ÇATLAK (TDK)


1 . Ara, aralık: "İki denizci kara bulutlar çatlağından güneş ışığının güldüğünü sandılar."- Halikarnas Balıkçısı.
2 . sıfat Çatlamış olan: "Çatlak bardak."- .
3 . sıfat, mecaz Deli.
4 . jeoloji Yer altındaki taş kütlelerinin basınç ve gerilim dolayısıyla yer değiştirmeden çatlayıp yarılması, diyaklaz: "Esmer toprağın yüzünü saran çatlaklar sanki yerin dibine kadar iniyordu ."- T. Buğra.
5 . tıp (***) Deri, mukoza, kemik veya herhangi bir organ üzerinde uzunluğuna olan açıklık, yarık, fissür.

Çatlak kelimesi baş harfi Ç son harfi K olan bir kelime. Başında Ç sonunda K olan kelimenin birinci harfi Ç , ikinci harfi A , üçüncü harfi T , dördüncü harfi L , beşinci harfi A , altıncı harfi K . Başı Ç sonu K olan 6 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

AÇIKLIK Nedir?


1 . Açık olma durumu, aleniyet.
2 . Uzaklık, mesafe.
3 . Bitki örtüsü olmayan, çıplak yer.
4 . Boş ve geniş yer, meydanlık.
5 . Bir yerin uzaklara kadar bakılabilecek ve bakanın içinde ferahlık doğuracak durumda olması: "Kırlardaki açıklık insanı dinlendirir."- .
6 . Gerçeği olduğu gibi yansıtma durumu: "Demokrasi bir açıklık rejimidir."- .
7 . edebiyat Bir söz veya yazıda maksadın açık olması özelliği, duruluk, vuzuh: "Reşat Nuri'nin anlatımında açıklık vardır."- .
8 . fizik Dürbün, fotoğraf makinesi vb. optik araçlarda ağız çapı, ışığın girebildiği delik.

ALTI Nedir?


1 . Beşten sonra gelen sayının adı.
2 . Bu sayıyı gösteren 6, VI rakamlarının adı.
3 . sıfat Beşten bir artık.

ALTIN Nedir?


1 . Atom sayısı 79, atom ağırlığı 196,
9 olan, 106
4 °C'de eriyen, kolay işlenen, yüksek değerli, paslanmaz element, zer (simgesi Au): "Altın çok eski zamanlardan beri para basımında kullanılmaktadır."- .
2 . sıfat Bu elementten yapılmış: "Müsteşar, pantolonunun arka cebinden altın tabakasını çıkarıp sigara veriyor."- M. Ş. Esendal.
3 . Altından yapılmış sikke: "Çocuğa bir altın taktı."- .
4 . sıfat, mecaz Üstün nitelikli, değerli: "Altın ses."- .

ARALIK Nedir?


1 . İki şey arasındaki açıklık, mesafe: "İki masa arasında bir metre aralık var."- .
2 . Sıra, vakit: "O aralık açıkgözün biri de ayağımdan çıkan potini almış savuşmuş."- M. Ş. Esendal.
3 . Uygun, elverişli durum, fırsat.
4 . Evin iki bölümü veya iki oda arasındaki dar geçit, geçenek, koridor.
5 . Yılın on ikinci ayı, ilk kânun, kânunuevvel.
6 . Ayakyolu.
7 . Basımcılıkta harfler veya satırlar arasındaki açıklık, espas.
8 . sıfat Yarı açık, tam kapanmamış.
9 . ekonomi Borsada hisse senetlerinin alım satım emirlerinin verildiği süre.
10 . fizik Bir sesi bir başka sesten, kalına veya inceye doğru ayıran uzaklık. 1
1 . müzik Portenin paralel çizgileri arasındaki boşluk: "Portenin beş çizgisi arasında dört aralık vardır."- . 1
2 . spor Toplu beden eğitiminde art arda dizilenleri ayıran açıklık.

BALIK Nedir?

Omurgalılardan, suda yaşayan, solungaçla nefes alan ve yumurtadan üreyen hayvanların genel adı.

BALIKÇI Nedir?

Balık tutan veya satan kimse: "Çevredeki balıkçılar görmüşler, bizi kurtardılar."- A. Ş. Hisar.

