ISIRMAK (TDK)


1 . Dişleri arasına alıp sıkmak: "Dolu bir kadeh içti ve meze yerine alt dudağını ısırdı."- A. Gündüz.
2 . (nsz) Dişleriyle koparmak: "Koparın bir tane de ısırın bakın..."- S. F. Abasıyanık.
3 . Rüzgâr sert esmek, keskin bir biçimde etkilemek: "Ayaz insanın yüzünü ısırıyordu."- T. Buğra.
4 . Kumaş dalamak, kaşındırmak.

Isırmak kelimesi baş harfi I son harfi K olan bir kelime. Başında I sonunda K olan kelimenin birinci harfi I , ikinci harfi S , üçüncü harfi I , dördüncü harfi R , beşinci harfi M , altıncı harfi A , yedinci harfi K . Başı I sonu K olan 7 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

BİÇİM Nedir?

Biçme işi: "Buğday biçim zamanı."- . biçim (II) isim
1 . Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkal: "İtalya elçiliği bugüne değin ilk biçimini korumuştur."- S. Birsel.
2 . Yakışık alan şekil, uygun şekil: "Söylediklerimden çok, söyleyiş biçimi etkili oluyor kalabalığın üstünde."- A. İlhan.
3 . Herhangi bir şeyin benzeri.
4 . Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form.
5 . Tarz: "İngiliz biçimi ceketler, sıcak iklimler için yapılmış kısa pantolonlar."- F. R. Atay.
6 . bilişim Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format.
7 . bilişim Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu.
8 . edebiyat Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil: "Gazel, mesnevi, rubai, sone birer şiir biçimidir."- .

BUĞRA Nedir?

Erkek deve, iki hörgüçlü deve, buğur.

DALAMAK Nedir?


1 . Köpek, kurt vb. hayvanlar dişlemek, ısırmak: "Köpek mi daladı seni?"- H. R. Gürpınar.
2 . Zehirli böcek, ısırgan otu, sert kumaş dokunarak teni acıtmak veya kaşındırmak.

ESMEK Nedir?


1 - (Hava için) Bir yönden bir yöne akmak, hareket etmek, rüzgâr olmak.
2 - Yapılması önce düşünülmüş olmayan ya da beklenmeyen bir şeyi yapmaya birdenbire karar vermek.

ETKİ Nedir?


1 . Bir kimse veya nesnenin başka bir kişi veya şey üzerindeki gücü, tesir: "Bu etki, genç kuşak konservatuvar mezunlarında yerini daha doğal bir Türkçeye bırakıyor."- H. Taner.
2 . Bir etken veya bir sebebin sonucu: "Tokadın etkisi kötü oldu."- .
3 . mecaz Bir kimse üzerinde bırakılan izlenim: "Sustu, istediği etkiyi tam olarak yapmak için olmalıydı bu."- T. Buğra.

ETKİLEME Nedir?

Etkilemek işi, tesir.

ETKİLEMEK Nedir?


1 . Etkiye uğratmak, tesir etmek: "Toplumu etkileyen olaylara herkes kendi yorumunu katıyor."- N. Cumalı.
2 . Karşısındaki kişiyi kendi duygu ve istekleri doğrultusuna yöneltmek.

GÜNDÜZ Nedir?


1 . Günün sabahtan akşama kadar süren aydınlık bölümü.
2 . zarf Gündüz vaktinde: "Gündüz çalışmalı, gece uyumalı."- .

İNSAN Nedir?


1 . İki eli bulunan, iki ayak üzerinde dolaşan, sözle anlaşan, akıl ve düşünme yeteneği olan en gelişmiş canlı.
2 . Kişi, şahıs, âdemoğlu, âdem evladı: "O yaşta insan hiç düşünmeden sadece yaşamaya bakar."- H. Taner.
3 . sıfat, mecaz Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse).

KADEH Nedir?


1 . İçki içmeye yarayan ayaklı bardak: "Şimdi kadehleri masaya diziyordu."- R. H. Karay.
2 . sıfat Bu bardağın alabileceği miktarda olan.

KAŞINDIRMA Nedir?

Kaşındırmak işi.

KAŞINDIRMAK Nedir?

Kaşınmasına yol açmak, kaşıntı vermek.

KESKİN Nedir?


1 . Çok kesici, iyi kesen: "Sonunda keskin bir taşı testere gibi kullanarak ipi incelte incelte kopardı."- H. R. Gürpınar.
2 . mecaz Tiz (ses): "Bir kadın sesiydi bu. İnce ve keskin, dikkati hemen kapan ve bırakmayan bir ses."- P. Safa.
3 . mecaz Kırıcı, incitici: "En yakın dostlarının bile kusurlarını keskin bir dille yüzlerine vururmuş."- H. Taner.
4 . mecaz Etkili, sert: "Nihayet güneş doğdu, sis ve duman içinde çölün sabahlarında esen serin ve keskin rüzgârla üşüdük."- F. R. Atay.
5 . argo Zampara.

KOPARMA Nedir?


1 . Koparmak işi: "Öte yandan canavar düdükleri de ilk çığlıklarını koparmaya başlamışlardı."- Y. K. Karaosmanoğlu.
2 . spor Halterde ağırlığı kaldırma biçimlerinden biri.

