ÇEKİCİ (TDK)


1 . Çekme işini yapan.
2 . mecaz Alımlı: "Necdet için bu öbüründen daha çekici değildi."- Y. K. Karaosmanoğlu.
3 . isim Kaza veya arıza yapan aracı belli bir yere götürmek için kullanılan taşıt.

Çekici kelimesi baş harfi Ç son harfi İ olan bir kelime. Başında Ç sonunda İ olan kelimenin birinci harfi Ç , ikinci harfi E , üçüncü harfi K , dördüncü harfi İ , beşinci harfi C , altıncı harfi İ . Başı Ç sonu İ olan 6 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ALIMLI Nedir?


1 . Alımı olan, çekici, cazibeli, albenili, cazip, cazibedar: "Hepsi, bu gelinler gibi nazlı, süslü ve alımlı hanımlar."- A. Ş. Hisar.
2 . Kurumlu, çalımlı, gururlu.

ARACI Nedir?


1 . Ara bulucu.
2 . Üretici ile tüketici arasında alım satım konusunda bağlantı kuran ve bundan kazanç sağlayan kimse, mutavassıt.
3 . ekonomi İki şey arasında, bağlantı kuran kimse, vasıta.
4 . ekonomi İhracatçının ihracattan doğan alacaklarının büyük bir bölümünün malın yüklenmesinden hemen sonra, kalan kısmının ise para, malı alandan tahsil edildiğinde bir aracı banka tarafından ödenmesini sağlayan kredi veya yatırım tekniği.

ARIZA Nedir?


1 - Engebe.
2 - Aksama, aksaklık, bozukluk, takıntı.
3 - Bir notanın sesini yarım ton yükseltmek, alçaltmak ya da eski durumuna getirmek için notanın soluna konan diyez, bemol ve bekar (natürel) işaretlerinin ortak adı.

BELLİ Nedir?

Beli olan: "Hani sen benim gibi ince belli sarışınları severdin?"- N. Araz. Birleşik Sözler karınca belli http://sozbul.ASPX?F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2EF05A79F75456518CA&Kelime=karınca belli&EskiSoz=belli&GeriDon=2 belli (II) sıfat
1 . Bilinmedik bir yanı olmayan, malum: "Hâlimiz, vaktimiz sizce belli."- H. R. Gürpınar.
2 . Gizli olmayan, ortada olan, anlaşılan, bedihi, zahir, aşikâr: "Kıyafetinden söyleyeceği şeyin ciddiyeti belli."- Ö. Seyfettin.
3 . Belirli, muayyen: "Belli toplumsal evreler ve iktisadi çevrelerdeki şiir biçimi olan aruz ..."- S. Birsel.

ÇEKİCİ Nedir?


1 . Çekme işini yapan.
2 . mecaz Alımlı: "Necdet için bu öbüründen daha çekici değildi."- Y. K. Karaosmanoğlu.
3 . isim Kaza veya arıza yapan aracı belli bir yere götürmek için kullanılan taşıt.

ÇEKME Nedir?


1 . Çekmek işi: "Siyah kehribar tespihini çekmeye başladı."- C. Uçuk.
2 . Çekmece: "Sonra çekmesinden pembe bir dosya çıkarıp önüne sürdü."- H. Taner.
3 . Yüksekteki ince dalları çekip kesmeye yarar, ay biçiminde, uzun saplı, ağzı tırtıklı bıçak.
4 . Parmak veya mızrapla çalınan çalgı.
5 . Ağacın yapısındaki nem oranının azalması sonucu boyutlarının küçülmesi.
6 . İş yaparken giyilen bir tür şalvar.
7 . sıfat Çekilerek giyilen veya kullanılan: "Erkekleri yandan lastikli çekme fotinden başkasını bilmiyorlardı."- R. H. Karay.
8 . sıfat Düzgün biçimli: "Çekme burun."- .
9 . spor Vücut bölümlerinin bükücü kas gücü ile bir direnci kendisine yaklaştırması.

DAHA Nedir?


