ÇIKIŞ (TDK)


1 . Çıkma işi: "Çiğ patatesle patlıcanı düşününüz, sıcak külden çıkışına bakınız, ne leziz yemektir."- R. H. Karay.
2 . Bir yerden çıkmak için kullanılan yer.
3 . Yokuş.
4 . Güreşte cazgırın alana çıkardığı pehlivanların izleyicilere doğru yürüyerek çalım yapmaya başlaması.
5 . Mezuniyet, okul bitirme.
6 . Çıkış belgesi.
7 . mecaz Beklenilmeyen bir sırada yapılan sert konuşma.
8 . askerlik Uçağın bir havaalanından başka bir havaalanına gitme süreci, sorti.
9 . askerlik Kuşatılmış bir bölgedeki birliklerin yaptığı saldırı.
10 . spor Verilen bir işaretle yarışa başlama, depar.

Çıkış kelimesi baş harfi Ç son harfi Ş olan bir kelime. Başında Ç sonunda Ş olan kelimenin birinci harfi Ç , ikinci harfi I , üçüncü harfi K , dördüncü harfi I , beşinci harfi Ş . Başı Ç sonu Ş olan 5 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ALAN Nedir?


1 . Düz, açık ve geniş yer, meydan, saha.
2 . Orman içinde düz ve ağaçsız yer, düzlük, kayran.
3 . Yüz ölçümü.
4 . Eski Roma'da açık hava gösterisi yapılan geniş yer.
5 . mecaz Bir çalışma çevresi: "Sanat kapalı bir alan değildir; sanat eseri herkes için, bütün toplum için yaratılır."- N. Ataç.
6 . fizik İçinde birtakım kuvvet çizgilerinin yayılmış bulunduğu varsayılan uzay parçası: "Yer çekimi alanı. Mıknatıs alanı. Elektrik alanı."- .
7 . sinema, TV (***) Bir alıcı merceğinin net bir görüntü sağlayabildiği derinlik ve genişliğin bütünü.
8 . spor Yarışmaların, karşılaşmaların ve oyunların yapıldığı yer, saha.

ASKER Nedir?


1 . Orduda görev yapan erden generale kadar herkes.
2 . Askerlik görevi veya ödevi: "Askere gitmek. Askerden dönmek."- .
3 . Er: "Dışarıda kolları kırmızı beyaz işaretli askerlerin taşıdığı boş sedyeler süratle uzaklaşıyor"- N. Hikmet.
4 . sıfat Topluluk düzenine saygısı olan, disiplinli: "Asker adam."- .
5 . sıfat Yurdun korunması yolunda iyi dövüşmesini başaran: "Asker millet."- .

ASKERLİK Nedir?

Asker olma durumu, askerlik hizmeti, bayrakaltı, askeriye.

BAŞKA Nedir?


1 . Bilinenden ayrı, değişik, farklı, özge: "Yıllar sonra olaya başka bir açıdan bakabildim."- H. Taner.
2 . Nitelik yönünden alışılmışın dışında bir üstünlüğü olan: "Bütün bunlar beni herkesten başka bir insan yapmıyor."- H. E. Adıvar.
3 . edat "Ayrıca, üstelik, bir yana" anlamlarında -dan / -den başka biçiminde kullanılan bir söz.

BELGE Nedir?

Bir gerçeğe tanıklık eden yazı, fotoğraf, resim, film vb. vesika, doküman: "Mahkemenin elinde bu iddiaları yalanlayacak bir belge yoktu."- T. Buğra.

BİRLİ Nedir?


1 . Bir parçadan oluşan, kendinde herhangi bir şeyden bir tane bulunan.
2 . isim İskambil, domino vb. oyunlarda bir işaretini taşıyan kâğıt veya pul, as.

BİRLİK Nedir?


