ÇAKILI (TDK)


1 . Çivi, kazık vb. bir şeyle tutturulmuş: "Duvara çakılı büyük rakkaslı saati tamire götüren hademe, Reşat'ın omzuna adamakıllı bindirmiş."- Y. Z. Ortaç.
2 . Çakılmış, bir şeye bağlı: "Genç kadın forsaların çakılı bulunduğu oturak dairesini görmeyi merak ediyordu."- F. F. Tülbentçi.
3 . Yeri değişmez, sabit: "Çakılı top."- .

Çakılı kelimesi baş harfi Ç son harfi I olan bir kelime. Başında Ç sonunda I olan kelimenin birinci harfi Ç , ikinci harfi A , üçüncü harfi K , dördüncü harfi I , beşinci harfi L , altıncı harfi I . Başı Ç sonu I olan 6 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ADAMAKILLI Nedir?

Gereğinden çok, iyice: "Dün akşam benden yediği zılgıttan adamakıllı afallamış görünüyordu."- R. N. Güntekin.

BAĞLI Nedir?


1 . Bir bağ ile tutturulmuş olan: "Günlerden beri bağlı duran demir, sert bir hırıltıyla denize daldı."- Halikarnas Balıkçısı.
2 . Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste: "Ekinlerin gürleşmesi yağmura bağlıdır, Sevincimiz üzüntümüz / Hep sana bağlı."- B. Necatigil.
3 . Sınırlanmış, sınırlı: "Tüzüğe bağlı bir işlem."- .
4 . Kapatılmış olan, kapalı: "Bağlı geçit."- .
5 . Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan: "Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumunun bağlı kuruluşlarını ziyaret ettim."- .
6 . Sadık: "Türkiye Cumhuriyeti Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir."- Anayasa.
7 . mecaz Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, tutkun: "Çocuklarına bağlı ana."- .
8 . halk ağzında Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek).

BİNDİ Nedir?

Destek.

BÜYÜK Nedir?


1 . Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı: "Büyük ağaçların altında, gazinoya doğru gidiyoruz."- Y. Z. Ortaç.
2 . Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram): "Büyük bir cevap sıkıntısı geçirdikten sonra itiraf etti."- P. Safa.
3 . Niceliği çok olan: "Benim büyük kalabalıklara karşı ürkekliğim vardır."- R. N. Güntekin.
4 . Üstün niteliği olan: "Molière büyük adammış, yeryüzüne gelmiş kişilerin en büyüklerinden biri."- N. Ataç.
5 . Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş: "Büyüklerin yanında sesim çıkmazdı."- S. F. Abasıyanık.
6 . Önemli: "Ömrünün tek ve büyük oyunu bitmişti."- T. Buğra.

ÇAKI Nedir?


1 . Açılıp kapanan bir veya birkaç ağızlı küçük cep bıçağı: "İki çocuk tahta saplı bir çakı ile kollarını çizdiler."- Ö. Seyfettin.
2 . Denizçakısı.

ÇAKIL Nedir?

Çakıl taşı: "Killi, kireçli toprak küçük çakıl parçalarıyla örtülüydü."- N. Cumalı.

ÇAKILI Nedir?


1 . Çivi, kazık vb. bir şeyle tutturulmuş: "Duvara çakılı büyük rakkaslı saati tamire götüren hademe, Reşat'ın omzuna adamakıllı bindirmiş."- Y. Z. Ortaç.
2 . Çakılmış, bir şeye bağlı: "Genç kadın forsaların çakılı bulunduğu oturak dairesini görmeyi merak ediyordu."- F. F. Tülbentçi.
3 . Yeri değişmez, sabit: "Çakılı top."- .

ÇİVİ Nedir?


1 . İki şeyi birbirine tutturmak, bir nesneyi bir yere sabitlemek için çakılan, ucu sivri, başlı, metal veya ağaçtan yapılmış ufak çubuk, mıh.
2 . Kalkan balığının üzerindeki düğmeye benzer kemiksi oluşum.

DAİR Nedir?

Bir konu üzerine olan, üzerine, konusunda, ... ile ilgili, üstüne: "Yarına kadar sarhoşluğu geçer, ben de sarhoş olmadığına dair rapor veririm."- A. Gündüz.

DAİRE Nedir?


1 . Bir yapının konut olarak kullanılan bölümlerinden her biri, kat: "Bu koskoca binanın, pasajın arka tarafında bir kısım daireleri ayrıca kiraya verilmiş."- H. F. Ozansoy.
2 . Belirli devlet işlerini çevirmekle görevli kuruluşlardan her biri: "Eskiden hem bir dairede beraber bulunmuşlar hem de silah arkadaşlığı etmişlerdi."- R. H. Karay.
3 . Bu kuruluşların içinde çalıştıkları yapı.
4 . Bir yapı veya gemide belli bir işe ayrılmış bölüm: "Yemeği, selamlık dairesinin üst katındaki yemek salonunda yediler."- M. Ş. Esendal.
5 . mecaz Soyut kavramlarda belli sınır, ölçü: "Mantık dairesinde konuşmak."- .
6 . matematik Bir çemberin içinde kalan düzlem parçası.
7 . müzik Saz takımında usul vurmaya yarayan tef.

DEĞİŞ Nedir?


1 . Değme işi.
2 . Değişim.

DEĞİŞME Nedir?


1 . Değişmek işi: "Bu kadar büyük değişme için mutlaka bir kadın parmağı lazım."- R. N. Güntekin.
2 . Değişim.

DEĞİŞMEZ Nedir?

Aynen kalan, değişikliğe uğramayan: "İşte dünyanın peşin ve değişmez hükmü buydu."- S. Ayverdi.

FORS Nedir?


1 . Devlet başkanının bulunduğu yerlere, amirallerin çalıştıkları kuruluşlara veya gemilere, generallerin garnizonlarına ve bu düzeydeki görevlilerin arabalarına çekilen üç veya dört köşeli bayrak.
2 . mecaz Söz geçirirlik, saygınlık.
3 . mecaz Gösterişlilik.
4 . denizcilik Gidon.

FORSA Nedir?

Gemilerde kürek çeken tutsak veya hükümlü kimse.

GÖRME Nedir?

Görmek işi, rüyet.

HADEME Nedir?

Odacı: "Saat on birde hademe çayını ve iki çöreğini getirdi."- S. F. Abasıyanık.

KADIN Nedir?


1 . Erişkin dişi insan, zen erkek veya adam karşıtı: "Yanlarında, kendileriyle ahbaplık edecek dostlar, hizmetlerine koşacak kadınlar veya erkekler görmek isterler."- A. Ş. Hisar.
2 . Evlenmiş kız.
3 . sıfat Analık veya ev yönetimi bakımından gereken erdemleri olan.
4 . mecaz Hizmetçi bayan.
5 . eskimiş Bayan: "Hintli kadın toplantıyı renklendirmek için herkesin kendisine bazı şeyler sormasını teklif ediyordu."- B. Felek.

KAZIK Nedir?


1 . Toprağa çakılmak için hazırlanmış, ucu sivri demir veya ağaç: "Çadır kazığı."- . "Hayvanı kazığa bağlamak."- .
2 . Direk, sopa.
3 . Yapıların temelinde kullanılan, toprağa çakılan veya toprak içine giren tahta, maden veya betonarmeden silindir, prizma vb. biçimindeki uzun parça.
4 . sıfat, mecaz Çok zor (soru, sınav vb.).
5 . teklifsiz konuşmada Alışverişte aldatma, aldatılma.
6 . spor Genellikle yağlı güreşte, güreşçinin, elini hasmının kispeti içine sokarak yaptığı oyun.
7 . eskimiş İnsanı üzerine oturtarak öldürdükleri, yere dik çakılmış sivri uçlu odun veya şiş.
8 . eskimiş Kazığa oturtarak uygulanan öldürme cezası.

MERAK Nedir?


1 - Bir şeyi anlamak ya da öğrenmek için duyulan istek.
2 - Bir şeyi edinmek, yapmak, bir şeyle uğraşmak isteği.
3 - Düşkünlük, heves.
4 - Kaygı, tasa, evham.

ORTA Nedir?


1 . Bir şeyin kenarlarından merkeze doğru yaklaşık olarak aynı uzaklıkta olan yer: "Tam bağın ortasına geldikleri zaman düşman askerlerini gördüler."- Y. K. Karaosmanoğlu.
2 . Başlangıcı ile bitimi arasında eşit uzaklıkta olan süre: "Yılın ortası. Haftanın ortası. Günün ortası. Kışın ortası."- .
3 . Bir şeyin eşit olarak ayrılabileceği bölüm: "Seccadesini ortasından kesip ikiye böldüler."- Ö. Seyfettin.
4 . Ne uzun ne kısa, midi.
5 . Ne büyük ne küçük, midi.
6 . İyi ile kötü arasındaki durum.
7 . Öğretimde, öğrencinin değerlendirilmesinde geçer not ile iyi arasındaki derece: "Orta ile geçti."- .
8 . Defterde, bir araya getirilmiş belli sayıda yaprakların oluşturduğu bölümlerden her biri.
9 . sıfat Sorunların çözümünde aşırılıklardan kaçınan, ölçülü bir yöntem izleyen.
10 . sıfat Her iki yanında kendi türünden aynı nitelikte nesneler, durumlar bulunan: "Hademe orta bölmeyi açmak üzere koştu."- R. H. Karay. 1
1 . sıfat İki karşıt nitelik veya durum arasında bulunan, tutarlı, ılımlı, vasat. 1
2 . fizik Bir olayın, içinde gerçekleştiği yer. 1
3 . matematik Orantı. 1
4 . spor Futbolda oyunculardan birinin, topu, kale ağzında duran arkadaşlarına havadan yollamak için yaptığı vuruş: "Aut çizgisinden nefis bir orta..."- H. Taner. 1
5 . tarih Yeniçeri Ocağında tabur.

ORTAÇ Nedir?

Sıfat-fiil.

OTURAK Nedir?


1 . Oturulacak yer veya şey.
2 . Alçak iskemle.
3 . Bir şeyin yere gelen tarafı, taban.
4 . Ördek.
5 . İçkili, çalgılı ve kadınlı eğlenti.
6 . Boru mengenesinin tezgâha oturduğu ve vidalandığı bölüm.
7 . sıfat Bacaklarında veya başka bir yerinde, gezmesine engel olacak bir özrü olduğundan hep evde oturan (kimse), kötürüm.
8 . denizcilik Kürekli teknelerde kürekçilerin oturduğu enli tahta.

RAKKASLI Nedir?

Sarkacı olan: "Evlerin başka odalarında duvara asılmış rakkaslı ve rakamları alaturka bir çalar saat işler."- A. Ş. Hisar.

SAAT Nedir?


1 - Bir günlük sürenin yirmi dörtte birine eşit zaman parçası.
2 - Vakit, zaman.
3 - Bir işin yapıldığı belirli zaman.
4 - Bayağı yürüyüşle bir saatte alınan yol.
5 - Günün hangi saati olduğunu gösteren aygıt.
6 - Sayaç.

SABİ Nedir?

Küçük çocuk: "İki yaşında bir sabi masumluğuyla annemin yanına gidecek ve dizlerine kapanacaktır."- Y. K. Karaosmanoğlu.

TAMİR Nedir?


1 . Onarma, onarım.
2 . mecaz Yapılan bir yanlışı, kusuru düzeltmeye çalışma: "Mademki bir münasebetsizlik etmişsin, bunu tamire imkân yok muydu?"- R. N. Güntekin.

TÜLBENT Nedir?


1 . İnce ve seyrek dokunmuş, hafif ve yumuşak pamuklu bez: "Orta hâlli hanımlar renkli yeldirmeler giyerler ve beyaz tülbent başörtüleri örtünürlerdi."- A. Ş. Hisar.
2 . Bu bezden yapılmış baş örtüsü: "Mürüvvet bacı, limon küfü tülbendini düşmesin diye bir ucundan ısırmış, elinde süzgeçle çıkageldi."- A. İlhan.

TÜLBENTÇİ Nedir?

Tülbent satan kimse.

A I I K L Ç Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

6 Harfli Kelimeler

Açkılı, Çakılı, Ilıkça,

5 Harfli Kelimeler

Açlık, Akçıl, Çakıl, Çalık, Çalkı, Kaçlı, Kalıç, Kılıç, Lakçı,

4 Harfli Kelimeler

Açık, Açkı, Akıl, Aklı, Alçı, Alıç, Alık, Çakı, Çalı, Çıkı, Ilık, Kaçı,

3 Harfli Kelimeler

Açı, Akı, Çak, Çal, Kaç, Kal, Kıç, Kıl, Lak,

2 Harfli Kelimeler

Aç, Ak, Al, La,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.