ÇEKİLME (TDK)


1 . Çekilmek işi: "Daha düğün olmadan Hayri benim okuldan çekilmemi istedi."- M. Ş. Esendal.
2 . Bir görevden, bir işten kendi isteği ile ayrılma, istifa: "Hesaplarını altüst etmiş, onu elli beş yaşında devlet memuriyetinden çekilmeye mecbur bırakmıştı."- R. N. Güntekin.
3 . askerlik Savaşta, bir ordunun veya bir birliğin düşmandan ayrılmak için yaptığı davranış, ricat: "Neticede işgal kuvvetleri, buralardan çekilmeye mecbur edildiler."- Atatürk.
4 . jeoloji Yerin yükselmesiyle bu yeri örten deniz sularının gerilemesi, basma karşıtı.
5 . spor Bir boksörün veya güreşçinin herhangi bir sebeple karşılaşmayı bırakması.

Çekilme kelimesi baş harfi Ç son harfi E olan bir kelime. Başında Ç sonunda E olan kelimenin birinci harfi Ç , ikinci harfi E , üçüncü harfi K , dördüncü harfi İ , beşinci harfi L , altıncı harfi M , yedinci harfi E . Başı Ç sonu E olan 7 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ALTÜST Nedir?

Çok karışık ve dağınık.

ASKERLİK Nedir?

Asker olma durumu, askerlik hizmeti, bayrakaltı, askeriye.

AYRILMA Nedir?


1 . Ayrılmak işi.
2 . fizik Bir biçmeden geçen beyaz ışığın türlü renklerde görünmesi.

AYRILMAK Nedir?


1 . Ayırma işine konu olmak: "Geçen hafta, Akşehir'de Nasrettin Hoca törenine ayrılmıştı."- F. R. Atay.
2 . (-den) Bir yerden, bir kimseden, bir şeyden uzaklaşmak: "... rahat bir tavırla yanındaki adamdan ayrıldı."- Y. K. Karaosmanoğlu.
3 . (-den) Boşanmak: "Artık senden saklamaya sebep kalmıyor. Ben, Remzi Bey'den ayrılıyorum."- R. N. Güntekin.

BASMA Nedir?


1 . Basmak işi.
2 . Gazete, dergi, kitap vb. bası ile hazırlanmış yazılı şeyler, matbua.
3 . İskambil kâğıdı ile oynanan bir oyun.
4 . Üzerinde bası ile yapılmış renkli biçimler bulunan pamuklu kumaş: "O güne kadar bir okka üzüm, bir arşın basma almamış idim."- M. Ş. Esendal.
5 . sıfat Bu kumaştan yapılan: "Üzerine basma bir elbise ile örme bir ceket giymişti."- P. Safa.
6 . jeoloji Yerin alçalmasıyla bu yeri örten deniz sularının yükselmesi, çekilme karşıtı.
7 . sıfat Basılmış, matbu.
8 . halk ağzında Gübre, tezek.

BIRAKMA Nedir?


1 . Bırakmak işi.
2 . Salıverme, terk.

BİRLİ Nedir?


1 . Bir parçadan oluşan, kendinde herhangi bir şeyden bir tane bulunan.
2 . isim İskambil, domino vb. oyunlarda bir işaretini taşıyan kâğıt veya pul, as.

BOKS Nedir?

Belirli kurallara uyularak yapılan yumruk dövüşü, yumruk oyunu: "Türkiye boks şampiyonası."- .

BOKSÖR Nedir?

Boks yapan kimse, yumruk oyuncusu.

BURA Nedir?

Bu yer: "Eskiden buranın, şişman bir valisi vardı."- M. Ş. Esendal.

ÇEKİ Nedir?


1 . Tartı.
2 . 225,97
8 kg olan, odun, kireç vb. ağır ve kaba şeyleri tartmakta kullanılan ağırlık ölçü birimi.
3 . mecaz Üzüntü, sıkıntı.
4 . halk ağzında Kadınların başlarına bağladıkları örtü.

ÇEKİLME Nedir?


