ÇEPELLENMEK (TDK)


1 . Çepelli duruma gelmek.
2 . Karışıp bozulmak.

Çepellenmek kelimesi baş harfi Ç son harfi K olan bir kelime. Başında Ç sonunda K olan kelimenin birinci harfi Ç , ikinci harfi E , üçüncü harfi P , dördüncü harfi E , beşinci harfi L , altıncı harfi L , yedinci harfi E , sekizinci harfi N , dokuzuncu harfi M , onuncu harfi E , onbirinci harfi K . Başı Ç sonu K olan 11 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

BOZULMAK Nedir?


1 . Bozma işine konu olmak: "Pazarlık bozulur, nişan bozulur, makine bozulur, mal bozulur."- B. Felek.
2 . Yiyecek kokmak, yenilemeyecek duruma gelmek, ekşimek: "Et bozulmuş."- .
3 . Dağılmak, bozguna uğramak: "Hudutta bozulan ordu iki günden beri Serez'den geçiyordu."- Ö. Seyfettin.
4 . Taşıt arızalanmak.
5 . mecaz İyi ve değerli niteliğini yitirmek.
6 . mecaz Bir şeye kızmak, içerlemek: "Karısının bu ikinci ihtarı ile biraz bozulan adam salıncaktan atladı."- O. C. Kaygılı.
7 . mecaz Sağlığını yitirip zayıflamak.

ÇEPELLİ Nedir?

İçinde sap, taş, toprak vb. yabancı madde bulunan: "Çepelli buğday."- .

DURU Nedir?


1 - Bulanıklığı olmayan, temiz, °berrak.
2 - (Ten için) Pürüzsüz.
3 - (Dil, biçem için) Gereksiz yabancı öğelerden arınmış, yalın, karışık olmayan.
4 - Suyu çok, sulu, koyu olmayan (şurup, ayran, çorba vb.).

GELME Nedir?


1 . Gelmek işi.
2 . sıfat Gelmiş olan: "Avrupa'dan gelme bir televizyon."- .
3 . sıfat Yetişme: "İyi aileden gelme çocuk."- .
4 . fizik Bir ışının, kaynağından çıkarak bir ayna yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine erişmesi.

GELMEK Nedir?


