ÇIKAGELMEK (TDK)

Beklenmedik bir zamanda gelmek: "Hey gidi Miralay Ferit, hiç değişmez, çıkınında biraz üzüm, biraz incir, ağzında acı tatlı türlü savaş anısı, böyle çıkagelir."- A. İlhan.

Çıkagelmek kelimesi baş harfi Ç son harfi K olan bir kelime. Başında Ç sonunda K olan kelimenin birinci harfi Ç , ikinci harfi I , üçüncü harfi K , dördüncü harfi A , beşinci harfi G , altıncı harfi E , yedinci harfi L , sekizinci harfi M , dokuzuncu harfi E , onuncu harfi K . Başı Ç sonu K olan 10 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

BİRA Nedir?

Arpa ile şerbetçi otunun mayalandırılmasıyla yapılan bir içki, arpa suyu: "Onu iki bardak bira içmeye razı etmişti."- R. N. Güntekin.

BİRAZ Nedir?


1 . Bir parça, azıcık: "Biraz yağmur yağdı mı Beyoğlu'nun yaya kaldırımlarında yürüyebilirsen yürü."- F. R. Atay.
2 . zarf (bi'raz) Kısa bir süre için: "Uzun etme iki gözüm biraz da bize uğra."- O. Rifat.
3 . zarf (bi'raz) Az miktarda: "Dersini biraz biliyor."- .

BÖYLE Nedir?


1 . Bunun gibi, buna benzer: "Ah Şaban'ın böyle bir çocuğu, böyle bir karısı olsaydı!"- H. E. Adıvar.
2 . zarf Bu yolda, bu biçimde, hakeza: "Böyle acıklı şeyleri ne diye yazıyorum bilmem ki?"- A. Gündüz.
3 . zarf Bu derece: "Böyle bir sevmek görülmemiştir."- A. İlhan.
4 . zarf İçinde "ne, nasıl" vb. sorular bulunan cümlelerin sonuna geldiğinde o cümlede anlatılan şeyin hoş karşılanmadığını veya ona şaşıldığını anlatan bir söz: "Maşallah, dedi, nereden teşrif böyle?"- P. Safa.

ÇIKI Nedir?

Çıkın: "Düğünün hamamı benden. Çerezi, çıkısı hepsi benden."- A. Sayar.

ÇIKIN Nedir?

Bir beze sarılarak düğümlenmiş küçük bohça, çıkı: "Eteğinin altında çıkın çıkın altınları vardır."- R. H. Karay.

DEĞİŞ Nedir?


1 . Değme işi.
2 . Değişim.

DEĞİŞME Nedir?


1 . Değişmek işi: "Bu kadar büyük değişme için mutlaka bir kadın parmağı lazım."- R. N. Güntekin.
2 . Değişim.

DEĞİŞMEZ Nedir?

Aynen kalan, değişikliğe uğramayan: "İşte dünyanın peşin ve değişmez hükmü buydu."- S. Ayverdi.

FERİ Nedir?


1 - Ayrıntılarla ilgili, ayrıntı niteliğinde olan.
2 - İkinci dereceden.

GELME Nedir?


1 . Gelmek işi.
2 . sıfat Gelmiş olan: "Avrupa'dan gelme bir televizyon."- .
3 . sıfat Yetişme: "İyi aileden gelme çocuk."- .
4 . fizik Bir ışının, kaynağından çıkarak bir ayna yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine erişmesi.

GELMEK Nedir?


