ÖRÜCÜ (TDK)


1 . Örme işi yapan kimse.
2 . Kumaş ve örgülerdeki yırtıkları, delikleri onaran kimse veya bu işlerin yapıldığı yer.
3 . Duvar yapan veya onaran kimse, yapı ustası.

Örücü kelimesi baş harfi Ö son harfi Ü olan bir kelime. Başında Ö sonunda Ü olan kelimenin birinci harfi Ö , ikinci harfi R , üçüncü harfi Ü , dördüncü harfi C , beşinci harfi Ü . Başı Ö sonu Ü olan 5 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

DELİ Nedir?


1 . Aklını yitirmiş olan, akli dengesi bozulmuş olan, mecnun.
2 . Coşkun, azgın (hayvan, duygu vb.): "Bu deli öfkeyi kime veya nelere, bir namlu gibi çevireceğini bilemiyordu."- T. Buğra.
3 . mecaz Davranışları aşırı ve taşkın olan (kimse), çılgın: "Ben delinin biriyim, ateşe girerim."- F. R. Atay.

DELİK Nedir?


1 . Dar, küçük açıklık: "İğne deliği. Burun deliği."- .
2 . Dar, küçük çukur: "Küçük çocuk, kulübenin kenarına yığılmış taşlardan yukarıda bir deliğe sıkışmıştı."- S. F. Abasıyanık.
3 . Küçük hayvan yuvası: "Fare deliği."- .
4 . sıfat Delinmiş olan: "Hangi evden istedilerse gittim, dama çıktım, akan delik kiremidi buldum, yerine sağlam kiremit koydum."- H. S. Tanrıöver.
5 . argo Cezaevi.

DUVAR Nedir?


1 . Bir yapının yanlarını dışa karşı koruyan, iç bölümlerini birbirinden ayıran, taş, tuğla vb. gereçlerden yapılan veya örülen dikey düzlem.
2 . Bir toprak parçasını sınırlayan taş, tuğla, kerpiçten yapılan engel: "Karabaş, bostan duvarının gölgesinde öğle uykusuna serilir."- Y. Z. Ortaç.
3 . mecaz Sonuç alınamayan yer.
4 . mecaz Engel: "İki arkadaşın arasında aşılmaz bir duvar vardı."- .
5 . spor Voleybolda ağ üzerinde karşı takım oyuncusunun vuruşuna karşı koyma.

KİMSE Nedir?

Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi: "Kimsenin girdisi çıktısı, alacağı borcu ile uğraşmak istemiyordum."- N. Cumalı.

KUMAŞ Nedir?


1 . Pamuk, yün, ipek vb.nden makinede dokunmuş her türlü dokuma: "Her şey, esvap ve eşya Bursa'da dokunan ipek kumaşlardan yapılmıştır."- F. R. Atay.
2 . mecaz Varlığı ve kişiliği oluşturan nitelik veya malzeme.

ONAR Nedir?

On sayının üleştirme sayı sıfatı, her birine on, her defasında onu bir arada.

ÖRGÜ Nedir?


1 . Örme işi veya biçimi.
2 . Tığ, şiş veya özel makineyle ilmiklerin yan yana getirilmesiyle örülerek yapılmış şey: "İstediğiniz kadar tel örgü engelleri koyunuz."- F. R. Atay.
3 . Örülmüş saç bölüğü, belik: "Başı yemenili, saçları iki örgü, ayağı takunyalı sarışın bir köylü kızı bana sordu."- R. H. Karay.
4 . Dokumacılıkta atkı ve çözgü ipliklerinin, dokumayı oluşturacak biçimde belli bir desene göre kesişmesi.
5 . İletişim, ulaşım vb.nin ülke yüzeyinde yayılmış biçimi, ağ.
6 . Yapı: "Batı Avrupa medeniyeti bütün dış ve iç örgüleriyle bana ilk defa orada ayan olmuştu."- Y. K. Karaosmanoğlu.
7 . Her türlü eylem ve olaydan oluşan akış: "Yaşamın örgüsü içinde gereğinden bile çok çalışkanım."- N. Meriç.
8 . sıfat Örülerek yapılan, örme: "Örgü bir giysi."- .
9 . anatomi Bazı sinir veya damarların birbirine geçip dolaşmasından ortaya çıkan oluşum.
10 . tiyatro Konunun ana çizgisi, oyunun işlenişi veya çatısı.

ÖRME Nedir?


1 . Örmek işi: "Kale kapısından yalnız birini açık bırakarak bakilerini örmeye başlamışlardı."- O. S. Orhon.
2 . sıfat Örülerek yapılan: "Üstüne açık kahverengi yün örme bir ceket giymişti."- P. Safa.

USTA Nedir?


1 . Bir zanaatı gereği gibi öğrenmiş olan ve kendi başına yapabilen kimse.
2 . Zanaat öğreticisi.
3 . Zanaatçılar için unvan: "Üzeyir usta yoldan geçmeyeceğimizi söyledi."- R. H. Karay.
4 . sıfat Eli uz, işinin eri, becerikli, mahir: "Bunların hepsi de çok güzel sesli ve oyunun en ustaları arasından seçildi."- T. Buğra.
5 . tarih Osmanlı İmparatorluğu'nda saraydaki cariye ve hizmetlilerin kıdemlisi.
6 . mecaz Akıl veren veya öğreten kimse: "Kız sana bir hâl olmuş, kim senin ustan?"- R. H. Karay.

VEYA Nedir?


1 . Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut: "Ben Atatürk'le üç veya iki defa karşılaştım."- B. Felek.
2 . Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olursa kullanılan bir söz: "Sen, ben veya başka birileri."- .

YAPI Nedir?


1 . Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina.
2 . Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon.
3 . Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme: "Kırıkkale yapısı bir tabanca."- .
4 . Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür: "Yapısı sağlam, güzel bir erkekti."- Y. Z. Ortaç.
5 . Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür: "Dil yapısı. Cümle yapısı."- .
6 . felsefe Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün.
7 . toplum bilimi Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür.

YIRTIK Nedir?


1 . Yırtılma sonucu oluşmuş yarık: "Çorabın yırtığı."- .
2 . sıfat Yırtılmış olan: "Kirli, yırtık yenleriyle alnının terlerini sildi."- Ö. Seyfettin.
3 . sıfat Eskimiş, parçalanmış.
4 . sıfat Cırlak, tiz, keskin (ses): "Yırtık sesiyle çığlık çığlığa bağırıyor."- R. N. Güntekin.
5 . sıfat, mecaz Utanması, çekinmesi olmayan: "Becerikli, yırtık bir kız değil ki mağazalarda iş arasın, bulsun."- P. Safa.

C R Ö Ü Ü Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

5 Harfli Kelimeler

Örücü,

3 Harfli Kelimeler

Öcü, Örü,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.