ÜSTELİK (TDK)


1 . Üste verilen şey, fark: "Saatimi bu kalemle değiştirdim, bin lira da üstelik aldım."- .
2 . sıfat Güçlü, kuvvetli, sağlam: "Benim sesim ondan daha üsteliktir!"- O. C. Kaygılı.
3 . zarf Ayrıca, bir de, bundan başka: "Üstelik bu sene dimağımda büyük bir yorgunluk duyuyorum."- A. Ş. Hisar.

Üstelik kelimesi baş harfi Ü son harfi K olan bir kelime. Başında Ü sonunda K olan kelimenin birinci harfi Ü , ikinci harfi S , üçüncü harfi T , dördüncü harfi E , beşinci harfi L , altıncı harfi İ , yedinci harfi K . Başı Ü sonu K olan 7 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ALDI Nedir?

"söylemeye başladı" anlamında kullanılan bir söz: "Aldı Kerem. Aldı Köroğlu."- .

AYRICA Nedir?


1 . Ayrı olarak, başkaca: "Devlet konut ihtiyacını karşılayacak tedbirleri alır, ayrıca toplu konut teşebbüslerini destekler."- Anayasa.
2 . Ayrı bir önem verilerek: "Bu bitki oralarda ayrıca yetiştirilir."- .
3 . Bundan başka.

BAŞKA Nedir?


1 . Bilinenden ayrı, değişik, farklı, özge: "Yıllar sonra olaya başka bir açıdan bakabildim."- H. Taner.
2 . Nitelik yönünden alışılmışın dışında bir üstünlüğü olan: "Bütün bunlar beni herkesten başka bir insan yapmıyor."- H. E. Adıvar.
3 . edat "Ayrıca, üstelik, bir yana" anlamlarında -dan / -den başka biçiminde kullanılan bir söz.

BUNDAN Nedir?

bu nedenle.

BÜYÜK Nedir?


1 . Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı: "Büyük ağaçların altında, gazinoya doğru gidiyoruz."- Y. Z. Ortaç.
2 . Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram): "Büyük bir cevap sıkıntısı geçirdikten sonra itiraf etti."- P. Safa.
3 . Niceliği çok olan: "Benim büyük kalabalıklara karşı ürkekliğim vardır."- R. N. Güntekin.
4 . Üstün niteliği olan: "Molière büyük adammış, yeryüzüne gelmiş kişilerin en büyüklerinden biri."- N. Ataç.
5 . Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş: "Büyüklerin yanında sesim çıkmazdı."- S. F. Abasıyanık.
6 . Önemli: "Ömrünün tek ve büyük oyunu bitmişti."- T. Buğra.

DAHA Nedir?


1 . Şimdiye kadar, henüz: "Daha kimse gelmemiş. Daha bir saat olmadı."- .
2 . Var olana, elde bulunana ek olarak, olana katarak: "Bir kızım daha olsaydı, adını Meliha koyardım."- P. Safa.
3 . Kendisinden sonra üçüncü kişi iyelik eki alan bir sıfatla birlikte sözü edilen konuda en önemli durumu belirtmek için kullanılan bir söz: "Daha kötüsü treni de kaçırdık."- .
4 . Bundan başka, bunun dışında: "Daha çiçekleri de sulayacağım."- H. Taner.

DEĞİŞ Nedir?


1 . Değme işi.
2 . Değişim.

DİMAĞ Nedir?


1 . Beyin.
2 . Bilinç, zihin: "... meclisin nerede toplanabileceği fikri dimağımızı işgal ediyordu."- Atatürk.

DUYU Nedir?

İnsanların ve hayvanların, dış dünyanın uyaranlarını görme, işitme, koklama, dokunma ve tatma organlarıyla algılama yeteneği, duyum, hasse: "Tüm duyularım uyanık olarak trenimin rengini ve numarasını bulmaya çalışırdım."- N. Eray.

GÜÇLÜ Nedir?


1 . Gücü olan, kuvvetli, yavuz: "Hele kendini güçlü hissederse tetik ol, basbayağı saldırganlaşır."- A. İlhan.
2 . Şiddeti çok olan.
3 . mecaz Etkisi, önemi büyük olan, sözü geçer, forslu.
4 . mecaz Nitelikleri ile etki yaratan, etkili: "Kitabında ne kadar güçlü ve üslup sahibi bir yazar olduğunu belgeler."- H. Taner.

HİSAR Nedir?

