Sonunda ü olan 7 harfli 133 kelime var. Ü harfi ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde ü harfi olan kelimeler listesine ya da başında ü harfi olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

GÖNÜLLÜ

  1. [sıfat] Bir işi yapmayı hiçbir yükümlülüğü yokken isteyerek üstlenen
    • "Yabancı dil bildiği için de Kore'ye gönüllü olarak göndermeye kalkmışlardı." (Çetin Altan)
  2. Çok istekli
    • "Henüz nizamiye ve gönüllü taburların neferleri dağılmamıştı." (Ömer Seyfettin)
  3. [isim] Seven kimse veya sevgili

KÖPRÜCÜ

  1. [isim] Köprü yapan kimse
  2. Tombazlarla köprü kuran istihkâm kıtası
  3. Osmanlı ülkelerinde, özellikle ordunun geçeceği yollar üzerindeki köprüleri onarmak ve korumakla görevli takım

PARDÖSÜ

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Serin havalarda öbür giysilerin üzerine giyilen, paltodan ince üstlük
    • "Sırtında kumaştan kül rengi bir pardösü, ayaklarında da alçak topuklu kahverengi ayakkabılarla çıktı." (Çetin Altan)

TÖRPÜLÜ

  1. [sıfat] Törpülenmiş

ÇÖĞÜRCÜ

  1. [isim] Çöğür (I) çalan kimse

GÜDÜMCÜ

  1. [isim] Güdümcülükten yana olan kimse

DÖKÜNTÜ

  1. [isim] Dökülmüş, saçılmış şeyler
    • "Onlar kendi küfleri, kendi yırtık pırtıkları, kendi döküntüleriyle yaşayabiliyorlar." (Yahya Kemal Beyatlı)
  2. Bir topluluktan geri kalmış kimseler
  3. Deniz yüzüne yakın, üzerinde dalgaların çatladığı kaya kümesi
  4. Kâğıtçılıkta üretimin herhangi bir safhasında ıskartaya çıkan, genellikle tekrar hamur durumuna getirilen, yaş ve kuru biçimleri olan kâğıt veya karton artığı
  5. Değersiz, bayağı, ayak takımından olan kimse
    • "Meşrutiyete uygun yönetim, yurt hainlerinin döküntüleriyle kurulamaz." (Hüseyin Cahit Yalçın)
  6. [sıfat] İşe yaramayan, değersiz, kötü, berbat
    • "Şoföre önce kentin en döküntü mahallelerinin adını söylediler." (Çetin Altan)
  7. Bazı hastalıklarda görülen çıban, leke, uçuk, kızarıklık vb. belirti
  8. Parçalanan taşların yamaç aşağı kayması, yuvarlanması, etekte birikmesiyle oluşan yer

ENSTİTÜ

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Bir üniversiteye bağlı veya bağımsız bir kuruluş olarak genellikle araştırma yapan ve bazı durumlarda öğretime de yer veren eğitim kurumu
    • "Türk Standartları Enstitüsü. Türkiyat Enstitüsü."

BÜKÜNTÜ

  1. [isim] Bükme sonucu oluşan biçim veya iz
  2. Bağırsakta olan ağrı
  3. Dönemeç, viraj

ÖĞÜTÜCÜ

  1. [sıfat] Öğütme özelliği olan
  2. [isim] Öğütme işini yapan makine
  3. [isim] Kâğıtçılıkta gerekli özelliklerdeki kâğıt veya karton hamuruna istenen bazı özellikleri kazandırmak için sulu ortamda elyaflı maddelerin işlenmesinde kullanılan diskli veya konik rotor ve statoru olan makine

BÖLÜTLÜ

  1. [sıfat] Bölütlere, halkalara ayrılmış olan

KÜMÜLTÜ

  1. [isim] Kırlarda, ormanlarda eğreti olarak yapılmış bekçi veya avcı kulübesi

GÜLÜTÇÜ

  1. [isim] Bir skeçte, revüde veya eğlence gösterisinde eklenen sözleri ve durumları hazırlayan kimse

SÖVÜNTÜ

  1. [isim] Hafif sövme yollu, kaba ve yakışıksız söz

PÜSÜRLÜ

  1. [sıfat] Püsürü olan, pürüzlü

TÜTSÜLÜ

  1. [sıfat] Tütsü yapılmış (yer, kimse veya yiyecek)
  2. Bulanık, karışık
    • "Kimse farkında değil, anlaşılan, yaptığının / Kafalar tütsülü hülya ile, gözler kızgın." (Mehmet Akif Ersoy)

YÜKÜMLÜ

  1. [sıfat] Bir şeyi yapma zorunluluğu olan, memur, mükellef
    • "Herkes kamu giderlerini karşılamak üzere vergi ödemekle yükümlüdür." (Anayasa)

SUÇÜSTÜ

  1. [isim] İşlenirken yakalanılan suç, cürmümeşhut, meşhut suç
  2. [zarf] Suç işlerken
    • "Hırsız suçüstü yakalandı."

TEMETTÜ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Kazanç

GÖRÜNTÜ

  1. [isim] Gerçekte var olmadığı hâlde varmış gibi görünen şey, hayalet
  2. Herhangi bir nesnenin mercek, ayna vb. ile oluşturulan biçimi, hayal
  3. Manzara
  4. Herhangi bir nesnenin mercek, ayna vb. araçlarla oluşturulan biçimi, hayal
  5. Sayı doğrusu üzerinde bir sayıya karşı gelen nokta
  6. Bir film üzerinde sıralanmış resimlerin gösterici yardımıyla ekrana art arda düşürülmesi sonunda hareketin yeniden kurulmasıyla ortaya çıkan görünüş, görüntülük üzerindeki hareketli resimler bütünü

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü