ÇILDIRMAK (TDK)


1 . Delirmek, aklını oynatmak: "Kendimi yalnız buluyorum. Kitaplarım olmasa çıldıracağım."- Y. K. Karaosmanoğlu.
2 . mecaz Israrla istemek, büyük arzu göstermek: "Eminim, resminizi yapmak için çıldırıyor."- H. E. Adıvar.

Çıldırmak kelimesi baş harfi Ç son harfi K olan bir kelime. Başında Ç sonunda K olan kelimenin birinci harfi Ç , ikinci harfi I , üçüncü harfi L , dördüncü harfi D , beşinci harfi I , altıncı harfi R , yedinci harfi M , sekizinci harfi A , dokuzuncu harfi K . Başı Ç sonu K olan 9 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

AKLI Nedir?

Akı bulunan.

ARZU Nedir?


1 . İstek, dilek: "Kendi arzumla Anadolu'ya gitmek kararını verdim."- R. H. Karay.
2 . Heves: "İçimde nice zamandan kalma bir arzu var."- A. İlhan.

BÜYÜK Nedir?


1 . Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı: "Büyük ağaçların altında, gazinoya doğru gidiyoruz."- Y. Z. Ortaç.
2 . Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram): "Büyük bir cevap sıkıntısı geçirdikten sonra itiraf etti."- P. Safa.
3 . Niceliği çok olan: "Benim büyük kalabalıklara karşı ürkekliğim vardır."- R. N. Güntekin.
4 . Üstün niteliği olan: "Molière büyük adammış, yeryüzüne gelmiş kişilerin en büyüklerinden biri."- N. Ataç.
5 . Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş: "Büyüklerin yanında sesim çıkmazdı."- S. F. Abasıyanık.
6 . Önemli: "Ömrünün tek ve büyük oyunu bitmişti."- T. Buğra.

DELİ Nedir?


1 . Aklını yitirmiş olan, akli dengesi bozulmuş olan, mecnun.
2 . Coşkun, azgın (hayvan, duygu vb.): "Bu deli öfkeyi kime veya nelere, bir namlu gibi çevireceğini bilemiyordu."- T. Buğra.
3 . mecaz Davranışları aşırı ve taşkın olan (kimse), çılgın: "Ben delinin biriyim, ateşe girerim."- F. R. Atay.

DELİRMEK Nedir?

Deli olmak, aklını yitirmek, çıldırmak: "İkramiye kazananların delirdiklerini işitirdi."- P. Safa.

GÖSTERME Nedir?


1 . Göstermek işi: ": "Akreditifi açtırmadan ithal edilecek malı karşılık olarak gösterme olanağı yok."- Ç. Altan.
2 . Teşhir, sergileme.

GÖSTERMEK Nedir?


1 . Birini veya bir şeyi işaretle belirtmek: "Vitrindeki oyuncağı parmağıyla gösterdi."- .
2 . (-i, -e) Görülmesini sağlamak, görmesine yol açmak: "Size kitaplarımı göstereyim."- .
3 . Belirtmek, anlatmak: "Bu söz onun iyi niyetini gösteriyor."- .
4 . (-e) Bir şeyin etkisi altında tutulmak: "Güneşe göstermek. Aleve göstermek."- .
5 . (-e) Kanıtla inandırmak: "Bunun böyle olduğunu size göstereceğim."- .
6 . (nsz) Öğretmek, açıklamak: "Yol göstermek."- .
7 . (-e, nsz) Yapmasını söylemek, görevlendirmek: "Size ne iş gösterdiler?"- .
8 . Güzelliğini ortaya çıkarmak, temsil etmek: "Bu seni ablandan daha şirin gösteriyor, emin ol!"- R. N. Güntekin.
9 . Herhangi bir biçimde değerlendirmeye yol açmak: "Gerçekleri çarpıtarak gösteriyor."- .
10 . (nsz) Görünmek, benzemek. 1
1 . (yardımcı fiil) Etmek: "İtaat göstermek. Dayanışma göstermek."- . 1
2 . (-e), mecaz Sert bir biçimde karşılık vermek: "Anası da babasının küfürlerini tekrarlıyor, evde ona göstereceğini söylüyor, gözlerini açıyor, başını sallıyordu."- Ö. Seyfettin.

ISRARLA Nedir?

ısrarlı bir biçimde.

İSTEM Nedir?


