Sonunda ü olan 8 harfli 78 kelime var. Ü harfi ile biten kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble, Kelime Tahtası gibi kelime oyunlarında yardımcı olarak kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde ü harfi olan kelimeler listesine ya da başında ü harfi olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bu bir hile değil, oyun oynarken yeni kelimeler öğrenebilmeniz için size bir yardımcıdır. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

GÜNDÜZLÜ

Okula gündüz giden, yatılı olmayan (öğrenci), yatısız, nehari: "Akşam etütte yoklama yapılınca o kargaşalıkta iki açıkgöz arkadaşımızın gündüzlülere karışıp mektepten kaçtıkları anlaşıldı."- H. Taner.

ÜFÜRÜKÇÜ

Okuyup üfleyerek hastalıkları savdığını ileri süren ve böylece bilgisiz kimseleri dolandıran düzenbaz kimse: "Eskiden üfürükçüler vardı, isteyenleri yere yatırıp pestil gibi çiğnerlerdi."- H. R. Gürpınar.

SÜPRÜNTÜ


1 . Temizlik yapıldığında toplanan toz ve çöp, çer çöp: "Elinde tuttuğu, içi süprüntü dolu faraşı merdivenlerin dibine boşalttı."- E. E. Talu.
2 . mecaz Bayağı, aşağılık şey veya kimse.

IŞIKGÖZÜ


1 - Işıklandırıldığında madensel yüzeyden çıkan elektronlar yardımıyla çevrimde elektrik akımı oluşturan düzen.
2 - Üzerine ışık düştüğünde bunu elektrik erkesine çeviren aygıt, °fotosel.

İKİYÜZLÜ

Özü sözü bir olmayan, riyakâr, mürai: "Kocasının zayıf bir adam olduğunu bilmez miydi, bilirdi, şimdi bir de ikiyüzlü olduğunu gözleriyle görüyordu."- A. İlhan.

AYAKÜSTÜ


1 . Oturmadan, ayakta durarak: "Makasçı, ayaküstü bana gayet basit kelimelerle bir dram anlattı."- R. N. Güntekin.
2 . Kısa sürede, acele olarak, ayaküzeri.

GÜMBÜRTÜ

Birdenbire yankılı ve derinden gelen patlama, yıkılma, çarpma sesinin adı: "Sessizlik öyle yoğun ki handiyse yüreklerinin gümbürtüsünü işitiyorlar."- A. İlhan.

ÜZÜNTÜLÜ


1 . Üzüntüsü olan, acılı, müteessir.
2 . Üzüntü veren: "Onu güldüren ve bizi ağlatan bu uzun ve üzüntülü oyun feleğin sabrını tüketti."- Y. K. Beyatlı.
3 . zarf Üzüntülü bir biçimde, üzüntülü olarak: "Ara sıra, saate üzüntülü bir göz atıyordu."- P. Safa.

PÜRTÜKLÜ

Pürtükleri olan: "Sanki bu daktilo gürültüleri içinden, sesi pürtüklü bir trombon, tek başına hâlâ o rumbayı çalmakta idi."- H. Taner.

SIRTÜSTÜ

Sırtı yerde olmak üzere: "İkide bir kendini sırtüstü saman dalgalarının içine atarak yüzme taklidi yapıyordu."- R. N. Güntekin.

GÜMRÜKÇÜ


1 . Gümrük görevlisi.
2 . Başkalarıyla ilgili eşyayı bir ücret karşılığında gümrükten çıkarma işini üzerine alan komisyoncu.

ÖKÜZGÖZÜ

Bileşikgillerden, sarı renkte, papatyayı andırır bir çiçek ve onun bitkisi, sığırgözü, mastıçiçeği, °arnika (Arnica montana).

DÜZGÜNLÜ

Yüzüne düzgün sürmüş olan: "... suratı hâlâ düzgünlü, kirpikleri hâlâ sürmeli, deli saraylı bir kadıncağızmış."- H. Taner.

GÖZLÜKLÜ

Gözlük takmış olan, gözlük kullanan: "Posta müvezzilerinden gözlüklü olanı, ta uzaktaki masadan lafa karıştı."- H. Taner.

KEDİGÖZÜ


1 . Taşıtların arkasındaki kırmızı renkli işaret lambası.
2 . Yollarda ışık vurduğu zaman parlayan trafik işareti.

CÜMBÜŞLÜ

Eğlentili, hareketli: "Aydın vilayeti halkının bu en neşeli, en cümbüşlü bayramıydı."- Y. K. Karaosmanoğlu.

GÖTÜRÜCÜ

Götüren, yönelten: "Yapılacak araştırmaların, doğruya götürücü nitelikte olmasına dikkat edilmiştir."- .

ÖLDÜRÜCÜ


1 . Öldüren, ölüme sebep olan, ölüme yol açan: "Öldürücü bir kalp aksesinin bazen saatlerce sürebileceğini gayet iyi biliyor."- P. Safa.
2 . mecaz Bayıltıcı, bunaltıcı, sıkıcı, yorucu: "Paketin kaybolmuş, çalınmış olması ihtimalinin verdiği korku, öldürücü bir korkuydu."- S. F. Abasıyanık.

DÜRBÜNLÜ

Dürbünü olan: "... kalabalıktan kimse kalmamış: Dürbünlü çocuklar da görünmüyor."- Y. K. Karaosmanoğlu.

ÜRKÜTÜCÜ

Ürküntüye yol açan (şey): "Boğukluğu benim kulağıma da ürkütücü gelen bir sesle sordum."- R. H. Karay.