ÜFLEMEK (TDK)


1 . Dudakları büzerek soluğu bir şey üzerine hızla vermek, üfürmek: "İki senedir sigaralarının dumanlarını burnuma üflediği yetmemiş gibi şimdi de bana oyun etmeye kalkışıyor."- A. Gündüz.
2 . (-i) Yanmakta olan bir şeyi söndürmek veya canlandırmak için soluk vermek: "İdris iskele başında salep güğümünün altındaki eleme kömürlerin küllerini üflüyor."- S. F. Abasıyanık.
3 . (-i) Nefesli çalgıları çalmak: "Arkadaş çalgısını bir iki defa üfledikten sonra döndü."- O. C. Kaygılı.

Üflemek kelimesi baş harfi Ü son harfi K olan bir kelime. Başında Ü sonunda K olan kelimenin birinci harfi Ü , ikinci harfi F , üçüncü harfi L , dördüncü harfi E , beşinci harfi M , altıncı harfi E , yedinci harfi K . Başı Ü sonu K olan 7 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ALTI Nedir?


1 . Beşten sonra gelen sayının adı.
2 . Bu sayıyı gösteren 6, VI rakamlarının adı.
3 . sıfat Beşten bir artık.

ALTIN Nedir?


1 . Atom sayısı 79, atom ağırlığı 196,
9 olan, 106
4 °C'de eriyen, kolay işlenen, yüksek değerli, paslanmaz element, zer (simgesi Au): "Altın çok eski zamanlardan beri para basımında kullanılmaktadır."- .
2 . sıfat Bu elementten yapılmış: "Müsteşar, pantolonunun arka cebinden altın tabakasını çıkarıp sigara veriyor."- M. Ş. Esendal.
3 . Altından yapılmış sikke: "Çocuğa bir altın taktı."- .
4 . sıfat, mecaz Üstün nitelikli, değerli: "Altın ses."- .

BANA Nedir?

Ben zamirinin yönelme durumu ekli biçimi.

CANLANDIRMAK Nedir?


1 . Canlanmasını sağlamak, canlanmasına yol açmak.
2 . Yaşatmak, birinin kılığına girmek.
3 . Canlılık, tazelik, dirilik getirmek: "Güller tazelikleri, renkleri, biçimleriyle salonu canlandırmışlardı birden."- C. Uçuk.
4 . mecaz Yoğunluk, etkinlik kazandırmak: "Şu ocağı canlandır, sonra yanıma gel."- R. H. Karay.
5 . sinema, TV (***) Bir karakteri oynamak, ona kişilik vermek.

ÇALGI Nedir?


1 . Müzik aleti, çalgı aleti, enstrüman.
2 . Çalgı çalma, müzik: "Sokağın dibinde çalgı sesleri işiterek birkaç adım ilerledi."- P. Safa.
3 . Müzik topluluğu: "Çalgı, yerine geçmiş oturmuştu."- E. E. Talu.

ÇALMA Nedir?


1 . Çalmak işi: "Kimsenin bilmediği bir havayı çalmaya başladılar."- H. F. Ozansoy.
2 . Hırsızlık, sirkat: "Rüyamıza kadar giren bu bahçeden elma çalmaya gidiyorduk."- B. R. Eyuboğlu.
3 . Başa sarılan sarık.
4 . sıfat Çalınmış: "Çalma mal."- .
5 . sıfat Kakmalı olmayan, kalemle işlenmiş: "Çalma çiçekli bir gümüş vazo."- .
6 . halk ağzında Kibrit.

DEFA Nedir?

Kez, kere: "İlk defa bu fikir, bir fikir olmaktan çıktı."- Y. K. Beyatlı.

DUDAK Nedir?


1 . Ağzın, dişleri örten ve dışarıya doğru az veya çok kıvrılan üst ve alt kenarlarından her biri: "Birdenbire kavalı dudaklarına götürdü ve üfürmeye başladı."- H. E. Adıvar.
2 . mecaz Ağız: "Eve dudağınızda bir şarkı ile dönüyorsunuz."- H. Taner.

DUMA Nedir?

Rus parlamentosunun alt kanadı.

DUMAN Nedir?


