ISRAR (TDK)

Direnme, ayak direme, üsteleme, üstünde durma: "Fakat o, perde perde ısrarı artırıyor, ağlıyor, lalamın çıplak ayaklarını öpmeye kalkıyordu."- R. N. Güntekin.

Israr kelimesi baş harfi I son harfi R olan bir kelime. Başında I sonunda R olan kelimenin birinci harfi I , ikinci harfi S , üçüncü harfi R , dördüncü harfi A , beşinci harfi R . Başı I sonu R olan 5 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

AĞLI Nedir?

Ağı bulunan. Ağlı özel, isim (a'ğlı) Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri.

ARTI Nedir?


1 . Toplama işleminde + işaretinin adı, zait.
2 . sıfat, matematik Sıfırdan büyük, önünde artı işareti bulunan (sayı), eksi karşıtı, pozitif.
3 . mecaz Fazlalık: "Alışkanlıklarımız artılarıyla eksileriyle nelerdir, aktarılmıyor çocuklarımıza."- N. Meriç.

AYAK Nedir?


1 . Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü.
2 . Bacak.
3 . Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek veya bunlardan her biri: "İskemlenin bir ayağı kırık. Bu köprünün dört ayağı var."- .
4 . Vücudun belden aşağı bölümü: "Ayağına bir pantolon çekti."- .
5 . Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi: "Senin ayağınla köye akşama kadar varamayız."- .
6 . Basamak.
7 . Fut.
8 . Futun küpü alınarak hesaplanan değer.
9 . halk ağzında Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste.
10 . eskimiş Yarım arşın veya 30,
5 cm uzunluğundaki ölçü birimi, kadem. 1
1 . coğrafya Göl ayağı. 1
2 . edebiyat Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. 1
3 . edebiyat Halk edebiyatında uyak: "Mânicilerin kafa yormadan buldukları ayaklar Cenap'ı şaşkınlıktan şaşkınlığa sürükler."- S. Birsel. 1
4 . matematik Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta: "Dikme ayağı."- . 1
5 . spor Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. 1
6 . spor Altılı ganyanda yer alan her bir koşu.

ÇIPLAK Nedir?


1 . Soyunmuş durumda olan vücudun resmi, nü.
2 . sıfat Üstünde bulunması gereken giysi, örtü vb. bulunmayan, üryan, nü, cıbıl, cıbıldak: "Kız, çıplak tabanlarını bozuk yolda şaplata şaplata köyün içerisine doğru uzaklaştı."- E. E. Talu.
3 . sıfat Saçsız (baş).
4 . sıfat Üzerinde yeşillik olmayan (arazi): "Irmağın başında kocaman, çıplak bir tek kavak vardı."- H. E. Adıvar.
5 . sıfat İçinde gerekli eşya bulunmayan: "Ankara tepelerinin birinde, boz renkli bir binanın çıplak ve dar bir odasında onunla karşı karşıyayız."- Y. K. Karaosmanoğlu.
6 . sıfat, mecaz Yoksul (kimse): "Askerliğini yapmamış, beş parasız, çıplak bir Cemal'in nesi vardı evlenilecek?"- N. Cumalı.
7 . sıfat, mecaz Yalın, süssüz: "Çıplak bir anlatım."- .
8 . sıfat, mecaz Olduğu gibi, apaçık.

DİREN Nedir?

Dirgen.

DİRENME Nedir?

Direnmek işi, karşı koyma, dayanma, inat etme, ısrar etme, mukavemet etme.

DURMA Nedir?


1 . Durmak işi.
2 . Eğleşme, eğlenme, tevakkuf.

ISRAR Nedir?

Direnme, ayak direme, üsteleme, üstünde durma: "Fakat o, perde perde ısrarı artırıyor, ağlıyor, lalamın çıplak ayaklarını öpmeye kalkıyordu."- R. N. Güntekin.

LALA Nedir?


1 . Çocuğun bakım, eğitim ve öğretimiyle görevli kimse: "Mekteple ev arasında daima bir lalanın refakatinde gidip gelmeye alıştı."- Y. K. Karaosmanoğlu.
2 . tarih Şehzadelerin özel eğitmenleri.
3 . ünlem, tarih Padişahların vezirlerine seslenirken kullandıkları bir söz.

ÖPME Nedir?

Öpmek işi: "İlk defa arkadaşının yanında boynuma sarılıp beni öpmeye başlamıştı."- H. E. Adıvar.

PERDE Nedir?


1 . Görüşü, ışığı engellemek, bir şeyi gizlemek için pencereye veya bir açıklığın önüne gerilen örtü: "Perdeleri nasıl kendi eliyle pencerelere taktığını ... düşündü."- Y. K. Karaosmanoğlu.
2 . Üzerine bir cismin görüntüsü yansıtılan saydam olmayan yüzey: "Sinema perdesi. Karagöz perdesi."- .
3 . İki yeri birbirinden ayıran bölme: "Duvarın önüne çekilen tahta perdeye yapıştırılmış ilanlara bakıyordu."- M. Ş. Esendal.
4 . Seste pes perde: "Sonra da ince ve çok acıklı bir perdeden şarkı söylemeye başladı."- A. Mithat.
5 . mecaz Doğruyu görmeye engel olan şey: "Bu sözü duyunca gözlerimdeki perde kalkıverdi."- .
6 . hayvan bilimi Kaz, ördek, martı gibi hayvanların parmaklarını birbirine bitiştiren zar.
7 . müzik Bir müzik parçasını oluşturan seslerden her birinin kalınlık veya incelik derecesi.
8 . müzik Bu ses derecelerini sağlamak için çalgılarda bulunup parmaklarla basılan yer.
9 . tıp (***) Katarakt: "Gözlerine perde inmiş."- .
10 . tiyatro Bir sahne eserinin büyük bölümlerinin her biri: "Oyunun üç perdesi de böyle alkışlar içinde geçti."- M. Ş. Esendal.

ÜSTE Nedir?

Fazladan, ayrıca.

ÜSTEL Nedir?

Üstü olan.

ÜSTELEME Nedir?

Üstelemek işi, tekit: "Yahya Kemal abartmayı, üstelemeyi Doğuluların bir kusuru olarak görür."- S. Birsel.

ÜSTÜN Nedir?


1 . Benzerlerine göre daha yüksek bir düzeyde olan, onları geride bırakan: "Zekâsının işlek, hatasız ve çok üstün olduğunu bir daha anlıyorum."- R. H. Karay.
2 . Birine veya bir şeye göre nitelik bakımından daha yüksek, daha elverişli olan, faik.

A I R R S Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

5 Harfli Kelimeler

Israr,

4 Harfli Kelimeler

Asır, Sarı, Sıra,

3 Harfli Kelimeler

Arı, Ası, Ira, Sır,

2 Harfli Kelimeler

Ar, As, Ra,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.