BARDA Nedir?


1 . Dam ustalarının kullandığı, başının bir ucu çember parçası biçiminde eğri, öbür ucu keskin çekiç.
2 . Fıçıcı keseri.

BARDAK Nedir?


1 . Su vb. şeyleri içmek için kullanılan, genellikle camdan yapılan kap: "Elim titredi, bardağı dudağımda güç tuttum."- F. R. Atay.
2 . sıfat Bu kabın alacağı miktarda olan: "Bana sadece bir büyük bardak çay getirdiler."- R. N. Güntekin.
3 . Boduç, çamçak.
4 . halk ağzında Toprak testi.

BASINÇ Nedir?

Bir yüzey üzerine etkide bulunan gücün yüz ölçümü birimine düşen miktarı, tazyik: "Gazların içinde kapalı oldukları kabın her yönüne doğru basınçları vardır."- .

BUĞRA Nedir?

Erkek deve, iki hörgüçlü deve, buğur.

BULUT Nedir?


1 - Havayuvarındaki su damlacıkları ve buz taneciklerinin görülebilir yoğunluk kazanmasıyla oluşan, biçimleri, yükseklikleri ve yol açtıkları hava olaylarıyla birbirinden ayrılan yığınlar.
2 - Herhangi bir şeyden oluşan yoğun yığın.

ÇATLAK Nedir?


1 . Ara, aralık: "İki denizci kara bulutlar çatlağından güneş ışığının güldüğünü sandılar."- Halikarnas Balıkçısı.
2 . sıfat Çatlamış olan: "Çatlak bardak."- .
3 . sıfat, mecaz Deli.
4 . jeoloji Yer altındaki taş kütlelerinin basınç ve gerilim dolayısıyla yer değiştirmeden çatlayıp yarılması, diyaklaz: "Esmer toprağın yüzünü saran çatlaklar sanki yerin dibine kadar iniyordu ."- T. Buğra.
5 . tıp (***) Deri, mukoza, kemik veya herhangi bir organ üzerinde uzunluğuna olan açıklık, yarık, fissür.

DEĞİŞ Nedir?


1 . Değme işi.
2 . Değişim.

DEĞİŞTİRME Nedir?

Değiştirmek işi, tebdil, tahrif: "Yazınımızın gelenek değiştirmesine bağlı olarak değişik etkenleri var bu durumun"- N. Cumalı.

DELİ Nedir?


1 . Aklını yitirmiş olan, akli dengesi bozulmuş olan, mecnun.
2 . Coşkun, azgın (hayvan, duygu vb.): "Bu deli öfkeyi kime veya nelere, bir namlu gibi çevireceğini bilemiyordu."- T. Buğra.
3 . mecaz Davranışları aşırı ve taşkın olan (kimse), çılgın: "Ben delinin biriyim, ateşe girerim."- F. R. Atay.

DENİZCİ Nedir?


1 . Denizle ilgili işlerde çalışan kimse: "Kurtarılan iki denizci geceyi orada geçirdiler."- H. Taner.
2 . Deniz sporlarıyla uğraşan kimse.
3 . askerlik Deniz kuvvetlerine bağlı (subay, astsubay veya er).

DERİ Nedir?


1 . İnsan ve hayvan vücudunu kaplayan tüy, kıl veya pulla kaplı tabaka, cilt, ten: "Bütün kemikleri, ince bir deri altında birer birer sayılıyordu."- P. Safa.
2 . sıfat Bu tabakadan yapılmış: "Üstünde yine o siyah deri pardösüsü, kolunda siyah deri çantası."- N. Cumalı.
3 . İşlenerek kullanılır duruma getirilmiş hayvan postu.
4 . Soyulmadan yenen yemişlerin ince kabuğu veya soyulan yemişlerde kabuk altındaki zar.

DİYAKLAZ Nedir?

Çatlak.

DOLAYISIYLA Nedir?


1 . Bağlı olarak, doğrudan doğruya olmayarak: "Dolayısıyla onun da ne düşündüğünü anlamış olduk."- .
2 . Nedeniyle: "Başka sebepler dolayısıyla aileye karşı koymuş bulunuyordu."- Y. K. Karaosmanoğlu.

GERİLİM Nedir?


