu dumanına katmış, solukları kesmiş, göğüsleri daraltmıştı."- T. Buğra.
2 . Sayıca azaltmak: "Aslında geniş olan kadroyu ne akla hizmet edip de bu derece daralttığına bir türlü akıl erdirememişti."- H. Taner.

DARDAĞAN


1 . Palmiye cinsinden bir ağaç (Milium effusum).
2 . Bu ağacın çitlembik büyüklüğünde, sert çekirdekli tatlı yemişi.

DARILMACA

"Sakın darılma" anlamında kullanılan darılmaca yok veya darılmaca gücenmece yok deyimlerinde geçen bir söz.

DARLAŞMAK

Daralmak: "Herkeste darlaştıkça bizim evimizde kahve, un, şeker bollaştı."- M. Ş. Esendal.

DARIDÜNYA

Dünya, yeryüzü: "Bu darıdünyada bana ondan başka halis dost kalmadı."- H. R. Gürpınar.

DARBELEMEK


1 . Vurmak, çarpmak.
2 . mecaz Yıkıma uğratmak.
3 . mecaz Bir işi engellemek.

DARACIK

Çok dar: "Daracık ve bozuk kaldırımlardan çamurlu sular akıyordu."- T. Buğra.

DARALAMAK

Bir teraziyi, bir ölçü aletini dengeye getirmek amacıyla darayı ayarlamak.

DARGINLIK

Dargın olma durumu: "Bu dargınlığa onun da canı sıkıldı."- M. C. Kuntay.

DARBECİ


1 . Vuran, çarpan kimse.
2 . Darbe yaparak yönetime el koyan kimse.

DARBETMEK


1 . Vurmak, çarpmak.
2 . Para basmak.
3 . matematik Çarpmak.