1 . Bir yere gitmek, ulaşmak, varmak: "Gurbetten gelmişim yorgunum, hancı."- B. S. Erdoğan.
2 . Geriye dönmek: "... adamı Ödemiş'ten aldım geldim, her masrafını çektim."- N. Cumalı.
3 . Oturmaya, ziyarete gitmek: "Dün akşam amcamlar bize geldi."- .
4 . İsabet etmek: "Kurşun ayağına geldi."- .
5 . Varmak, ulaşmak: "Derslerin artık sonuna geldik. Telgraf geldi."- .
6 . Varlığını sürdürmek, yaşamak, intikal etmek: "Eski çağlardan birçok anıt çağımıza kadar gelmiştir."- .
7 . Ortaya çıkmak, doğmak.
8 . Belli bir süre dolmak: "Vakit kuşluğu aşmış, öğleye geliyordu."- N. Cumalı.
9 . Belli bir zamana ulaşmak.
10 . Kadar olmak: "Boyu ancak omzuna geliyor."- . 1
1 . Çıkmak, yönelmek: "Merak etme, ondan kimseye kötülük gelmez."- . 1
2 . İzlemek, takip etmek: "Çocuklar arkadan geliyordu."- . 1
3 . Bir yerden alınıp bir yere ulaştırılmak: "Kahve Brezilya'dan geliyor."- . 1
4 . Katılmak, eklenmek: "Türkçede ekler kelimelerin sonuna gelir."- . 1
5 . Türemek. 1
6 . Daha önce üzerinde durulmuş olan bir konuya yeniden dönmek: "Şimdi sözü burada kesip asıl konumuza gelelim."- . 1
7 . Sonuç çıkmak: "Bu davranışlardan ne gelir bilinmez."- . 1
8 . Dayanmak, tahammül etmek: "Birazcık üşütmeye gelmiyor, hemen hastalanıyor."- . 1
9 . Kendine yapılan herhangi bir davranış veya durumu iyi karşılamak: "Kadri o adamlardandır ki iyi davranmaya, yüz vermeye gelmez."- M. Ş. Esendal. "Bizim baştan savma işe gelmediğimizi bilirsin."- R. H. Karay.
20 . (-e) Bir şeye sonradan inanmak, doğruluğuna hak vermek, eğilim göstermek, kabul etmek: "Dediğime geldiniz mi?"- . 2
1 . Etkisini herhangi bir biçimde göstermek: "Buranın havası iyi geldi. Burası bana çok sıcak geldi."- . 2
2 . Kazanılmak, sağlanılmak: "Çiftlikten onlara ayda beş yüz milyon lira gelir."- . 2
3 . Uymak: "Bu ayakkabı sana küçük gelir."- . 2
4 . Olmak, -e uğramak: "Felç gelmek. Başımıza bir bela geldi."- . 2
5 . Akmak: "Burnundan kan geldi. Musluktan su gelmiyor."- . 2
6 . Düşmek, rast gelmek: "Buraya ışık gelmiyor."- . 2
7 . Görünmek, sanılmak: "Baygın da olsa yabancı bir kadını böyle kucağında tutmak ona pek ayıp bir şey gibi geldi."- H. Taner. 2
8 . (-e) Uygun düşmek: "Caddelerde oturmaya gelmez."- Ö. Seyfettin. 2
9 . (-e) Başlamak, ortaya çıkmak.
30 . Mal olmak: "Bu bardakların tanesi yüz liraya geldi."- . 3
1 . Biriyle birlikte gitmek: "Ben İstanbul'a gidiyorum, benimle gelir misiniz?"- . 3
2 . Başlamak, ulaşmak: "Saati gelince söylerim. Öyle bir zaman gelecek ki..."- . 3
3 . İhtiyaç anlatan deyimler kurmaya yarayan bir fiil: "Uykusu gelmek."- . 3
4 . (yardımcı fiil) Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur: "Alışageldiğimiz bir anlamı vardı."- . 3
5 . -mez, -mezlik ile birlikte yapmacık anlatan deyimler yapar: "Görmezlikten gelmek. İşitmezlikten gelmek."- . 3
6 . Yönelme durumundaki bazı kelimelere getirilerek birleşik fiil yapar: "Yola gelmek. Meydana gelmek. Hatıra gelmek. Akla gelmek."- . 3
7 . ...-dikçe, ...-esi biçiminde kullanılan sıfat-fiil eklerinden sonra geldiğinde önceki fiille ilgili olarak pekiştirilmiş bir istek ve sürerlik bildiren bir fiil: "Baktıkça bakası gelmek. Yedikçe yiyesi gelmek."- . 3
8 . Herhangi bir sırada bulunmak: "Başta gelmek. Önde gelmek. Birinci gelmek."- .

KARIŞ Nedir?

Parmaklar birbirinden uzak duracak biçimde gergin duran elde, başparmak ile serçe parmağın uçları arasındaki açıklık: "Yürüyüp geçeceğim, basacağım yerlerin her bir karış mübarek toprağı benim için mukaddesti."- H. R. Gürpınar.

E E E E K L L M N P Ç Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

11 Harfli Kelimeler

Çepellenmek,

10 Harfli Kelimeler

Çepellemek, Çepellenme, Peçelenmek, Pençelemek,

9 Harfli Kelimeler

Çepelleme, Keçelenme, Kelepleme, Kepçeleme, Lekelenme, Peçelemek, Peçelenme, Pençeleme,

8 Harfli Kelimeler

Çekeleme, Elekleme, Ellenmek, Keçeleme, Lekeleme, Peçeleme,

7 Harfli Kelimeler

Eklenme, Elenmek, Ellemek, Ellenme, Kelepçe, Kemençe, Peçenek,

6 Harfli Kelimeler

Çelenk, Çelmek, Ekleme, Elemek, Elenme, Elleme, Enemek, Keleme, Meleke, Peleme, Pelenk,

5 Harfli Kelimeler

Çekel, Çekem, Çekme, Çelek, Çelen, Çelme, Çemen, Çenek, Çepel, Eklem, Elçek, Eleme, Elmek, Eneme, Enlem, Kelem, Kelep, Kelle, Kepçe, Kepme, Leçek, Melek, Nemçe, Pekçe, Pençe,

4 Harfli Kelimeler

Çene, Çenk, Ekme, Elek, Elem, Emeç, Emek, Emel, Emen, Enek, Keçe, Kele, Keme, Kene, Leçe, Leke, Meke, Peçe,

3 Harfli Kelimeler

Çek, Eke, Elk, Epe, Kel, Kem, Kep, Lep, Meç, Men, Nem, Peç, Pek,

2 Harfli Kelimeler

Çe, Ek, El, Em, En, Ke, Le, Me, Ne, Pe,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.