1 . Çekilmek işi: "Daha düğün olmadan Hayri benim okuldan çekilmemi istedi."- M. Ş. Esendal.
2 . Bir görevden, bir işten kendi isteği ile ayrılma, istifa: "Hesaplarını altüst etmiş, onu elli beş yaşında devlet memuriyetinden çekilmeye mecbur bırakmıştı."- R. N. Güntekin.
3 . askerlik Savaşta, bir ordunun veya bir birliğin düşmandan ayrılmak için yaptığı davranış, ricat: "Neticede işgal kuvvetleri, buralardan çekilmeye mecbur edildiler."- Atatürk.
4 . jeoloji Yerin yükselmesiyle bu yeri örten deniz sularının gerilemesi, basma karşıtı.
5 . spor Bir boksörün veya güreşçinin herhangi bir sebeple karşılaşmayı bırakması.

ÇEKİLMEK Nedir?


1 . Çekme işi yapılmak: "Ağlar çekiliyor dalyanlarda."- O. V. Kanık.
2 . (-e) Kendini geriye veya bir yana çekmek.
3 . (-den) Bir işten, bir görevden kendi isteğiyle ayrılmak, istifa etmek: "Hiçbir zaman mebusluktan çekilmek niyetinde değilim."- T. Buğra.
4 . Azalmak.
5 . Yok olmak: "İneğin sütü çekildi."- .
6 . (-e) Bir yere geçmek: "Bir köşeye çekilerek ben de bir çay getirttim."- R. N. Güntekin.
7 . Bir yerden uzaklaşmak, bir yere uğramamak: "Dükkân karmakarışık, mallar bayat, kibar müşteriler birer birer çekiliyor, ayaktakımı her gün artıyor."- H. E. Adıvar.
8 . Geri gitmek, ricat etmek: "Türklerin çekilmesiyle beraber hain ve zehirli bir çekirge bulutu gibi oraya üşüşen Avrupalılar..."- Ö. Seyfettin.
9 . (-den) Katılmamak, vazgeçmek: "Yarışmadan çekildi."- .
10 . Katlanmak, üstlenmek, tahammül etmek: "Çekilmez dert."- . 1
1 . Tartılmak. 1
2 . Parça hâlindeki et kıyma biçimine getirilmek.

DAVRANIŞ Nedir?


1 . Davranma işi, tutum, davranım, muamele, hareket: "Düşünceleri, davranışları bana ters gelen biriyle bir arada oturamam elbet!"- N. Cumalı.
2 . felsefe Dıştan gözlemlenebilecek tepkilerin toplamı.
3 . ruh bilimi Organizmanın uyaranlar karşısındaki tepkilerinin bütünü.

DENİZ Nedir?


1 . Yer kabuğunun çukur bölümlerini kaplayan, birbiriyle bağlantılı, tuzlu su kütlesi.
2 . Bu su kütlesinin belirli bir parçası: "Marmara Denizi. Karadeniz."- .
3 . Aydaki düzlükler.
4 . mecaz Geniş alan.
5 . mecaz Çokluk, yoğunluk.

DEVLET Nedir?


1 - Toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal örgütlü bir ulusun ya da uluslar topluluğunun oluşturduğu tüzel varlık.
2 - Devletin yönetim katı, °hükümet.
3 - Mutluluk; talih.

DÜĞÜN Nedir?


1 . Evlenme veya sünnet dolayısıyla yapılan tören, eğlence, cemiyet: "Babam düğünün savaştan sonraya kalmasını uygun görmüş."- A. Gündüz.
2 . mecaz Bir olayı kutlamak için yapılan büyük eğlence veya tören.

DÜŞMAN Nedir?


1 . Birinin kötülüğünü isteyen, ondan nefret eden, ona zarar vermeye çalışan kimse, yağı, hasım, antagonist, dost karşıtı: "Ben ki dans salonlarına, barlara düşman bir adamımdır."- S. F. Abasıyanık.
2 . Birbirleriyle savaşan devletler ve bu devletlerin asker, sivil bütün uyrukları: "Her sokak düşmanlarla doluyken o, sevinçli sevinçli şarkı söylüyor."- A. Gündüz.
3 . Aralarında birbirleriyle çatışmaya varacak ölçüde anlaşmazlık olan taraflar: "Dostumuza güvenmeyelim de düşmanımıza mı güvenelim?"- B. R. Eyuboğlu.
4 . sıfat Bir şeyin yaşamasına, barınmasına engel olan (güç, tutum vb.).
5 . mecaz Bir şeyi büyük ölçüde kullanıp tüketen kimse: "Ekmek düşmanı."- .
6 . mecaz Bazı şeylerden nefret eden, tiksinen kimse: "İçki düşmanı."- .

ELLİ Nedir?