Bir şehrin veya önemli bir yerin korunması için taştan yapılmış, yüksek duvarlı ve kuleli, çevresinde hendekler bulunan küçük kale, kermen, germen. hisar (II) isim, eskimiş, müzik Arapça §i¹¥r
1 . Klasik Türk müziğinde bir birleşik makam.
2 . Klasik Türk müziğinde re diyez notası.

KALE Nedir?


1 . Düşmanın gelmesi beklenilen yollar üzerinde, askerî önem taşıyan şehirlerde, geçit ve dar boğazlarda güvenliği sağlamak için yapılan kalın duvarlı, burçlu, mazgallı yapı, kermen.
2 . Satranç tahtasının dört köşesine dikilen, tahtanın bir tarafından diğer tarafına kadar düz olarak boş hanelerde gidebilen kale biçiminde taş.
3 . mecaz Genellikle bir düşüncenin savunulduğu, sürdürüldüğü yer.
4 . spor Takımla oynanan bazı top oyunlarında topun sokulmasına çalışılan yer.

KALEM Nedir?


1 . Yazma, çizme vb. işlerde kullanılan çeşitli biçimlerde araç: "Kâğıt, kalem, mürekkep, hepsi masanın üstündedir."- F. R. Atay.
2 . Resmî kuruluşlarda yazı işlerinin görüldüğü yer: "Bütün bizim kalem böyle, geçen gün de Sıtkı Efendi o kör herifin istifasını kaybetti."- M. Ş. Esendal.
3 . Yontma işlerinde kullanılan ucu sivri veya keskin araç: "Taşçı kalemi."- . "Oymacı kalemi."- .
4 . Çeşit, tür: "Üç kalem erzak."- . "Beş kalem ilaç."- .
5 . mecaz Bazı deyimlerde yazı: "Kaleme almak."- . "Kaleme gelmemek."- .
6 . mecaz Yazar: "Edebiyatımızın usta kalemlerinden..."- .

KAYGI Nedir?

Üzüntü, endişe duyulan düşünce, tasa: "Korku ve kaygıyla vücudunu dinledi."- A. İlhan.

KAYGILI Nedir?

Kaygısı olan, üzüntülü: "Kadın kaygılı bir sesle bağırdı."- H. E. Adıvar.

KUVVE Nedir?


1 . Düşünce, niyet.
2 . Bir devletin silahlı kuvvetlerinin durumu veya gücü.
3 . Yeti.

KUVVET Nedir?


1 - Fiziksel güç, takat.
2 - Güç, dayanma gücü.
3 - Şiddet, zor, °cebir.
4 - Yetke, erk, °nüfuz.
5 - Dayanıklı olma durumu, °tahammül, °mukavemet.
6 - Bir niceliğin kendisiyle çarpılarak yükseltildiği derecelerden her biri.
7 - Bir ülkenin savaşçı silahlı örgütü ya da gücü.
8 - Dinginliği devime ya da devimi dinginliğe çeviren etken, direnci kıran ya da direnç doğuran özellik.

KUVVETLİ Nedir?


1 . Gücü çok olan, zorlu, şiddetli: "Güneşin en yüksek, rüzgârın en kuvvetli olduğu an kavga azıyor."- H. E. Adıvar.
2 . Sağlam, dayanıklı olan: "Beyaz şayaklar giymiş, kuvvetli gürbüz yüzü, ensesi güneşten yanmış sporcu."- Ö. Seyfettin.
3 . Görevini iyi yapan, keskin: "Kuvvetli gözleri var."- .
4 . Çok etkileyici: "En kuvvetli inatlar ve zulmetler bile artık mukavemet edemiyor."- Ö. Seyfettin.
5 . Saygın, nüfuzlu.
6 . Üstün, donanımlı.
7 . Etkili: "İkinci gün sıtmadan şüphelendik, kuvvetli dozda kinin verdik."- R. N. Güntekin.

LİRA Nedir?


1 . Yüz kuruş değerinde Türk para birimi, teklik: "Bu pazarlığın yapıldığı zamanda liranın kıymeti vardı."- R. H. Karay.
2 . Bazı ülkelerin para birimi: "Mısır lirası. Suriye lirası."- .
3 . eskimiş Yedi gram ağırlığında altın sikke, sarı lira.

ONDAN Nedir?


1 . o sebeple.
2 . onun tarafında olan (kimse).

SAĞLAM Nedir?


