ÜSTALİZE (TDK)

Alizelere karşıt olarak, her iki yarıkürede ekvator bölgelerinden kutuplara doğru 3-
10 kilometre yükseklerde esen yel.

Üstalize kelimesi baş harfi Ü son harfi E olan bir kelime. Başında Ü sonunda E olan kelimenin birinci harfi Ü , ikinci harfi S , üçüncü harfi T , dördüncü harfi A , beşinci harfi L , altıncı harfi İ , yedinci harfi Z , sekizinci harfi E . Başı Ü sonu E olan 8 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ALİZE Nedir?

Tropikal bölgelerdeki denizlerde bütün yıl süresince düzenli esen rüzgâr: "Alizeler, Ekvator'un kuzeyinde kuzeydoğudan, Ekvator'un güneyinde ise güneydoğudan eserler."- .

BÖLGE Nedir?


1 . Sınırları idari, ekonomik birliğe, toprak, iklim ve bitki özelliklerinin benzerliğine veya üzerinde yaşayan insanların aynı soydan gelmiş olmalarına göre belirlenen toprak parçası, mıntıka: "Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, seçildikleri bölgeyi veya kendilerini seçenleri değil, bütün Milleti temsil ederler."- Anayasa.
2 . Vücut yüzeyinde sınırları belli herhangi bir bölüm, nahiye: "Bel bölgesi. Koltuk altı bölgesi."- .

DOĞRU Nedir?


1 . Bir ucundan öbür ucuna kadar yönü değişmeyen, eğri ve çarpık karşıtı.
2 . Gerçek, yalan olmayan: "Doğru haber."- .
3 . Akla, mantığa, gerçeğe veya kurala uygun: "Bunları sana şimdiden söylemek daha doğrudur."- A. Gündüz.
4 . isim Gerçek, hakikat: "Söyleyin doğrusunu, siz insanoğlunun ahlaklı olabileceğine inanmıyorsunuz."- N. Ataç.
5 . isim, matematik İki nokta arasındaki en kısa çizgi: "İki noktadan yalnız bir doğru geçebilir."- .
6 . zarf Yanlışsız, eksiksiz bir biçimde: "Çocuk doğru okudu."- .
7 . zarf Hiçbir yöne sapmadan, dosdoğru, doğruca.
8 . zarf Yakın, yakınlarında: "Şafağa doğru otomobil sesi duyuldu."- F. R. Atay.
9 . edat Karşı yönünce: "Yüzü sapsarı bir kadın iskeleye doğru yürüdü."- S. F. Abasıyanık.
10 . mecaz Yasa, yöntem ve ahlaka bağlı, dürüst, namuslu.

EKVATOR Nedir?

Fındık, ceviz vb. meyvelerin ölçümünde kullanılan bir birim. Ekvator (II) özel, isim, coğrafya Fransızca équateur Yer yuvarlağının eksenine dik olarak geçtiği ve yer yuvarını iki eşit parçaya böldüğü varsayılan en büyük çember, eşlek, istiva hattı: "Ekvator'un çevresi kırk milyon metredir."- .

ESEN Nedir?

Ruhsal ve bedensel olarak sağlıklı, sıhhatli, salim.

KARŞIT Nedir?

Nitelik ve durumları birbirine büsbütün aykırı olan, °zıt, °kontrast.

KİLOMETRE Nedir?

1000 m'lik uzunluk ölçü birimi (km): "On beş kilometre uzakta bir yerde, futbol maçı varmış, oraya gitti."- S. F. Abasıyanık.

KUTU Nedir?


1 . İnce tahta, mukavva, teneke, plastik vb.nden yapılmış, genellikle kapaklı kap: "Enfiyesini, üstü mineli bir kutudan çekerdi."- A. Ş. Hisar.
2 . sıfat Bu kabın alabildiği miktarda olan: "Bir kutu lokum."- .
3 . Elektrik veya telefon tellerinin toplanıp bağlandığı kap.
4 . mecaz Bir kimsede, bir yerde, bir şeyde iyi veya kötü bir özelliğin fazlalığını belirten bir söz: "Akıl kutusu. Fesat kutusu."- .

KUTUP Nedir?


