ÇAKILDAMAK (TDK)

Sürtünen, yuvarlanan çakıl taşları gibi ses çıkarmak.

Çakıldamak kelimesi baş harfi Ç son harfi K olan bir kelime. Başında Ç sonunda K olan kelimenin birinci harfi Ç , ikinci harfi A , üçüncü harfi K , dördüncü harfi I , beşinci harfi L , altıncı harfi D , yedinci harfi A , sekizinci harfi M , dokuzuncu harfi A , onuncu harfi K . Başı Ç sonu K olan 10 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ÇAKIL Nedir?

Çakıl taşı: "Killi, kireçli toprak küçük çakıl parçalarıyla örtülüydü."- N. Cumalı.

ÇIKAR Nedir?

Dolaylı bir biçimde elde edilen kazanç, menfaat, yarar: "Kimse siyasi ve kişisel çıkar yahut nüfuz sağlama amacıyla dince kutsal sayılan şeyleri istismar edemez ve kötüye kullanamaz."- Anayasa.

ÇIKARMA Nedir?


1 . Çıkarmak işi, emisyon.
2 . askerlik Düşman kıyılarına gemi, bot vb.nden asker indirme, asker çıkarma.
3 . matematik Dört işlemden biri, çıkarmak işlemi, tarh.

ÇIKARMAK Nedir?


1 . Birinin veya bir şeyin çıkmasını sağlamak, çıkmasına sebep olmak: "Çantasından çok sayfalı, maroken kaplı küçük bir defter çıkardı."- Ö. Seyfettin.
2 . (-i) Sonunu getirmek: "Bu para ile ayı çıkarırız."- .
3 . (-i) Anlamak, ne olduğunu bilmek, sezmek.
4 . (-i) Bulmak, ortaya koymak: "Yalanını çıkarmak. Yanlışını çıkarmak."- .
5 . (-i) Hatırlamak: "Adamı nereden tanıdığımı tam olarak çıkarmaya çalıştım."- N. Cumalı.
6 . (-i, -den) Öfke, hırs, acı vb.nin zararını çektirmek: "Öfkesini benden çıkardı."- .
7 . (-i, -den) Sağlamak, elde etmek: "Ekmeğini taştan çıkarmak."- .
8 . (-i, nsz) Gibi göstermek, bir davranış yüklemek: "Birini hırsız çıkarmak. Suçlu çıkarmak."- .
9 . Sindirim yolundan dışarı atmak.
10 . İlgisini keserek uzaklaştırmak. 1
1 . (-i) Giysi, ayakkabı vb.ni vücuttan ayırmak, soymak: "İhtiyar hatun, onun ayakkabılarını ve ceketini çıkarıp çekilip gitmişti."- S. F. Abasıyanık. 1
2 . (-i) Yayımlamak: "Gençlerin tenkitlerini gördü, yeni çıkardıkları edebiyat tarihlerini karıştırdı."- O. S. Orhon. 1
3 . (-i) Gidermek: "Lekeyi çıkarmak."- . 1
4 . (nsz) Sebep olmak, yol açmak: "Bir dedektif bürosu açmış, hükûmet zorluk çıkardığından kapatmıştı."- R. H. Karay. 1
5 . (nsz) Yapmak, üretmek: "Bu terzi çok iş çıkarıyor."- . 1
6 . (-e, nsz) Sunmak: "Konuklara çerez çıkardı."- . 1
7 . (-e, -i) Göstermek: "Sosyeteye bir ustabaşıyı kocam diye çıkaracaksın."- M. Ş. Esendal. 1
8 . (-i, -le) Bir şeyi bir örneğe göre yapmak: "Yeni öğrendiği bir tangoyu piyanoda tek parmakla çıkarmaya çalışan İlhami..."- H. Taner. 1
9 . (nsz) Yollamak, göndermek: "Bir adam çıkarıp oğlunu yanına getirtti."- .
20 . (nsz) Yükü boşaltmak: "Karşıki kıyıda yün denkleri çıkaran gemiye haykırdık, işaretler ettik."- R. H. Karay. 2
1 . (nsz) Resim yapmak. 2
2 . (nsz) Fotoğraf çektirmek. 2
3 . (-i), mecaz Söylemek: "Bu dedikoduyu ortaya mutlak bizim arkadaş çıkarmıştır."- O. C. Kaygılı. 2
4 . (-i, -den), matematik Üçüncü bir sayı elde etmek üzere belli bir sayıdan, daha az değerli başka bir sayı kadar birim eksiltmek, tarh etmek.

GİBİ Nedir?


1 . ...-e benzer: "İn cin, uyanmadan denizin üstü boş gibidir."- H. Taner.
2 . zarf O anda, tam o sırada, hemen arkasından: "Haberi aldığı gibi yola çıktı."- .
3 . zarf İmişçesine, benzer biçimde: "Bu sade dekor, ölümün manzarasını ulvi bir tablo gibi güzelleştirmiştir."- O. S. Orhon.
4 . zarf ...-e yakışır biçimde: "İnsan gibi davrandı."- .

YUVA Nedir?


1 . Kuşların ve başka hayvanların barınmak, yumurtlamak, kuluçkaya yatmak, yavrularını büyütmek veya yavrulamak için türlü şeylerden yaptıkları ve türlü biçimlerde hazırladıkları barınak: "O zamanlar ... mezarlıkların serviliklerine gizlenen eski bülbül yuvaları meşhurdu."- A. Ş. Hisar.
2 . Genellikle ailenin oturduğu ev: "İnsanın kendi yuvasından daha sıcak ... ve samimi; hiçbir yer olmazdı."- S. F. Abasıyanık.
3 . İki buçukla dört yaş arası çocukların bakıldığı, okul öncesi eğitim kurumu.
4 . Kimsesizlere veya yoksullara yardım etmek ve onları barındırmak amacıyla açılan yer.
5 . Bir şeyin içinde yerleşmiş olduğu veya yerleştirildiği oyuk: "Diş yuvası. Kilit yuvası."- .
6 . mecaz Bazı kötü nitelikli kimselerin çok bulunduğu, toplandığı yer: "Hırsız yuvası."- .
7 . mecaz Bir şeyin öğretildiği yer: "İrfan yuvası."- .
8 . mecaz Bir şeyin çok bulunduğu yer: "Bu oda böcek yuvası."- .

YUVAR Nedir?


1 . Organizmadaki kan, lenf, süt vb. sıvılarda bulunan, genellikle yuvarlak veya oval küçük cisim.
2 . gök bilimi Yer yuvarlağı gibi düzgün olmayan küresel biçim.

A A A D I K K L M Ç Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

10 Harfli Kelimeler

Çakıldamak,

9 Harfli Kelimeler

Açıklamak, Açkılamak, Çakıldama, Kaçamaklı,

8 Harfli Kelimeler

Açıklama, Açkılama, Çakıldak, Çakılmak, Çakmaklı, Çalkamak, Kaçılmak,

7 Harfli Kelimeler

Açılama, Açılmak, Açmalık, Adaklık, Adamlık, Aklamak, Aklımda, Çakılma, Çalkama, Dalamak, Damaklı, Iklamak, Kaçamak, Kaçılma, Kakılma, Kakmalı,

6 Harfli Kelimeler

Açılma, Adaklı, Adamak, Aklama, Alaçam, Alaçık, Alıkça, Amaçlı, Amalık, Çakmak, Çalkak, Çalmak, Çamlık, Çıkmak, Dalama, Dalmak, Damalı, Iklama, Kaçlık, Kaçmak, Kakıma, Kalkma, Kalmak, Kamalı, Kılmak,

5 Harfli Kelimeler

Açlık, Açmak, Adalı, Adama, Adamı, Akala, Akçıl, Aklık, Akmak, Alaka, Alçak, Alkım, Almaç, Almak, Çakal, Çakıl, Çakım, Çakma, Çalak, Çalık, Çalım, Çalkı, Çalma, Çıdam, Çıkak, Çıkma, Dalak, Dalma, Damak, Damal, Damla, Damlı, Dılak, Kaçak, Kaçık, Kaçlı, Kaçma, Kakaç, Kakıç, Kakım,

4 Harfli Kelimeler

Açık, Açım, Açkı, Açma, Adak, Adam, Adıl, Adım, Adlı, Akaç, Akak, Akça, Akıl, Akım, Aklı, Akma, Alçı, Aldı, Alıç, Alık, Alım, Alma, Amaç, Amal, Çakı, Çalı, Çıma, Dama, Kaça, Kaçı, Kadı, Kaka, Kala, Kama, Laka, Lama, Maça, Mala, Malç,

3 Harfli Kelimeler

Açı, Ada, Aka, Akı, Ala, Ama, Çak, Çal, Çam, Dal, Dam, Kaç, Kak, Kal, Kam, Kıç, Kıl, Lak, Lam, Maç, Mal,

2 Harfli Kelimeler

Aç, Ad, Ak, Al, Am, La,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.