ÜLTİMATOM (TDK)


1 . Bir devletin başka bir devlete verdiği ve hiçbir tartışma veya karşı koymaya yer bırakmaksızın, tanıdığı sürede isteklerinin yerine getirilmesini istediği nota.
2 . Uyulması gereken kuralları kesin bir dille anlatma.

Ültimatom kelimesi baş harfi Ü son harfi M olan bir kelime. Başında Ü sonunda M olan kelimenin birinci harfi Ü , ikinci harfi L , üçüncü harfi T , dördüncü harfi İ , beşinci harfi M , altıncı harfi A , yedinci harfi T , sekizinci harfi O , dokuzuncu harfi M . Başı Ü sonu M olan 9 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ANLATMA Nedir?

Anlatmak işi: "O ciddi bir tavırla mühim bir şey anlatmaya hazırlanmış gibiydi."- Y. K. Karaosmanoğlu.

BAŞKA Nedir?


1 . Bilinenden ayrı, değişik, farklı, özge: "Yıllar sonra olaya başka bir açıdan bakabildim."- H. Taner.
2 . Nitelik yönünden alışılmışın dışında bir üstünlüğü olan: "Bütün bunlar beni herkesten başka bir insan yapmıyor."- H. E. Adıvar.
3 . edat "Ayrıca, üstelik, bir yana" anlamlarında -dan / -den başka biçiminde kullanılan bir söz.

BIRAKMA Nedir?


1 . Bırakmak işi.
2 . Salıverme, terk.

BIRAKMAK Nedir?


1 . Elde bulunan bir şeyi tutmaz olmak.
2 . (nsz) Koymak: "Mermer masaya bir yirmi beşlik bıraktı."- T. Buğra.
3 . Bir işi başka bir zamana ertelemek: "Gezmeyi haftaya bıraktık."- .
4 . Unutmak: "Acaba eldivenlerimi nerede bıraktım?"- .
5 . Bulunduğu yeri veya durumu değiştirmemek.
6 . Saklamak, artırmak: "Paranın bir kısmını bırak!"- .
7 . Bir işin sorumluluğunu, yükümlülüğünü başkasına vermek, görevlendirmek: "Cemal Paşa'da anlamadığı işi ehline bırakmak meziyeti vardı."- F. R. Atay.
8 . (nsz) Engel olmamak: "Bırak, burasını benim defterimden okuyayım."- Ö. Seyfettin.
9 . Sarkıtmak: "Saçlarını omzuna bırakmış."- .
10 . (nsz) Ölen, ayrılan birinden iş, kişi, nesne vb. şeyler kalmak: "Hayata gözlerini kaparken ardında yedi yaşında bir oğul, on iki yaşında bir kız bırakıyordu."- C. Uçuk. 1
1 . Bir alışkanlıktan veya bir işten vazgeçmek: "Gerçekten sigarayı bıraktı, bıraktı ama huzuru da sükûnu da kalmadı."- H. E. Adıvar. 1
2 . (nsz) Uğraşmaz olmak, artık uğraşmamak: "Bu yazarın bir de Fransızca kitabını almıştım ama sıkılmış bırakıvermiştim."- R. H. Karay. 1
3 . (nsz) Bıyık veya sakal uzatmak. 1
4 . (nsz) Özgürlük vermek, hürriyetine kavuşmasını sağlamak: "Bıraksam acaba beyaz bir çift güvercin gibi uçarlar mı?"- R. H. Karay. 1
5 . Boşamak: "Bıraktıkları zevcelerini yine canları isterse tekrar alabilirler."- Ö. Seyfettin. 1
6 . Kötü bir durumda terk etmek. 1
7 . Ayrılmak, terk etmek: "Mahalle arasındaki küçük dükkânını bırakarak karısını, şehrin başka bir tarafında bir eve yerleştirdi."- P. Safa. 1
8 . Sınıf geçirmemek, döndürmek: "Öğretmen üç tembel çocuğu bıraktı."- . 1
9 . (-e) Bir pazarlıkta, belli bir fiyata vermeyi kabul etmek: "Başkalarına on ikiye veriyoruz ama, sana onar kuruştan bırakayım."- M. Ş. Esendal.
20 . (-i, -e) Bakılmak, korunmak için vermek: "Eşyamı size bırakacağım."- . 2
1 . (nsz) Yanına almamak, yanında götürmemek: "Telgrafhanede bir zabit bırakarak işinin başına gitmesini rica ettim."- Atatürk. 2
2 . (-i, -e) Sahiplik hakkını başkasına vermek: "Bizim komşu bütün malını Kızılay'a bırakmış."- . 2
3 . (nsz) Yapışık olan bir şey yapışıklıktan kurtulmak. 2
4 . (nsz) Bulunduğu veya dokunduğu yerde bir şey oluşturmak, meydana getirmek: "İz bırakmak. Leke bırakmak."- .

