IŞIKLANMAK (TDK)

Işıklı duruma gelmek, aydınlanmak, ışımak: "Durum aynı kaldığı hâlde, onun duruma bakış açısı ışıklanır ve sevimli kahkahalarını atmaya başlardı."- H. Taner.

Işıklanmak kelimesi baş harfi I son harfi K olan bir kelime. Başında I sonunda K olan kelimenin birinci harfi I , ikinci harfi Ş , üçüncü harfi I , dördüncü harfi K , beşinci harfi L , altıncı harfi A , yedinci harfi N , sekizinci harfi M , dokuzuncu harfi A , onuncu harfi K . Başı I sonu K olan 10 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

AYDIN Nedir?


1 . Işık alan, ışıklı, aydınlık: "Aydın bir oda."- .
2 . Kültürlü, okumuş, görgülü, ileri düşünceli (kimse), münevver: "Akşam gazetesi, yurt aydınlarıyla konuşarak bizde niçin yazar yetişmediğinin sebeplerini araştırdı."- O. V. Kanık.
3 . Kolayca anlaşılacak kadar açık, vazıh (söz veya yazı).

AYDINLANMA Nedir?


1 . Aydınlanmak işi.
2 . mecaz Bir sorun üzerine gereği kadar bilgi edinme, tenevvür.
3 . fizik Bir yüzeyin, karşısına konulan eşit ışık kaynaklarının sayısı ile orantılı olarak aydınlık görünmesi.

AYDINLANMAK Nedir?


1 . Aydınlık olmak.
2 . mecaz Bir sorun üzerine gereği kadar bilgi edinmek, tenevvür etmek: "Personelin yeteri kadar aydınlandığına kani olduktan sonra iki ciddi alarm denemesi yaptı."- H. Taner.

AYNI Nedir?


1 - Başkası değil, yine o....
2 - Ayırt edilemeyecek kadar benzeri, özdeşi, tıpkısı.
3 - Bir değerde, eşit, özdeş, tıpkı, °müsavi.
4 - Değişmeyen, aralarında ayrım olmayan, eşit.

BAKIŞ Nedir?

Bakma işi: "Bakışları adamakıllı öfkeli olurdu."- S. Birsel.

DURU Nedir?


1 - Bulanıklığı olmayan, temiz, °berrak.
2 - (Ten için) Pürüzsüz.
3 - (Dil, biçem için) Gereksiz yabancı öğelerden arınmış, yalın, karışık olmayan.
4 - Suyu çok, sulu, koyu olmayan (şurup, ayran, çorba vb.).

GELME Nedir?


1 . Gelmek işi.
2 . sıfat Gelmiş olan: "Avrupa'dan gelme bir televizyon."- .
3 . sıfat Yetişme: "İyi aileden gelme çocuk."- .
4 . fizik Bir ışının, kaynağından çıkarak bir ayna yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine erişmesi.

GELMEK Nedir?