1 . Gerginlik, tansiyon: "Çayların dağılışı, gerilime bir çeşit ara verir gibi oldu."- H. Taner.
2 . dil bilimi Konuşmada bir sesin ortaya çıkması için ses kirişlerinin gerginleşmesi, tansiyon.
3 . fizik İki ucundan ters yanlara çekilen bir telin her noktasında, o iki güce karşı koyan güç, tevettür.
4 . fizik Bir iletkenin uçları arasındaki gizil güç farkı, potansiyel farkı, voltaj.
5 . ruh bilimi İhtiyaçların karşılanamadığı veya bir hedefe yönelmiş davranışlar engellendiğinde ortaya çıkan coşkulu durum.
6 . sinema, TV (***) Çeşitli yollara başvurularak filmde yaratılan sıkıntılı, gergin hava, tansiyon.

GÜNEŞ Nedir?


1 . Işık ve ısı veren büyük gök cismi.
2 . Bu gök cisminin yaydığı ışık ve ısı: "Güneş girmeyen eve doktor girer."- .

HALİ Nedir?

Boş, ıssız, tenha.

HALİK Nedir?


1 - Yaratıcı, yaratan.
2 - (Büyük "h" ile)" öz. a. Yaradan, Tanrı.

HERHANGİ Nedir?

Belli olmayan, özellikleri iyice bilinmeyen, rastgele.

JEOLOJİ Nedir?

Yer bilimi.

KADAR Nedir?


1 . Ölçüsünde, derecesinde: "Balıkçılıkta para vardır ama dalgıçlık kadar da genç işidir."- S. F. Abasıyanık.
2 . Büyüklüğünde, genişliğinde: "Bacak kadar çocuk."- . "Avuç içi kadar yer."- .
3 . Dek: "Saat ona kadar sokaklarda gezdi."- P. Safa.
4 . Gibi: "İstanbul'un balıkları kadar balıkçıları da hoştur."- S. F. Abasıyanık.
5 . Denli: "Bu merdivenleri, yapıldığı günden beri bu kadar telaşla çıkmamışımdır."- Y. Z. Ortaç.
6 . Süre belirten bir söz: "Bu minval üzere yedi ay kadar geçti, geçmedi."- R. H. Karay.
7 . zarf Miktarda, derecede: "İçinde biriken hayat bazen taşacak kadar çok oluyor."- H. E. Adıvar.
8 . Gösterme sıfatlarından biriyle bir sayıdan sonra geldiğinde kesinlikle belli olmayan bir niceliği belirten söz: "Kantara'nın önünde yüz kadar düşman çadırı kurulmuştu."- F. R. Atay.

KARA Nedir?

Yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü, toprak: "Havamız da karamız da denizlerimiz de kirli olduğuna göre..."- H. Taner.

KEMİK Nedir?


1 . İnsanın ve omurgalı hayvanların çatısını oluşturan türlü biçimdeki sert organların genel adı: "Kemikten bir tahta gibi gıcırdayarak Nihat yerinden kalktı."- P. Safa.
2 . sıfat Bu sert organdan yapılmış: "Kemik tarak."- .

KÜTLE Nedir?


1 . Katı maddelerin büyük parçası, küme, yığın.
2 . Bir yerde toplanmış, bir araya gelmiş insan topluluğu, kitle.
3 . Belirli işleviyle özellik gösteren büyük insan kalabalığı: "Seçmen kütlesi."- .
4 . fizik Bir nesneye uygulanan kuvvetle, oluşan ivme arasındaki orantıyı veren kat sayı veya nesne niceliği.

MECAZ Nedir?


1 . Bir ilgi veya benzetme sonucu gerçek anlamından başka anlamda kullanılan söz.
2 . Bir kelimeyi veya kavramı kabul edilenin dışında başka anlamlara gelecek biçimde kullanma, metafor.

MUKOZA Nedir?

Sümük doku.

OLAN Nedir?


1 - olmak eyleminin şimdiki zaman ortacı.
2 - ad tamlaması belirtileni durumunda bulunan bir addan sonra getirildiğinde o adın sıfatı değerinde bir birleşik oluşturur.

ORGAN Nedir?


