ŞAT (TDK)

Sığ sularda ağır yükleri taşımak için kullanılan, altı düz bir çeşit tekne: "Bordadan aşağı şatlara inip torbaları şata bırakarak eli boş geri dönüyor."- Z. Selimoğlu.

Şat kelimesi baş harfi Ş son harfi T olan bir kelime. Başında Ş sonunda T olan kelimenin birinci harfi Ş , ikinci harfi A , üçüncü harfi T . Başı Ş sonu T olan 3 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

AĞIR Nedir?


1 . Tartıda çok çeken, hafif karşıtı: "Kurşun ağır bir madendir. Taş yerinde ağırdır."- .
2 . Çapı, boyutları büyük: "Ağır top. Ağır tank."- .
3 . Yoğun: "Evin sofasına girer girmez kendisini ağır bir duman karşıladı."- A. Sayar.
4 . Uyanılması güç, derin (uyku).
5 . Güç işiten, sağır.
6 . mecaz Değeri çok olan, gösterişli: "Ağır kıyafeti ile muhite uymayan Canan'ın yanında, ne kadar rahat ve sadeydi."- M. C. Kuntay.
7 . mecaz Çetin, güç: "Denizcilik tarihinin en ağır sorumluluklarından birini üzerine alıyordu."- F. F. Tülbentçi.
8 . mecaz Tehlikeli, korkulu, vahim.
9 . mecaz Sıkıntı veren, bunaltıcı.
10 . mecaz Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı: "Kızmıştım, Keziban'a söylenecek şöyle ağır bir söz arıyordum."- N. Ataç. 1
1 . mecaz Ağırbaşlı, ciddi: "Bu, on dokuz yaşında ufak tefek bir kızdı. Fakat otuz yaşındaki bir insandan daha ağırdı."- H. E. Adıvar. 1
2 . mecaz Keskin, boğucu (koku): "Bu koku, en hafif rüzgârla burnu kuvvetli bir adama uzaktan kendini hissettirecek kadar ağırdır."- F. R. Atay. 1
3 . Kısık, alçak: "Ağaya pek duyurmak istemeyen ağır bir sesle kulağıma eğildi."- O. C. Kaygılı. 1
4 . mecaz Davranışları yavaş olan: "Ağır adam."- . 1
5 . mecaz Sindirimi güç (yiyecek): "Ağır bir yemek."- . 1
6 . isim, spor Ağır sıklet: "Yıllarca ağırda güreşti."- . 1
7 . zarf Yavaş: "Cüneyt Bey sözlerini tartıyormuş gibi ağır söylüyordu."- E. İ. Benice.

ALTI Nedir?


1 . Beşten sonra gelen sayının adı.
2 . Bu sayıyı gösteren 6, VI rakamlarının adı.
3 . sıfat Beşten bir artık.

AŞAĞI Nedir?


1 . Bir şeyin alt bölümü, zir, yukarı karşıtı.
2 . Eğimli bir yerin daha alçak olan yeri.
3 . sıfat Bir yere göre daha alçak yerde bulunan: "Aşağı katı, sakin ve daha sıcak olduğu için seçtik."- A. Gündüz.
4 . sıfat Bayağı, adi.
5 . sıfat, mecaz Niteliği düşük, kötü: "Aşağı mal."- .
6 . sıfat, mecaz Daha küçük, daha az: "On sekiz yaşından aşağı olanlar giremez."- .
7 . sıfat, mecaz Değeri daha az.
8 . zarf Aşağıya, yere doğru: "Aşağı inmek."- .

ÇEŞİT Nedir?


1 . Aynı türden olan şeylerin bazı özelliklerle ayrılan öbeklerinden her biri, tür, nev: "Her çeşit insanı kavrayacak bir sunuş tarzı vardı."- H. Taner.
2 . Canlıların bölümlenmesinde, bireylerden oluşan, türden daha küçük birlik.
3 . sıfat Türlü: "Bu camilerin her biri başka planda başka çeşittir."- Y. K. Beyatlı.

DÖNÜ Nedir?

Dönme, dönüş, °devir.

GERİ Nedir?


1 . Arka, bir şeyin sonra gelen bölümü, art, alt taraf, ileri karşıtı: "Amerikan barın gerisinden işaret eden barmen seslendi."- N. Cumalı.
2 . Son, sonuç: "Sen gerisini düşünme."- .
3 . Bir şeyin sona kalan bölümü: "Yazının gerisi yarın yayımlanacak."- .
4 . Geçmiş, mazi: "Artık geride özleyeceğim hiçbir şey yok."- S. F. Abasıyanık.
5 . Hayvanda boşaltım organının dışı.
6 . sıfat Eksik gösteren (saat): "Bu saat beş dakika geridir."- .
7 . sıfat Aptal, anlayışsız.
8 . sıfat, mecaz Benzerlerine ayak uydurup ilerleyememiş, gelişememiş: "Geri düşünce. Geri adam."- .
9 . zarf Geriye doğru: "Bağına, bahçene, suyuna, toprağına veda ederek geri gidiyorum."- F. R. Atay.
10 . ünlem "Geri dön, geri git!" anlamında bir söz.

SELİM Nedir?


1 . Doğru, dürüst, kusursuz.
2 . Sonu iyi, tehlikesiz, kötücül olmayan, iyicil (ur veya hastalık).

TAŞIMAK Nedir?


1 . Bir şeyi bir yerden alıp başka bir yere götürmek: "Hastayı ekseriya yakın kasabaya kadar sırtta taşırlardı."- S. F. Abasıyanık.
2 . Üstünde bulundurmak: "Boynunda asılmış gümüş bir köstek taşırdı."- Y. K. Beyatlı.
3 . Bir nesnenin ağırlığını yüklenmek: "Değirmenin üstünde ise değirmen koluyla birleşen çarkı taşıyan bir çanak bulunur."- S. Birsel.
4 . Boru, kanal vb. ile sıvı maddeleri bir yerden başka bir yere aktarmak.
5 . (nsz) Giymek: "Devlet üniforması taşıyordu."- H. Taner.
6 . Sahip olmak, özellik olarak bulundurmak.
7 . mecaz Katlanmak, üstlenmek, yüklenmek, çekmek.
8 . (nsz), mecaz Duymak, hissetmek: "İçlerinde her şeye karşılık bir suçluluk duygusu taşırlar."- T. Dursun K.

TEKNE Nedir?


1 . Türlü işlerde kullanılmak için çoğu ağaçtan veya taştan yapılan, uzun ve geniş kap: "Bir taş teknenin üstünde doktor Abbas'ın ölüsünü kesti biçti."- Y. Kemal.
2 . Sızdırabilir veya sızdırmaz olarak yapılmış, levhaları bir parçadan oluşmuş, kulpları ve kulp delikleri bulunan, bir veya iki kişi tarafından taşınabilir üstü açık bir ambalaj türü.
3 . denizcilik Bir tür küçük deniz taşıtı: "Kayıkçı, deniz suyu vura vura boyası çürüyen teknesini, Bostan İskelesi'nin basamağına bağladı."- F. R. Atay.
4 . denizcilik Geminin omurga, kaburga ve kaplamadan oluşan temel bölümü.
5 . jeoloji Katmanlı kayaçların içeri doğru çukur, alçak bölümü, ineç, kemer karşıtı.
6 . coğrafya Havza.

TORBA Nedir?


1 . Genellikle pamuk ve kıldan dokunmuş, türlü boy ve biçimde, ağzı büzülüp bağlanabilen araç: "Cüzdanı bir meşin torbaya sarmış, torbayı gömleğimin içine bağlamıştım."- R. N. Güntekin.
2 . Genellikle plastikten veya kâğıttan yapılmış, içine öteberi koymaya yarayan, çeşitli büyüklükte olabilen taşıma gereci, poşet.
3 . Vücutta meydana gelen şişlik.
4 . Er bezi, husye, testis.

A T Ş Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

3 Harfli Kelimeler

Şat, Taş,

2 Harfli Kelimeler

Aş, At, Ta,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.