ŞATO (TDK)


1 . Avrupa'da soylu kimselerin oturduğu, çevresi hendek, sur ve kulelerle çevrili konak.
2 . Geniş toprağı olan büyük konut: "Bir ahırdan farkı olmayan çiftlik binasını, bir yıl içinde bir küçük şato hâline soktum."- Y. K. Karaosmanoğlu.

Şato kelimesi baş harfi Ş son harfi O olan bir kelime. Başında Ş sonunda O olan kelimenin birinci harfi Ş , ikinci harfi A , üçüncü harfi T , dördüncü harfi O . Başı Ş sonu O olan 4 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

AHIR Nedir?

Evcil büyükbaş hayvanların barındığı kapalı yer, hayvan damı.

BİNA Nedir?


1 . Yapı: "Yalı, çok pencereli, iki katlı, yayvan bir binadır."- B. Felek.
2 . eskimiş, dil bilgisi Arapça fiil çatısını konu edinen bilim ve kitap: "Benim oğlum bina okur, döner döner yine okur."- .
3 . eskimiş, dil bilgisi Çatı.

BÜYÜK Nedir?


1 . Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı: "Büyük ağaçların altında, gazinoya doğru gidiyoruz."- Y. Z. Ortaç.
2 . Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram): "Büyük bir cevap sıkıntısı geçirdikten sonra itiraf etti."- P. Safa.
3 . Niceliği çok olan: "Benim büyük kalabalıklara karşı ürkekliğim vardır."- R. N. Güntekin.
4 . Üstün niteliği olan: "Molière büyük adammış, yeryüzüne gelmiş kişilerin en büyüklerinden biri."- N. Ataç.
5 . Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş: "Büyüklerin yanında sesim çıkmazdı."- S. F. Abasıyanık.
6 . Önemli: "Ömrünün tek ve büyük oyunu bitmişti."- T. Buğra.

ÇEVRE Nedir?


1 . Bir şeyin yakını, dolayı, etraf, periferi: "Büyük kentlerin çevreleri gecekondularla sarılmıştır."- O. Rifat.
2 . Kişinin içinde bulunduğu toplumu oluşturan ortam: "Her girdiği çevreye kişiliği ile birlikte olgun ve asil bir huzur havası getirirdi."- H. Taner.
3 . Sırma işlemeli mendil: "Geçen gün sandığı karıştırırken elime işlemeli çevreler geçti."- M. Yesari.
4 . mecaz Aynı konu ile ilgisi bulunan kimselerin tümü, muhit: "Siyasi çevreler. Sanat çevresi."- .
5 . mecaz Bir kimse ile ilişkisi bulunanlar, muhit: "Babanın ve çevresinin var güçleri ile destekledikleri düşünülebilir."- H. Taner.
6 . dil bilgisi Bir birimden önce veya sonra gelen aynı türden birimlerin tümü, bunların oluşturduğu küçük grup, kontekst.
7 . matematik Düzlem üzerindeki bir şekli sınırlayan çizgi.
8 . toplum bilimi Hayatın gelişmesinde etkili olan doğal, toplumsal, kültürel dış faktörlerin bütünlüğü.

ÇEVRİLİ Nedir?


1 . Çevrilmiş, kuşatılmış: "Bizim lokantanın üzeri, yanları, karşısı büyük büyük apartmanlarla çevriliydi."- O. Kemal.
2 . Dönük.

ÇİFTLİK Nedir?

Tarım yapılan, hayvan yetiştirilen, çalışanlarının da oturması için evler bulunan geniş toprak parçası: "Orada kızına bir çiftlik almış, işten el çekmişti."- Ö. Seyfettin.

GENİŞ Nedir?


1 . Eni çok olan, enli, vâsi: "Geniş, bomboş bir taşlığın serin, rutubetli küf kokusu duyuldu."- P. Safa.
2 . Alanı büyük olan, makro, dar karşıtı: "Bu ağaç, bir geniş bostan duvarının dış tarafında idi."- O. C. Kaygılı.
3 . Bol (elbise).
4 . Kapsamı büyük, dar sınırlar içinde kalmayan, yaygın, makro: "Geniş anlamlı."- .
5 . mecaz Kolay kolay tasalanmayan, hoşgörülü, rahat: "Besbelli geniş, olabildiğince umursamaz görünmek istiyordu."- A. İlhan.
6 . mecaz Çok: "Geniş iş alanları sağlandı."- .

HENDEK Nedir?

Geçmeye engel olacak biçimde uzunlamasına kazılmış derin çukur: "Bir hendekten çıkıp öbürüne giriyor, bir çukurdan kurtulup bir başkasına dalıyordu."- O. V. Kanık.

İÇİNDE Nedir?