1 . Bir yere gitmek, ulaşmak, varmak: "Gurbetten gelmişim yorgunum, hancı."- B. S. Erdoğan.
2 . Geriye dönmek: "... adamı Ödemiş'ten aldım geldim, her masrafını çektim."- N. Cumalı.
3 . Oturmaya, ziyarete gitmek: "Dün akşam amcamlar bize geldi."- .
4 . İsabet etmek: "Kurşun ayağına geldi."- .
5 . Varmak, ulaşmak: "Derslerin artık sonuna geldik. Telgraf geldi."- .
6 . Varlığını sürdürmek, yaşamak, intikal etmek: "Eski çağlardan birçok anıt çağımıza kadar gelmiştir."- .
7 . Ortaya çıkmak, doğmak.
8 . Belli bir süre dolmak: "Vakit kuşluğu aşmış, öğleye geliyordu."- N. Cumalı.
9 . Belli bir zamana ulaşmak.
10 . Kadar olmak: "Boyu ancak omzuna geliyor."- . 1
1 . Çıkmak, yönelmek: "Merak etme, ondan kimseye kötülük gelmez."- . 1
2 . İzlemek, takip etmek: "Çocuklar arkadan geliyordu."- . 1
3 . Bir yerden alınıp bir yere ulaştırılmak: "Kahve Brezilya'dan geliyor."- . 1
4 . Katılmak, eklenmek: "Türkçede ekler kelimelerin sonuna gelir."- . 1
5 . Türemek. 1
6 . Daha önce üzerinde durulmuş olan bir konuya yeniden dönmek: "Şimdi sözü burada kesip asıl konumuza gelelim."- . 1
7 . Sonuç çıkmak: "Bu davranışlardan ne gelir bilinmez."- . 1
8 . Dayanmak, tahammül etmek: "Birazcık üşütmeye gelmiyor, hemen hastalanıyor."- . 1
9 . Kendine yapılan herhangi bir davranış veya durumu iyi karşılamak: "Kadri o adamlardandır ki iyi davranmaya, yüz vermeye gelmez."- M. Ş. Esendal. "Bizim baştan savma işe gelmediğimizi bilirsin."- R. H. Karay.
20 . (-e) Bir şeye sonradan inanmak, doğruluğuna hak vermek, eğilim göstermek, kabul etmek: "Dediğime geldiniz mi?"- . 2
1 . Etkisini herhangi bir biçimde göstermek: "Buranın havası iyi geldi. Burası bana çok sıcak geldi."- . 2
2 . Kazanılmak, sağlanılmak: "Çiftlikten onlara ayda beş yüz milyon lira gelir."- . 2
3 . Uymak: "Bu ayakkabı sana küçük gelir."- . 2
4 . Olmak, -e uğramak: "Felç gelmek. Başımıza bir bela geldi."- . 2
5 . Akmak: "Burnundan kan geldi. Musluktan su gelmiyor."- . 2
6 . Düşmek, rast gelmek: "Buraya ışık gelmiyor."- . 2
7 . Görünmek, sanılmak: "Baygın da olsa yabancı bir kadını böyle kucağında tutmak ona pek ayıp bir şey gibi geldi."- H. Taner. 2
8 . (-e) Uygun düşmek: "Caddelerde oturmaya gelmez."- Ö. Seyfettin. 2
9 . (-e) Başlamak, ortaya çıkmak.
30 . Mal olmak: "Bu bardakların tanesi yüz liraya geldi."- . 3
1 . Biriyle birlikte gitmek: "Ben İstanbul'a gidiyorum, benimle gelir misiniz?"- . 3
2 . Başlamak, ulaşmak: "Saati gelince söylerim. Öyle bir zaman gelecek ki..."- . 3
3 . İhtiyaç anlatan deyimler kurmaya yarayan bir fiil: "Uykusu gelmek."- . 3
4 . (yardımcı fiil) Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur: "Alışageldiğimiz bir anlamı vardı."- . 3
5 . -mez, -mezlik ile birlikte yapmacık anlatan deyimler yapar: "Görmezlikten gelmek. İşitmezlikten gelmek."- . 3
6 . Yönelme durumundaki bazı kelimelere getirilerek birleşik fiil yapar: "Yola gelmek. Meydana gelmek. Hatıra gelmek. Akla gelmek."- . 3
7 . ...-dikçe, ...-esi biçiminde kullanılan sıfat-fiil eklerinden sonra geldiğinde önceki fiille ilgili olarak pekiştirilmiş bir istek ve sürerlik bildiren bir fiil: "Baktıkça bakası gelmek. Yedikçe yiyesi gelmek."- . 3
8 . Herhangi bir sırada bulunmak: "Başta gelmek. Önde gelmek. Birinci gelmek."- .

GİDİ Nedir?


1 . Azarlama sözü: "Seni gidi seni!"- .
2 . Bir şeye duyulan özlem ve isteği belirtmek için kullanılan bir söz: "Hey gidi günler hey! Hey gidi gençlik hey!"- .
3 . sıfat, halk ağzında Ahlaksız, pezevenk.

İLHAN Nedir?


1 . İmparator.
2 . İran Moğollarında hükümdarın unvanı.

İNCİ Nedir?


1 . İstiridye gibi bazı kavkılı deniz hayvanlarının içerisinde oluşan, değerli, küçük, sert, sedef renginde süs tanesi.
2 . Bu tanelerden oluşan takı: "Yalıdaki ev, Dürnev Hanım'ın halılarını, incilerini gözden çıkarmasıyla kurtuldu."- N. Cumalı.
3 . teklifsiz konuşmada Yanlışlığı sebebiyle gülünç olan söz veya cümle.

İNCİR Nedir?


1 . Dutgillerden, asıl yurdu Akdeniz kıyıları olan, yaprakları geniş dilimli bir ağaç (Ficus carica).
2 . Bu ağacın yaş veya kuru olarak yenilen etli, tatlı yemişi, ballıdarı.

MİRALAY Nedir?

Albay: "Emekli miralaydaki o olgunluk, o durmuş oturmuşluk, o dünyaya serin serin, uzaktan bakabilme kabiliyeti..."- H. Taner.