1 . Şimdiye kadar, henüz: "Daha kimse gelmemiş. Daha bir saat olmadı."- .
2 . Var olana, elde bulunana ek olarak, olana katarak: "Bir kızım daha olsaydı, adını Meliha koyardım."- P. Safa.
3 . Kendisinden sonra üçüncü kişi iyelik eki alan bir sıfatla birlikte sözü edilen konuda en önemli durumu belirtmek için kullanılan bir söz: "Daha kötüsü treni de kaçırdık."- .
4 . Bundan başka, bunun dışında: "Daha çiçekleri de sulayacağım."- H. Taner.

DEĞİL Nedir?

Cümle içinde art arda kullanılan iki veya daha çok özneyi, tümleci, yüklemi, aralarından bazılarına olumsuzluk kavramı vererek birbirine bağlayan veya yüklemin olumsuz çekimini sağlayan kelime: "Bu direniş çetin değil, haşin değil, yürek burkucuydu."- T. Buğra.

GÖTÜRMEK Nedir?


1 . Taşımak, ulaştırmak veya koymak: "Hamalın biri, sırtına koca bir ayna vurmuş, götürüyordu."- H. Taner.
2 . (-i, -e) Bir kimseyi bir yere kadar yanında yürütmek.
3 . (-i, -e) Bir şeyi yakından uzağa götürmek.
4 . Yerinden ayırıp uzağa atmak veya yok etmek: "Bir mermi bacağını götürdü. Duvarı su götürdü."- .
5 . (nsz) Öldürmek: "Hastalık çok insan götürdü."- .
6 . (-e) Dayanmak, katlanmak, tahammül etmek.
7 . (-i, -e) Birinin yanında yürüyüp ona bir yere kadar arkadaşlık etmek: "Beni evime kadar götürdü."- .
8 . (-e) Bir sonuca vardırmak: "Bitirmeden şunu da söyleyeyim, ahlaka, gerçek ahlaka götüren başlıca yollardan biri de aşktır."- N. Ataç.
9 . Kaybolmasına, yok olmasına yol açmak: "Eksiler artıları götürdü."- .
10 . argo Tümüyle sahip olmak. 1
1 . argo Çalmak.

İSİM Nedir?


1 - Ad.
2 - Kişi, insan.

KARA Nedir?

Yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü, toprak: "Havamız da karamız da denizlerimiz de kirli olduğuna göre..."- H. Taner.

KAZA Nedir?


1 . Can veya mal kaybına, zararına neden olan kötü olay: "Tren kazası."- .
2 . İlçe, kaymakamlık: "Kazada mektepli dişçi olmadığı için onu vilayete götürdüm."- R. N. Güntekin.
3 . din b. (***) Vaktinde kılınmayan namazı veya tutulmayan orucu sonradan yerine getirme.
4 . eskimiş, hukuk Yargı.
5 . eskimiş Kadılık görevi.

MECAZ Nedir?


1 . Bir ilgi veya benzetme sonucu gerçek anlamından başka anlamda kullanılan söz.
2 . Bir kelimeyi veya kavramı kabul edilenin dışında başka anlamlara gelecek biçimde kullanma, metafor.

ÖBÜR Nedir?


1 - "Bu" adılıyla belirtilen bir şeyden sonra olan, öteki, °diğer.
2 - (Zaman için) Önümüzdekinden bir sonraki.

ÖBÜRÜ Nedir?

Öteki, öbür kişi veya şey, diğeri, öbürkü.

TAŞIT Nedir?

Taşıma aracı.

VEYA Nedir?


1 . Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut: "Ben Atatürk'le üç veya iki defa karşılaştım."- B. Felek.
2 . Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olursa kullanılan bir söz: "Sen, ben veya başka birileri."- .

C E K Ç İ İ Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

6 Harfli Kelimeler

Çekici,

5 Harfli Kelimeler

Çecik, Ekici,

4 Harfli Kelimeler

Çeki, İçki, Keçi,

3 Harfli Kelimeler

Çek, İki,

2 Harfli Kelimeler

Ce, Çe, Ek, İç, Ke, Ki,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.