Başında üz olan 37 kelime var. ÜZ ile başlayan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble, Kelime Tahtası gibi kelime oyunlarında yardımcı olarak kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde üz olan kelimeler listesine ya da sonu üz ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bu bir hile değil, oyun oynarken yeni kelimeler öğrenebilmeniz için size bir yardımcıdır. Ayrıca işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

12 Harfli Kelimeler

ÜZENGİLENMEK

11 Harfli Kelimeler

ÜZENGİLEMEK, ÜZENGİLENME

10 Harfli Kelimeler

ÜZENGİLEME, ÜZÜMGÜNEŞİ

9 Harfli Kelimeler

ÜZENGİSİZ, ÜZÜMCÜLÜK, ÜZÜNTÜSÜZ

8 Harfli Kelimeler

ÜZENGİLİ, ÜZERİNDE, ÜZGÜNLÜK, ÜZÜNTÜLÜ

7 Harfli Kelimeler

ÜZERİNE, ÜZERLİK, ÜZGÜSÜZ, ÜZÜLMEK, ÜZÜMSÜZ, ÜZÜNÇLÜ

6 Harfli Kelimeler

ÜZENGİ, ÜZENTİ, ÜZGÜLÜ, ÜZÜLME, ÜZÜMCÜ, ÜZÜMLÜ, ÜZÜMSÜ, ÜZÜNTÜ

5 Harfli Kelimeler

ÜZERE, ÜZERİ, ÜZGÜN, ÜZLÜK, ÜZMEK, ÜZÜCÜ, ÜZÜNÇ

4 Harfli Kelimeler

ÜZGÜ, ÜZME, ÜZRE, ÜZÜM


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ÜZENGİLENMEK

  1. [nsz] Hayvana üzengi ile vurulmak

ÜZENGİLEMEK

  1. [-i] Koşturmak için hayvana üzengi ile vurmak

ÜZENGİLENME

  1. [isim] Üzengilenmek işi

ÜZENGİLEME

  1. [isim] Üzengilemek işi

ÜZÜMGÜNEŞİ

  1. [isim] İnce uzun gövdeli, ön kanatlı ve ince duyargalı küçük kelebek

ÜZÜMCÜLÜK

  1. [isim] Üzüm yetiştirme ve satma işi

ÜZENGİSİZ

  1. [sıfat] Üzengisi bulunmayan
  2. [zarf] Üzengi olmaksızın

ÜZÜNTÜSÜZ

  1. [sıfat] Üzüntüsü olmayan, sıkıntısız, acısız
  2. [zarf] Üzüntüsüz bir biçimde, üzüntüsü olmadan

ÜZÜNTÜLÜ

  1. [sıfat] Üzüntüsü olan, acılı, müteessir
    • "Ara sıra, saate üzüntülü bir göz atıyordu." (Peyami Safa)
  2. Üzüntü veren
    • "Onu güldüren ve bizi ağlatan bu uzun ve üzüntülü oyun feleğin sabrını tüketti." (Yahya Kemal Beyatlı)
  3. [zarf] Üzüntülü bir biçimde, üzüntülü olarak

ÜZGÜNLÜK

  1. [isim] Üzgün olma durumu, neşesizlik

ÜZERİNDE

  1. [zarf] Üstünde
    • "Donanan minareler sanki yolun üzerinde yakılan meşalelerdir." (Ruşen Eşref Ünaydın)
    • "Klasik yazarlarımızın yapıtları üzerinde durmak, hepimiz için bir görev." (Selim İleri)
    • "Hasılı ne yaptı yaptı, elektrikli süpürge üzerinde kaldı." (Haldun Taner)
  2. ... ile ilgili, üzerine
    • "Hacı Ömer'in hatırı için gecelerce başımı soğuk su ile ıslatarak kitaplar üzerinde çalıştım." (Reşat Nuri Güntekin)

ÜZENGİLİ

  1. [sıfat] Üzengisi bulunan

ÜZÜMSÜZ

  1. [sıfat] İçinde üzüm olmayan

ÜZERİNE

  1. [zarf] Üstüne
    • "Üzerime aldığım görevi tarafsızlıkla yerine getirmek için bütün gücümle çalışacağıma şerefim üzerine ant içerim." (Anayasa)
    • "Üzerimize çöken şimşekli, yıldırımlı havanın bana verdiği helecanı yeniden duyuyorum." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
    • "Korku, su içen bir ceylana saldıran kurt gibi üzerime çullandı."
    • "Aldım eve getirdim kuşu. Başka zaman olsa üzerime ölü toprağı serpilmiş gibi uyurdum. Gece uyku girmedi gözüme. Arada bir uyanıp kuşa baktım." (Tarık Dursun K)
  2. Hakkında
    • "Dil üzerine bir yazı."
    • "Söylediklerini hepimiz ayrı ayrı üzerimize almıştık, susuyor ve sıkılıyorduk." (Ömer Seyfettin)
  3. ...-den dolayı
    • "Onun gelmesi üzerine ortalık düzeldi. Bu söz üzerine herkes rahat etti."
    • "Fakat haydi beni boşadınız. Almanya'da sevdiğiniz bir başka kadını üzerime aldınız neyse." (Ömer Seyfettin)
  4. ...-den sonra
    • "Bunca hazırlık üzerine yola çıkmamak insanı üzer."

ÜZGÜSÜZ

  1. [sıfat] Üzgü vermeyen, eziyetsiz

ÜZÜLMEK

  1. [nsz] Üzme işine konu olmak
    • "Karısının düştüğü bu hâle üzülmek şöyle dursun ona çok defa dadı kalfa muamelesi etmekten çekinmezdi." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Üzüntü duymak, kaygılanmak
    • "Bu apartmandan başka yere gideceksiniz diye üzülüyorum." (Peyami Safa)

ÜZÜNÇLÜ

  1. [sıfat] Üzüntülü
    • "İçlerinden biri titrek ve üzünçlü bir sesle hicazkâr üzerinde gezinmeye başladı." (Salâh Birsel)

ÜZERLİK

  1. [isim] Sedef otugillerden, yaprakları almaşık, çiçekleri beyaz renkte, susama benzeyen tohumları acı olan, halk hekimliğinde tedavi amaçlı, tütsü olarak kullanılan bir bitki (Peganum harmala)
    • "Miniminiyken o da benim gibi üzerlikle tütsülenmiştir." (Refik Halit Karay)
  2. Bu bitkinin tohumlarından yapılan nazarlık veya süs olarak kullanılan eşya

ÜZÜLME

  1. [isim] Üzüntü duyma, teessür

ÜZENGİ

  1. [isim] Eyerin iki yanında asılı bulunan ve hayvana binildiğinde ayakların basılmasına yarayan, altı düz demir halka
    • "İyi süvarilik gururuyla ayaklarını üzengiden çıkarmış, dizginleri bırakmış." (Falih Rıfkı Atay)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü