ŞINGIRDAMAK (TDK)

Küçük şeyler bir yere çarpıp düşerken veya birbirine değerken çınlama sesi çıkarmak: "Arabayı koştururken boyunlarındaki ziller güzel şıngırdıyordu atların."- R. Enis.

Şıngırdamak kelimesi baş harfi Ş son harfi K olan bir kelime. Başında Ş sonunda K olan kelimenin birinci harfi Ş , ikinci harfi I , üçüncü harfi N , dördüncü harfi G , beşinci harfi I , altıncı harfi R , yedinci harfi D , sekizinci harfi A , dokuzuncu harfi M , onuncu harfi A , onbirinci harfi K . Başı Ş sonu K olan 11 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

BİRBİRİ Nedir?


1 - Karşılıklı olarak biri ötekini, öteki de onu.
2 - Biri diğerinin yanı sıra, ardından.

BOYUN Nedir?


1 - Gövdenin başla omuz arasında kalan bölgesi.
2 - Şişe, güğüm gibi kapların ya da vida, cıvata gibi araçların dar olan üst bölümü.
3 - Sorumluluk.
4 - Dağ sırtlarında geçmeye elverişli alçak yer.

ÇARPI Nedir?


1 . Kaba sıva, çarpma sıva.
2 . matematik Birbiriyle çarpılan iki sayı arasına konulan işaret: "a x b" veya "a . b", "a çarpı b" diye okunur.

ÇIKAR Nedir?

Dolaylı bir biçimde elde edilen kazanç, menfaat, yarar: "Kimse siyasi ve kişisel çıkar yahut nüfuz sağlama amacıyla dince kutsal sayılan şeyleri istismar edemez ve kötüye kullanamaz."- Anayasa.

ÇIKARMA Nedir?


1 . Çıkarmak işi, emisyon.
2 . askerlik Düşman kıyılarına gemi, bot vb.nden asker indirme, asker çıkarma.
3 . matematik Dört işlemden biri, çıkarmak işlemi, tarh.

ÇIKARMAK Nedir?


1 . Birinin veya bir şeyin çıkmasını sağlamak, çıkmasına sebep olmak: "Çantasından çok sayfalı, maroken kaplı küçük bir defter çıkardı."- Ö. Seyfettin.
2 . (-i) Sonunu getirmek: "Bu para ile ayı çıkarırız."- .
3 . (-i) Anlamak, ne olduğunu bilmek, sezmek.
4 . (-i) Bulmak, ortaya koymak: "Yalanını çıkarmak. Yanlışını çıkarmak."- .
5 . (-i) Hatırlamak: "Adamı nereden tanıdığımı tam olarak çıkarmaya çalıştım."- N. Cumalı.
6 . (-i, -den) Öfke, hırs, acı vb.nin zararını çektirmek: "Öfkesini benden çıkardı."- .
7 . (-i, -den) Sağlamak, elde etmek: "Ekmeğini taştan çıkarmak."- .
8 . (-i, nsz) Gibi göstermek, bir davranış yüklemek: "Birini hırsız çıkarmak. Suçlu çıkarmak."- .
9 . Sindirim yolundan dışarı atmak.
10 . İlgisini keserek uzaklaştırmak. 1
1 . (-i) Giysi, ayakkabı vb.ni vücuttan ayırmak, soymak: "İhtiyar hatun, onun ayakkabılarını ve ceketini çıkarıp çekilip gitmişti."- S. F. Abasıyanık. 1
2 . (-i) Yayımlamak: "Gençlerin tenkitlerini gördü, yeni çıkardıkları edebiyat tarihlerini karıştırdı."- O. S. Orhon. 1
3 . (-i) Gidermek: "Lekeyi çıkarmak."- . 1
4 . (nsz) Sebep olmak, yol açmak: "Bir dedektif bürosu açmış, hükûmet zorluk çıkardığından kapatmıştı."- R. H. Karay. 1
5 . (nsz) Yapmak, üretmek: "Bu terzi çok iş çıkarıyor."- . 1
6 . (-e, nsz) Sunmak: "Konuklara çerez çıkardı."- . 1
7 . (-e, -i) Göstermek: "Sosyeteye bir ustabaşıyı kocam diye çıkaracaksın."- M. Ş. Esendal. 1
8 . (-i, -le) Bir şeyi bir örneğe göre yapmak: "Yeni öğrendiği bir tangoyu piyanoda tek parmakla çıkarmaya çalışan İlhami..."- H. Taner. 1
9 . (nsz) Yollamak, göndermek: "Bir adam çıkarıp oğlunu yanına getirtti."- .
20 . (nsz) Yükü boşaltmak: "Karşıki kıyıda yün denkleri çıkaran gemiye haykırdık, işaretler ettik."- R. H. Karay. 2
1 . (nsz) Resim yapmak. 2
2 . (nsz) Fotoğraf çektirmek. 2
3 . (-i), mecaz Söylemek: "Bu dedikoduyu ortaya mutlak bizim arkadaş çıkarmıştır."- O. C. Kaygılı. 2
4 . (-i, -den), matematik Üçüncü bir sayı elde etmek üzere belli bir sayıdan, daha az değerli başka bir sayı kadar birim eksiltmek, tarh etmek.

DEĞER Nedir?


1 . Bir şeyin önemini belirlemeye yarayan soyut ölçü, bir şeyin değdiği karşılık, kıymet, valör.
2 . Bir şeyin para ile ölçülebilen karşılığı, paha.
3 . Yüksek ve yararlı nitelik.
4 . Üstün, yararlı nitelikleri olan kimse.
5 . felsefe Kişinin isteyen, gereksinim duyan bir varlık olarak nesne ile bağlantısında beliren şey.
6 . matematik Bir değişkenin veya bilinmeyenin sayı ile anlatımı.
7 . Bir ulusun sahip olduğu sosyal, kültürel, ekonomik ve bilimsel değerlerini kapsayan maddi ve manevi ögelerin bütünü.

