ISMARLAMAK (TDK)


1 . Bir şeyin yapılmasını veya getirilmesini, bu işlerle uğraşan birine söylemek, sipariş etmek: "Elbise için kumaş ısmarladım."- M. Yesari.
2 . Parasını kendi ödeyerek başkaları için yiyecek veya içecek getirilmesini söylemek: "Siz bana bir konyak daha ısmarlayın."- M. Ş. Esendal.
3 . Kendi için bir şey alınmasını başkasına söylemek: "Çarşıya gidiyorum, bir şey ısmarlayacak mısınız?"- .
4 . (-i, -e) Bir şeyin, bir kimsenin bakılmasını, korunmasını birine veya birinin gözetilmesine bırakmak, emanet etmek: "Baban seni bana ısmarladı."- .
5 . (-e) Bir işin yapılmasını, bırakılmasını veya o işten vazgeçilmesini söylemek: "Ben sana böyle mi ısmarlamıştım?"- .

Ismarlamak kelimesi baş harfi I son harfi K olan bir kelime. Başında I sonunda K olan kelimenin birinci harfi I , ikinci harfi S , üçüncü harfi M , dördüncü harfi A , beşinci harfi R , altıncı harfi L , yedinci harfi A , sekizinci harfi M , dokuzuncu harfi A , onuncu harfi K . Başı I sonu K olan 10 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ALIN Nedir?


1 - Yüzün, kaşlarla saçlar arasındaki bölümü.
2 - (Kimi şeylerde) Ön, ön yüz, (ön) cephe, alnaç.
3 - karşı.

BAKILMA Nedir?

Bakılmak işi.

BANA Nedir?

Ben zamirinin yönelme durumu ekli biçimi.

BAŞKA Nedir?


1 . Bilinenden ayrı, değişik, farklı, özge: "Yıllar sonra olaya başka bir açıdan bakabildim."- H. Taner.
2 . Nitelik yönünden alışılmışın dışında bir üstünlüğü olan: "Bütün bunlar beni herkesten başka bir insan yapmıyor."- H. E. Adıvar.
3 . edat "Ayrıca, üstelik, bir yana" anlamlarında -dan / -den başka biçiminde kullanılan bir söz.

BIRAKMA Nedir?


1 . Bırakmak işi.
2 . Salıverme, terk.

BIRAKMAK Nedir?


1 . Elde bulunan bir şeyi tutmaz olmak.
2 . (nsz) Koymak: "Mermer masaya bir yirmi beşlik bıraktı."- T. Buğra.
3 . Bir işi başka bir zamana ertelemek: "Gezmeyi haftaya bıraktık."- .
4 . Unutmak: "Acaba eldivenlerimi nerede bıraktım?"- .
5 . Bulunduğu yeri veya durumu değiştirmemek.
6 . Saklamak, artırmak: "Paranın bir kısmını bırak!"- .
7 . Bir işin sorumluluğunu, yükümlülüğünü başkasına vermek, görevlendirmek: "Cemal Paşa'da anlamadığı işi ehline bırakmak meziyeti vardı."- F. R. Atay.
8 . (nsz) Engel olmamak: "Bırak, burasını benim defterimden okuyayım."- Ö. Seyfettin.
9 . Sarkıtmak: "Saçlarını omzuna bırakmış."- .
10 . (nsz) Ölen, ayrılan birinden iş, kişi, nesne vb. şeyler kalmak: "Hayata gözlerini kaparken ardında yedi yaşında bir oğul, on iki yaşında bir kız bırakıyordu."- C. Uçuk. 1
1 . Bir alışkanlıktan veya bir işten vazgeçmek: "Gerçekten sigarayı bıraktı, bıraktı ama huzuru da sükûnu da kalmadı."- H. E. Adıvar. 1
2 . (nsz) Uğraşmaz olmak, artık uğraşmamak: "Bu yazarın bir de Fransızca kitabını almıştım ama sıkılmış bırakıvermiştim."- R. H. Karay. 1
3 . (nsz) Bıyık veya sakal uzatmak. 1
4 . (nsz) Özgürlük vermek, hürriyetine kavuşmasını sağlamak: "Bıraksam acaba beyaz bir çift güvercin gibi uçarlar mı?"- R. H. Karay. 1
5 . Boşamak: "Bıraktıkları zevcelerini yine canları isterse tekrar alabilirler."- Ö. Seyfettin. 1
6 . Kötü bir durumda terk etmek. 1
7 . Ayrılmak, terk etmek: "Mahalle arasındaki küçük dükkânını bırakarak karısını, şehrin başka bir tarafında bir eve yerleştirdi."- P. Safa. 1
8 . Sınıf geçirmemek, döndürmek: "Öğretmen üç tembel çocuğu bıraktı."- . 1
9 . (-e) Bir pazarlıkta, belli bir fiyata vermeyi kabul etmek: "Başkalarına on ikiye veriyoruz ama, sana onar kuruştan bırakayım."- M. Ş. Esendal.
20 . (-i, -e) Bakılmak, korunmak için vermek: "Eşyamı size bırakacağım."- . 2
1 . (nsz) Yanına almamak, yanında götürmemek: "Telgrafhanede bir zabit bırakarak işinin başına gitmesini rica ettim."- Atatürk. 2
2 . (-i, -e) Sahiplik hakkını başkasına vermek: "Bizim komşu bütün malını Kızılay'a bırakmış."- . 2
3 . (nsz) Yapışık olan bir şey yapışıklıktan kurtulmak. 2
4 . (nsz) Bulunduğu veya dokunduğu yerde bir şey oluşturmak, meydana getirmek: "İz bırakmak. Leke bırakmak."- .

