ÖZLEŞTİRMEK (TDK)


1 . Öz durumuna getirmek, özlü durum kazandırmak, arılaştırmak.
2 . dil bilimi Özleştirmecilik yapmak.

Özleştirmek kelimesi baş harfi Ö son harfi K olan bir kelime. Başında Ö sonunda K olan kelimenin birinci harfi Ö , ikinci harfi Z , üçüncü harfi L , dördüncü harfi E , beşinci harfi Ş , altıncı harfi T , yedinci harfi İ , sekizinci harfi R , dokuzuncu harfi M , onuncu harfi E , onbirinci harfi K . Başı Ö sonu K olan 11 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ARILAŞTIRMA Nedir?

Arılaştırmak işi, özleştirme.

ARILAŞTIRMAK Nedir?

Arı duruma getirmek, özleştirmek.

BİLİ Nedir?

Bilgi.

BİLİM Nedir?


1 . Evrenin veya olayların bir bölümünü konu olarak seçen, deneye dayanan yöntemler ve gerçeklikten yararlanarak sonuç çıkarmaya çalışan düzenli bilgi, ilim: "Benim sizden istediğim Türkçe yardım, bazı eski yazılı bilim ve tarih gibi ciddi eserleri bana okumanızdır."- H. E. Adıvar.
2 . Genel geçerlik ve kesinlik nitelikleri gösteren yöntemli ve dizgesel bilgi.
3 . Belli bir konuyu bilme isteğinden yola çıkan, belli bir amaca yönelen bir bilgi edinme ve yöntemli araştırma süreci.

DURU Nedir?


1 - Bulanıklığı olmayan, temiz, °berrak.
2 - (Ten için) Pürüzsüz.
3 - (Dil, biçem için) Gereksiz yabancı öğelerden arınmış, yalın, karışık olmayan.
4 - Suyu çok, sulu, koyu olmayan (şurup, ayran, çorba vb.).

GETİRMEK Nedir?


1 . Gelmesini sağlamak: "Dün bir deri bir kemik hâlinde eve getirip bırakmışlar."- R. N. Güntekin.
2 . (-de) Bir şeyi yanında veya üstünde bulundurmak.
3 . (-i) Erişmek veya eriştiğini sanmak: "Baharı getirdik."- .
4 . (nsz) İleri sürmek: "Örnek getirmek."- .
5 . (nsz) Sebep olmak, ortaya çıkarmak: "Bu rüzgâr kar getirir."- .
6 . (-i) İletmek, bildirmek: "Bir zabit nefes nefese şu haberi getirdi."- O. S. Orhon.
7 . (nsz) Sağlamak: "Haftada bir cuma günleri işleyen küçük bir kahve ayda ne kadar gelir getirirse."- Ö. Seyfettin.
8 . Bir makama atamak veya seçmek.
9 . (yardımcı fiil) Bazı kelimelerle birleşik fiil yapar: "Ateh getirmek. Nedamet getirmek."- .

KAZA Nedir?


1 . Can veya mal kaybına, zararına neden olan kötü olay: "Tren kazası."- .
2 . İlçe, kaymakamlık: "Kazada mektepli dişçi olmadığı için onu vilayete götürdüm."- R. N. Güntekin.
3 . din b. (***) Vaktinde kılınmayan namazı veya tutulmayan orucu sonradan yerine getirme.
4 . eskimiş, hukuk Yargı.
5 . eskimiş Kadılık görevi.

KAZAN Nedir?


1 . Çok miktarda yemek pişirmeye veya bir şey kaynatmaya yarayan büyük, derin kap: "Koca bir kazan patates kaynattık."- A. Gündüz.
2 . Buhar makinelerinde, kalorifer tesisatında, suyun kaynatıldığı büyük derin kap: "Kazan patladı."- .

KAZANDIRMA Nedir?

Kazandırmak işi.

KAZANDIRMAK Nedir?

Kazanmasını sağlamak.

ÖZLEŞTİRMECİLİK Nedir?

Bir dili yabancı ögelerden arıtarak arı, katışıksız bir duruma getirmeyi ve kendi imkânlarıyla geliştirmeyi amaçlayan çalışma, tasfiyecilik, pürizm: "O gün bugün Türkiye'de ilericilik, dil devrimini özleştirmecilik diye alıp Türkçenin anlaşılmaz hâle düşmesini savunmak sayılır."- A. İlhan.