DEVLET Nedir?


1 - Toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal örgütlü bir ulusun ya da uluslar topluluğunun oluşturduğu tüzel varlık.
2 - Devletin yönetim katı, °hükümet.
3 - Mutluluk; talih.

GEREK Nedir?


1 . İcap: "... millî güvenlik gereklerinin ihlal edilmesi ... hâlinde belirli bir toplantı ve gösteri yürüyüşünü yasaklayabilir."- Anayasa.
2 . sıfat Bir şeyin yapılabilmesi veya olabilmesi ona bağlı olan, lazım: "Mecnunlara Leyla gerek, bana seni gerek seni."- Yunus Emre.

GETİRİ Nedir?


1 . Faiz: "Yıllık getiri."- .
2 . ticaret Kazanç.
3 . Yarar: "Bu çalışmanın bana getirisi çok oldu."- .

HİÇBİR Nedir?

Bir addan önce getirilerek o adın bildirdiği varlıktan bir tanesinin bile olmadığını anlatan bir söz: "Nevin hiçbir insana kin, hiçbir insana tiksinti duymamıştı."- S. F. Abasıyanık.

İSTEK Nedir?


1 . Bir şeye duyulan eğilim, arzu, şevk: "Yanıma yaklaşan gölge, o eski şarkıyı gerçek bir istekle tekrarlıyordu."- Ç. Altan.
2 . Yerine getirilmesi başkasından istenilen şey, talep: "Bu adamın istekleri bitmiyor."- .
3 . dil bilgisi İstek ve niyet kavramı veren isteme kipi: "Göreyim, göresin, göre."- .
4 . ruh bilimi Belirli bir gereksinimi karşılayacağı düşünülen nesne veya duruma karşı duyulan özlem, arzu.

KARŞI Nedir?


1 . Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi: "Karşımdaki kitap rafında eserlerim sırayla duruyor."- H. E. Adıvar.
2 . Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı: "Karşıki kıyıda yün denkleri çıkaran gemiye haykırdık, işaretler ettik."- R. H. Karay.
3 . Ön, kat, huzur: "İkisi birden müdürün karşısına çıkarlar."- Y. Z. Ortaç.
4 . sıfat Bulunan yere göre önde, ileride olan: "Karşı evin kızları. Karşı mahalle."- .
5 . sıfat Karşıt, zıt, muhalif: "Karşı parti. Karşı takım."- .
6 . zarf Yüzünü bir şeye doğru çevirerek: "Bahçeye karşı oturmak."- .
7 . zarf Karşılık olarak, mukabil: "Bir ölüm haberine karşı ben, içimde bin ezinti, bin çöküntü duydum."- A. Ş. Hisar.
8 . zarf İçin, hakkında: "Edebiyata karşı ilk alaka sizde nasıl ve ne zaman başladı?"- S. F. Abasıyanık.
9 . zarf -e doğru: "Bir sabaha karşı yine çakal sesleriyle uyanmıştım."- S. F. Abasıyanık.

KESİN Nedir?


1 . Şüphe ve duraksamaya yer bırakmayan veya geri dönülmeyen, değişmez, mutlak, kati, maktu: "Sevmem kesin sözleri, bir kesin söz duydum mu tersine söylemek gelir içimden."- N. Ataç.
2 . zarf Kesinlikle.

KOYMA Nedir?

Koymak işi.

KURA Nedir?