1 . Tek, bir olma durumu, vahdaniyet: "Tanrı'nın birliğine inanır."- .
2 . Bir arada olma durumu, vahdet: "Türk milletinin birliği."- .
3 . Bağlılık, benzerlik, bağlantı, vahdet: "Dil birliği. Ülkü birliği."- .
4 . Belli bir topluluğun yararlarını korumak için kurulmuş dernek: "Mühendisler birliği. Öğretmenler birliği."- .
5 . sıfat Bir taneden oluşmuş, bir tane alabilen: "Birlik cezve."- .
6 . askerlik Bölük, tabur, alay vb. bir bütün sayılan topluluk: "Birliğine dönerken karısını kendi anasının babasının yanına bıraktı."- N. Cumalı.
7 . edebiyat Konunun bir ana düşünce çevresinde toplanması.
8 . felsefe Bölünmezliği içeren yalın bütün.
9 . müzik En büyük değerdeki nota, dört dörtlük.

BİTİRME Nedir?

Bitirmek işi, itmam, mezuniyet.

BÖLGE Nedir?


1 . Sınırları idari, ekonomik birliğe, toprak, iklim ve bitki özelliklerinin benzerliğine veya üzerinde yaşayan insanların aynı soydan gelmiş olmalarına göre belirlenen toprak parçası, mıntıka: "Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, seçildikleri bölgeyi veya kendilerini seçenleri değil, bütün Milleti temsil ederler."- Anayasa.
2 . Vücut yüzeyinde sınırları belli herhangi bir bölüm, nahiye: "Bel bölgesi. Koltuk altı bölgesi."- .

CAZGIR Nedir?


1 . Güreşecek olan pehlivanları yüksek sesle izleyicilere tanıtan ve dua okuyarak onları alana süren kimse.
2 . halk ağzında Fitneci.

ÇALIM Nedir?


1 . Karşıdakini etkilemek amacıyla yapılan abartılı davranış, kurum, caka: "Bundan ötürü de hâllerinde görgüsüzce bir çalım, budalaca bir durum sezilir."- H. Taner.
2 . Kılıcın keskin yanı.
3 . Menzil, erim: "Kurşun çalımı. Göz çalımı."- .
4 . Biraz benzeme, andırma.
5 . denizcilik Geminin su kesiminden aşağı bölümünün baş ve kıç bodoslamasına doğru darlaşması.
6 . spor Bir oyuncunun topu elinden veya ayağından kaçırmadan karşısındaki oyuncuları kıvrak hareketlerle geçmesi.

ÇIKAR Nedir?

Dolaylı bir biçimde elde edilen kazanç, menfaat, yarar: "Kimse siyasi ve kişisel çıkar yahut nüfuz sağlama amacıyla dince kutsal sayılan şeyleri istismar edemez ve kötüye kullanamaz."- Anayasa.

ÇIKI Nedir?

Çıkın: "Düğünün hamamı benden. Çerezi, çıkısı hepsi benden."- A. Sayar.

ÇIKIŞ Nedir?


1 . Çıkma işi: "Çiğ patatesle patlıcanı düşününüz, sıcak külden çıkışına bakınız, ne leziz yemektir."- R. H. Karay.
2 . Bir yerden çıkmak için kullanılan yer.
3 . Yokuş.
4 . Güreşte cazgırın alana çıkardığı pehlivanların izleyicilere doğru yürüyerek çalım yapmaya başlaması.
5 . Mezuniyet, okul bitirme.
6 . Çıkış belgesi.
7 . mecaz Beklenilmeyen bir sırada yapılan sert konuşma.
8 . askerlik Uçağın bir havaalanından başka bir havaalanına gitme süreci, sorti.
9 . askerlik Kuşatılmış bir bölgedeki birliklerin yaptığı saldırı.
10 . spor Verilen bir işaretle yarışa başlama, depar.

ÇIKMA Nedir?