BİRİ Nedir?

ya da.

BİRİ Nedir?


1 - Bir tanesi.
2 - Bilinmeyen bir kimse.
3 - Olumsuz nitelik gösteren bir tamlayanla, kendisinden küçümsemeyle söz eden kimse.

BÖYLE Nedir?


1 . Bunun gibi, buna benzer: "Ah Şaban'ın böyle bir çocuğu, böyle bir karısı olsaydı!"- H. E. Adıvar.
2 . zarf Bu yolda, bu biçimde, hakeza: "Böyle acıklı şeyleri ne diye yazıyorum bilmem ki?"- A. Gündüz.
3 . zarf Bu derece: "Böyle bir sevmek görülmemiştir."- A. İlhan.
4 . zarf İçinde "ne, nasıl" vb. sorular bulunan cümlelerin sonuna geldiğinde o cümlede anlatılan şeyin hoş karşılanmadığını veya ona şaşıldığını anlatan bir söz: "Maşallah, dedi, nereden teşrif böyle?"- P. Safa.

DAHA Nedir?


1 . Şimdiye kadar, henüz: "Daha kimse gelmemiş. Daha bir saat olmadı."- .
2 . Var olana, elde bulunana ek olarak, olana katarak: "Bir kızım daha olsaydı, adını Meliha koyardım."- P. Safa.
3 . Kendisinden sonra üçüncü kişi iyelik eki alan bir sıfatla birlikte sözü edilen konuda en önemli durumu belirtmek için kullanılan bir söz: "Daha kötüsü treni de kaçırdık."- .
4 . Bundan başka, bunun dışında: "Daha çiçekleri de sulayacağım."- H. Taner.

EMANET Nedir?


1 - Korunmak için birine ya da bir yere bırakılan eşya, kimse vb. , insan, °vedia.
2 - Bir kimseyle birine gönderilen para, eşya vb. .
3 - Eşyanın emanet olarak bırakıldığı yer.
4 - Geri verilmek üzere alınan.
5 - Kimi devlet dairelerine verilen ad.
6 - Can.

ESEN Nedir?

Ruhsal ve bedensel olarak sağlıklı, sıhhatli, salim.

ETME Nedir?

Etmek işi.

ETMEK Nedir?


1 . Bir işi yapmak: "Şemsi, sıra düştükçe emlak komisyonculuğu ediyordu."- H. Taner.
2 . "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak: "İyi ettiniz de geldiniz."- .
3 . (-i) Bulmak, erişmek: "Hemşerileri gelir, kemençe gibi bir çalgıyla sabahı ederlerdi."- R. H. Karay.
4 . (-i, -den) Birini bir şeyden yoksun bırakmak.
5 . Eşit değer kazanmak: "İki iki daha dört eder."- .
6 . Herhangi bir değerde olmak: "Kira dâhil olduğu hâlde aylık masrafımız tam beş lira ediyordu."- Ö. Seyfettin.
7 . Kötülükte bulunmak: "Ah, iki bardak süt sen bana neler ettin?"- S. F. Abasıyanık.
8 . (-e) Küçük veya büyük abdestini yapmak: "Çocuk altına etti."- .

GETİRİ Nedir?


1 . Faiz: "Yıllık getiri."- .
2 . ticaret Kazanç.
3 . Yarar: "Bu çalışmanın bana getirisi çok oldu."- .

GİDİ Nedir?


1 . Azarlama sözü: "Seni gidi seni!"- .
2 . Bir şeye duyulan özlem ve isteği belirtmek için kullanılan bir söz: "Hey gidi günler hey! Hey gidi gençlik hey!"- .
3 . sıfat, halk ağzında Ahlaksız, pezevenk.

GÖZE Nedir?


1 . Hücre.
2 . halk ağzında Su kaynağı.

GÖZETİLME Nedir?

Gözetilmek işi.

İÇECEK Nedir?

