ÇALPARA (TDK)


1 . Parmaklara takılıp çalınan zil veya buna benzer ses çıkarıcı araç: "Bet beniz solmuş, gözler büyümüş, kansız dudaklar aralık, alt üst dişler çalpara gibi birbirine vuruyor."- H. R. Gürpınar.
2 . hayvan bilimi Açıklarda, kumluk alanlarda yaşayan ve ağları keserek balıkçılara zarar veren bir çeşit çağanoz (Portunus puber).
3 . denizcilik Gemi bordasında, pis suları dışarı akıtıp deniz suyunu, içeri almayan, tulumba içindeki özel kapak.

Çalpara kelimesi baş harfi Ç son harfi A olan bir kelime. Başında Ç sonunda A olan kelimenin birinci harfi Ç , ikinci harfi A , üçüncü harfi L , dördüncü harfi P , beşinci harfi A , altıncı harfi R , yedinci harfi A . Başı Ç sonu A olan 7 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ALAN Nedir?


1 . Düz, açık ve geniş yer, meydan, saha.
2 . Orman içinde düz ve ağaçsız yer, düzlük, kayran.
3 . Yüz ölçümü.
4 . Eski Roma'da açık hava gösterisi yapılan geniş yer.
5 . mecaz Bir çalışma çevresi: "Sanat kapalı bir alan değildir; sanat eseri herkes için, bütün toplum için yaratılır."- N. Ataç.
6 . fizik İçinde birtakım kuvvet çizgilerinin yayılmış bulunduğu varsayılan uzay parçası: "Yer çekimi alanı. Mıknatıs alanı. Elektrik alanı."- .
7 . sinema, TV (***) Bir alıcı merceğinin net bir görüntü sağlayabildiği derinlik ve genişliğin bütünü.
8 . spor Yarışmaların, karşılaşmaların ve oyunların yapıldığı yer, saha.

ALMA Nedir?


1 . Almak işi.
2 . Alıntı, iktibas: "Ondan acemicesine alma olarak."- Muallim Naci.
3 . spor Bir profesyonel sporcunun, para karşılığı kulübünden bir başka kulübe geçmesi, transfer.

ARAÇ Nedir?


1 . Bir iş yapmakta veya sonuçlandırmakta, gücünden yararlanılan nesne.
2 . Kişiler veya nesneler arasında bağlantı sağlayan şey, vasıta: "Dil, anlaşmayı sağlayan bir araçtır."- .
3 . Taşıt: "Taşıt araçlarına hiç binmez, yaz kış asker postalları ile kilometrelerce yolu yaya yürürdü."- H. Taner.

ARALIK Nedir?


1 . İki şey arasındaki açıklık, mesafe: "İki masa arasında bir metre aralık var."- .
2 . Sıra, vakit: "O aralık açıkgözün biri de ayağımdan çıkan potini almış savuşmuş."- M. Ş. Esendal.
3 . Uygun, elverişli durum, fırsat.
4 . Evin iki bölümü veya iki oda arasındaki dar geçit, geçenek, koridor.
5 . Yılın on ikinci ayı, ilk kânun, kânunuevvel.
6 . Ayakyolu.
7 . Basımcılıkta harfler veya satırlar arasındaki açıklık, espas.
8 . sıfat Yarı açık, tam kapanmamış.
9 . ekonomi Borsada hisse senetlerinin alım satım emirlerinin verildiği süre.
10 . fizik Bir sesi bir başka sesten, kalına veya inceye doğru ayıran uzaklık. 1
1 . müzik Portenin paralel çizgileri arasındaki boşluk: "Portenin beş çizgisi arasında dört aralık vardır."- . 1
2 . spor Toplu beden eğitiminde art arda dizilenleri ayıran açıklık.

BALIK Nedir?

Omurgalılardan, suda yaşayan, solungaçla nefes alan ve yumurtadan üreyen hayvanların genel adı.

BALIKÇI Nedir?

Balık tutan veya satan kimse: "Çevredeki balıkçılar görmüşler, bizi kurtardılar."- A. Ş. Hisar.

BALIKÇIL Nedir?


1 . Uzun bacaklılardan, boynu ve gagası uzun, su kıyılarında yaşayan, balık yiyerek beslenen büyük bir kuş (Ardea cinerea).
2 . sıfat Balıkla beslenen, balık yiyen.

BENİZ Nedir?

Yüz rengi.

BENZER Nedir?