1 . Kırk dokuzdan sonra gelen sayının adı.
2 . Bu sayıyı gösteren 50, L rakamlarının adı.
3 . sıfat Beş kere on, kırk dokuzdan bir artık. elli (II) sıfat Eli olan: "Bu kocaman elli, muhteşem babadan bile korkmuyordu."- S. F. Abasıyanık.

ESEN Nedir?

Ruhsal ve bedensel olarak sağlıklı, sıhhatli, salim.

GERİ Nedir?


1 . Arka, bir şeyin sonra gelen bölümü, art, alt taraf, ileri karşıtı: "Amerikan barın gerisinden işaret eden barmen seslendi."- N. Cumalı.
2 . Son, sonuç: "Sen gerisini düşünme."- .
3 . Bir şeyin sona kalan bölümü: "Yazının gerisi yarın yayımlanacak."- .
4 . Geçmiş, mazi: "Artık geride özleyeceğim hiçbir şey yok."- S. F. Abasıyanık.
5 . Hayvanda boşaltım organının dışı.
6 . sıfat Eksik gösteren (saat): "Bu saat beş dakika geridir."- .
7 . sıfat Aptal, anlayışsız.
8 . sıfat, mecaz Benzerlerine ayak uydurup ilerleyememiş, gelişememiş: "Geri düşünce. Geri adam."- .
9 . zarf Geriye doğru: "Bağına, bahçene, suyuna, toprağına veda ederek geri gidiyorum."- F. R. Atay.
10 . ünlem "Geri dön, geri git!" anlamında bir söz.

GERİLEME Nedir?


1 . Gerilemek işi: "Yüreğinde, gevşek bir isteksizlik, cayışa benzeyen tatsız bir gerileme vardı."- C. Uçuk.
2 . biyoloji Bir dokunun, bir organın evrim geçirmesi veya bir yapının basitleşmesi.
3 . mantık Sonuçlardan ilkelere, etkilerden sebeplere ve birleşiklerden yalınçlara doğru usa vurma işlemi.
4 . ruh bilimi Kavrama yeteneğinin giderek zayıflaması durumu.
5 . eskimiş Geri çekilme, ricat.

GÖRE Nedir?


1 . Bir şeye uygun olarak, bir şey uyarınca, gereğince: "... günün modasına göre taranmış saçlarıyla güzel bir kadın başı uzandı bahçeye."- N. Cumalı.
2 . Bakılırsa, hesaba katılırsa, göz önünde tutulunca, bakarak, nazaran: "Bilginlerin dediğine göre on milyona yakın Türk yurt değiştirdi."- N. Araz.

GÖREV Nedir?


1 . Bir nesne veya bir kimsenin yaptığı iş.
2 . İşlev.
3 . Resmî iş, vazife: "Cavit Bey, görevi ona verdiği gün, Abdi Bey çok sevinmişti."- A. İlhan.
4 . Bir kimseye veya bir kurula verilen özel amaçlı görev, misyon.
5 . dil bilgisi Bir cümlede bir dil biriminin öbür birimlerle ilişkisi aracılığıyla yerine getirdiği iş.
6 . fizyoloji Bir organ veya hücrenin yaptığı iş.
7 . matematik Bir değerin başka değerlerle olan ilişkisi.

GÜRE Nedir?


1 . Çiftleşmek isteyen kısrak veya dişi eşek.
2 . Bir yaşından üç yaşına kadar olan tay.
3 . sıfat, mecaz Kuvvetli, dinç.
4 . sıfat, mecaz Çekingen, korkak, ürkek.

GÜREŞ Nedir?

Belli kurallar içinde, güç kullanarak iki kişinin türlü oyunlarla birbirinin sırtını yere getirmeye çalışması.

GÜREŞÇİ Nedir?

Güreş yapan, güreşen kimse, pehlivan.

HERHANGİ Nedir?

Belli olmayan, özellikleri iyice bilinmeyen, rastgele.

İSTİF Nedir?


1 . Eşya veya başka nesnelerin düzgün bir biçimde üst üste konulmasıyla oluşan yığın.
2 . Kereste, tahta vb. ağaç ürünlerini kurutmak veya bekletmek amacı ile belirli düzenlerde üst üste dizerek yapılan yığın.
3 . Stok.

İŞTE Nedir?


