ÇARKIFELEK (TDK)


1 . Yakıldığında dönerek kıvılcım saçan donanma fişeği.
2 . Bir tür talih oyunu.
3 . mecaz Talih, kader.
4 . bitki bilimi Çarkıfelekgillerden, güzel, büyük, parlak kırmızı çiçekleri olan, duvar kenarlarına ve kameriyeler çevresine ekilen tırmanıcı bir süs bitkisi, fırıldak çiçeği (Passiflora caerulea).

Çarkıfelek kelimesi baş harfi Ç son harfi K olan bir kelime. Başında Ç sonunda K olan kelimenin birinci harfi Ç , ikinci harfi A , üçüncü harfi R , dördüncü harfi K , beşinci harfi I , altıncı harfi F , yedinci harfi E , sekizinci harfi L , dokuzuncu harfi E , onuncu harfi K . Başı Ç sonu K olan 10 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

BİLİ Nedir?

Bilgi.

BİLİM Nedir?


1 . Evrenin veya olayların bir bölümünü konu olarak seçen, deneye dayanan yöntemler ve gerçeklikten yararlanarak sonuç çıkarmaya çalışan düzenli bilgi, ilim: "Benim sizden istediğim Türkçe yardım, bazı eski yazılı bilim ve tarih gibi ciddi eserleri bana okumanızdır."- H. E. Adıvar.
2 . Genel geçerlik ve kesinlik nitelikleri gösteren yöntemli ve dizgesel bilgi.
3 . Belli bir konuyu bilme isteğinden yola çıkan, belli bir amaca yönelen bir bilgi edinme ve yöntemli araştırma süreci.

BİTKİ Nedir?

Bulunduğu yere kökleriyle tutunup gelişen, döl veren ve hayatını tamamladıktan sonra kuruyarak varlığı sona eren, yosun, ot, ağaç vb. canlıların genel adı, nebat.

BÜYÜ Nedir?


1 . Tabiat kanunlarına aykırı sonuçlar elde etmek iddiasında olanların başvurdukları gizli işlem ve davranışlara verilen genel ad, afsun, sihir, füsun, bağı: "Akkız Ana, Hasan'a gönül vermenin bir büyü olduğunu, ne kadar anlatmışsa da kâr etmemiş."- H. E. Adıvar.
2 . mecaz Karşı durulamaz güçlü etki: "Ondan tüten görünmez bir büyünün içinde titriyorum."- Y. Z. Ortaç.

BÜYÜK Nedir?


1 . Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı: "Büyük ağaçların altında, gazinoya doğru gidiyoruz."- Y. Z. Ortaç.
2 . Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram): "Büyük bir cevap sıkıntısı geçirdikten sonra itiraf etti."- P. Safa.
3 . Niceliği çok olan: "Benim büyük kalabalıklara karşı ürkekliğim vardır."- R. N. Güntekin.
4 . Üstün niteliği olan: "Molière büyük adammış, yeryüzüne gelmiş kişilerin en büyüklerinden biri."- N. Ataç.
5 . Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş: "Büyüklerin yanında sesim çıkmazdı."- S. F. Abasıyanık.
6 . Önemli: "Ömrünün tek ve büyük oyunu bitmişti."- T. Buğra.

ÇARKIFELEK Nedir?


1 . Yakıldığında dönerek kıvılcım saçan donanma fişeği.
2 . Bir tür talih oyunu.
3 . mecaz Talih, kader.
4 . bitki bilimi Çarkıfelekgillerden, güzel, büyük, parlak kırmızı çiçekleri olan, duvar kenarlarına ve kameriyeler çevresine ekilen tırmanıcı bir süs bitkisi, fırıldak çiçeği (Passiflora caerulea).

ÇARKIFELEKGİLLER Nedir?

Ayrı çanak yapraklı iki çeneklilerden, örneği çarkıfelek olan bir bitki familyası.

ÇEVRE Nedir?


1 . Bir şeyin yakını, dolayı, etraf, periferi: "Büyük kentlerin çevreleri gecekondularla sarılmıştır."- O. Rifat.
2 . Kişinin içinde bulunduğu toplumu oluşturan ortam: "Her girdiği çevreye kişiliği ile birlikte olgun ve asil bir huzur havası getirirdi."- H. Taner.
3 . Sırma işlemeli mendil: "Geçen gün sandığı karıştırırken elime işlemeli çevreler geçti."- M. Yesari.
4 . mecaz Aynı konu ile ilgisi bulunan kimselerin tümü, muhit: "Siyasi çevreler. Sanat çevresi."- .
5 . mecaz Bir kimse ile ilişkisi bulunanlar, muhit: "Babanın ve çevresinin var güçleri ile destekledikleri düşünülebilir."- H. Taner.
6 . dil bilgisi Bir birimden önce veya sonra gelen aynı türden birimlerin tümü, bunların oluşturduğu küçük grup, kontekst.
7 . matematik Düzlem üzerindeki bir şekli sınırlayan çizgi.
8 . toplum bilimi Hayatın gelişmesinde etkili olan doğal, toplumsal, kültürel dış faktörlerin bütünlüğü.

ÇİÇEK Nedir?


1 . Bir bitkinin, üreme organlarını taşıyan çoğu güzel kokulu, renkli bölümü.
2 . bitki bilimi Çiçek açan kır veya bahçe bitkisi: "Evin ufak çiçekler ve bitkilerle süslü bahçesine çıktım."- R. H. Karay.
3 . mecaz Davranışları hafif, toplum kurallarına uymayan kimse: "Onun ne çiçek olduğunu hep biliriz."- .
4 . kimya Süblimleşme veya çiçeksime yoluyla elde edilen toz.
5 . tıp (***) İrinli kabarcıklar dökerek yüzde izler bırakan ateşli, ağır ve bulaşıcı bir hastalık.

DONANMA Nedir?


1 . Donanmak işi.
2 . Belli bir amaçla kullanılan gemilerin bütünü.
3 . Bayramlarda, sevinçli günlerde bayrak, ışık kullanıp fişek yakarak yapılan şenlik, donanma gecesi.
4 . denizcilik Bir devletin deniz kuvvetleri, armada: "Donanmanın topları ormanın üzerine nefes aldırmaksızın ateş döküyor."- A. İlhan.

DÖNER Nedir?


1 . Dönmekte olan, dönen, dönecek biçimde düzenlenen: "Döner dolap"- .
2 . isim Bir eksene geçirilmiş etlerin döndürülerek pişirilmesiyle yapılan kebap, döner kebap: "Lokantaların vitrinlerinde, mis kokularla dönerler pişiyordu."- Ç. Altan.
3 . isim, ticaret Döner sermaye.

DUVAR Nedir?


1 . Bir yapının yanlarını dışa karşı koruyan, iç bölümlerini birbirinden ayıran, taş, tuğla vb. gereçlerden yapılan veya örülen dikey düzlem.
2 . Bir toprak parçasını sınırlayan taş, tuğla, kerpiçten yapılan engel: "Karabaş, bostan duvarının gölgesinde öğle uykusuna serilir."- Y. Z. Ortaç.
3 . mecaz Sonuç alınamayan yer.
4 . mecaz Engel: "İki arkadaşın arasında aşılmaz bir duvar vardı."- .
5 . spor Voleybolda ağ üzerinde karşı takım oyuncusunun vuruşuna karşı koyma.

FIRILDAK Nedir?


1 . Rüzgârla dönen, çember biçiminde çocuk oyuncağı.
2 . Havalandırmak amacıyla oda veya mutfak pencerelerine takılan kanatlı araç.
3 . Ocak veya soba borusunun iyi çekmesini sağlamak için tepesine takılan ve rüzgârın gittiği yöne dönebilecek biçimde yapılan şapka.
4 . mecaz Dolap, düzen, hile.

GÜZEL Nedir?


1 . Göze ve kulağa hoş gelen, hayranlık uyandıran, çirkin karşıtı: "Güzel kız. Güzel çiçek."- . "Yalının en güzel odası bizimdi."- .
2 . İyi, hoş: "Güzel şey canım, milletvekili olmak!"- Ç. Altan.
3 . Beklenene uygun düşen ve başarı düşüncesi uyandıran: "Güzel bir fırsat."- .
4 . Soyluluk ve ahlaki üstünlük düşüncesi uyandıran: "Güzel duygular. Güzel hareketler."- .
5 . Görgü kurallarına uygun olan.
6 . Sakin, hoş (hava): "Güzel bir gece."- .
7 . Okşayıcı, aldatıcı, kandırıcı: "Güzel vaatler."- .
8 . Pek iyi, doğru: "Güzel güzel amma!"- .
9 . isim Güzel kız veya kadın.
10 . isim Güzellik kraliçesi. 1
1 . zarf Hoşa giden, beğenilen, iyi, doğru bir biçimde: "Güzel konuştu."- . 1
2 . zarf Adamakıllı, şiddetli: ": Karıkoca bu kuzu yüzünden güzel bir kavga ettiler"- Ö. Seyfettin.

KADER Nedir?


1 . Yazgı: "Ölmek kaderde var, bize ürküntü vermiyor / Lakin vatandan ayrılışın ızdrabı zor."- Y. K. Beyatlı.
2 . mecaz Genellikle kaçınılmaz kötü talih.

KAME Nedir?

Değişik renkli üst üste iki katmandan oluşan ve üstteki katmanına kabartma bir desen yapılan değerli taş.

KAMER Nedir?

Ay.

KAMERİ Nedir?

Ayla ilgili.

KAMERİYE Nedir?

Bahçelerde yazın oturulmak için yapılan, kafes biçiminde, kubbeli, üstü yeşilliklerle sarılan süslü çardak: "Kim şu kameriyede oturmuş, şu çiçeklerden kim toplamıştı?"- S. F. Abasıyanık.

KENAR Nedir?


1 . Bir şeyin, bir yerin bitiş kısmı veya yakını, kıyı, yaka: "O sırada karşı taraçadaki kadın elinde pirinç tası olduğu hâlde taraçanın kenarına kadar geldi."- O. V. Kanık.
2 . Bir şeyi çevreleyen çizgi.
3 . Pervaz, çizgi, antika, baskı vb. çevre süsleri: "Bu mendilin kenarı ötekinden daha sade."- .
4 . Merkezden uzak olan, kuytu, ıssız, sapa, tenha yer: "Ağır, ihtiyar misafirler kenarda bir odadan çıktılar."- M. Ş. Esendal.
5 . Yan.
6 . matematik Bir biçimi sınırlayan çizgilerden her biri: "Bir üçgenin kenarları."- .

KIRMIZI Nedir?


1 . Al, kızıl renk.
2 . sıfat Bu renkte olan: "Siyah zülüflü, kırmızı dudaklı, altın ve mercan gerdanlı kadınlar."- A. Haşim.

KIVILCIM Nedir?


1 . Yanmakta olan bir maddeden sıçrayan küçük ateş parçası, alev, çakım, çakın, çıngı, şerare: "Eşeledik külleri, kıvılcımlar parladı."- C. Uçuk.
2 . Demir, taş vb. maddelerin güçlü çarpışmasından sıçrayan ateş durumundaki parçacıkları.
3 . mecaz Harekete geçiren etken: "Beyninde çakan şimşeğin kıvılcımları hemen ağzından saçılır."- H. R. Gürpınar.
4 . gök bilimi Güneş yüzeyinde düzensiz aralıklarla görülen parlama.

MECAZ Nedir?


1 . Bir ilgi veya benzetme sonucu gerçek anlamından başka anlamda kullanılan söz.
2 . Bir kelimeyi veya kavramı kabul edilenin dışında başka anlamlara gelecek biçimde kullanma, metafor.

OLAN Nedir?


1 - olmak eyleminin şimdiki zaman ortacı.
2 - ad tamlaması belirtileni durumunda bulunan bir addan sonra getirildiğinde o adın sıfatı değerinde bir birleşik oluşturur.

OYUN Nedir?


1 . Vakit geçirmeye yarayan, belli kuralları olan eğlence: "Tenis, tavla, dama, çelik çomak, bale oyundur."- .
2 . Kumar: "Bazıları oyun başından kalkar kalkmaz her şeyi unuturlar."- P. Safa.
3 . Şaşkınlık uyandırıcı hüner: "Hokkabazın oyunu. Cambazın oyunu."- .
4 . Tiyatro veya sinemada sanatçının rolünü yorumlama biçimi.
5 . Müzik eşliğinde yapılan hareketlerin bütünü: "Zeybek oyunu."- . "Büyük annem yeni dansları eski kabakçı Arapların oyunu kadar bile güzel bulmuyor."- H. E. Adıvar.
6 . Seslendirilmek veya sahnede oynanmak için hazırlanmış eser, temsil, piyes.
7 . Bedence ve kafaca yetenekleri geliştirmek amacıyla yapılan, çevikliğe dayanan her türlü yarışma: "Olimpiyat oyunları. Akdeniz oyunları."- .
8 . spor Güreşte rakibini yenmek için yapılan türlü biçimlerde şaşırtıcı hareket.
9 . spor Teniste, tavlada taraflardan birinin belirli sayı kazanmasıyla elde edilen sonuç.
10 . mecaz Hile, düzen, desise, entrika: "Atatürk hiçbir zaman onların oyununa kanmış değildir."- H. Taner.

PARLAK Nedir?


1 . Parlayan, ışıldayan: "Siyah, çıplak dallarda henüz kuruyamayan su damlaları parlak, mavi birer boncuk gibi parlıyordu."- H. E. Adıvar.
2 . Temiz ve ışıklı: "Sabahleyin gökyüzü parlak, ufuk açıktı / Güneşli bir havada yaylımız yola çıktı."- F. N. Çamlıbel.
3 . mecaz Göze çarpacak kadar başarılı: "Birinci İnönü Harbini parlak bir zaferle kazandık."- A. Gündüz.
4 . kaba konuşmada Yüzü güzel (oğlan).

TALİ Nedir?

İkinci derecede olan, ikincil.

TALİH Nedir?

Şans: "Bir talih eseri olarak ondan gelen cevap benim kendi bulduklarımı tuttu."- R. N. Güntekin.

TIRMANICI Nedir?

Tırmanma özelliği olan: "Tırmanıcı bitki."- .

YAKI Nedir?

Bazı hastalıkları tedavi etmek amacıyla bir bez üzerine yayılıp deri üzerine uygulanan, beden ısısıyla vücuda yapışan, koyuca lapa: "Hardal yakısı."- .

A E E F I K K L R Ç Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

10 Harfli Kelimeler

Çarkıfelek,

7 Harfli Kelimeler

Efkarlı,

6 Harfli Kelimeler

Çarklı, Çarlık, Farklı, Fırlak, Fraklı, Kaçlık, Kalker, Karlık,

5 Harfli Kelimeler

Açlık, Akçıl, Aklık, Arefe, Çaker, Çakıl, Çakır, Çalık, Çalkı, Çarık, Çekek, Çekel, Çeker, Çelek, Çıkak, Çıkar, Çıkra, Çırak, Efkar, Eflak, Ekler, Elçek, Erkeç, Erkek, Felek, Fıkra, Fırça, Fırka, Kaçık, Kaçlı, Kakıç, Kalıç, Kalık, Karık, Karlı, Kefal, Kefek, Kekeç, Kekre, Kelek,

4 Harfli Kelimeler

Açık, Açkı, Akçe, Akıl, Aklı, Alçı, Alıç, Alık, Arık, Arlı, Çakı, Çalı, Çare, Çark, Çıra, Elek, Erek, Erke, Fakr, Fare, Fark, Feke, Felç, Ferç, Ferı, Frak, Irak, Kaçı, Kafe, Kale, Kare, Karı, Keçe, Kefe, Keka, Keke, Kele, Kere, Kırç, Kırk,

3 Harfli Kelimeler

Açı, Akı, Arı, Ark, Çak, Çal, Çar, Çek, Efe, Eke, Ela, Elk, Erk, Fak, Fal, Far, Fek, Fel, Fer, Fır, Ira, Irk, Kaç, Kak, Kal, Kar, Kek, Kel, Ker, Kıç, Kıl, Kır, Laf, Lak, Lef, Raf,

2 Harfli Kelimeler

Aç, Af, Ak, Al, Ar, Çe, Ek, El, Er, Fa, Fe, Ke, La, Le, Ra, Re,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.