1 . Bir kimseden bir şeyi yapmasını veya yapmamasını isteme, talep, arzu.
2 . Tüketicinin piyasadan mal çekmesi.
3 . ruh bilimi İrade veya isteğin eylem durumunda belirmesi.

İSTEME Nedir?

İstemek işi: "İsteme adresi."- .

İSTEMEK Nedir?


1 . İstek duymak, arzulamak: "İçeri girmekten korkarak bahçedeki demir kanepeye oturmak istedi."- P. Safa.
2 . (-den, -i) Bir şeyin kendisine verilmesini veya yapılmasını söylemek, dilemek: "Bir gün benden okumak için kitap istedi."- F. R. Atay.
3 . Görmek istediğini bildirmek: "Sizi isteyen kimdi?"- .
4 . Gerek olmak: "Yurdun ilerlemesi için çok çalışmak ister."- .
5 . Evlenmek dileğinde bulunmak: "Komşunun kızını istemişler."- .

KARA Nedir?

Yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü, toprak: "Havamız da karamız da denizlerimiz de kirli olduğuna göre..."- H. Taner.

KİTAP Nedir?


1 . Ciltli ve ciltsiz olarak bir araya getirilmiş, basılı veya yazılı kâğıt yaprakların bütünü: "Ona son olarak rüya için kitaptaki tabiri aramanın abes olduğunu söylediğimi hatırlıyorum."- A. Ş. Hisar.
2 . Herhangi bir konuda yazılmış eser: "Acaba bir edebiyat kitabında hazır bir tarif bulamaz mıyız?"- F. R. Atay.
3 . Kutsal kitap.

MECAZ Nedir?


1 . Bir ilgi veya benzetme sonucu gerçek anlamından başka anlamda kullanılan söz.
2 . Bir kelimeyi veya kavramı kabul edilenin dışında başka anlamlara gelecek biçimde kullanma, metafor.

OYNATMA Nedir?

Oynatmak işi: "Acemiliğimi görünce beni atlamaya, oynatmaya kalktılar."- R. N. Güntekin.

OYNATMAK Nedir?


1 . Oynamasını sağlamak: "Bir curcuna havası söyledi ve salondakilerin hepsini oynattı."- P. Safa.
2 . Kımıldamasına yol açmak: "Elindeki kamçıyı oynatarak güneş altında yanan ovalarda gözlerini gezdirdi."- M. Ş. Esendal.
3 . (nsz) Herhangi bir canlıya istenilen hareketleri yaptırmak: "Ayı oynatmak."- .
4 . (nsz) Bir araç, gereç kullanmak: "Akıllı bir adam mermer üzerinde keser oynatır mı?"- Ö. Seyfettin.
5 . (nsz) Aklını yitirmek: "Sizinle iki gün daha çalışsam aklımı oynatabilirim."- F. R. Atay.
6 . mecaz Korkutmak, heyecanlandırmak: "Yüreğimi oynattın."- .
7 . mecaz Herhangi bir ödevi yerine getirmeyerek karşı tarafı düzenle oyalamak: "Borçlu alacaklıyı iki aydır oynatıyor."- .
8 . (nsz), tiyatro Sahneye koymak: "Bu ramazan geceleri Karagöz oynatacağız."- H. E. Adıvar.

YALNIZ Nedir?


1 . Yanında başkaları bulunmayan: "Sokaktaki yalnız çocuk."- .
2 . zarf (ya'lnız) Yanında başkaları olmayarak: "Ömrümde şehir içinde bile yalnız dolaşmaya alışmamış bir adam için bir genç kızın tek başına Avrupa seyahatine çıkışı akıl durdurucu bir şeydi."- Y. K. Karaosmanoğlu.
3 . zarf (ya'lnız) Yalnızca: "Kendisini yalnız Bombay'a kadar götürecek tren parası vardı."- F. R. Atay.
4 . bağlaç Ama: "Giderim yalnız arkadaşlarımı isterim. Güzel yalnız biraz renksiz."- .
5 . isim, ruh bilimi Toplumsal ilişkilerden yoksun veya yoksun bırakılan kişi.

YAPMAK Nedir?