1 . Bir şey gösterilirken veya bir şeye işaret edilirken söylenen bir söz, aha, ahacık: "Hani kitap? - İşte size anlattığım adam. İşte, korktuğum başıma geldi."- .
2 . Anlatılan bir sözün sonucuna gelindiğini gösterir: "İşte bütün manzara budur!"- R. E. Ünaydın.
3 . Anlatılan şeye dikkat çekmek için kullanılan bir söz: "Ekmek, peynir, yumurta, marul, limon, ne bulursan al işte."- N. Cumalı.

JEOLOJİ Nedir?

Yer bilimi.

KARŞI Nedir?


1 . Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi: "Karşımdaki kitap rafında eserlerim sırayla duruyor."- H. E. Adıvar.
2 . Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı: "Karşıki kıyıda yün denkleri çıkaran gemiye haykırdık, işaretler ettik."- R. H. Karay.
3 . Ön, kat, huzur: "İkisi birden müdürün karşısına çıkarlar."- Y. Z. Ortaç.
4 . sıfat Bulunan yere göre önde, ileride olan: "Karşı evin kızları. Karşı mahalle."- .
5 . sıfat Karşıt, zıt, muhalif: "Karşı parti. Karşı takım."- .
6 . zarf Yüzünü bir şeye doğru çevirerek: "Bahçeye karşı oturmak."- .
7 . zarf Karşılık olarak, mukabil: "Bir ölüm haberine karşı ben, içimde bin ezinti, bin çöküntü duydum."- A. Ş. Hisar.
8 . zarf İçin, hakkında: "Edebiyata karşı ilk alaka sizde nasıl ve ne zaman başladı?"- S. F. Abasıyanık.
9 . zarf -e doğru: "Bir sabaha karşı yine çakal sesleriyle uyanmıştım."- S. F. Abasıyanık.

KARŞILAŞMA Nedir?


1 . Karşılaşmak işi.
2 . spor İki sporcu veya iki takım arasında, karşılıklı olarak kazanmak amacıyla yapılan yarışma, maç.

KARŞIT Nedir?

Nitelik ve durumları birbirine büsbütün aykırı olan, °zıt, °kontrast.

KENDİ Nedir?


1 . İyelik ekleri alarak kişilerin öz varlığını anlatmaya yarayan dönüşlülük zamiri, zat.
2 . Kişiler üzerinde direnilerek durulduğunu anlatan bir söz: "Kendisi gelsin. Kendimiz görmeliyiz."- .
3 . Bir işte başkalarının etkisi bulunmadığını belirten bir söz: "Kendi yapacağı işi bırakır, âleme öğüt vermeye kalkar."- B. Felek.
4 . "Kendisi, kendileri" biçiminde bazen saygı duygusuyla veya söz konusu olanları amaçlayarak o ve onlar yerine kullanılan bir söz: "Kendileri evde yoklar mı?"- .

KUVVE Nedir?


1 . Düşünce, niyet.
2 . Bir devletin silahlı kuvvetlerinin durumu veya gücü.
3 . Yeti.

KUVVET Nedir?


1 - Fiziksel güç, takat.
2 - Güç, dayanma gücü.
3 - Şiddet, zor, °cebir.
4 - Yetke, erk, °nüfuz.
5 - Dayanıklı olma durumu, °tahammül, °mukavemet.
6 - Bir niceliğin kendisiyle çarpılarak yükseltildiği derecelerden her biri.
7 - Bir ülkenin savaşçı silahlı örgütü ya da gücü.
8 - Dinginliği devime ya da devimi dinginliğe çeviren etken, direnci kıran ya da direnç doğuran özellik.

KUVVETLE Nedir?


1 . Güçlü ve sağlam bir biçimde: "Acı poyraz kuvvetle esiyordu."- O. Kemal.
2 . Üzerinde durarak, direnerek: "Kuvvetle iddia edilebilir."- .

MECBUR Nedir?


1 . Herhangi bir konuda yükümlü, bir şeyi yapmak zorunda olan: "Biz toprağımızdan düşmanı atmaya mecburuz."- R. E. Ünaydın.
2 . eskimiş Bağlı, düşkün, tutkun.

MEMUR Nedir?


1 . Devlet hizmetinde aylıkla çalışan kimse, görevli: "Kasabaya gelen her yeni memur ilk olarak beni tanır."- T. Buğra.
2 . sıfat Yükümlü: "Sen de kaçmamasına dikkat edeceksin. Muhafazasına memursun."- R. H. Karay.

MEMURİYET Nedir?


1 - Memur olma durumu, memurluk.
2 - Görev, °vazife.

OKUL Nedir?