KOPARMAK Nedir?


1 . Kopmasını sağlamak, kopmasına yol açmak: "O koskoca lenduha gibi gövdenle ipi koparırsın da başımıza iş çıkarırsın!"- O. C. Kaygılı.
2 . (nsz) Daldan, ağaçtan alıp toplamak: "Yorulunca omzuma çıkar, çiçek koparmak isterse beni çağırır."- H. E. Adıvar.
3 . (nsz) Birden ve güçlü bir biçimde başlamak veya başlatmak: "Zehra birdenbire iki avucunu da yüzüne kapadı, kısa ve keskin bir çığlık kopardı."- P. Safa.
4 . Zor kullanarak almak.
5 . (-den, -i), mecaz Güçlükle elde etmek: "Bir kızla buluşmuşken bir başkasından söz ya da telefon numarası kopardığı oluyordu."- N. Cumalı.
6 . spor Birlikte koşan yarışçıyı üstün bir çaba ile hızlanıp geçmek.

KUMAŞ Nedir?


1 . Pamuk, yün, ipek vb.nden makinede dokunmuş her türlü dokuma: "Her şey, esvap ve eşya Bursa'da dokunan ipek kumaşlardan yapılmıştır."- F. R. Atay.
2 . mecaz Varlığı ve kişiliği oluşturan nitelik veya malzeme.

MEZE Nedir?


1 . İçki içilirken yenilen yiyecek: "Salatayı, peyniri yenilediler. Bu kadar mezenin yenilip bu kadar içkinin içilmesi gene de bir saat sürmedi."- N. Cumalı.
2 . mecaz Eğlence, alay.

SERT Nedir?


1 - Çizilmesi, kırılması, kesilmesi ya da çiğnenmesi güç olan, pek, katı,yumuşak karşıtı.
2 - Esnekliği az olan, kolayca eğilip bükülmeyen.
3 - Kolay dayanılmayan, zor katlanılan, etkili, "yumuşak" karşıtı.
4 - Hırçın, öfkeli, hiddetli.
5 - Titizlikle uygulanan, sıkı.
6 - Güçlü, kuvvetli.
7 - Sarsıcı niteliği olan, çarpıcı, keskin, hafif karşıtı.
8 - Bağışlaması, hoşgörüsü olmayan.
9 - Gönül kırıcı, katı, ters.
10 - yerb. Minerallerin çizilmeye karşı gösterdikleri direnç.

SIKMA Nedir?


1 . Sıkmak işi.
2 . Bir tür pantolon veya şalvar.
3 . Bayat ekmeğin su ile ıslatılıp sıkılmasıyla elde edilen malzemeyi un, tuz ve suyla yoğurup hamur durumuna getirdikten sonra arasına kavrulmuş soğan, peynir konularak pişirilen bir yemek.
4 . sıfat Sıkılmaya, suyu alınmaya elverişli (portakal).
5 . halk ağzında Dar bir tür kadın yeleği.

SIKMAK Nedir?


1 - Sıkıca kavramak.
2 - Çevresine sarılarak ya da bir şey sararak çepçevre basınç altına almak.
3 - Basınçla suyunu, yağını, sıvı kısmını çıkarıp akıtmak.
4 - Dar gelmek.
5 - Basınçlı bir aygıtla fışkırtmak, püskürtmek.
6 - (Ateşli silahlar için) Tetiği çekip boşaltmak.
7 - Baskı altına almak, üzmek, zorlamak.
8 - Sıkıntı vermek.

TANE Nedir?


1 . Herhangi bir sayıda olan, adet.
2 . Bazı bitkilerin tohumu: "Bu küllerin içinde, kavrulmuş buğday taneleri ... görüyorum."- M. Ş. Esendal.
3 . bitki bilimi Çekirdekli küçük meyve: "Üzüm tanesi. Nar tanesi."- .

YERİNE Nedir?


1 . Bir şeyin veya bir kimsenin yerini almak üzere: "Bana haftalık yerine gündelik ver."- R. N. Güntekin.
2 . Başkasının adına: "Nitekim o gün eksiltmeye kendi yerine onu yollamıştı."- H. Taner.
3 . isim, edebiyat Alegori.

A I I K M R S Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

7 Harfli Kelimeler

Isırmak, Sırımak,

6 Harfli Kelimeler

Isırma, Marsık, Sırıma,

5 Harfli Kelimeler

Irmak, Kasım, Kasır, Kırım, Kırma, Kısım, Kısır, Kısma, Mısır, Mısra, Rakım, Sarık, Sarım, Sıkım, Sıkma, Sımak, Sırık, Sırım, Sırma,

4 Harfli Kelimeler

Akım, Arık, Asık, Asım, Asır, Askı, Irak, Iska, Karı, Kars, Kısa, Mark, Mars, Mask, Rakı, Raks, Sarı, Sıkı, Sıma, Sıra,

3 Harfli Kelimeler

Akı, Aks, Arı, Ark, Ası, Ask, Ira, Irk, Isı, Kam, Kar, Kas, Kır, Mas, Ram, Sak, Sam, Sık, Sır,

2 Harfli Kelimeler

Ak, Am, Ar, As, Ra,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.