ÇARŞAFLI (TDK)


1 . Üzerinde çarşaf olan.
2 . Çarşaf giymiş olan (kimse): "Türk Ocağının en ileri adımlarından biri, çarşaflı hanımı piyano çalmak için sahneye çıkarmak olmuştur."- F. R. Atay.

Çarşaflı kelimesi baş harfi Ç son harfi I olan bir kelime. Başında Ç sonunda I olan kelimenin birinci harfi Ç , ikinci harfi A , üçüncü harfi R , dördüncü harfi Ş , beşinci harfi A , altıncı harfi F , yedinci harfi L , sekizinci harfi I . Başı Ç sonu I olan 8 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ADIM Nedir?


1 . Yürümek için yapılan ayak atışlarının her biri.
2 . Bir ayak atışıyla alınan ve uzunluğu yaklaşık 7
5 cm olan mesafe.
3 . Girişim, hamle.
4 . matematik Bir gösterge ucunun eş olarak ayrılmış yaylardan biri boyunca aldığı yol.
5 . spor Bir yarışın belirli uzaklığı kapsayan bölümlerinden her biri, etap.
6 . spor Ayakta, esas duruşta, bir ayağın türlü yönlerde iki ayak boyu kadar yer değiştirmesi.
7 . teknik İki diş arasındaki aralık: "Bir vida adımı."- .

BİRİ Nedir?

ya da.

BİRİ Nedir?


1 - Bir tanesi.
2 - Bilinmeyen bir kimse.
3 - Olumsuz nitelik gösteren bir tamlayanla, kendisinden küçümsemeyle söz eden kimse.

ÇALMA Nedir?


1 . Çalmak işi: "Kimsenin bilmediği bir havayı çalmaya başladılar."- H. F. Ozansoy.
2 . Hırsızlık, sirkat: "Rüyamıza kadar giren bu bahçeden elma çalmaya gidiyorduk."- B. R. Eyuboğlu.
3 . Başa sarılan sarık.
4 . sıfat Çalınmış: "Çalma mal."- .
5 . sıfat Kakmalı olmayan, kalemle işlenmiş: "Çalma çiçekli bir gümüş vazo."- .
6 . halk ağzında Kibrit.

ÇARŞAF Nedir?


1 . Yatağın üstüne serilen veya yorgan kaplanan bez örtü: "Yatağında oturdu, alnında toplanan ter damlalarını çarşafının ucuyla sildi."- H. E. Adıvar.
2 . eskimiş Kadınların kullandığı ve baştan örtülen, pelerinli, eteklikli sokak giysisi: "Çabucak yatak odasına koştu, çarşafını giydi."- P. Safa.

ÇARŞAFLI Nedir?


1 . Üzerinde çarşaf olan.
2 . Çarşaf giymiş olan (kimse): "Türk Ocağının en ileri adımlarından biri, çarşaflı hanımı piyano çalmak için sahneye çıkarmak olmuştur."- F. R. Atay.

ÇIKARMAK Nedir?


1 . Birinin veya bir şeyin çıkmasını sağlamak, çıkmasına sebep olmak: "Çantasından çok sayfalı, maroken kaplı küçük bir defter çıkardı."- Ö. Seyfettin.
2 . (-i) Sonunu getirmek: "Bu para ile ayı çıkarırız."- .
3 . (-i) Anlamak, ne olduğunu bilmek, sezmek.
4 . (-i) Bulmak, ortaya koymak: "Yalanını çıkarmak. Yanlışını çıkarmak."- .
5 . (-i) Hatırlamak: "Adamı nereden tanıdığımı tam olarak çıkarmaya çalıştım."- N. Cumalı.
6 . (-i, -den) Öfke, hırs, acı vb.nin zararını çektirmek: "Öfkesini benden çıkardı."- .
7 . (-i, -den) Sağlamak, elde etmek: "Ekmeğini taştan çıkarmak."- .
8 . (-i, nsz) Gibi göstermek, bir davranış yüklemek: "Birini hırsız çıkarmak. Suçlu çıkarmak."- .
9 . Sindirim yolundan dışarı atmak.
10 . İlgisini keserek uzaklaştırmak. 1
1 . (-i) Giysi, ayakkabı vb.ni vücuttan ayırmak, soymak: "İhtiyar hatun, onun ayakkabılarını ve ceketini çıkarıp çekilip gitmişti."- S. F. Abasıyanık. 1
2 . (-i) Yayımlamak: "Gençlerin tenkitlerini gördü, yeni çıkardıkları edebiyat tarihlerini karıştırdı."- O. S. Orhon. 1
3 . (-i) Gidermek: "Lekeyi çıkarmak."- . 1
4 . (nsz) Sebep olmak, yol açmak: "Bir dedektif bürosu açmış, hükûmet zorluk çıkardığından kapatmıştı."- R. H. Karay. 1
5 . (nsz) Yapmak, üretmek: "Bu terzi çok iş çıkarıyor."- . 1
6 . (-e, nsz) Sunmak: "Konuklara çerez çıkardı."- . 1
7 . (-e, -i) Göstermek: "Sosyeteye bir ustabaşıyı kocam diye çıkaracaksın."- M. Ş. Esendal. 1
8 . (-i, -le) Bir şeyi bir örneğe göre yapmak: "Yeni öğrendiği bir tangoyu piyanoda tek parmakla çıkarmaya çalışan İlhami..."- H. Taner. 1
9 . (nsz) Yollamak, göndermek: "Bir adam çıkarıp oğlunu yanına getirtti."- .
20 . (nsz) Yükü boşaltmak: "Karşıki kıyıda yün denkleri çıkaran gemiye haykırdık, işaretler ettik."- R. H. Karay. 2
1 . (nsz) Resim yapmak. 2
2 . (nsz) Fotoğraf çektirmek. 2
3 . (-i), mecaz Söylemek: "Bu dedikoduyu ortaya mutlak bizim arkadaş çıkarmıştır."- O. C. Kaygılı. 2
4 . (-i, -den), matematik Üçüncü bir sayı elde etmek üzere belli bir sayıdan, daha az değerli başka bir sayı kadar birim eksiltmek, tarh etmek.