1 . Bir maddenin yanması ile çıkan ve içinde katı zerrelerle buğu bulunan kara veya esmer renkli gaz: "Emin ol ki her sigara yakışta / Daha duman tüter tütmez ordayım."- B. S. Erdoğan.
2 . Havalanan tozların veya sisin oluşturduğu bulanıklık: "Köyünün üstüne boz bir duman çökmüştü."- Y. Kemal.
3 . argo Kötü, yaman: "İşimiz duman. Hâlimiz duman."- .
4 . argo Esrar.

ELEME Nedir?


1 . Elemek işi, eliminasyon.
2 . spor Çeyrek sona katılacak sporcu ve takımları ayırmak için düzenlenen seçme yarışı.

ETME Nedir?

Etmek işi.

GİBİ Nedir?


1 . ...-e benzer: "İn cin, uyanmadan denizin üstü boş gibidir."- H. Taner.
2 . zarf O anda, tam o sırada, hemen arkasından: "Haberi aldığı gibi yola çıktı."- .
3 . zarf İmişçesine, benzer biçimde: "Bu sade dekor, ölümün manzarasını ulvi bir tablo gibi güzelleştirmiştir."- O. S. Orhon.
4 . zarf ...-e yakışır biçimde: "İnsan gibi davrandı."- .

GÜĞÜM Nedir?

Yandan kulplu, boynu uzun, genellikle bakırdan su kabı.

GÜNDÜZ Nedir?


1 . Günün sabahtan akşama kadar süren aydınlık bölümü.
2 . zarf Gündüz vaktinde: "Gündüz çalışmalı, gece uyumalı."- .

HIZLA Nedir?

Çabucak: "Dar ve sapa yollardan hızla yürümeye çalışıyorduk."- A. H. Tanpınar.

İSKELE Nedir?


1 . Deniz taşıtlarının yanaştığı, çoğu tahta ve betondan yapılmış, denize doğru uzanan yer: "Vapurdan indi, iskeleye çıkar çıkmaz etrafına bakındı."- S. F. Abasıyanık.
2 . Kıyıya yanaşan deniz aracına doğru uzatılan eğreti küçük köprü veya gemiye çıkmayı sağlayan merdiven: "Oturduğu yerden kalkıyor, iskele zincirine uzanan eli, iskele tabanına basan ayağı, kendini çekiyor yukarı."- Z. Selimoğlu.
3 . Vapur uğrağı olan şehir veya kasaba.
4 . İçerilerde bulunan bir yerin kendine en yakın olan deniz taşıtı uğrağı veya demir yolu durağı: "Mudanya, Bursa'nın iskelesidir."- .
5 . Yapıların dışında sıvama, boyama veya onarım için keresteden kat kat kurulan, çalışma sırasında üstüne çıkılan çatkı.
6 . Geminin sol yanı.
7 . sinema, TV (***) Işıkların yerleştirilmesi, ışıkçıların dolaşabilmesi için stüdyolarda tavana yakın yerde duvarı çepeçevre saran çıkıntı.

KALKIŞ Nedir?

Kalkma işi.

KAYGI Nedir?

Üzüntü, endişe duyulan düşünce, tasa: "Korku ve kaygıyla vücudunu dinledi."- A. İlhan.

KAYGILI Nedir?

Kaygısı olan, üzüntülü: "Kadın kaygılı bir sesle bağırdı."- H. E. Adıvar.

KÖMÜR Nedir?


1 . Karbonlu maddelerin kapalı ve havasız yerlerde için için yanmasından veya çok uzun süre derin toprak katmanları altında kalıp birtakım kimyasal değişmelere uğramasından oluşan, siyah renkli, bitkisel kaynaklı, içinde yüksek oranda karbon bulunan katı yakıt: "Odun kömürü. Maden kömürü."- .
2 . sıfat, mecaz Siyah renkli: "Kömür gözlü."- .

NEFESLİ Nedir?


1 . Soluk alıp vermeden uzunca bir zaman durabilen.
2 . Üflemeli.
3 . mecaz Nefesi güçlü olan: "Bir kere hepimizden nefesli idi."- H. Taner.

OLAN Nedir?


1 - olmak eyleminin şimdiki zaman ortacı.
2 - ad tamlaması belirtileni durumunda bulunan bir addan sonra getirildiğinde o adın sıfatı değerinde bir birleşik oluşturur.

OYUN Nedir?