İçilen her şey, meşrubat: "Burada yiyecek, içecek her şey var."- .

İŞTE Nedir?


1 . Bir şey gösterilirken veya bir şeye işaret edilirken söylenen bir söz, aha, ahacık: "Hani kitap? - İşte size anlattığım adam. İşte, korktuğum başıma geldi."- .
2 . Anlatılan bir sözün sonucuna gelindiğini gösterir: "İşte bütün manzara budur!"- R. E. Ünaydın.
3 . Anlatılan şeye dikkat çekmek için kullanılan bir söz: "Ekmek, peynir, yumurta, marul, limon, ne bulursan al işte."- N. Cumalı.

KENDİ Nedir?


1 . İyelik ekleri alarak kişilerin öz varlığını anlatmaya yarayan dönüşlülük zamiri, zat.
2 . Kişiler üzerinde direnilerek durulduğunu anlatan bir söz: "Kendisi gelsin. Kendimiz görmeliyiz."- .
3 . Bir işte başkalarının etkisi bulunmadığını belirten bir söz: "Kendi yapacağı işi bırakır, âleme öğüt vermeye kalkar."- B. Felek.
4 . "Kendisi, kendileri" biçiminde bazen saygı duygusuyla veya söz konusu olanları amaçlayarak o ve onlar yerine kullanılan bir söz: "Kendileri evde yoklar mı?"- .

KİMSE Nedir?

Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi: "Kimsenin girdisi çıktısı, alacağı borcu ile uğraşmak istemiyordum."- N. Cumalı.

KONYAK Nedir?

İspirto derecesi yüksek, özel kokulu, kiremit renginde bir tür içki, kanyak: "Senin için bir şişe rakı, kendime de konyak aldım."- R. H. Karay.

KORU Nedir?

Bakımlı küçük orman: "Arkamda çam korularının parça parça neftîleştirdiği yeşil bir dağ."- R. H. Karay.

KORUN Nedir?

Üst derinin en dış tabakası: "Korun tabakası deriyi koruyan bir oluşumdur."- .

KORUNMA Nedir?

Korunmak işi: "En iyi korunma çaresi yeşil dal altlarına sinmeye kaldı!"- H. Taner.

KUMAŞ Nedir?


1 . Pamuk, yün, ipek vb.nden makinede dokunmuş her türlü dokuma: "Her şey, esvap ve eşya Bursa'da dokunan ipek kumaşlardan yapılmıştır."- F. R. Atay.
2 . mecaz Varlığı ve kişiliği oluşturan nitelik veya malzeme.

PARA Nedir?


1 . Devletçe bastırılan, üzerinde değeri yazılı kâğıt veya metalden ödeme aracı, nakit.
2 . Kazanç: "Balıkçılıkta para vardır ama dalgıçlık kadar genç işidir."- S. F. Abasıyanık.
3 . eskimiş Kuruşun kırkta biri.

SANA Nedir?

Sen zamirinin yönelme durumu.

SİPARİŞ Nedir?


1 . Bir şeyin yapılmasını, gönderilmesini, getirilmesini isteme, ısmarlama.
2 . Yapılması ısmarlanan şey: "Bütün bu siparişleri bir ayrı deftere kaydetmeyi unutmazmış."- A. Ş. Hisar.
3 . eskimiş Birinin kendi maaşından kesilerek başkasına gönderdiği, ödediği aylık para: "Bu kadının oğlundan 300 lira siparişi vardır."- .

SÖYLEM Nedir?


1 . Söyleyiş, söyleniş, sesletim, telaffuz.
2 . Kalıplaşmış, klişeleşmiş söz, ifade.
3 . Bir veya birçok cümleden oluşan, başı ve sonu olan bildiri, tez.

SÖYLEME Nedir?

Söylemek işi: "Düşündüğümü açıkça söylemeyi tercih ettim."- R. H. Karay.

SÖYLEMEK Nedir?


1 . Düşündüğünü veya bildiğini sözle anlatmak: "Bu konak için de yine senelerden beri aynı şeyi söylerim."- R. N. Güntekin.
2 . Bir düşünceyi ileri sürmek, ortaya atmak: "Hececiler kendilerinden sonra yeni bir edebî neslin yetişmediğini söylüyorlar."- S. F. Abasıyanık.
3 . Yapılmasını istemek: "Biraz sonra nazırın yine beni istediğini söylediler."- F. R. Atay.
4 . (nsz) Türkü, şarkı vb. okumak: "Kanto söyler gibi hareketler ve taklitlerle söylediği şarkılar pek eğlenceli şeylerdi."- R. N. Güntekin.
5 . (nsz) Yazmak, düzmek: "Şiir söylemek."- .
6 . (-e) Haber vermek: "Benim burada nasıl yaşadığımı görenler gidip babama da söylerler."- A. Ş. Hisar.
7 . (-i, -e) Önceden bildirmek, tahmin etmek: "Bir değil iki tane olduğunu size söylemiştim."- R. H. Karay.
8 . (nsz), mecaz Herhangi bir şeyi bildirmek, anlatmak, demek istemek, hatırlatmak: "Ne söyler bu türküler / Ay karanlık gecelerde yüzen gemiler."- N. Cumalı.