1 - Yeryuvarlağının dönme ekseni üzerindeki iki noktadan her biri.
2 - Birbiriyle karşıt olan şeylerden her biri.
3 - Bir konuda yüksek bilgisi ve yetkisi olan kimse.
4 - Gökküresinin, dolayında döndüğü varsayılan eksenin iki ucundan her biri.
5 - Elektrik akımını oluşturan gerilim ayrılığının en yüksek dereceyi bulduğu iki noktadan her biri.
6 - Bir mıknatıs demirinin iki ucundan her biri.

YARI Nedir?


1 . Bir bütünü oluşturan iki eşit parçadan her biri, nısıf.
2 . Bir şeyin yarısı kadar olan, yarım olan: "Yarı yolu aldık. Yarı mesafede."- .
3 . isim Devre arası: "Birinci yarıda dört gol attık."- .
4 . zarf Gereğinden az, tam olmayarak: "Arkasından yarı şaka, yarı sitem ilave ediyor."- A. İlhan.

YARIK Nedir?


1 . Yarılarak açılmış yer, geniş çatlak.
2 . İnce bir çizgi durumunda açılmış yara: "Kendini göstermek için terliklerini yarık topuklu tabanlarında şaplata şaplata geçmişti."- H. Taner.
3 . mecaz Anlaşmazlık, bölünme: "Şimdiden birtakım yarıklar açan siyasi rekabetten başka ne mana verilebilirdi?"- Y. K. Karaosmanoğlu.
4 . fizik Küçük bir ışık demeti elde etmek için ışık kaynağının önüne konulan, saydam olmayan bir düzlem üzerine açılmış, dikdörtgen biçiminde küçük delik.
5 . tıp (***) Çatlak.
6 . sıfat Yarılarak açılmış veya yarılarak oluşmuş.

YARIKÜRE Nedir?

Yer ya da gökküresinin ekvatorla bölünmüş iki yarısından her biri.

YÜKSEK Nedir?


1 . Yukarıda, üst tarafta olan yer: "Yüksekten avluya açılmış iki pencereden aydınlık alıyordu."- M. Ş. Esendal.
2 . sıfat Altı ile üstü arasındaki uzaklık çok olan, alçak karşıtı: "... mekik dokuduğu yüksek bez tezgâhından kalktı."- Ö. Seyfettin.
3 . sıfat Belirli bir yere göre daha yukarıda bulunan: "İri kanatları ile bir kaşıkçı kuşu çok yükseklerde tur atıyor."- H. Taner.
4 . sıfat Güçlü, etkili, şiddetli: "Yüksek basınç. Yüksek gerilim."- .
5 . sıfat Derece veya makamı bakımından üstün: "Yüksek kurul."- .
6 . sıfat Normal değerlerin üstünde olan, çok: "Türk milletinin karakteri yüksektir."- Atatürk.
7 . sıfat, mecaz Erdemli, faziletli: "Yüksek duygu."- .
8 . sıfat, mecaz Toplum içinde para, ün vb. bakımından üstünlüğü olan: "Yüksek sosyete."- .
9 . zarf Büyük para ile: "Yüksek oynamak."- .

A E L S T Z Ü İ Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

6 Harfli Kelimeler

Silüet, Telsiz,

5 Harfli Kelimeler

Alize, Altes, Etsiz, İsale, İzale, Liste, Teali, Telis, Telsi, Tezli, Tüzel, Üstel,

4 Harfli Kelimeler

Aile, Alet, Asil, Asit, Asli, Atel, Azil, Azit, Elit, Elti, Etil, Etli, İsal, Liet, Lise, Salt, Seza, Sezi, Sezü, Site, Stil, Süet, Süit, Tali, Taze, Tela, Tüze, Üste, Zail, Zait, Zati, Zile,

3 Harfli Kelimeler

Ait, Ali, Alt, Asi, Ast, Ate, Ati, Ela, Eti, Eza, İla, İle, İsa, İta, Laz, Sal, Saz, Sel, Set, Sit, Siz, Süt, Tal, Tas, Tel, Tez, Tiz, Tül, Üst, Zat, Zil, Zül,

2 Harfli Kelimeler

Al, As, At, Az, El, Es, Et, İl, İs, İt, İz, La, Le, Se, Si, Ta, Te, Ti, Üs, Ze,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.