SAVAŞ Nedir?


1 . Devletlerin diplomatik ilişkilerini keserek giriştikleri silahlı mücadele, harp, cenk.
2 . Uğraşma, kavga, mücadele.
3 . Hayvanların birbirleriyle yaptığı mücadele: "Kartallarla leyleklerin savaşı."- .
4 . Bir şeyi ortadan kaldırmak, yok etmek amacıyla girişilen mücadele: "Veremle savaş."- .

TATLI Nedir?


1 . Şeker tadında olan: "Tatlı nar. Tatlı elma."- .
2 . Acı olmayan, içilebilen, yenilebilen: "Tatlı su. Tatlı salatalık."- .
3 . isim Şekerle veya şekerli şeylerle yapılan yiyecek: "Baklava, revani, lokma birer tatlıdır."- .
4 . zarf Hoşa gidecek bir biçimde, tatlılıkla: "Ne tatlı bakıyordu."- .
5 . mecaz İnsanı çeken, göze, kulağa hoş gelen, rahatlatan, dinlendiren, sevindiren: "Bu acı adam, tatlı ve nüktedandı."- Y. Z. Ortaç.

TÜRLÜ Nedir?


1 . Çok çeşitli özellikleri olan, çeşit çeşit, muhtelif.
2 . isim Çeşitli sebzelerle pişirilen yemek.

ÜZÜM Nedir?

Asmanın taze veya kuru olarak yenilen ve salkım durumunda bulunan meyvesi.

ZAMAN Nedir?


1 . Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit: "Zaman geçtikçe hafifleyecek yerde, daha ziyade ağırlaşan bir vicdan azabı duyarım."- Ö. Seyfettin.
2 . Bu sürenin belirli bir parçası, vakit: "Efendiler, az söylemek çok yapmak zamanı gelmiştir."- A. İlhan.
3 . Belirlenmiş olan an.
4 . Çağ, mevsim: "Gül zamanı. Çocukluk zamanı."- .
5 . Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler, vakit.
6 . Dönem, devir: "Eski müdür zamanında hayli şımarmış olan bu miskin ve ukala herifi sepetledi."- H. Taner.
7 . Bir süre ile ilgili durum ve şartlar: "Sigarasını efkârlı olduğu zamanlar yaptığı gibi sık nefeslerle çabuk çabuk içiyordu."- H. Taner.
8 . gök bilimi Olayların oluş ve akış sırasını belirleyen, düzenli ve dönemli gök olaylarını birim olarak kullanan sanal bir kavram.
9 . dil bilgisi Fiillerin belirttikleri geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman, geniş zaman kavramı: "Geldi, gelmiş, geliyor, gelecek, gelir."- .
10 . jeoloji Yer kabuğunun geçirdiği gelişimde belirlenen ve fosillere göre dörde ayrılan geniş evrelerden her biri.

A E E G I K K L M Ç Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

10 Harfli Kelimeler

Çıkagelmek,

9 Harfli Kelimeler

Çıkagelme,

7 Harfli Kelimeler

Emlakçı,

6 Harfli Kelimeler

Çamlık, Çekmek, Çelmek, Çıkmak, Geçmek, Gelmek, Kaçlık, Kılmak,

5 Harfli Kelimeler

Açlık, Akçıl, Aklık, Alkım, Amele, Amelı, Çakıl, Çakım, Çalgı, Çalık, Çalım, Çalkı, Çekek, Çekel, Çekem, Çekme, Çelek, Çelme, Çıkak, Çıkma, Eklem, Ekmek, Elçek, Elmek, Emlak, Gamlı, Geçek, Geçme, Gelme, Kaçık, Kaçlı, Kakıç, Kakım, Kalem, Kalıç, Kalık, Kalım, Kamçı, Kekeç, Kelam,

4 Harfli Kelimeler

Açık, Açım, Açkı, Agel, Akçe, Akıl, Akım, Aklı, Alçı, Alem, Algı, Alıç, Alık, Alım, Amel, Çakı, Çalı, Çıma, Ekme, Elek, Elem, Elma, Emeç, Emek, Emel, Gale, Geçe, Gele, Kaçı, Kale, Kame, Keçe, Keka, Keke, Kele, Keme, Lake, Lame, Leçe, Leke,

3 Harfli Kelimeler

Açı, Akı, Alg, Çak, Çal, Çam, Çek, Ege, Eke, Ela, Elk, Gak, Gam, Geç, Gem, Gık, Kaç, Kak, Kal, Kam, Kek, Kel, Kem, Kıç, Kıl, Lak, Lam, Maç, Mal, Meç,

2 Harfli Kelimeler

Aç, Ak, Al, Am, Çe, Ek, El, Em, Ge, Ke, La, Le, Me,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.