1 . Her türlü eğitim ve öğretimin toplu olarak yapıldığı yer, mektep: "Daha gelir gelmez, ayağının tozu ile vilayet merkezinin okullarını gezdi."- M. Ş. Esendal.
2 . Bir okuldaki öğrenci ve görevlilerin bütünü: "Okul dağıldı."- .
3 . Ekol.

ORDU Nedir?


1 . Bir devletin silahlı kuvvetlerinin tümü: "Şu kopan fırtına Türk ordusudur ya Rabbi / Senin uğrunda ölen ordu budur ya Rabbi."- Y. K. Beyatlı.
2 . Bu topluluğun başlıca bölümlerinden her biri: "Dördüncü Ordu Karargâhına gidiş, artık bir mabede çıkılıyor gibi baş döndürür."- F. R. Atay.
3 . Amaç, nitelik vb. yönlerden benzeyen insanların bütünü.
4 . Çok sayıda insan, kalabalık.

RİCA Nedir?

Dileyiş, dileme, dilek: "İşinden atmışlar, tekrar işe almaları için patronuna ricaya gidiyormuş."- Ç. Altan.

RİCAT Nedir?


1 - Vazgeçme.
2 - Gerileme, geri çekilme, geri kaçma.

SAVA Nedir?


1 . Haber.
2 . Muştu.

SAVAŞ Nedir?


1 . Devletlerin diplomatik ilişkilerini keserek giriştikleri silahlı mücadele, harp, cenk.
2 . Uğraşma, kavga, mücadele.
3 . Hayvanların birbirleriyle yaptığı mücadele: "Kartallarla leyleklerin savaşı."- .
4 . Bir şeyi ortadan kaldırmak, yok etmek amacıyla girişilen mücadele: "Veremle savaş."- .

SEBEP Nedir?

Bir şeyin olmasına veya belli bir hâlde bulunmasına yol açan şey: "Aynayı kırmamın hiçbir sebebi yoktur."- S. F. Abasıyanık.

SPOR Nedir?


1 . Kişisel veya toplu yarışlar biçiminde yapılan, bazı kurallara göre uygulanan beden hareketlerinin tümü.
2 . sıfat Kullanışı rahat, kolay olan: "Hiç değilse spor bir ceket ister şöyle."- H. Taner.

VEYA Nedir?


1 . Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut: "Ben Atatürk'le üç veya iki defa karşılaştım."- B. Felek.
2 . Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olursa kullanılan bir söz: "Sen, ben veya başka birileri."- .

YAŞINDA Nedir?

bir yaşında: "Çocuk daha yaşında değil."- .

YÜKSELME Nedir?


1 . Yükselmek işi, itila.
2 . Terfi: "... askerî hâkimlerin yaş haddi, yükselme ve emeklilikleri kanunda gösterilir."- Anayasa.
3 . coğrafya Suların kabararak yüzeyinin yükseğe çıkması: ": "Filika hafif hafif sallanıyor, denizin alçalıp yükselmesine ayak uydurmuş."- Z. Selimoğlu.
4 . jeoloji Yer kabuğunun yerin düşey salınımından ileri gelen hareketi.

E E K L M Ç İ Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

7 Harfli Kelimeler

Çekilme, Çekmeli, Çilemek,

6 Harfli Kelimeler

Çelmek, Çelmik, Çileme, Ekilme, Elekçi, Emekçi, Emekli, Keçeli, Kelime, Melike,

5 Harfli Kelimeler

Çekel, Çekem, Çekim, Çekme, Çelek, Çelik, Çelim, Çelme, Çilek, Çimek, Eklem, Elçek, Elçim, Elmek, Emlik, İçlem, İçmek, İlmek, İmleç, İmlek, Kelem, Leçek, Melek, Melik, Miçel,

4 Harfli Kelimeler

Çeki, Çile, Ekim, Ekli, Ekme, Elçi, Elek, Elem, Elik, Elim, Emeç, Emek, Emel, Emik, İçel, İçme, İlçe, İlke, İlme, Keçe, Keçi, Kele, Keme, Kile, Leçe, Leke, Lime, Meke,

3 Harfli Kelimeler

Çek, Çil, Çim, Eke, Elk, İle, İlk, Kel, Kem, Kil, Kim, Lim, Meç, Mil,

2 Harfli Kelimeler

Çe, Ek, El, Em, İç, İl, İm, Ke, Ki, Le, Me, Mi,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.