UĞRA Nedir?

Yufka açılırken hamurun tahtaya yapışmaması için serpilen kalın un.

UĞRAŞ Nedir?


1 . Bir insanın yaptığı iş veya meslek, iş güç, meşguliyet.
2 . Bir kimsenin kendi isteğiyle seçerek ve zevk alarak yaptığı iş, iş güç, meşguliyet.
3 . Bir güçlüğü yenmek için gösterilen sürekli çaba, mücadele.

VAZGEÇİLME Nedir?

Vazgeçilmek işi veya durumu.

VEYA Nedir?


1 . Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut: "Ben Atatürk'le üç veya iki defa karşılaştım."- B. Felek.
2 . Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olursa kullanılan bir söz: "Sen, ben veya başka birileri."- .

YAPI Nedir?


1 . Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina.
2 . Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon.
3 . Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme: "Kırıkkale yapısı bir tabanca."- .
4 . Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür: "Yapısı sağlam, güzel bir erkekti."- Y. Z. Ortaç.
5 . Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür: "Dil yapısı. Cümle yapısı."- .
6 . felsefe Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün.
7 . toplum bilimi Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür.

YAPILMA Nedir?


1 . Yapılmak işi.
2 . sıfat Yapılmış: "Eve gelince sokak elbiselerini, yumuşak Fransız flanelinden yapılma ev elbiseleriyle değiştirirdi."- C. Uçuk.

YİYECEK Nedir?


1 . Yenmeye elverişli olan her şey: "İçkiden yiyeceğe kadar her şeyi gemilere bu müessese temin ederdi."- S. F. Abasıyanık.
2 . sıfat Yenebilen.

A A A I K L M M R S Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

10 Harfli Kelimeler

Ismarlamak,

9 Harfli Kelimeler

Ismarlama, Sıralamak,

8 Harfli Kelimeler

Arıklama, Arılamak, Iraksama, Iralamak, Iskalama, Makaralı, Mırlamak, Sarılmak, Sıralama, Sırlamak,

7 Harfli Kelimeler

Aksırma, Alarmak, Arılama, Asılmak, Asmalık, Iralama, Islamak, Kalamar, Karamsı, Karasal, Karılma, Karlama, Kasılma, Kısalma, Makaslı, Makrama, Malkara, Markalı, Maskara, Mırlama, Mıskala, Rakamlı, Saklama, Salkıma, Sarılma, Sırlama,

6 Harfli Kelimeler

Akasma, Aklama, Aksama, Alarma, Amalık, Amasra, Araklı, Aralık, Aramak, Arkalı, Armalı, Asalak, Asılma, Asmalı, Iklama, Iramak, Irksal, Islama, Kamalı, Kamara, Karalı, Karama, Karıma, Karslı, Kasalı, Kasara, Kırsal, Makara, Malama, Malkar, Marsık, Masara, Maslak, Mıskal, Sakalı, Salkım, Salmak, Saraka, Saralı, Sarkıl,

5 Harfli Kelimeler

Akala, Aksam, Alaka, Alarm, Alkım, Almak, Araka, Arama, Asklı, Aslık, Asmak, Irama, Irmak, Islak, Kalas, Kalım, Kalma, Karlı, Karma, Kasım, Kasır, Kaslı, Kasma, Kılma, Kırma, Kısma, Makam, Makas, Malak, Mamak, Maral, Marka, Masal, Mısra, Rakam, Rakım, Ramak, Sakal, Sakar, Saklı,

4 Harfli Kelimeler

Akar, Akıl, Akım, Aklı, Akma, Alık, Alım, Alma, Amal, Amma, Arak, Arık, Arka, Arlı, Arma, Arsa, Asal, Asar, Asık, Asıl, Asım, Asır, Askı, Asla, Asma, Irak, Iska, Kala, Kama, Kara, Karı, Kars, Kasa, Kısa, Klas, Kral, Laka, Lama, Mala, Mama,

3 Harfli Kelimeler

Aka, Akı, Aks, Ala, Ama, Ara, Arı, Ark, Asa, Ası, Ask, Ira, Irk, Kal, Kam, Kar, Kas, Kıl, Kır, Lak, Lam, Mal, Mas, Ram, Sak, Sal, Sam, Sık, Sır,

2 Harfli Kelimeler

Ak, Al, Am, Ar, As, La, Ra,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.