ÇAPRAŞMAK (TDK)


1 . Karışık, çapraşık, çözülmez duruma gelmek.
2 . İki şey birbiriyle çapraz olarak kesişmek: "Döne döne çapraşan, su yolları gibi ucu."- R. H. Karay.

Çapraşmak kelimesi baş harfi Ç son harfi K olan bir kelime. Başında Ç sonunda K olan kelimenin birinci harfi Ç , ikinci harfi A , üçüncü harfi P , dördüncü harfi R , beşinci harfi A , altıncı harfi Ş , yedinci harfi M , sekizinci harfi A , dokuzuncu harfi K . Başı Ç sonu K olan 9 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

BİRBİRİ Nedir?


1 - Karşılıklı olarak biri ötekini, öteki de onu.
2 - Biri diğerinin yanı sıra, ardından.

ÇAPRAŞIK Nedir?


1 . Girift: "Çapraşık akıntılar birden düz yön aldı."- R. E. Ünaydın.
2 . mecaz Anlaşılması, çözülmesi veya içinden çıkılması güç, karışık, muğlak: "Benimseyemediği çapraşık bir dünyanın binbir dolabı içinde bunalmış genç bir öğrenciyi hatırlatıyordu."- E. İ. Benice.

ÇAPRAZ Nedir?


1 . Eğik olarak birbiriyle kesişen.
2 . İki taraflı, karşılıklı: "Çapraz ateş."- .
3 . zarf Eğik bir biçimde: "Boynuna çapraz astığı tüfeğini yokladı."- S. Kocagöz.
4 . isim Bir tür olta iğnesi.
5 . isim, halk ağzında Kopça, düğme.
6 . isim, spor Güreşte rakibin koltuk altından kol geçirip sarma oyunu.

ÇÖZÜLME Nedir?


1 . Çözülmek işi.
2 . askerlik Savaşta, gerideki savunma hattına çekilmek isteyen birliğin düşmandan sıyrılması.
3 . dil bilgisi Bir sesin boğumlanmasından sonra organların eski duruma geçmesi.
4 . ruh bilimi Kişilik, karakter vb. bir bütünde birliğin bozulması durumu: "Bütün bu değişmelerin başıboş bırakılması, bir anarşi, bir çözülme hâline gelmesi güzel değildir."- O. S. Orhon.

DURU Nedir?


1 - Bulanıklığı olmayan, temiz, °berrak.
2 - (Ten için) Pürüzsüz.
3 - (Dil, biçem için) Gereksiz yabancı öğelerden arınmış, yalın, karışık olmayan.
4 - Suyu çok, sulu, koyu olmayan (şurup, ayran, çorba vb.).

GELME Nedir?


1 . Gelmek işi.
2 . sıfat Gelmiş olan: "Avrupa'dan gelme bir televizyon."- .
3 . sıfat Yetişme: "İyi aileden gelme çocuk."- .
4 . fizik Bir ışının, kaynağından çıkarak bir ayna yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine erişmesi.

GELMEK Nedir?