1 . Vakit geçirmeye yarayan, belli kuralları olan eğlence: "Tenis, tavla, dama, çelik çomak, bale oyundur."- .
2 . Kumar: "Bazıları oyun başından kalkar kalkmaz her şeyi unuturlar."- P. Safa.
3 . Şaşkınlık uyandırıcı hüner: "Hokkabazın oyunu. Cambazın oyunu."- .
4 . Tiyatro veya sinemada sanatçının rolünü yorumlama biçimi.
5 . Müzik eşliğinde yapılan hareketlerin bütünü: "Zeybek oyunu."- . "Büyük annem yeni dansları eski kabakçı Arapların oyunu kadar bile güzel bulmuyor."- H. E. Adıvar.
6 . Seslendirilmek veya sahnede oynanmak için hazırlanmış eser, temsil, piyes.
7 . Bedence ve kafaca yetenekleri geliştirmek amacıyla yapılan, çevikliğe dayanan her türlü yarışma: "Olimpiyat oyunları. Akdeniz oyunları."- .
8 . spor Güreşte rakibini yenmek için yapılan türlü biçimlerde şaşırtıcı hareket.
9 . spor Teniste, tavlada taraflardan birinin belirli sayı kazanmasıyla elde edilen sonuç.
10 . mecaz Hile, düzen, desise, entrika: "Atatürk hiçbir zaman onların oyununa kanmış değildir."- H. Taner.

SALEP Nedir?


1 . Salepgillerin tek köklü, yumrulu, salkımlı veya başak çiçekli örnek bitkisi (Orchis).
2 . Bu bitkinin yumru durumundaki köklerinden dövülerek hazırlanan beyaz toz.
3 . Bu tozun, şekerli süt veya su ile kaynatılmasıyla yapılan sıcak içecek: "Üstüne bol zencefil ektirdiğim salep fincanını iki elimle kavradım."- S. F. Abasıyanık.

SENE Nedir?

Yıl: "Önde zeytin ağaçları arkasında yâr / Sene 194
6 / Mevsim sonbahar"- B. R. Eyuboğlu.

SİGAR Nedir?

Puro.

SİGARA Nedir?

İnce kâğıda, kıyılmış tütün sarılarak hazırlanan, silindir biçiminde, ağızdan dumanı çekilen nesne: "İhtiyar diplomat sigara üstüne sigara yakıyordu."- Ö. Seyfettin.

SOLUK Nedir?


1 . Akciğerlere çekilen, akciğerlerden atılan hava, nefes: "Kalp gitgide hafiflemekteydi ve soluklarda hafif bir hışıltı başlamıştı."- R. N. Güntekin.
2 . Ciğerlere hava alıp verme.
3 . mecaz Tarz: "Gençler dergimize yeni bir soluk getirdiler."- .

SONRA Nedir?


1 . Daha ileri bir zamanda, müteakiben, önce karşıtı: "Hadi sen git yağmur bastırmadan ben sonra gelirim."- A. İlhan.
2 . Daha uzak ve ileri bir yerde: "Bahçeden sonra geriye dönerek biraz da sokaklarda dolaştık."- R. N. Güntekin.
3 . Makam, sıra, değer ve önemde arkada oluşu bildiren bir söz: "Evvela arabada, sonra sundurmada uyuyup dinlendiğime fena etmiştim."- R. N. Güntekin.
4 . Yoksa, aksi hâlde: "Tembellik etmesin, sonra sınıfta kalır."- .
5 . isim Arkadan gelen bölüm veya zaman: "Bunun sonrası yok. Bu işi sonraya bırakmamalı."- .

SÖNDÜRMEK Nedir?


1 . Ateş ve ışığın yanmasına, aydınlatmasına son vermek: "Parmağının ucuna kadar gelen alevi yere atıyor, terliğiyle basarak söndürüyor."- P. Safa.
2 . Hava veya gaz ile şişirilmiş bir şeyin havasını veya gazını boşaltmak: "Çocuk balonu söndürdü."- .
3 . mecaz Tutku ve duyguları yatıştırmak, etkisiz duruma getirmek: "Böyle zamanlarda Hacı'da ateşi ateşle söndürmekten başka çare olmadığını bilirim."- R. N. Güntekin.

ŞİMDİ Nedir?