1 . Bir yere gitmek, ulaşmak, varmak: "Gurbetten gelmişim yorgunum, hancı."- B. S. Erdoğan.
2 . Geriye dönmek: "... adamı Ödemiş'ten aldım geldim, her masrafını çektim."- N. Cumalı.
3 . Oturmaya, ziyarete gitmek: "Dün akşam amcamlar bize geldi."- .
4 . İsabet etmek: "Kurşun ayağına geldi."- .
5 . Varmak, ulaşmak: "Derslerin artık sonuna geldik. Telgraf geldi."- .
6 . Varlığını sürdürmek, yaşamak, intikal etmek: "Eski çağlardan birçok anıt çağımıza kadar gelmiştir."- .
7 . Ortaya çıkmak, doğmak.
8 . Belli bir süre dolmak: "Vakit kuşluğu aşmış, öğleye geliyordu."- N. Cumalı.
9 . Belli bir zamana ulaşmak.
10 . Kadar olmak: "Boyu ancak omzuna geliyor."- . 1
1 . Çıkmak, yönelmek: "Merak etme, ondan kimseye kötülük gelmez."- . 1
2 . İzlemek, takip etmek: "Çocuklar arkadan geliyordu."- . 1
3 . Bir yerden alınıp bir yere ulaştırılmak: "Kahve Brezilya'dan geliyor."- . 1
4 . Katılmak, eklenmek: "Türkçede ekler kelimelerin sonuna gelir."- . 1
5 . Türemek. 1
6 . Daha önce üzerinde durulmuş olan bir konuya yeniden dönmek: "Şimdi sözü burada kesip asıl konumuza gelelim."- . 1
7 . Sonuç çıkmak: "Bu davranışlardan ne gelir bilinmez."- . 1
8 . Dayanmak, tahammül etmek: "Birazcık üşütmeye gelmiyor, hemen hastalanıyor."- . 1
9 . Kendine yapılan herhangi bir davranış veya durumu iyi karşılamak: "Kadri o adamlardandır ki iyi davranmaya, yüz vermeye gelmez."- M. Ş. Esendal. "Bizim baştan savma işe gelmediğimizi bilirsin."- R. H. Karay.
20 . (-e) Bir şeye sonradan inanmak, doğruluğuna hak vermek, eğilim göstermek, kabul etmek: "Dediğime geldiniz mi?"- . 2
1 . Etkisini herhangi bir biçimde göstermek: "Buranın havası iyi geldi. Burası bana çok sıcak geldi."- . 2
2 . Kazanılmak, sağlanılmak: "Çiftlikten onlara ayda beş yüz milyon lira gelir."- . 2
3 . Uymak: "Bu ayakkabı sana küçük gelir."- . 2
4 . Olmak, -e uğramak: "Felç gelmek. Başımıza bir bela geldi."- . 2
5 . Akmak: "Burnundan kan geldi. Musluktan su gelmiyor."- . 2
6 . Düşmek, rast gelmek: "Buraya ışık gelmiyor."- . 2
7 . Görünmek, sanılmak: "Baygın da olsa yabancı bir kadını böyle kucağında tutmak ona pek ayıp bir şey gibi geldi."- H. Taner. 2
8 . (-e) Uygun düşmek: "Caddelerde oturmaya gelmez."- Ö. Seyfettin. 2
9 . (-e) Başlamak, ortaya çıkmak.
30 . Mal olmak: "Bu bardakların tanesi yüz liraya geldi."- . 3
1 . Biriyle birlikte gitmek: "Ben İstanbul'a gidiyorum, benimle gelir misiniz?"- . 3
2 . Başlamak, ulaşmak: "Saati gelince söylerim. Öyle bir zaman gelecek ki..."- . 3
3 . İhtiyaç anlatan deyimler kurmaya yarayan bir fiil: "Uykusu gelmek."- . 3
4 . (yardımcı fiil) Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur: "Alışageldiğimiz bir anlamı vardı."- . 3
5 . -mez, -mezlik ile birlikte yapmacık anlatan deyimler yapar: "Görmezlikten gelmek. İşitmezlikten gelmek."- . 3
6 . Yönelme durumundaki bazı kelimelere getirilerek birleşik fiil yapar: "Yola gelmek. Meydana gelmek. Hatıra gelmek. Akla gelmek."- . 3
7 . ...-dikçe, ...-esi biçiminde kullanılan sıfat-fiil eklerinden sonra geldiğinde önceki fiille ilgili olarak pekiştirilmiş bir istek ve sürerlik bildiren bir fiil: "Baktıkça bakası gelmek. Yedikçe yiyesi gelmek."- . 3
8 . Herhangi bir sırada bulunmak: "Başta gelmek. Önde gelmek. Birinci gelmek."- .

IŞIK Nedir?


1 . Cisimleri görmeyi, renkleri ayırt etmeyi sağlayan fiziksel enerji, erke, ziya, nur, şavk: "Okuyabilmek için kapıdaki ışık yeterli değildi."- H. E. Adıvar.
2 . Bir yeri aydınlatmaya yarayan araç: "Buraya bir ışık getirin."- .
3 . Aydınlanmak için kullanılan elektrik: "On ikide ışıklar söndü."- .
4 . mecaz Mutluluk, sevinç veya zekâdan doğan, özellikle yüzde ve gözlerde beliren parıltı: "Bütün gözlerden manalı ışıklar sıçrıyordu."- P. Safa.
5 . mecaz Yol gösteren, aydınlatan kimse, düşünce, eser vb: "Sevgili Behçet Necatigil şiirimizin vazgeçilmez ışıklarından biri olarak ayrıldı aramızdan."- N. Cumalı.
6 . fizik Yüksek derecede ısıtılan cisimlerin veya çeşitli enerji biçimleriyle uyarılan cisimlerin gaz ışı yaydığı gözle görülen ışıma.

IŞIKLI Nedir?