ÖZLÜ Nedir?


1 . Özü olan, öz bölümü çokça olan: "Gönlüm dolu İstanbul'un en özlü sesiyle."- Y. K. Beyatlı.
2 . Benliğinde, varlığında, yapısında herhangi bir nitelik bulunan: "Ben o kadar bedbaht, doğru özlü bir kadınım ki beni sonra anlayacaksınız."- A. Gündüz.
3 . Yapışkan, verimli (toprak).
4 . Düşünceyi gereksiz söz kullanmadan bildiren: "Özlü anlatım."- .

YAPMA Nedir?


1 . Yapmak işi: "Ham ağaçları evcile çeviririm, aşı yapmayı bilirim, budamayı bilirim."- N. Araz.
2 . sıfat Doğadaki şeylere benzetilerek insan eliyle yapılmış, yapay, suni, sahici karşıtı: "Eliyle bahçenin dökme taştan yapma mağaralarından birini göstererek..."- Y. K. Karaosmanoğlu.
3 . sıfat Yapmacık: "Fakat fazla içliliği erkekliğe yakıştıramadığından kendini her zaman yapma bir sertliğin arkasına gizlerdi."- H. Taner.

YAPMAK Nedir?


1 . Ortaya koymak, gerçekleştirmek, oluşturmak, meydana getirmek: "Her görevi ayrım gözetmeden aynı titizlikle yapmak başarının sırrıdır."- Ç. Altan.
2 . (nsz) Olmasına yol açmak: "Durgun sular sıtma yapar."- .
3 . (nsz) Yol almak.
4 . Onarmak, tamir etmek: "Bozulan saatimi saatçi yaptı."- .
5 . (nsz) Bir şeyi başka bir şey durumuna getirmek: "Ayrıca terbiye edeceğim, onu yaman bir polis köpeği yapacağım."- R. H. Karay.
6 . Bir dileği, bir isteği yerine getirmek, uygulamak, ifa etmek: "Şu işi yapıver, diye yalvarmıştı da enişte engel olmuştu."- S. M. Alus.
7 . (nsz) Bir düşünceyi, bir davranışı, bir isteği işe dönüştürmek, gerçekleştirmek: "Elimi ağzına götürerek sus işareti yaptım."- R. H. Karay.
8 . Düzenli bir duruma getirmek: "Yatak yapmak. Yolu yaptılar."- .
9 . (nsz) Üretmek: "Ayakkabı yapmak."- .
10 . (nsz) Bir harekete, işe başlamak veya bir hareketle, işle uğraşmak: "Koşu yapmak. Sarsıntı yapmak."- . 1
1 . Zarara yol açmak. 1
2 . Etkili olmak. 1
3 . (nsz) Salgılamak, çıkarmak: "Tükürük bezleri tükürük yapar."- . 1
4 . (-e) Dışkı çıkarmak: "Çocuk, altına yapmış."- . 1
5 . Gerçekleştirmek: "İlk ve ortaöğrenimini Anadolu'da yapmıştır."- Y. Z. Ortaç. 1
6 . Tehdit yoluyla birini herhangi bir duruma düşürmek: "Ben adamı ne yaparım biliyor musun?"- . 1
7 . (-i, -e) Evlendirmek: "Bu kızı sana yapacağız."- . 1
8 . (yardımcı fiil) Bir durum yaratmak: "Fırının harlı ateşi yanaklarını pembe pembe yapmıştı."- N. Araz. 1
9 . (yardımcı fiil) Edinmek, sahip olmak: "Servet yapmak. Altın yapmak."- .
20 . (yardımcı fiil) Bir kimseye bir meslek kazandırmak, yetiştirmek: "Onu da Üsküdar'daki ambar memuru yapmak suretiyle daireden uzaklaştırdı."- H. Taner. 2
1 . (nsz) Davranmak, hareket etmek: "İyi yapmıyorsunuz, çocuğu çok azarlıyorsunuz. Uyumuş gibi yapmak."- . 2
2 . (nsz) Olmak: "Bu kış çok soğuk yaptı."- .

YAPMAK Nedir?