GÜZEL Nedir?


1 . Göze ve kulağa hoş gelen, hayranlık uyandıran, çirkin karşıtı: "Güzel kız. Güzel çiçek."- . "Yalının en güzel odası bizimdi."- .
2 . İyi, hoş: "Güzel şey canım, milletvekili olmak!"- Ç. Altan.
3 . Beklenene uygun düşen ve başarı düşüncesi uyandıran: "Güzel bir fırsat."- .
4 . Soyluluk ve ahlaki üstünlük düşüncesi uyandıran: "Güzel duygular. Güzel hareketler."- .
5 . Görgü kurallarına uygun olan.
6 . Sakin, hoş (hava): "Güzel bir gece."- .
7 . Okşayıcı, aldatıcı, kandırıcı: "Güzel vaatler."- .
8 . Pek iyi, doğru: "Güzel güzel amma!"- .
9 . isim Güzel kız veya kadın.
10 . isim Güzellik kraliçesi. 1
1 . zarf Hoşa giden, beğenilen, iyi, doğru bir biçimde: "Güzel konuştu."- . 1
2 . zarf Adamakıllı, şiddetli: ": Karıkoca bu kuzu yüzünden güzel bir kavga ettiler"- Ö. Seyfettin.

KÜÇÜK Nedir?


1 . Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse.
2 . Küçük abdest.
3 . sıfat Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı: "Bir aralık başımın üstünde kartaldan küçük, atmacadan büyük yırtıcı kuşlardan birinin döndüğünü gördüm."- M. Ş. Esendal.
4 . sıfat Yaşı daha az olan: "Ortanca ve küçük ablalar ... beni, arabanın beklediği sokağa indirdiler."- R. N. Güntekin.
5 . sıfat Niceliği az olan: "Kimseden en küçük bir alaka görmüyordum."- S. F. Abasıyanık.
6 . sıfat Niteliği aşağı olan, bayağı: "Küçük adam."- .
7 . sıfat Geri aşamada: "Küçük bir memur."- .
8 . sıfat Değersiz, önemsiz: "Bu iyi temiz, sıhhatli, küçük insanların uykusu bambaşka bir şey."- S. F. Abasıyanık.
9 . sıfat Kısık, parlak olmayan (ses): "Küçük, tatlı bir sesle kovboy şarkıları söyledi."- R. H. Karay.

VEYA Nedir?


1 . Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut: "Ben Atatürk'le üç veya iki defa karşılaştım."- B. Felek.
2 . Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olursa kullanılan bir söz: "Sen, ben veya başka birileri."- .

A A D G I I K M N R Ş Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

11 Harfli Kelimeler

Şıngırdamak,

10 Harfli Kelimeler

Aşındırmak, Kaşındırma, Şıngırdama,

9 Harfli Kelimeler

Andırışma, Aşındırma, Şıkırdama,

8 Harfli Kelimeler

Andırmak, Danışmak, Irganmak, Kandırış, Kandırma, Karındaş,

7 Harfli Kelimeler

Andırış, Andırma, Anırmak, Ardışık, Arınmak, Arınmış, Aşınmak, Aşırmak, Danışık, Danışma, Irgamak, Irganma, Kadırga, Kandıra, Kanırma, Karaşın, Kargıma, Karınma, Karışım, Karışma, Kaşınma, Kındıra, Kırınma, Kırışma, Mandıra, Şımarık, Şırınga,

6 Harfli Kelimeler

Akdarı, Akışma, Anırış, Anırma, Arınış, Arınma, Aşınım, Aşınma, Aşırma, Dargın, Dışarı, Dışrak, Ikınma, Iramak, Irgama, Işımak, Kadran, Kandaş, Kargın, Kargış, Karıma, Karşın, Kaşıma, Kınama, Kırgın, Mandar, Mangır, Maşrık, Namdar, Şakıma, Şamdan, Şırnak,

5 Harfli Kelimeler

Adamı, Adına, Akman, Akran, Akşam, Akşın, Andık, Anmak, Ardak, Argın, Arşın, Aşırı, Aşkın, Aşmak, Damak, Damar, Damga, Danış, Daraş, Dışık, Dışkı, Drama, Gıdık, Gıdım, Irama, Irmak, Işıma, Işkın, Kadar, Kadın, Kaman, Kamga, Kamış, Kanış, Kanma, Karga, Kargı, Karın, Karış, Karma,

4 Harfli Kelimeler

Adak, Adam, Adaş, Adım, Akar, Akım, Akın, Akış, Akma, Aman, Anam, Anık, Anka, Anma, Arak, Arda, Arık, Arış, Arka, Arma, Aşar, Aşık, Aşım, Aşma, Dama, Dana, Dang, Dank, Dara, Darı, Dram, Gama, Gard, Gark, Gıda, Gına, Gram, Irak, Işık, Işın,

3 Harfli Kelimeler

Ada, Aka, Akı, Ama, Ana, Anı, Ara, Arı, Ark, Arş, Aşı, Aşk, Dam, Dar, Dış, Gak, Gam, Gar, Gık, Gır, Ira, Irk, Kam, Kan, Kar, Kaş, Kın, Kır, Kış, Maş, Nam, Nar, Ram, Şad, Şak, Şan, Şık,

2 Harfli Kelimeler

Ad, Ak, Am, An, Ar, Aş, Ra,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.