1 . Şu anda, içinde bulunduğumuz zamanda: "Şimdi daha bahtiyar bir haberi sevgili bir sesten bizzat duymaya imkân buluyoruz."- A. Ş. Hisar.
2 . Az sonra, yakında: "Annen şimdi gelir, ağlama sus!"- .
3 . Az önce, biraz önce, demin: "Otobüs şimdi geçti, öbürü ne zaman gelir bilmem."- .
4 . Artık, bundan böyle, bu duruma göre: "Sizden kaçan hayvanı da şimdi kim bilir hangi semtte satacaklar?"- B. Felek.

ÜFÜRME Nedir?

Üfürmek işi: "Birdenbire kavalı dudaklarına götürdü ve üfürmeye başladı."- H. E. Adıvar.

ÜFÜRMEK Nedir?


1 . Üflemek.
2 . Üfleyerek bulunduğu yerden uzaklaştırmak: "Pencereden ince bir rüzgâr, güneş tozlarını tül perdelere üfürüyor."- A. İlhan.
3 . (nsz) Esmek: "Kapının altından rüzgâr üfürüyor."- .
4 . (nsz) Üfleyerek çalmak: "Birdenbire kavalı dudaklarına götürdü, üfürmeye başladı."- H. E. Adıvar.
5 . (nsz), mecaz Abartarak konuşmak.

ÜZERİNE Nedir?


1 . Üstüne.
2 . Hakkında: "Dil üzerine bir yazı."- .
3 . ...-den dolayı: "Onun gelmesi üzerine ortalık düzeldi. Bu söz üzerine herkes rahat etti."- .
4 . ...-den sonra: "Bunca hazırlık üzerine yola çıkmamak insanı üzer."- .

VERME Nedir?

Vermek işi: "İşitilen sözler, görülen tavırlar, beğenilen düşünceler Şinasi Bey'e yeni fikirler vermeye başladı."- M. Ş. Esendal.

VERMEK Nedir?


1 - (Üzerinde ya da yakınında olan bir şeyi) Birisine eriştirmek, iletmek.
2 - Bırakmak ya da bağışlamak.
3 - Ondan bilmek °atfetmek.
4 - (Düşünce ya da bilgi anlatan şeyler için) Başkalarına iletmek, bildirmek.
5 - Döndürmek, çevirmek, yöneltmek.
6 - Herhangi bir duruma yol açmak.
7 - (Eğlenceli toplantı) Düzenlemek, konuk çağırıp ağırlamak.
8 - (Sanatçı) Topluluk önünde sanatını göstermek, °icra etmek.
9 - Satmak.
10 - Biriyle evlendirmek. 1
1 - (-i) Ödemek. 1
2 - Yaymak. 1
3 - Ürün üretmek. 1
4 - Herhangi bir şey ortaya çıkarmak, oluşturmak. 1
5 - Tümünü herhangi bir duruma sokmak. 1
6 - Sahip olmasını sağlamak. 1
7 - (Bir şey üzerinde) Etki yapmak, biçimini değiştirmek. 1
8 - Saptamak, tespit etmek. 1
9 - Kazandırmak, katmak.
20 - Ayırmak, harcamak. 2
1 - Dayamak. 2
2 - Kök ya da gövdeleri sonuna -e (-a) ulaç eki almış eylemsilerle tezlikbildirir. 2
3 - Dilek bildiren birleşik eylemler yapar.

VEYA Nedir?


1 . Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut: "Ben Atatürk'le üç veya iki defa karşılaştım."- B. Felek.
2 . Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olursa kullanılan bir söz: "Sen, ben veya başka birileri."- .

YANMA Nedir?


1 . Yanmak işi: "Vücudumda yanma ile beraber garip bir titreme de vardı."- R. N. Güntekin.
2 . kimya Bir cismin oksijenle birleşmesi sırasında ortaya çıkan olayların tümü.

YETME Nedir?

Yetmek işi.

E E F K L M Ü Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

7 Harfli Kelimeler

Üflemek,

6 Harfli Kelimeler

Üfleme,

5 Harfli Kelimeler

Eklem, Elmek, Fekül, Felek, Kelem, Melek,

4 Harfli Kelimeler

Ekme, Elek, Elem, Emek, Emel, Feke, Füme, Kefe, Kele, Keme, Küfe, Küme, Leke, Meke, Mülk, Ülke,

3 Harfli Kelimeler

Efe, Eke, Ekü, Elk, Fek, Fel, Kel, Kem, Küf, Kül, Lef, Lük,

2 Harfli Kelimeler

Ek, El, Em, Fe, Ke, Le, Me,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.