1 . Vücudun, belirli bir görev yapan ve sınırları kesin olarak belirlenmiş bölümü, uzuv: "Bütün iç organlarım burkulur gibi oldu."- N. Cumalı.
2 . mecaz Bir görevi, bir işi yerine getirmekle yükümlü kuruluş: "Devlet organları."- .

SANKİ Nedir?


1 . Farz edelim ki, güya.
2 . Soru cümlelerinde belirtilen konuya ilgiyi çekmek veya uyarıda bulunmak için kullanılan bir söz: "Ne olur sanki, sen de gelsen?"- .
3 . Sözüm ona, sözde: "Hatta görünmez bir delikten biri sanki bakıyor."- R. H. Karay.

SARA Nedir?

Zaman zaman kendini kaybederek olduğu yere düşme, vücutta şiddetli çırpınmalar ve ağız köpürmesi ile ortaya çıkan bir sinir hastalığı, tutarık, tutarak, tutarga, yilbik, epilepsi.

SIFAT Nedir?


1 - Bir kimsenin görev, ödev, toplumsal ya da hukuksal bakımdan yeri ve özelliği.
2 - Yüz, kılık ve dış görünüş.
3 - Bir adı, nitelik, nicelik, yer, sıra vb. bakımından niteleyen, belirten sözcük, önad.

UZUN Nedir?


1 . İki ucu arasında fazla uzaklık olan, kısa karşıtı.
2 . Başlangıcı ile bitimi arasında fazla zaman aralığı olan, çok süren: "Uzun ince bir yoldayım / Gidiyorum gündüz gece."- Âşık Veysel.
3 . zarf Ayrıntılı, derinlemesine: "Uzun düşündüğünü unuttuğu ve düşüncelerinin yönünü kaybettiği bir anda yemeğe çağırdılar."- H. E. Adıvar.

ÜZERİNDE Nedir?


1 . Üstünde: "Donanan minareler sanki yolun üzerinde yakılan meşalelerdir."- R. E. Ünaydın.
2 . ... ile ilgili, üzerine: "Hacı Ömer'in hatırı için gecelerce başımı soğuk su ile ıslatarak kitaplar üzerinde çalıştım."- R. N. Güntekin.

VEYA Nedir?


1 . Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut: "Ben Atatürk'le üç veya iki defa karşılaştım."- B. Felek.
2 . Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olursa kullanılan bir söz: "Sen, ben veya başka birileri."- .

YARI Nedir?


1 . Bir bütünü oluşturan iki eşit parçadan her biri, nısıf.
2 . Bir şeyin yarısı kadar olan, yarım olan: "Yarı yolu aldık. Yarı mesafede."- .
3 . isim Devre arası: "Birinci yarıda dört gol attık."- .
4 . zarf Gereğinden az, tam olmayarak: "Arkasından yarı şaka, yarı sitem ilave ediyor."- A. İlhan.

YARIK Nedir?


1 . Yarılarak açılmış yer, geniş çatlak.
2 . İnce bir çizgi durumunda açılmış yara: "Kendini göstermek için terliklerini yarık topuklu tabanlarında şaplata şaplata geçmişti."- H. Taner.
3 . mecaz Anlaşmazlık, bölünme: "Şimdiden birtakım yarıklar açan siyasi rekabetten başka ne mana verilebilirdi?"- Y. K. Karaosmanoğlu.
4 . fizik Küçük bir ışık demeti elde etmek için ışık kaynağının önüne konulan, saydam olmayan bir düzlem üzerine açılmış, dikdörtgen biçiminde küçük delik.
5 . tıp (***) Çatlak.
6 . sıfat Yarılarak açılmış veya yarılarak oluşmuş.

YARILMA Nedir?

Yarılmak işi.

A A K L T Ç Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

6 Harfli Kelimeler

Çatlak,

5 Harfli Kelimeler

Alçak, Çakal, Çalak, Çatak, Çatal, Kaçta, Kalça, Laçka, Takla, Talak,

4 Harfli Kelimeler

Akaç, Akça, Atak, Kaça, Kala, Laka, Lata, Taka, Talk,

3 Harfli Kelimeler

Aka, Ala, Alt, Ata, Çak, Çal, Çat, Kaç, Kal, Kat, Lak, Taç, Tak, Tal,

2 Harfli Kelimeler

Aç, Ak, Al, At, La, Ta,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.