1 . Süresince, zarfında: "Bu yarım saat içinde evde neler geçti?"- Y. Z. Ortaç.
2 . Ortamında: "Dünya atom çağında, biz hâlâ medeniyet kavgası içindeyiz."- F. R. Atay.
3 . ... ile dolu bir biçimde: "Yüzü kırışık içinde."- .

KARA Nedir?

Yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü, toprak: "Havamız da karamız da denizlerimiz de kirli olduğuna göre..."- H. Taner.

KİMSE Nedir?

Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi: "Kimsenin girdisi çıktısı, alacağı borcu ile uğraşmak istemiyordum."- N. Cumalı.

KONAK Nedir?

İzmir iline bağlı ilçelerden biri. konak (I) -ğı isim
1 . Büyük ve gösterişli ev: "İstirahat için İstanbul'a gelmiş, bu konağı alıp yerleşmişti."- Ö. Seyfettin.
2 . Vali, kaymakam gibi yüksek dereceli devlet görevlilerinin resmî konutu.
3 . hayvan bilimi Konakçı.
4 . eskimiş Araba veya hayvanla bir günde alınan yol: "Buradan orası beş konaktır."- .
5 . eskimiş Yolculukta geceyi geçirmek için inilen, konaklanılan yer.

KONU Nedir?


1 . Konuşmada, yazıda, eserde ele alınan düşünce, olay veya durum, mevzu, süje: "Öğretmenimizin verdiği konuları manzum yazardım."- Y. Z. Ortaç.
2 . Üzerinde konuşulan şey, bahis: "Daha fazla tafsilata girmeyi bugün zararlı gördüğüm için bu konuda susacağım."- B. Felek.

KONUT Nedir?

Bir bilimin kuruluşunda temel görevi görmekle birlikte belit'ten daha az olan ve tanımlanmayan ilkel gerçek, koyut, °postulat.

KULE Nedir?


1 . Çoğunlukla kare veya silindir biçimindeki yüksek yapı: "Şu muazzam kule bir mühendisin hayaliydi."- O. S. Orhon.
2 . eskimiş Cihannüma.

KÜÇÜK Nedir?


1 . Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse.
2 . Küçük abdest.
3 . sıfat Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı: "Bir aralık başımın üstünde kartaldan küçük, atmacadan büyük yırtıcı kuşlardan birinin döndüğünü gördüm."- M. Ş. Esendal.
4 . sıfat Yaşı daha az olan: "Ortanca ve küçük ablalar ... beni, arabanın beklediği sokağa indirdiler."- R. N. Güntekin.
5 . sıfat Niceliği az olan: "Kimseden en küçük bir alaka görmüyordum."- S. F. Abasıyanık.
6 . sıfat Niteliği aşağı olan, bayağı: "Küçük adam."- .
7 . sıfat Geri aşamada: "Küçük bir memur."- .
8 . sıfat Değersiz, önemsiz: "Bu iyi temiz, sıhhatli, küçük insanların uykusu bambaşka bir şey."- S. F. Abasıyanık.
9 . sıfat Kısık, parlak olmayan (ses): "Küçük, tatlı bir sesle kovboy şarkıları söyledi."- R. H. Karay.

OLAN Nedir?


1 - olmak eyleminin şimdiki zaman ortacı.
2 - ad tamlaması belirtileni durumunda bulunan bir addan sonra getirildiğinde o adın sıfatı değerinde bir birleşik oluşturur.

SOYLU Nedir?


1 . Doğuştan veya hükümdar buyruğuyla, bazı ayrıcalıklara sahip olan ve özel unvanlar taşıyan (kimse), asaletli, asil: "Soylu kişidir, iyi bir öğrenim görmüştür, zekidir, yeteneklidir."- N. Cumalı.
2 . İyi tanınmış, köklü bir aileden gelen (kimse), necip, kişizade, asil: "İzmir'in varlıklı ve soylu ailelerinden birinin tek erkek çocuğu."- T. Buğra.
3 . Saygı uyandıran, yücelik taşıyan: "Japonların soylu ve çetin savaşçılık gururuna, bu eğiliş ağır geldi."- F. R. Atay.
4 . Soyu iyi nitelikli olan, iyi cins soydan gelen (at vb.).

ŞATO Nedir?


1 . Avrupa'da soylu kimselerin oturduğu, çevresi hendek, sur ve kulelerle çevrili konak.
2 . Geniş toprağı olan büyük konut: "Bir ahırdan farkı olmayan çiftlik binasını, bir yıl içinde bir küçük şato hâline soktum."- Y. K. Karaosmanoğlu.

A O T Ş Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

4 Harfli Kelimeler

Şato,

3 Harfli Kelimeler

Şat, Taş,

2 Harfli Kelimeler

Aş, At, Ot, Ta,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.