HANIM Nedir?


1 . Kız ve kadınlara verilen unvan, bayan: "Ülker Hanım."- .
2 . Kadın, eş: "Yok bizim hanım öyle değildir."- M. Ş. Esendal.
3 . Toplumsal durumu, varlığı iyi olan, hizmetinde bulunulan kadın: "Becerikli hâliyle Zeynep'e ve hanımına ait bütün işleri elinin içine almıştı."- H. E. Adıvar.
4 . sıfat Kadınlığın bütün iyi niteliklerini taşıyan: "Hanım kadın. Hanım kız."- .

İLERİ Nedir?


1 . Herhangi bir şeye göre daha ötede olan yer, geri karşıtı.
2 . Bir şeyin ulaşılacak yönü: "Yolun ilerisi düz."- .
3 . Henüz gelmemiş zaman, gelecek, sonra.
4 . sıfat Önde bulunan: "İleri karakol. İleri hat."- .
5 . sıfat Doğrusundan daha çok gösteren (saat): "Saat beş dakika ileridir."- .
6 . sıfat, mecaz Benzerlerini geride bırakmış: "İleri fikirler."- .
7 . zarf Öne doğru, ileri doğru: "Masayı biraz ileri çekelim."- .
8 . ünlem "Amaca doğru durmadan yürü" anlamında bir seslenme sözü: "Ordular! İlk hedefiniz Akdeniz'dir. İleri!"- Atatürk.
9 . spor Temel duruşta ayak uçlarının gösterdiği yön.

OLAN Nedir?


1 - olmak eyleminin şimdiki zaman ortacı.
2 - ad tamlaması belirtileni durumunda bulunan bir addan sonra getirildiğinde o adın sıfatı değerinde bir birleşik oluşturur.

OLMUŞ Nedir?


1 - Olgunlaşmış, ergin.
2 - Oluşmuş.

PİYANO Nedir?


1 . Klavyeli, telli, değişik tuşlara basılarak çalınan ağır ve büyük çalgı: "Her evden ut veya piyano, muhakkak bir saz sesi duyulur."- R. H. Karay.
2 . zarf Yavaş bir biçimde, sesleri hafifleterek.

SAHNE Nedir?


1 - İzleyicilerin kolayca görebilmeleri için genellikle yerden belli bir ölçüde yüksek yapılan, oyun, müzik gibi her tür gösteri yapmaya uygun yer.
2 - Bir oyun ya da filmin başlıca bölümlerinden her biri.
3 - Görünüm, görüntü.
4 - Tanık olunan, gözlenen olay.
5 - Gösteri sergilenen eğlence yeri ya da tiyatro.
6 - Bir konu ya da çalışma çevresi, çalışma dalı.

ÜZERİNDE Nedir?


1 . Üstünde: "Donanan minareler sanki yolun üzerinde yakılan meşalelerdir."- R. E. Ünaydın.
2 . ... ile ilgili, üzerine: "Hacı Ömer'in hatırı için gecelerce başımı soğuk su ile ıslatarak kitaplar üzerinde çalıştım."- R. N. Güntekin.

A A F I L R Ç Ş Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

8 Harfli Kelimeler

Çarşaflı,

6 Harfli Kelimeler

Araçlı, Çarşaf, Façalı,

5 Harfli Kelimeler

Afşar, Çalar, Çalış, Çarşı, Faraş, Fırça, Lafçı,

4 Harfli Kelimeler

Açar, Açış, Afal, Alçı, Alfa, Alıç, Alış, Araç, Araf, Arış, Arlı, Aşar, Aşçı, Çalı, Çıra, Faal, Faça, Flaş, Şıra,

3 Harfli Kelimeler

Açı, Ala, Ara, Arı, Arş, Aşı, Çal, Çar, Fal, Far, Faş, Fır, Ira, Laf, Raf, Şal,

2 Harfli Kelimeler

Aç, Af, Al, Ar, Aş, Fa, La, Ra,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.