ÇEVREN (TDK)

Ufuk, göz erimi: "Arada sırada da olsa böyle buluşup konuşmak çok güzel oluyor, insanın çevreni genişliyor."- T. Yücel.

Çevren kelimesi baş harfi Ç son harfi N olan bir kelime. Başında Ç sonunda N olan kelimenin birinci harfi Ç , ikinci harfi E , üçüncü harfi V , dördüncü harfi R , beşinci harfi E , altıncı harfi N . Başı Ç sonu N olan 6 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

BÖYLE Nedir?


1 . Bunun gibi, buna benzer: "Ah Şaban'ın böyle bir çocuğu, böyle bir karısı olsaydı!"- H. E. Adıvar.
2 . zarf Bu yolda, bu biçimde, hakeza: "Böyle acıklı şeyleri ne diye yazıyorum bilmem ki?"- A. Gündüz.
3 . zarf Bu derece: "Böyle bir sevmek görülmemiştir."- A. İlhan.
4 . zarf İçinde "ne, nasıl" vb. sorular bulunan cümlelerin sonuna geldiğinde o cümlede anlatılan şeyin hoş karşılanmadığını veya ona şaşıldığını anlatan bir söz: "Maşallah, dedi, nereden teşrif böyle?"- P. Safa.

BULUŞ Nedir?


1 . Bulma işi.
2 . İlk defa yeni bir şey yaratma, icat.
3 . Bilinen bilgilerden yararlanarak daha önce bilinmeyen yeni bir bulguya ulaşma veya yöntem geliştirme, icat: "Bu orijinal buluşu Vali beye borçluyuz."- S. F. Abasıyanık.
4 . edebiyat Konu, duygu, düşünce ve hayalde başkalarının etkisinden sıyrılarak bunların işlenişinde yeni bir yol tutma: "Yazarın güzel buluşları var."- .

ÇEVRE Nedir?


1 . Bir şeyin yakını, dolayı, etraf, periferi: "Büyük kentlerin çevreleri gecekondularla sarılmıştır."- O. Rifat.
2 . Kişinin içinde bulunduğu toplumu oluşturan ortam: "Her girdiği çevreye kişiliği ile birlikte olgun ve asil bir huzur havası getirirdi."- H. Taner.
3 . Sırma işlemeli mendil: "Geçen gün sandığı karıştırırken elime işlemeli çevreler geçti."- M. Yesari.
4 . mecaz Aynı konu ile ilgisi bulunan kimselerin tümü, muhit: "Siyasi çevreler. Sanat çevresi."- .
5 . mecaz Bir kimse ile ilişkisi bulunanlar, muhit: "Babanın ve çevresinin var güçleri ile destekledikleri düşünülebilir."- H. Taner.
6 . dil bilgisi Bir birimden önce veya sonra gelen aynı türden birimlerin tümü, bunların oluşturduğu küçük grup, kontekst.
7 . matematik Düzlem üzerindeki bir şekli sınırlayan çizgi.
8 . toplum bilimi Hayatın gelişmesinde etkili olan doğal, toplumsal, kültürel dış faktörlerin bütünlüğü.

ÇEVREN Nedir?

Ufuk, göz erimi: "Arada sırada da olsa böyle buluşup konuşmak çok güzel oluyor, insanın çevreni genişliyor."- T. Yücel.

ERİM Nedir?

Bir şeyin erebileceği uzaklık, menzil: "El erimi. Göz erimi."- .

GENİŞ Nedir?


1 . Eni çok olan, enli, vâsi: "Geniş, bomboş bir taşlığın serin, rutubetli küf kokusu duyuldu."- P. Safa.
2 . Alanı büyük olan, makro, dar karşıtı: "Bu ağaç, bir geniş bostan duvarının dış tarafında idi."- O. C. Kaygılı.
3 . Bol (elbise).
4 . Kapsamı büyük, dar sınırlar içinde kalmayan, yaygın, makro: "Geniş anlamlı."- .
5 . mecaz Kolay kolay tasalanmayan, hoşgörülü, rahat: "Besbelli geniş, olabildiğince umursamaz görünmek istiyordu."- A. İlhan.
6 . mecaz Çok: "Geniş iş alanları sağlandı."- .

GÜZEL Nedir?


