Sonunda Ğ olan 57 kelime var. Ğ harfi ile biten kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble, Kelime Tahtası gibi kelime oyunlarında yardımcı olarak kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde Ğ harfi olan kelimeler listesine ya da başında Ğ harfi olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bu bir hile değil, oyun oynarken yeni kelimeler öğrenebilmeniz için size bir yardımcıdır. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

8 Harfli Kelimeler

Antikçağ, İstifrağ, Kalınyağ, Tebellüğ, Yakınçağ, Yanardağ,

7 Harfli Kelimeler

Ağıryağ, Eskiçağ, İnceyağ, Katıyağ, Ortaçağ, Sadeyağ, Sıradağ, Sıvıyağ, Yeniçağ,

6 Harfli Kelimeler

Başbuğ, İlkçağ, Meblağ, Sağyağ, Tebliğ,

5 Harfli Kelimeler

Baliğ, Beliğ, Buluğ, Çerağ, Çırağ, Dimağ, Diriğ, Fariğ, Ferağ, İblağ, İfrağ, Kılağ,

4 Harfli Kelimeler

Otağ,

3 Harfli Kelimeler

Bağ, Cağ, Çağ, Çığ, Çiğ, Dağ, Fiğ, Huğ, Kığ, Koğ, Lığ, Loğ, Sağ, Seğ, Sığ, Tığ, Tuğ, Yağ, Yeğ, Yuğ, Zağ,

2 Harfli Kelimeler

Ağ, İğ,


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BAŞBUĞ


1 . Eski Türklerde baş, başkan, komutan.
2 . Osmanlı İmparatorluğu'nda savaş zamanı başka birliklerden ayrılıp bir araya getirilerek oluşturulan birliğin veya milis güçlerinin komutanı.

YANARDAĞ

Magmanın yer içinden yüzeye çıktığı veya geçmişte çıkmış olduğu, genellikle koni biçiminde, tepesinde bir püskürme ağzı bulunan dağ, volkan: "Vezüv ve Etna birer yanardağdır."- .

SIĞ


1 . Derinliği az, dibi yüzeyine yakın olan (göl, deniz, akarsu vb.): "Mercan adaları sığ bir kayalığın etrafını alırlar."- S. F. Abasıyanık.
2 . mecaz Ayrıntıya inmeyen, yeterli olmayan, yüzeyde kalan: "Sığ düşünce."- .

TEBLİĞ


1 . Bildirme, haber verme: "Heyet reisi selamlarının size tebliğine beni memur ettiler."- P. Safa.
2 . eskimiş Bildiri: "İşte size tebliğde bahsettiğimiz saz şairi Âşık Mehmet, diye tıknaz adamı takdim etti."- H. Taner.

ÇİĞ


1 - Pişmemiş ya da az pişmiş.
2 - Yersiz ve yakışıksız.
3 - Yaşının gerektirdiği görgüye ve olgunluğa erişmiş olmayan.
4 - (Renk, ışık için) Gözü rahatsız eden, göze batan.

FERAĞ


1 . Bir işten vazgeçme, çekilme, el çekme, terk etme.
2 . hukuk Bir mülkü başkasına bırakma, başkasının üstüne geçirme: "Fabrikanın ferağ ve intikal muamelesinin ikmal edildiği günün akşamı nikâhımız kıyıldı."- R. N. Güntekin.

BELİĞ


1 . Belagati olan, belagatli.
2 . Anlaşılır: "Çeşmeden sökülmüş o kitabenin yeri kendisinden daha beliğ bir şekilde, hafızamda kaldı."- Y. K. Beyatlı.

Ğ

Türk abecesinin dokuzuncu harfi; sesbilim bakımından, ince ünlülerle öndamak, kalın ünlülerle artdamak ünsüzlerinin sürekli ve yumuşağı. "Yumuşak ge" adı verilen bu harf, Türkçede sözcüklerin başında hiç geçmediği gibi, sonunda da genellikle tek heceli

TUĞ


1 . Sorguç.
2 . tarih Padişahların ve vezirlerin başlarına taktıkları başlıkların ön tarafında bulunan tüy veya püskül biçimindeki süs.

KILAĞ

Üzerinde, çok ince iki çapraz kılın yer aldığı yuvarlak bir delik bulunan ve yer, gök dürbünlerini doğrultmaya yarayan disk, °retikül.

LIĞ

Akarsuların taşıyıp yığdıkları balçık, kil gibi çok ince taneli öğelerin, kum ve çakılla karışmasıyla oluşan yığın, °alüvyon.

ÇAĞ


1 - Zaman parçası, °vakit.
2 - Yaşamın çocukluk, gençlik gibi türlü dönemlerinden her biri, yaş.
3 - Kendine özgü bir özellik taşıyan zaman parçası, °devir.
4 - Tarihin ayrıldığı dört büyük bölümden her biri.
5 - Bir şeyin uygun, elverişli zamanı.
6 - Bir katmanın oluştuğu süre.

DİMAĞ


1 . Beyin.
2 . Bilinç, zihin: "... meclisin nerede toplanabileceği fikri dimağımızı işgal ediyordu."- Atatürk.

TIĞ


1 . Dantel veya yün örmekte kullanılan, ucu çengelli kısa şiş: "Maviş Hanım'ın elinde tığ, pencerenin önüne oturmuş, sabırla dantel üretir, görmüyor mu?"- A. İlhan.
2 . Biz (II).
3 . Demirci ve tesviyecilerin delikleri büyütmek veya eşit duruma getirmek için kullandıkları takım.

DAĞ

Yer kabuğunun çıkıntılı, yüksek, eğimli yamaçlarıyla çevresine hâkim ve oldukça geniş bir alana yayılan bölümü.

FARİĞ


1 . Vazgeçmiş, çekilmiş.
2 . Sıkıntısız, rahat.
3 . hukuk Bir mülkün kullanma hakkını başkasına bırakan.


1 - İplik, sicim, tel gibi ince şeylerden kafes biçiminde yapılmış örgü.
2 - Örümcek gibi kimi hayvanların salgılarıyla oluşturdukları örgü.
3 - Ülke yüzeyine yaygınlaştı-rılmış örgü, °şebeke.
4 - Bir alanı kaplayan örgütsel düzen.
5 - Oyun alanını ortadan ikiye bölen iple yapılmış örgü.

SAĞ


1 . Vücutta kalbin bulunduğu tarafın karşısında olan, sol karşıtı: "Sağ cebinde kocaman bir gazete tomarı görünüyordu."- Ö. Seyfettin.
2 . isim Bu taraftaki yön: "Sağa dönmek. Sağdan yürümek."- .
3 . Ekonomi ve siyasette gelenekçi (görüş).
4 . isim, spor Boksta sağ yumrukla vuruş.

ÇIĞ


1 - Dağın bir noktasından kopup yuvarlanan ve yuvarlandıkça büyüyen kar kümesi.
2 - Bölme ya da paravana.

KALINYAĞ

Ham petrolden elde edilen, makinelerin devingen bölümlerini yağlamakta kullanılan yoğun yağ, ağıryağ.