1 . Işığı olan, aydınlık, ışıklandırılmış, nurlu, nurani.
2 . mecaz Neşe veren, sevinç yaratan, mutlu: "Kara kara düşünürken, senin ışıklı mektubun geldi, değerli kızım."- H. Taner.

IŞIMA Nedir?


1 . Işımak işi, ışıklanma, aydınlanma: "Güneş, gözleri kör eden bir ışımadır; denizi, göğü ve şehri, âdeta incecik gümüşten bir zar kuşatıyor."- A. İlhan.
2 . fizik Işınım.

IŞIMAK Nedir?


1 . Işıklanmak, aydınlanmak: "... ancak dört beş saat uyuyor, gün ışırken gözlerimi açıyorum."- Y. Z. Ortaç.
2 . Işık saçmak.

KAHKAHA Nedir?

Yüksek sesle gülme.

ONUN Nedir?

O adılının tamlayan durumu.

SEVİMLİ Nedir?

Hoşa gitme özelliği olan, hoşa giden, şirin, sempatik: "Küçük çocuğun yüzü çok sevimliydi."- Y. K. Karaosmanoğlu.

TANE Nedir?


1 . Herhangi bir sayıda olan, adet.
2 . Bazı bitkilerin tohumu: "Bu küllerin içinde, kavrulmuş buğday taneleri ... görüyorum."- M. Ş. Esendal.
3 . bitki bilimi Çekirdekli küçük meyve: "Üzüm tanesi. Nar tanesi."- .

A A I I K K L M N Ş Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

10 Harfli Kelimeler

Işıklanmak,

9 Harfli Kelimeler

Işıklanma, Işınlamak,

8 Harfli Kelimeler

Akışmalı, Akşamlık, Akşınlık, Aşkınlık, Işıklama, Işılamak, Işınlama, Kalınmak, Kalkınış, Kalkınma, Kalkışma, Kamışlık, Kaşınmak, Kılınmak, Kınlamak, Kışlamak, Nakışlık, Şamanlık,

7 Harfli Kelimeler

Akışkan, Akışmak, Akkışla, Alınmak, Alışkan, Alışkın, Alışmak, Almaşık, Anıklık, Anılmak, Anlaşık, Anmalık, Aşıklık, Aşılmak, Aşınmak, Ikınmak, Iklamak, Ilınmak, Işılama, Kakılma, Kakışma, Kakmalı, Kalınma, Kamışlı, Kanıkma, Kaşımak, Kaşınma, Kılınma, Kınamak, Kınlama, Kışlama, Maşalık, Nakışlı, Şakımak,

6 Harfli Kelimeler

Akışlı, Akışma, Alaşım, Alınış, Alınma, Alışık, Alışkı, Alışma, Amalık, Analık, Anılık, Anılış, Anılma, Aşıklı, Aşılma, Aşınım, Aşınma, Ikınma, Iklama, Ilımak, Ilıman, Ilınma, Işılak, Işımak, Kakıma, Kalkan, Kalkış, Kalkma, Kalmak, Kamalı, Kanmak, Kaşıma, Kılmak, Kınalı, Kınama, Kışlak, Kışlık, Maaşlı, Manalı, Maşalı,

5 Harfli Kelimeler

Aklan, Aklık, Akmak, Akman, Akşam, Akşın, Alkan, Alkım, Alkış, Almak, Alman, Almaş, Analı, Anlak, Anlam, Anlık, Anmak, Aşılı, Aşkın, Aşlık, Aşmak, Ilıma, Işıma, Işkın, Kakım, Kakış, Kakma, Kalak, Kalan, Kalık, Kalım, Kalın, Kalış, Kalma, Kaman, Kamış, Kanal, Kanık, Kanış, Kanka,

4 Harfli Kelimeler

Akak, Akıl, Akım, Akın, Akış, Aklı, Akma, Alan, Alık, Alım, Alın, Alış, Alma, Amal, Aman, Anal, Anam, Anık, Anka, Anma, Aşık, Aşım, Aşma, Ilık, Ilım, Işık, Işıl, Işın, Işkı, Kaka, Kala, Kama, Kana, Kanı, Kına, Klan, Laka, Lama, Maaş, Mala,

3 Harfli Kelimeler

Aka, Akı, Ala, Ama, Ana, Anı, Aşı, Aşk, Kak, Kal, Kam, Kan, Kaş, Kıl, Kın, Kış, Lak, Lam, Lan, Mal, Maş, Nal, Nam, Şak, Şal, Şan, Şık,

2 Harfli Kelimeler

Ak, Al, Am, An, Aş, La,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.