1 . Göze ve kulağa hoş gelen, hayranlık uyandıran, çirkin karşıtı: "Güzel kız. Güzel çiçek."- . "Yalının en güzel odası bizimdi."- .
2 . İyi, hoş: "Güzel şey canım, milletvekili olmak!"- Ç. Altan.
3 . Beklenene uygun düşen ve başarı düşüncesi uyandıran: "Güzel bir fırsat."- .
4 . Soyluluk ve ahlaki üstünlük düşüncesi uyandıran: "Güzel duygular. Güzel hareketler."- .
5 . Görgü kurallarına uygun olan.
6 . Sakin, hoş (hava): "Güzel bir gece."- .
7 . Okşayıcı, aldatıcı, kandırıcı: "Güzel vaatler."- .
8 . Pek iyi, doğru: "Güzel güzel amma!"- .
9 . isim Güzel kız veya kadın.
10 . isim Güzellik kraliçesi. 1
1 . zarf Hoşa giden, beğenilen, iyi, doğru bir biçimde: "Güzel konuştu."- . 1
2 . zarf Adamakıllı, şiddetli: ": Karıkoca bu kuzu yüzünden güzel bir kavga ettiler"- Ö. Seyfettin.

İNSAN Nedir?


1 . İki eli bulunan, iki ayak üzerinde dolaşan, sözle anlaşan, akıl ve düşünme yeteneği olan en gelişmiş canlı.
2 . Kişi, şahıs, âdemoğlu, âdem evladı: "O yaşta insan hiç düşünmeden sadece yaşamaya bakar."- H. Taner.
3 . sıfat, mecaz Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse).

KONUŞMAK Nedir?


1 . Bir dilin kelimeleriyle düşüncesini sözlü olarak anlatmak: "Çocuk daha konuşamıyor."- .
2 . (-i, -den) Belli bir konudan söz etmek: "Mehmet yedi yaşındayken anasıyla konuştuklarından fazla bir şey konuşmazdı."- H. E. Adıvar.
3 . (nsz, -le) Bir konuda karşılıklı söz etmek, sohbet etmek: "İşten sonra Nuruosmaniye'deki İkbal kahvesinde arkadaşlarla şiir ve edebiyat konuşuyoruz."- F. R. Atay.
4 . Söylev vermek, konuşma yapmak.
5 . Konuşma dili olarak kullanmak: "Türkçeyi çok iyi konuşuyor."- .
6 . Düşüncesini herhangi bir araç kullanarak anlatmak: "Dilsizler el işaretleriyle konuşur."- .
7 . (-le) İlişki kurmak veya ilişkiyi sürdürmek: "Üst kattakilerle konuşuyoruz."- .
8 . Flört etmek.
9 . Dargın bulunmamak.
10 . Oyuncak, hayvan vb. konuşmaya benzeyen birtakım sesler çıkarmak. 1
1 . Gizli bir şeyi açığa vurmak, ele vermek. 1
2 . mecaz Becermek, uzman gibi yapabilmek: "Fokstrotta uzun boylu konuşamam."- M. Yesari. 1
3 . mecaz Geçerli olmak, etkin olmak: "Yasaların yerine yumruklar konuştu."- . 1
4 . teklifsiz konuşmada Şık ve zarif görünmek: "Bluzun konuşuyor."- .

UFUK Nedir?


1 - Çekülün gösterdiği dikey çizgi ile gözlemci üzerinden geçen düzlem, gözerimi, çevren.
2 - Düz arazide ya da açık denizde gökle yerin birleşir gibi göründüğü yer,çevren, gözerimi.
3 - Anlayış, kavrayış, görüş, düşünce gücü, °ihata.
4 - Çevre, dolay.

YÜCE Nedir?

Yüksek, büyük, ulu, ulvi: "Yüce duygular, derin düşünceler ona göre değildir."- S. Taşer.

E E N R V Ç Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

6 Harfli Kelimeler

Çevren,

5 Harfli Kelimeler

Çevre, Evren,

4 Harfli Kelimeler

Çene, Eren, Evre, Nere, Vere,

3 Harfli Kelimeler

Evç, Nev,

2 Harfli Kelimeler

Çe, En, Er, Ev, Ne, Re, Ve,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.