1 . İki veya daha çok aday arasında bir sıralama, bir ayırma yapılacağı zaman her birinde bir tek ad yazılı kâğıtları bir araya getirip karıştırdıktan sonra birini çekerek veya özel bir bilgisayar yazılımıyla adları belirleme, ad çekme: "Okulu bitirirken kurada Karaköse'yi çekince dağda taşta doya doya ata bineceği için seviniyordu."- N. Cumalı.
2 . Kime veya neye isabet edeceği önceden belli olmayan bir çekimle sonucu belirleme.

KURAL Nedir?


1 . Bir sanata, bir bilime, bir düşünce ve davranış sistemine temel olan, yön veren ilke, nizam: "Dil bilgisi kuralları."- .
2 . Davranışlarımıza yön veren, uyulması gereken ilke: "O yirmi beş yaşına kadar umumi kurallara, yargılara sığmayan bir hayat yaşamıştır."- H. E. Adıvar.

NOTA Nedir?


1 . Bir müzik sesini belirtmeye yarayan işaret: "Saz sesleri bazen aynı notaları, ruhumuza mıhlanmak istenen bir altın çiviye vurulan darbeler gibi tekrar ederdi."- A. Ş. Hisar.
2 . Muhtıra: "Bu notaya verdiğim kısa bir cevapta, Mudanya Konferansını kabul ettiğimi bildirdim."- Atatürk.

SÜRE Nedir?

Bir olayın başı ile sonu arasında geçen zaman parçası, zaman aralığı, zaman bölümü, °müddet: Uzun bir iyileşme süresinden sonra askere gitmiş .

TANI Nedir?

Hastalığın ne olduğunu araştırıp ortaya koyma, tanılama, teşhis.

TARTIŞMA Nedir?


1 . Birbirine karşıt düşünceleri karşılıklı savunma: "Karşısındakilerin tartışmaları çabuk bıraktıklarına da dikkat etmedi."- T. Buğra.
2 . Karşılıklı ağır sözler söyleyerek yapılan çekişme, atışma, ağız dalaşı, dil dalaşı, dil kavgası, ağız kavgası, münakaşa: "Belki de komşulardan çekindiğinden tartışmayı kesmek gereğini duyuyor."- H. Taner.
3 . Bir sorun üzerine sözle veya yazılı olarak karşılıklı, bazen de sertçe savunma: "Bir yazarın eserini anlamak için onun kişiliği üzerine bilgi edinmek gerekir mi sorunu öteden beri edebiyatçılar arasında geniş tartışmalara yol açmıştır."- A. Ş. Hisar.

VERDİ Nedir?

Bir borudan bir saniyede geçen suyun veya bir iletken telden bir saniyede geçen elektriğin miktarı.

VEYA Nedir?


1 . Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut: "Ben Atatürk'le üç veya iki defa karşılaştım."- B. Felek.
2 . Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olursa kullanılan bir söz: "Sen, ben veya başka birileri."- .

YERİNE Nedir?


1 . Bir şeyin veya bir kimsenin yerini almak üzere: "Bana haftalık yerine gündelik ver."- R. N. Güntekin.
2 . Başkasının adına: "Nitekim o gün eksiltmeye kendi yerine onu yollamıştı."- H. Taner.
3 . isim, edebiyat Alegori.

A L M M O T T Ü İ Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

9 Harfli Kelimeler

Ültimatom,

5 Harfli Kelimeler

İtmam, Milat, Talim, Tamim, Tatil, Total,

4 Harfli Kelimeler

Alim, Alto, Amil, Amit, Atol, Atom, İlam, İmal, İmam, İmla, Lota, Mail, Mali, Malt, Miat, Mola, Olma, Olta, Tali, Ümit, Ümmi,

3 Harfli Kelimeler

Ait, Ali, Alo, Alt, Ati, İla, İma, İta, Lam, Lim, Lot, Mai, Mal, Mat, Mil, Mim, Mit, Oma, Tal, Tam, Tat, Tim, Tol, Tül, Tüm,

2 Harfli Kelimeler

Al, Am, At, İl, İm, İt, La, Mi, Ol, Om, Ot, Ta, Ti,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.