ŞEREFE (TDK)

Minarenin gövdesini çepeçevre dolaşan, korkuluklu, ezan okunan yer: "İstanbul'un kandilleri bile yanmayan şerefelerinde eski ışıkları arar."- R. E. Ünaydın.

Şerefe kelimesi baş harfi Ş son harfi E olan bir kelime. Başında Ş sonunda E olan kelimenin birinci harfi Ş , ikinci harfi E , üçüncü harfi R , dördüncü harfi E , beşinci harfi F , altıncı harfi E . Başı Ş sonu E olan 6 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

BİLE Nedir?


1 . Da, de, dahi: "Bir damlası bile deniz hakkında bize ilmî bir fikir vermeye yetişir."- R. H. Karay.
2 . zarf, eskimiş Birlikte.
3 . zarf Üstelik: "Konuşmadılar bile."- .

DOLAŞ Nedir?

sarma? dola?

ESKİ Nedir?


1 . Çoktan beri var olan, üzerinden çok zaman geçmiş bulunan, yeni karşıtı: "Ey benim eski duygularım, eski düşüncelerim. Neden böyle uzaksınız benden?"- N. Ataç.
2 . Önceki, sabık: "Anlatışına bakılırsa eski kâtibe, şimdi fevkalade şık giyiniyormuş."- H. Taner.
3 . Geçerli olmayan: "Bugün mekteplerimiz artık o eski mektepler değildir."- R. N. Güntekin.
4 . Herhangi bir meslekte uzun süreden beri çalışmış olan.
5 . Mesleğinde uzmanlaşmış, deneyimi olan: "Eski öğretmen."- .
6 . isim Çok kullanmaktan yıpranmış, harap olmuş şey: "Ben babamın eskilerinden uydurma şeylerle giyiniyordum."- H. Z. Uşaklıgil.
7 . isim, alay yollu Herhangi bir görevden düştüğü veya durumunu yitirdiği için bir kimsenin eski saygınlığının kalmadığı durumlarda kullanılan bir söz: "Mebus eskisi. Müdür eskisi."- .

EZAN Nedir?

Müslümanlıkta namaz vaktini bildirmek için müezzinin yüksek sesle yaptığı çağrı: "Emirgân Camiinden yankılanan sabah ezanını duydular."- A. İlhan.

GÖVDE Nedir?


1 . Bir şeyin asıl bölümü.
2 . anatomi İnsan bedeninde baş, kol ve bacaklar dışında kalan bölüm.
3 . anatomi Hayvanlarda baş, ayak ve kuyruktan, ağaçlarda kök ve dallardan geri kalan bölüm.
4 . Kesilmiş hayvanın, sakatatları alındıktan sonraki durumu.
5 . dil bilgisi Ad ve fiil köklerinden yapım ekleriyle türetilmiş kelime: "Evli (ev-li), inanç (inan-ç), sevdirmek (sev-dir-mek)."- .

IŞIK Nedir?


1 . Cisimleri görmeyi, renkleri ayırt etmeyi sağlayan fiziksel enerji, erke, ziya, nur, şavk: "Okuyabilmek için kapıdaki ışık yeterli değildi."- H. E. Adıvar.
2 . Bir yeri aydınlatmaya yarayan araç: "Buraya bir ışık getirin."- .
3 . Aydınlanmak için kullanılan elektrik: "On ikide ışıklar söndü."- .
4 . mecaz Mutluluk, sevinç veya zekâdan doğan, özellikle yüzde ve gözlerde beliren parıltı: "Bütün gözlerden manalı ışıklar sıçrıyordu."- P. Safa.
5 . mecaz Yol gösteren, aydınlatan kimse, düşünce, eser vb: "Sevgili Behçet Necatigil şiirimizin vazgeçilmez ışıklarından biri olarak ayrıldı aramızdan."- N. Cumalı.
6 . fizik Yüksek derecede ısıtılan cisimlerin veya çeşitli enerji biçimleriyle uyarılan cisimlerin gaz ışı yaydığı gözle görülen ışıma.

KANDİL Nedir?


1 . İçinde sıvı bir yağ ve fitil bulunan kaptan oluşmuş aydınlatma aracı: "Gece kandili birdenbire sönmüş, oda zifirî karanlık kesilmişti."- Ö. Seyfettin.
2 . Kandil gecesi.
3 . argo Çok sarhoş.

KORKU Nedir?


1 . Bir tehlike veya tehlike düşüncesi karşısında duyulan kaygı, üzüntü: "Yarı çocuk kalbimde korku, kapıya yaklaştıkça büyüyor."- Y. Z. Ortaç.
2 . Kötülük gelme ihtimali, tehlike, muhatara: "Yollarda korku kalmadı."- .
3 . ruh bilimi Gerçek veya beklenen bir tehlike ile yoğun bir acı karşısında uyanan ve coşku, beniz sararması, ağız kuruması, kalp, solunum hızlanması vb. belirtileri olan veya daha karmaşık fizyolojik değişmelerle kendini gösteren duygu.

KORKULU Nedir?


1 . Korku veren, korkutan: "Gördüğü korkulu rüyalara ve bunların tabirlerine inanırdı."- A. Ş. Hisar.
2 . Kendisinden kötülük gelebilen, tehlikeli: "Hâlinden şerir, korkulu bir adam olduğu görünüyordu."- M. Ş. Esendal.

KORKULUK Nedir?


1 . Tarla, bağ ve bahçelerde kuşların zarar vermesini önlemek için konulan, insana benzer kukla.
2 . Düşme tehlikesi olan yerlere çekilen duvar veya parmaklık: "Eskiden köprünün güney kıyısında demir parmaklıklı bir korkuluk vardı."- N. Cumalı.
3 . mecaz Bostan korkuluğu.
4 . denizcilik Küpeşte.

MİNARE Nedir?

Namaz vaktinin geldiğini bildirmek için camide müezzinin ezan okuduğu, sala verdiği, şerefesi olan, çoğunlukla taştan, yüksek ve ince yapı: "Sokak kapısını çalarken, minarede akşam ezanı okunuyordu."- Y. Z. Ortaç.

ŞEREF Nedir?


1 . Başkalarının gösterdiği saygının dayandığı kişisel değer, onur: "İnsanın şerefi. Yurdun şerefi."- .
2 . Erdem, gözü peklik ve yetenekle kazanılmış iyi şöhret: "Kolay şöhret, güç sanatın şerefini daima kıskanmıştır."- F. R. Atay.

ŞEREFE Nedir?

Minarenin gövdesini çepeçevre dolaşan, korkuluklu, ezan okunan yer: "İstanbul'un kandilleri bile yanmayan şerefelerinde eski ışıkları arar."- R. E. Ünaydın.

YANMA Nedir?


1 . Yanmak işi: "Vücudumda yanma ile beraber garip bir titreme de vardı."- R. N. Güntekin.
2 . kimya Bir cismin oksijenle birleşmesi sırasında ortaya çıkan olayların tümü.

E E E F R Ş Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

6 Harfli Kelimeler

Şerefe,

5 Harfli Kelimeler

Eşref, Şeref,

3 Harfli Kelimeler

Efe, Fer, Şef, Şer,

2 Harfli Kelimeler

Er, Eş, Fe, Re, Şe,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.