1 . Çıkmak işi.
2 . Bir yapının üst katlarından dışarıya doğru uzanmış bölüm, balkon.
3 . Hamamdan çıkarken kullanılan havlu ve kurulanma takımı, çıkacak.
4 . Bir yazı sayfasının kenarına metinle ilgili olarak yazılan ek, derkenar.
5 . Desteklemek amacıyla verilen para.
6 . sıfat Çıkmış: "Saraydan çıkma İstanbul eşyalarını görünce bunların hakikatine inanmak lazım geldiğini anlamış."- A. Ş. Hisar.
7 . sıfat Eski, kullanılmış: "Çıkma jant."- .

ÇIKMAK Nedir?


1 - İçeriden dışarıya varmak, gitmek.
2 - Elde edilmek, sağlanmak, istihsal edilmek.
3 - Bir meslek ya da bilim kurumunda okuyup sınavını vererek yetişmiş olmak, mezun olmak.
4 - Ayrılmak, ilgisini kesmek.
5 - Süresi dolunca ayrılmak.
6 - Yapılmak, yürümek.
7 - Yetişecek ölçüde olmak.
8 - Eksilmek.
9 - Sonuca ulaşmak.
10 - Sıyrılmak, ayrılmak. 1
1 - Harcama zorunda kalmak. 1
2 - Herhangi bir durumda olduğu anlaşılmak. 1
3 - Bir durumla ilgili niteliklerini yitirmek, bir durumdan başka bir duruma geçmek. 1
4 - Bir şeyin yukarısına varmak ya da yükselmek. 1
5 - Bir inceleme, bir araştırma sonucu bulmak. 1
6 - İş için, yetkili birini orununda görmek. 1
7 - Talihine ya da payına düşmek, isabet etmek, vurmak. 1
8 - Gitmek, koyulmak. 1
9 - Bir konu yetkililerce karara bağlanmak.
20 - Birdenbire görünmek. 2
1 - Mal olmak.

DEPAR Nedir?

Çıkış: "Depar çizgisi."- .

DOĞRU Nedir?


1 . Bir ucundan öbür ucuna kadar yönü değişmeyen, eğri ve çarpık karşıtı.
2 . Gerçek, yalan olmayan: "Doğru haber."- .
3 . Akla, mantığa, gerçeğe veya kurala uygun: "Bunları sana şimdiden söylemek daha doğrudur."- A. Gündüz.
4 . isim Gerçek, hakikat: "Söyleyin doğrusunu, siz insanoğlunun ahlaklı olabileceğine inanmıyorsunuz."- N. Ataç.
5 . isim, matematik İki nokta arasındaki en kısa çizgi: "İki noktadan yalnız bir doğru geçebilir."- .
6 . zarf Yanlışsız, eksiksiz bir biçimde: "Çocuk doğru okudu."- .
7 . zarf Hiçbir yöne sapmadan, dosdoğru, doğruca.
8 . zarf Yakın, yakınlarında: "Şafağa doğru otomobil sesi duyuldu."- F. R. Atay.
9 . edat Karşı yönünce: "Yüzü sapsarı bir kadın iskeleye doğru yürüdü."- S. F. Abasıyanık.
10 . mecaz Yasa, yöntem ve ahlaka bağlı, dürüst, namuslu.

DÜŞÜN Nedir?

Duyularla değil, zihinsel olarak tasarlanan, biçim verilen, canlandırılan nesne veya olay.

DÜŞÜNÜ Nedir?

Düşün, °fikir, °ide.

GİTME Nedir?

Gitmek işi.

GÜRE Nedir?


1 . Çiftleşmek isteyen kısrak veya dişi eşek.
2 . Bir yaşından üç yaşına kadar olan tay.
3 . sıfat, mecaz Kuvvetli, dinç.
4 . sıfat, mecaz Çekingen, korkak, ürkek.

GÜREŞ Nedir?

Belli kurallar içinde, güç kullanarak iki kişinin türlü oyunlarla birbirinin sırtını yere getirmeye çalışması.