1 . Dayanıklı, kolay bozulmaz, yıkılmaz, stabil: "En sağlam sütunlar üstünde durduğu sanılan devir, bir karton kale gibi yıkılmıştı."- F. R. Atay.
2 . Zarar görmemiş, bozulmamış: "Bütün eşya sağlam."- .
3 . Sakatlık veya hastalığı bulunmayan, sağlıklı, sıhhatli: "Kendisi uzun boylu, sağlam, orta yaşlı bir adamdır; ama yıprandığını söylüyor."- M. Ş. Esendal.
4 . Güvenilir: "Sağlam iş. Sağlam para."- .
5 . Gerçek, inanılır bir temeli olan: "Böyle sağlam adı nereden bulacaksın."- M. Ş. Esendal.
6 . zarf, halk ağzında (sa'ğlam) Her hâlde, muhakkak: "Sağlam bu gece perilere karıştım gitti."- H. R. Gürpınar.

SENE Nedir?

Yıl: "Önde zeytin ağaçları arkasında yâr / Sene 194
6 / Mevsim sonbahar"- B. R. Eyuboğlu.

SIFAT Nedir?


1 - Bir kimsenin görev, ödev, toplumsal ya da hukuksal bakımdan yeri ve özelliği.
2 - Yüz, kılık ve dış görünüş.
3 - Bir adı, nitelik, nicelik, yer, sıra vb. bakımından niteleyen, belirten sözcük, önad.

ÜSTE Nedir?

Fazladan, ayrıca.

ÜSTEL Nedir?

Üstü olan.

ÜSTELİK Nedir?


1 . Üste verilen şey, fark: "Saatimi bu kalemle değiştirdim, bin lira da üstelik aldım."- .
2 . sıfat Güçlü, kuvvetli, sağlam: "Benim sesim ondan daha üsteliktir!"- O. C. Kaygılı.
3 . zarf Ayrıca, bir de, bundan başka: "Üstelik bu sene dimağımda büyük bir yorgunluk duyuyorum."- A. Ş. Hisar.

VERİ Nedir?


1 . Bir araştırmanın, bir tartışmanın, bir muhakemenin temeli olan ana öge, muta, done: "İstatistik veriler."- .
2 . Bir sanat eserine veya bir edebî esere temel olan ana ilkeler: "Bir romanın verileri."- .
3 . Bilgi, data.
4 . matematik Bir problemde bilinen, belirtilmiş anlatımlardan bilinmeyeni bulmaya yarayan şey.
5 . bilişim Olgu, kavram veya komutların, iletişim, yorum ve işlem için elverişli biçimli gösterimi.

YORGUNLUK Nedir?

Çalışma vb. sebeplerle bireyin ruh ve beden etkinlikleri açısından verimlilik düzeyinin azalması: "Yorgunluktan ikimiz de pelteye döndük."- S. M. Alus.

ZARF Nedir?


1 . Kap, kılıf, sarma.
2 . İçine mektup veya başka kâğıtlar konulan kâğıttan kese: "Bir sabah kahvaltımı yaparken bana gösterişli bir zarf getirdiler."- A. Haşim.
3 . İçine fincan veya bardak oturtulan metal kap: "Kenarları ezik bir çift altın kahve fincanı zarfını elinde evirir çevirirdi."- R. Enis.
4 . dil bilgisi Bir fiilin, bir sıfatın veya bir zarfın anlamını zaman, yer, ölçü, nitelik, soru kavramları bakımından etkileyen kelime, belirteç: Az yaşamıştı. Geç kalınca utandı gibi.

E K L S T Ü İ Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

7 Harfli Kelimeler

Üstelik,

6 Harfli Kelimeler

Silüet,

5 Harfli Kelimeler

Eskil, Etlik, İstek, Kesit, Kilüs, Kitle, Külte, Kütle, Liste, Sekil, Setik, Tekil, Tekli, Telis, Telsi, Tikel, Üstel,

4 Harfli Kelimeler

Ekli, Eksi, Ekti, Elik, Elit, Elti, Esik, Eski, Etik, Etil, Etki, Etli, İlke, Kile, Kils, Kist, Kült, Liet, Lise, Lüks, Seki, Site, Stil, Süet, Süit, Tike, Ülke, Üste,

3 Harfli Kelimeler

Ekü, Elk, Eti, İle, İlk, Kel, Kes, Ket, Kil, Kit, Kül, Küs, Küt, Lük, Sek, Sel, Set, Sik, Sit, Ski, Süt, Tek, Tel, Tik, Tül, Üst,

2 Harfli Kelimeler

Ek, El, Es, Et, İl, İs, İt, Ke, Ki, Le, Se, Si, Te, Ti, Üs,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.