1 . Ortaya koymak, gerçekleştirmek, oluşturmak, meydana getirmek: "Her görevi ayrım gözetmeden aynı titizlikle yapmak başarının sırrıdır."- Ç. Altan.
2 . (nsz) Olmasına yol açmak: "Durgun sular sıtma yapar."- .
3 . (nsz) Yol almak.
4 . Onarmak, tamir etmek: "Bozulan saatimi saatçi yaptı."- .
5 . (nsz) Bir şeyi başka bir şey durumuna getirmek: "Ayrıca terbiye edeceğim, onu yaman bir polis köpeği yapacağım."- R. H. Karay.
6 . Bir dileği, bir isteği yerine getirmek, uygulamak, ifa etmek: "Şu işi yapıver, diye yalvarmıştı da enişte engel olmuştu."- S. M. Alus.
7 . (nsz) Bir düşünceyi, bir davranışı, bir isteği işe dönüştürmek, gerçekleştirmek: "Elimi ağzına götürerek sus işareti yaptım."- R. H. Karay.
8 . Düzenli bir duruma getirmek: "Yatak yapmak. Yolu yaptılar."- .
9 . (nsz) Üretmek: "Ayakkabı yapmak."- .
10 . (nsz) Bir harekete, işe başlamak veya bir hareketle, işle uğraşmak: "Koşu yapmak. Sarsıntı yapmak."- . 1
1 . Zarara yol açmak. 1
2 . Etkili olmak. 1
3 . (nsz) Salgılamak, çıkarmak: "Tükürük bezleri tükürük yapar."- . 1
4 . (-e) Dışkı çıkarmak: "Çocuk, altına yapmış."- . 1
5 . Gerçekleştirmek: "İlk ve ortaöğrenimini Anadolu'da yapmıştır."- Y. Z. Ortaç. 1
6 . Tehdit yoluyla birini herhangi bir duruma düşürmek: "Ben adamı ne yaparım biliyor musun?"- . 1
7 . (-i, -e) Evlendirmek: "Bu kızı sana yapacağız."- . 1
8 . (yardımcı fiil) Bir durum yaratmak: "Fırının harlı ateşi yanaklarını pembe pembe yapmıştı."- N. Araz. 1
9 . (yardımcı fiil) Edinmek, sahip olmak: "Servet yapmak. Altın yapmak."- .
20 . (yardımcı fiil) Bir kimseye bir meslek kazandırmak, yetiştirmek: "Onu da Üsküdar'daki ambar memuru yapmak suretiyle daireden uzaklaştırdı."- H. Taner. 2
1 . (nsz) Davranmak, hareket etmek: "İyi yapmıyorsunuz, çocuğu çok azarlıyorsunuz. Uyumuş gibi yapmak."- . 2
2 . (nsz) Olmak: "Bu kış çok soğuk yaptı."- .

A D I I K L M R Ç Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

9 Harfli Kelimeler

Çıldırmak,

8 Harfli Kelimeler

Çıldırma, Kaldırım, Kıldırma,

7 Harfli Kelimeler

Adımlık, Çadırlı, Çarıklı, Çıkarım, Çıkılma, Çıkmalı, Çıralık, Kamçılı, Kırılma, Kırmalı,

6 Harfli Kelimeler

Açılım, Açkılı, Arıkçı, Arılık, Çakılı, Çamlık, Çarklı, Çarlık, Çıldır, Çıralı, Darlık, Ilıkça, Ilımak, Iraklı, Karılı, Kırçıl,

5 Harfli Kelimeler

Açlık, Akçıl, Alkım, Ardıç, Ardıl, Çadır, Çakıl, Çakım, Çakır, Çalık, Çalım, Çalkı, Çarık, Çıdam, Çıkar, Çıkma, Çıkra, Çırak, Damlı, Dılak, Ilıma, Irkçı, Irmak, Kaçlı, Kalıç, Kalım, Kamçı, Karlı, Kılıç, Kılır, Kılma, Kımıl, Kıraç, Kırım, Kırma, Lakçı, Lıkır, Rakım,

4 Harfli Kelimeler

Açık, Açım, Açkı, Adıl, Adım, Adlı, Akıl, Akım, Aklı, Alçı, Aldı, Alıç, Alık, Alım, Arık, Arlı, Çakı, Çalı, Çark, Çıkı, Çıma, Çıra, Darı, Dram, Ilık, Ilım, Irak, Kaçı, Kadı, Karı, Kırç, Kral, Malç, Mark, Rakı,

3 Harfli Kelimeler

Açı, Akı, Arı, Ark, Çak, Çal, Çam, Çar, Dal, Dam, Dar, Ira, Irk, Kaç, Kal, Kam, Kar, Kıç, Kıl, Kır, Lak, Lam, Maç, Mal, Ram,

2 Harfli Kelimeler

Aç, Ad, Ak, Al, Am, Ar, La, Ra,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.