1 . Bir yere gitmek, ulaşmak, varmak: "Gurbetten gelmişim yorgunum, hancı."- B. S. Erdoğan.
2 . Geriye dönmek: "... adamı Ödemiş'ten aldım geldim, her masrafını çektim."- N. Cumalı.
3 . Oturmaya, ziyarete gitmek: "Dün akşam amcamlar bize geldi."- .
4 . İsabet etmek: "Kurşun ayağına geldi."- .
5 . Varmak, ulaşmak: "Derslerin artık sonuna geldik. Telgraf geldi."- .
6 . Varlığını sürdürmek, yaşamak, intikal etmek: "Eski çağlardan birçok anıt çağımıza kadar gelmiştir."- .
7 . Ortaya çıkmak, doğmak.
8 . Belli bir süre dolmak: "Vakit kuşluğu aşmış, öğleye geliyordu."- N. Cumalı.
9 . Belli bir zamana ulaşmak.
10 . Kadar olmak: "Boyu ancak omzuna geliyor."- . 1
1 . Çıkmak, yönelmek: "Merak etme, ondan kimseye kötülük gelmez."- . 1
2 . İzlemek, takip etmek: "Çocuklar arkadan geliyordu."- . 1
3 . Bir yerden alınıp bir yere ulaştırılmak: "Kahve Brezilya'dan geliyor."- . 1
4 . Katılmak, eklenmek: "Türkçede ekler kelimelerin sonuna gelir."- . 1
5 . Türemek. 1
6 . Daha önce üzerinde durulmuş olan bir konuya yeniden dönmek: "Şimdi sözü burada kesip asıl konumuza gelelim."- . 1
7 . Sonuç çıkmak: "Bu davranışlardan ne gelir bilinmez."- . 1
8 . Dayanmak, tahammül etmek: "Birazcık üşütmeye gelmiyor, hemen hastalanıyor."- . 1
9 . Kendine yapılan herhangi bir davranış veya durumu iyi karşılamak: "Kadri o adamlardandır ki iyi davranmaya, yüz vermeye gelmez."- M. Ş. Esendal. "Bizim baştan savma işe gelmediğimizi bilirsin."- R. H. Karay.
20 . (-e) Bir şeye sonradan inanmak, doğruluğuna hak vermek, eğilim göstermek, kabul etmek: "Dediğime geldiniz mi?"- . 2
1 . Etkisini herhangi bir biçimde göstermek: "Buranın havası iyi geldi. Burası bana çok sıcak geldi."- . 2
2 . Kazanılmak, sağlanılmak: "Çiftlikten onlara ayda beş yüz milyon lira gelir."- . 2
3 . Uymak: "Bu ayakkabı sana küçük gelir."- . 2
4 . Olmak, -e uğramak: "Felç gelmek. Başımıza bir bela geldi."- . 2
5 . Akmak: "Burnundan kan geldi. Musluktan su gelmiyor."- . 2
6 . Düşmek, rast gelmek: "Buraya ışık gelmiyor."- . 2
7 . Görünmek, sanılmak: "Baygın da olsa yabancı bir kadını böyle kucağında tutmak ona pek ayıp bir şey gibi geldi."- H. Taner. 2
8 . (-e) Uygun düşmek: "Caddelerde oturmaya gelmez."- Ö. Seyfettin. 2
9 . (-e) Başlamak, ortaya çıkmak.
30 . Mal olmak: "Bu bardakların tanesi yüz liraya geldi."- . 3
1 . Biriyle birlikte gitmek: "Ben İstanbul'a gidiyorum, benimle gelir misiniz?"- . 3
2 . Başlamak, ulaşmak: "Saati gelince söylerim. Öyle bir zaman gelecek ki..."- . 3
3 . İhtiyaç anlatan deyimler kurmaya yarayan bir fiil: "Uykusu gelmek."- . 3
4 . (yardımcı fiil) Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur: "Alışageldiğimiz bir anlamı vardı."- . 3
5 . -mez, -mezlik ile birlikte yapmacık anlatan deyimler yapar: "Görmezlikten gelmek. İşitmezlikten gelmek."- . 3
6 . Yönelme durumundaki bazı kelimelere getirilerek birleşik fiil yapar: "Yola gelmek. Meydana gelmek. Hatıra gelmek. Akla gelmek."- . 3
7 . ...-dikçe, ...-esi biçiminde kullanılan sıfat-fiil eklerinden sonra geldiğinde önceki fiille ilgili olarak pekiştirilmiş bir istek ve sürerlik bildiren bir fiil: "Baktıkça bakası gelmek. Yedikçe yiyesi gelmek."- . 3
8 . Herhangi bir sırada bulunmak: "Başta gelmek. Önde gelmek. Birinci gelmek."- .