1 . Nitelik, görünüş ve yapı bakımından bir başkasına benzeyen veya ona eş olan, benzeri, müşabih, mümasil: "Baksana kız, paşaya benzer yerim var mı benim?"- H. Taner.
2 . isim, matematik Benzeşim.
3 . isim, sinema, TV (***) Bazı önemsiz veya tehlikeli sahnelerde asıl oyuncunun yerine çıkan, yapı ve yüz bakımından bu oyuncuyu andıran kimse, dublör.

BİLİ Nedir?

Bilgi.

BİLİM Nedir?


1 . Evrenin veya olayların bir bölümünü konu olarak seçen, deneye dayanan yöntemler ve gerçeklikten yararlanarak sonuç çıkarmaya çalışan düzenli bilgi, ilim: "Benim sizden istediğim Türkçe yardım, bazı eski yazılı bilim ve tarih gibi ciddi eserleri bana okumanızdır."- H. E. Adıvar.
2 . Genel geçerlik ve kesinlik nitelikleri gösteren yöntemli ve dizgesel bilgi.
3 . Belli bir konuyu bilme isteğinden yola çıkan, belli bir amaca yönelen bir bilgi edinme ve yöntemli araştırma süreci.

BİRBİRİ Nedir?


1 - Karşılıklı olarak biri ötekini, öteki de onu.
2 - Biri diğerinin yanı sıra, ardından.

BORDA Nedir?

Geminin veya kayığın yanı, alabanda karşıtı: "Bordaya vuran küçük dalgaların serpintisi ara sıra muşamba şilteleri ıslatıyordu."- H. Taner.

BUNA Nedir?

"Bu" adılının yönelme durumu.

BÜYÜ Nedir?


1 . Tabiat kanunlarına aykırı sonuçlar elde etmek iddiasında olanların başvurdukları gizli işlem ve davranışlara verilen genel ad, afsun, sihir, füsun, bağı: "Akkız Ana, Hasan'a gönül vermenin bir büyü olduğunu, ne kadar anlatmışsa da kâr etmemiş."- H. E. Adıvar.
2 . mecaz Karşı durulamaz güçlü etki: "Ondan tüten görünmez bir büyünün içinde titriyorum."- Y. Z. Ortaç.

ÇAĞANOZ Nedir?

Kabukluların ön ayaklılar alt takımından, eti için avlanan, pavuryaya benzer küçük su hayvanı (Carcinus).

ÇALI Nedir?

Böğürtlen, ahududu gibi ağaççıktan küçük, dalları çok çatallı ve sapları odunsu bitki.

ÇALPARA Nedir?


1 . Parmaklara takılıp çalınan zil veya buna benzer ses çıkarıcı araç: "Bet beniz solmuş, gözler büyümüş, kansız dudaklar aralık, alt üst dişler çalpara gibi birbirine vuruyor."- H. R. Gürpınar.
2 . hayvan bilimi Açıklarda, kumluk alanlarda yaşayan ve ağları keserek balıkçılara zarar veren bir çeşit çağanoz (Portunus puber).
3 . denizcilik Gemi bordasında, pis suları dışarı akıtıp deniz suyunu, içeri almayan, tulumba içindeki özel kapak.

ÇEŞİT Nedir?


1 . Aynı türden olan şeylerin bazı özelliklerle ayrılan öbeklerinden her biri, tür, nev: "Her çeşit insanı kavrayacak bir sunuş tarzı vardı."- H. Taner.
2 . Canlıların bölümlenmesinde, bireylerden oluşan, türden daha küçük birlik.
3 . sıfat Türlü: "Bu camilerin her biri başka planda başka çeşittir."- Y. K. Beyatlı.

ÇIKARICI Nedir?

Çıkarma işlevi yapan araç ya da aygıt.

DENİZ Nedir?


1 . Yer kabuğunun çukur bölümlerini kaplayan, birbiriyle bağlantılı, tuzlu su kütlesi.
2 . Bu su kütlesinin belirli bir parçası: "Marmara Denizi. Karadeniz."- .
3 . Aydaki düzlükler.
4 . mecaz Geniş alan.
5 . mecaz Çokluk, yoğunluk.

DENİZCİLİK Nedir?


1 . Denizlerde sefer yapma işi.
2 . Denizle, gemi işletmesiyle ilgili meslek: "Uzun dualardan sonra bana denizcilik hayatını anlatmaya başladı."- R. N. Güntekin.
3 . Deniz sporculuğu.

DIŞARI Nedir?


1 . Dış çevre, dış yer, hariç, içeri karşıtı: "Dışarıda yağmur yağıyor."- S. F. Abasıyanık.
2 . Kişinin konutundan ayrı olan yer: "Dışarıda, çocuklar birdirbir oynamaya dalmışlardı."- A. İlhan.
3 . Yurt dışı: "Dışarıyla iyi geçiniyorduk, Yunanlılarla az kalsın birleşecek kadar sıkı fıkı idik."- B. Felek.
4 . zarf Dışa, dış çevreye: "Artık komutanlardan başka hiç kimse dışarı çıkmazdı."- A. İlhan.

DUDAK Nedir?


1 . Ağzın, dişleri örten ve dışarıya doğru az veya çok kıvrılan üst ve alt kenarlarından her biri: "Birdenbire kavalı dudaklarına götürdü ve üfürmeye başladı."- H. E. Adıvar.
2 . mecaz Ağız: "Eve dudağınızda bir şarkı ile dönüyorsunuz."- H. Taner.

GEMİ Nedir?

Su üstünde yüzen, insan ve yük taşımaya yarayan büyük taşıt, sefine: "Yük gemisi. Savaş gemisi."- .

GİBİ Nedir?


1 . ...-e benzer: "İn cin, uyanmadan denizin üstü boş gibidir."- H. Taner.
2 . zarf O anda, tam o sırada, hemen arkasından: "Haberi aldığı gibi yola çıktı."- .
3 . zarf İmişçesine, benzer biçimde: "Bu sade dekor, ölümün manzarasını ulvi bir tablo gibi güzelleştirmiştir."- O. S. Orhon.
4 . zarf ...-e yakışır biçimde: "İnsan gibi davrandı."- .

HAYVAN Nedir?


1 . Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık: "İnce ruhlu insanlar gibi Atatürk de hayvanları severdi."- F. R. Atay.
2 . sıfat, mecaz Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse).
3 . hakaret yollu Kızılan bir kimseye söylenen bir söz.
4 . halk ağzında At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık: "Zavallı hayvan bir saattir yüz okkadan fazla bir yükü sürüklüyordu."- Ö. Seyfettin.

İÇİNDE Nedir?


1 . Süresince, zarfında: "Bu yarım saat içinde evde neler geçti?"- Y. Z. Ortaç.
2 . Ortamında: "Dünya atom çağında, biz hâlâ medeniyet kavgası içindeyiz."- F. R. Atay.
3 . ... ile dolu bir biçimde: "Yüzü kırışık içinde."- .

KANSIZ Nedir?


1 . Kanı olmayan.
2 . Kan dökmeden yapılan: "Kansız ihtilal."- .
3 . tıp (***) Kanı az olan, çok kan kaybetmiş olan, anemik.
4 . mecaz Duygusuz ve korkak.

KAPAK Nedir?


1 . Her türlü kabın üstünü örtmeye veya bir deliği kapamaya yarayan nesne: "Evin en alt katına indik, oradan da bir mahzen kapağı açtılar."- R. H. Karay.
2 . Dolap, sandık vb.ni örtmeye yarayan parça: "Dolap kapağı."- .
3 . Kitap, defter vb.nin en üstüne geçirilen kılıf: "Kapağını, geceleri aynı masa etrafında buluştuğu ressamlardan birine çizdirecekti."- A. İlhan.
4 . Biçilen ağaç kütüklerinin iki yanından çıkan, düzgün olmayan tahta.
5 . Zıvanada iki dış yan parça.

KESE Nedir?


1 . Cepte taşınan, içine para, tütün vb. konulan, kumaştan veya örgüden küçük torba: "Boynundan bir kese çıkardı fakat içine bakmadan ani bir fikirle yüzü kızardı."- H. E. Adıvar.
2 . sıfat Bu küçük torba miktarında olan: "Üç kese tütün."- .
3 . Bazı şeylerin üzerine geçirilen, kumaştan çanta biçiminde kap: "Kur'an kesesi."- .
4 . Yıkanırken kir çıkartmak için ele geçirilen, vücudu ovmaya yarayan, bürümcükten, cep biçiminde bez.
5 . mecaz Bir kimsenin mal varlığı: "Bu sadeleşme vücut ve keseye daha elverişli idi."- F. R. Atay.
6 . anatomi Organizmanın bazı boşlukları.
7 . bitki bilimi Su bitkilerinde içi hava ile dolu olan ve bitkinin suda yüzer durumda kalmasını sağlayan şişkinlik.
8 . tarih Beş yüz kuruşluk para birimi.

KESER Nedir?

Tahta, ağaç yontmaya ve çivi çakmaya yarayan, kısa saplı, bir yanı keskin ağızlı çelik araç.

KUMLUK Nedir?


1 . Kumsal.
2 . Kumluk yer: "Çocuklar kumlukta oynarken, o, arabalarının tekerleği dibinde çömelip oturur."- R. N. Güntekin.
3 . sıfat Kumu çok olan: "Kumluk arazi."- .

ÖZEL Nedir?


1 . Yalnız bir kişiye, bir şeye ait veya ilişkin olan.
2 . Benzerlerinden ayrılmasını sağlayan bir özelliği olan, spesiyal.
3 . Bir kişiyi ilgilendiren, hususi, zatî: "Özel bir diyeceği varmış gibi koluma girdi sokakta."- N. Cumalı.
4 . Devlete değil, kişiye ait olan, hususi, resmî karşıtı.
5 . Dikkate değer: "Özel bir ilgi gösterdi."- .
6 . Ayırt edici bir niteliği olan.
7 . Her zaman görülenden, olağandan farklı: "Özel durumları da göz önüne alalım."- .

PARMAK Nedir?


1 . İnsanda ve bazı hayvanlarda ellerin ve ayakların son bölümünü oluşturan, boğumlu, oynak, uzunca organların her biri: "Uzun, sinirli parmakları locanın kenarında uzanmış, boksörün kulağını koparıyordu."- R. N. Güntekin.
2 . sıfat Eni bu organ kadar olan: "Değneği iki parmak kısaltmalı."- .
3 . sıfat Koyu sıvılara daldırıp çıkarıldığında bu organa bulaşan miktar kadar olan: "Bir parmak bal."- .
4 . Bir tekerleğin merkezinden çemberine kadar uzanan çubukların her biri.
5 . matematik İnç.
6 . mecaz Bir işe karışmış olma ilgisi: "Bu işte onun parmağı var."- .
7 . eskimiş Arşının yirmi dörtte biri.

TAKI Nedir?


1 . Çoğunlukla evlenen veya nişanlanan birine armağan olarak verilen küpe, bilezik, yüzük, zincir gibi şeylerin tümü.
2 . Kadınların ziynet eşyası: "Abuk sabukluktan bir çizgi yaratan giysileri, ilginç takılarıyla çağdaş bir efsaneydi."- M. Mungan.
3 . dil bilgisi Adın başka bir kelime ile ilgi kurmak üzere aldığı durum eki: "Türkçede -i, -e, -de, -den, -in ekleri birer takıdır."- .
4 . dil bilgisi Cümleler ile kelimeler arasında ilişki kurmaya yarayan kelimeler: "Türkçede ile, göre birer takıdır."- .

TAKILI Nedir?

Takılmış, tutturulmuş, asılmış.

TULUMBA Nedir?


1 . Sıvıları alçak yerlerden çekmeye veya yüksek yerlere çıkarmaya yarayan araç: "Bir yandan kollu tulumbadan ağır ağır su çekip sağda solda çelimsiz gök kuşakları yaratarak bahçeyi suluyor."- A. İlhan.
2 . Otomobil lastiği, futbol topu vb. şeyleri şişirmeye veya herhangi bir sıvıyı sıkmaya, bir şey üzerine püskürtmeye yarayan araç: "Lastik tulumbası. Flit tulumbası."- .

VERE Nedir?

Bir kalenin veya tahkim edilmiş bir yerin teslimi.

VEYA Nedir?


1 . Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut: "Ben Atatürk'le üç veya iki defa karşılaştım."- B. Felek.
2 . Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olursa kullanılan bir söz: "Sen, ben veya başka birileri."- .

VURU Nedir?

Kalbin, gevşeyip kasılmasından ileri gelen kımıldanışı, vuruş.

YAŞA Nedir?

Hoşnutluk, sevinç gibi duyguları anlatmak ya da alkışlamak için söylenir.

ZARAR Nedir?

Bir şeyin, bir olayın yol açtığı çıkar kaybı veya olumsuz, kötü sonuç, dokunca, ziyan, mazarrat: "Aldığı günlerde iyi para getiren oteli zararla kapatmaya başlamışlar."- M. Ş. Esendal.

A A A L P R Ç Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

7 Harfli Kelimeler

Çalpara,

6 Harfli Kelimeler

Arapça,

5 Harfli Kelimeler

Çalap, Çalar, Çapar, Çapla, Paçal, Parça,

4 Harfli Kelimeler

Açar, Araç, Arap, Arpa, Çapa, Lapa, Larp, Paça, Pala, Para,

3 Harfli Kelimeler

Ala, Alp, Ara, Arp, Çal, Çap, Çar, Lap, Pal, Rap,

2 Harfli Kelimeler

Aç, Al, Ar, La, Ra,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.