1 - Ortaya koymak, gerçekleştirmek, oluşturmak, meydana getirmek.
2 - Olmasına yol açmak.
3 - Bir işle uğraşmak, °meşgul olmak.
4 - Onarmak, °tamir etmek.
5 - (Birincisi -i'li, ikincisi eksiz olarak aynı nesne, iki kez yinelendiğinde)Gerçek nitetiğini vermek.
6 - Bir dileği, bir isteği yerine getirmek, uygulamak.
7 - Bir düşünceyi, bir davranışı, bir isteği eyleme dönüştürmek, yaratmak, gerçekleştirmek.
8 - Düzenli bir duruma getirmek.
9 - Üretmek.
10 - Bir devinime başlamak ya da bir devinimle uğraşmak. 1
1 - Zarara yol açmak. 1
2 - Etkili olmak. 1
3 - Salgılamak, çıkarmak. 1
4 - Dışkı çıkarmak. 1
5 - Gerçekleştirmek. 1
6 - (Tehdityollu) Birini herhangi bir duruma düşürmek. 1
7 - Evlendirmek. 1
8 - (Ad soylu bir sözcükle birlikte) Bir durum yaratmak. 1
9 - Edinmek, iyesi olmak.
20 - Bir kimseye bir meslek kazandırmak; yetiştirmek. 2
1 - Davranmak, hareket etmek. 2
2 - Olmak. 2
3 - Sağlamak. 2
4 - Yol almak.

E E K L M R T Z Ö İ Ş Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

11 Harfli Kelimeler

Özleştirmek,

10 Harfli Kelimeler

Özleştirme,

9 Harfli Kelimeler

Tizleşmek,

8 Harfli Kelimeler

Eleşkirt, Eştirmek, İşletmek, İtleşmek, İzletmek, Kertilme, Kirletme, Köreltme, Körleşme, Körletiş, Körletme, Közleşme, Metrelik, Özleşmek, Özletmek, Tizleşme, Zikretme,

7 Harfli Kelimeler

Ekşitme, Ektirme, Erişmek, Eritmek, Eşilmek, Eştirme, Ezilmek, İletmek, İşetmek, İşlemek, İşletme, İtleşme, İzlemek, İzletme, Kemerli, Köreliş, Körelme, Közleme, Mertlik, Meşelik, Metelik, Mezelik, Örkleme, Özlemek, Özleşme, Özletme, Şekerim, Şekerli, Tekerli, Tezkire, Tökezme,

6 Harfli Kelimeler

Ekilme, Ekşime, Emekli, Erimek, Erimez, Erişme, Erişte, Eritme, Eşilme, Etkime, Ezilme, İletme, İşemek, İşetme, İşleme, İzleme, Kelime, Kerime, Kertme, Köreşe, Köşeli, Lektör, Leşker, Melike, Merkez, Mertek, Metrik, Ömerli, Örtmek, Özelik, Özemek, Özleme, Şirket, Tekmil, Temlik, Terlik, Termik, Terzil, Teşkil, Teşmil,

5 Harfli Kelimeler

Eklem, Ekler, Elmek, Elzem, Emlik, Emzik, Erime, Erkli, Erlik, Ermek, Ermiş, Erzel, Eşlek, Eşlem, Eşlik, Eşmek, Etlik, Etmek, Ezmek, İlmek, İmlek, İrkme, İşeme, İşlek, İşlem, İşret, İtmek, İzlek, İzlem, Kelem, Keler, Keleş, Kemer, Kemre, Kerem, Kerim, Keriz, Kerte, Kerti, Kiler,

4 Harfli Kelimeler

Ekim, Ekli, Ekme, Ekşi, Ekti, Elek, Elem, Elik, Elim, Elit, Elti, Emek, Emel, Emet, Emik, Emir, Emiş, Erek, Erik, Eril, Erim, Eriş, Erke, Erme, Erte, Eşek, Eşik, Eşit, Eşli, Eşme, Etek, Eter, Etik, Etil, Etki, Etli, Etme, Ezel, Ezik, Ezme,

3 Harfli Kelimeler

Eke, Elk, Erk, Eti, İle, İlk, Kel, Kem, Ker, Keş, Ket, Kez, Kil, Kim, Kir, Kit, Kör, Köz, Leş, Lim, Lir, Lök, Met, Mil, Mir, Mit, Öke, Örk, Öte, Öze, Ret, Şek, Şem, Şer, Şet, Tek, Tel, Tem, Ter, Tez,

2 Harfli Kelimeler

Ek, El, Em, Er, Eş, Et, İl, İm, İş, İt, İz, Ke, Ki, Le, Me, Mi, Öz, Re, Şe, Te, Ti, Ze,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.