GİBİ Nedir?


1 . ...-e benzer: "İn cin, uyanmadan denizin üstü boş gibidir."- H. Taner.
2 . zarf O anda, tam o sırada, hemen arkasından: "Haberi aldığı gibi yola çıktı."- .
3 . zarf İmişçesine, benzer biçimde: "Bu sade dekor, ölümün manzarasını ulvi bir tablo gibi güzelleştirmiştir."- O. S. Orhon.
4 . zarf ...-e yakışır biçimde: "İnsan gibi davrandı."- .

KARA Nedir?

Yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü, toprak: "Havamız da karamız da denizlerimiz de kirli olduğuna göre..."- H. Taner.

KARIŞ Nedir?

Parmaklar birbirinden uzak duracak biçimde gergin duran elde, başparmak ile serçe parmağın uçları arasındaki açıklık: "Yürüyüp geçeceğim, basacağım yerlerin her bir karış mübarek toprağı benim için mukaddesti."- H. R. Gürpınar.

KARIŞIK Nedir?


1 . Ayrı nitelikteki şeylerden oluşmuş: "Karışık salata."- .
2 . Karışmış olan, düzensiz, dağınık, intizamsız.
3 . Saf olmayan: "Karışık süt."- .
4 . Çalkantı, kargaşa, gerginlik içinde olan: "Bana ne, bu bir yığın ne olduğunu anlamadığım, karışık dolambaçlı işten!"- N. Cumalı.
5 . Anlaşılması güç olan, açık seçik olmayan, çapraşık: "Tuhaf şey! Hakikaten karışık bir kadın."- P. Safa.
6 . halk ağzında Halk inancına göre cin ve perilerle ilişkisi olan.

KESİŞ Nedir?

Kesmek eylemi ya da biçimi.

KESİŞME Nedir?

Kesişmek işi.

KESİŞMEK Nedir?


1 . Birbirini kesmek.
2 . Pazarlıkta, herhangi bir fiyatta anlaşmak.
3 . argo Erkek ve kadın, bakışlarla anlaşmak.
4 . matematik Bir nokta veya çizgi üzerinde birbirine kavuşmak.

A A A K M P R Ç Ş Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

9 Harfli Kelimeler

Çapraşmak,

8 Harfli Kelimeler

Çapraşma,

7 Harfli Kelimeler

Aparmak, Çarpmak, Kapamaç, Karaçam, Karmaşa, Maşrapa, Şakrama,

6 Harfli Kelimeler

Aparma, Aramak, Arapça, Çapmak, Çaprak, Çarpma, Kamara, Kapama, Karama, Karmaç, Makara, Parmak, Şaprak,

5 Harfli Kelimeler

Açmak, Akşam, Araka, Arama, Arkaç, Aşama, Aşmak, Çakar, Çakma, Çakra, Çamaş, Çapak, Çapar, Çapma, Çarka, Kaçar, Kaçma, Kapma, Karma, Kaşar, Kraça, Kramp, Maçka, Marka, Parça, Parka, Rakam, Ramak, Rampa, Şamar, Şapka, Şarap,

4 Harfli Kelimeler

Açar, Açma, Akaç, Akar, Akça, Akma, Amaç, Apak, Apaş, Araç, Arak, Arap, Arka, Arma, Arpa, Aşar, Aşma, Çapa, Çark, Kaça, Kama, Kamp, Kara, Maaş, Maça, Mapa, Mark, Marş, Maşa, Paça, Para, Park, Paşa, Ramp, Şaka, Şama, Şark,

3 Harfli Kelimeler

Aka, Ama, Ara, Ark, Arp, Arş, Aşk, Çak, Çam, Çap, Çar, Kaç, Kam, Kap, Kar, Kaş, Maç, Maş, Pak, Ram, Rap, Şak, Şap,

2 Harfli Kelimeler

Aç, Ak, Am, Ar, Aş, Ra,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.