HAVA Nedir?


1 . Hava yuvarını oluşturan, bütün canlıların solunumuna yarayan, renksiz, kokusuz, akışkan gaz karışımı.
2 . Meteoroloji ile ilgili olayların bütünü: "Hava biraz bozukçaydı, dışarıda serin bir yağmur çiseliyordu."- M. Ş. Esendal.
3 . Canlılar üzerindeki etkisine göre hava yuvarının durumu: "Havanın üşütecek kadar serinlemiş olmasına göre sabah yakın."- R. N. Güntekin.
4 . Gökyüzü: "Havada bir tek bulut yok."- .
5 . Çevreyi kuşatan boşluk: "Tozlar havada uçuşuyordu."- .
6 . Esinti: "Bugün hava olursa yelkenli kalkacak."- .
7 . Müzik parçalarında tür: "Kâğıthane havası tutturur, bahriye çiftetellisi çalardık."- S. F. Abasıyanık.
8 . Müzik aletlerinden çıkan ses perdesi.
9 . sıfat, mecaz Sonuçsuz, anlamsız, boş (durum, davranış, söz): "Bu sözlerin sonu hava."- .
10 . mecaz Görünüş, davranış, söz vb. için bir kimsenin durumunu belirten özellik: "Buna rağmen öyle kibar ve asil havası vardır ki bu damga bile onu çirkinleştiremez, inadına daha bir uçarı, daha bir sevimli yapar."- H. Taner. 1
1 . mecaz Tarz, üslup: "Namık Kemal'e, Tevfik Fikret'e başarılı nazireler yazmıştır. Onların diliyle, onların sesiyle, onların havasıyla..."- Y. Z. Ortaç. 1
2 . mecaz Durum, ortam, çevre, muhit, atmosfer, ambiyans: "Bugünlük, bu masal havası içinde onunla beraber yaşamalıyız."- S. F. Abasıyanık. 1
3 . mecaz Çekicilik, albeni, alım, cazibe: "Kadın güzel değil ama havası var."- . 1
4 . mecaz Keyif, âlem: "Onu kendi havasına bıraksak çalışmaz."- .

HAVAALANI Nedir?

Uçakların kalkıp inmesi için yapılmış düz, açık ve asfaltlanmış geniş yer.

İŞAR Nedir?

Yazı ile bildirme.

İŞARET Nedir?


1 - İm.
2 - Belirti, gösterge, °alamet.
3 - El, yüz hareketleriyle gösterme.

İZLEYİCİ Nedir?

İzleme işini yapan kimse: "Sürekli bir televizyon izleyicisidir."- H. Taner.

KARA Nedir?

Yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü, toprak: "Havamız da karamız da denizlerimiz de kirli olduğuna göre..."- H. Taner.

KONU Nedir?


1 . Konuşmada, yazıda, eserde ele alınan düşünce, olay veya durum, mevzu, süje: "Öğretmenimizin verdiği konuları manzum yazardım."- Y. Z. Ortaç.
2 . Üzerinde konuşulan şey, bahis: "Daha fazla tafsilata girmeyi bugün zararlı gördüğüm için bu konuda susacağım."- B. Felek.

KONUŞ Nedir?


1 . Konma işi.
2 . askerlik Bütün imkânlar göz önünde tutularak kara, hava ve deniz birliklerinin yerleştirilmesi biçimi.
3 . coğrafya Konum.

KONUŞMA Nedir?


1 . Konuşmak işi: "Gecenin sessizliğini bozan bu gürültülü konuşmaların uğultusu yukarı katlara genişleyerek, sağırlaşarak çıkmaya başladı."- M. Ş. Esendal.
2 . Görüşme, danışma, müzakere.
3 . Dinleyicilere bilim, sanat, edebiyat vb. konularda bilgi vermek için yapılan söyleşi, konferans: "Bu konuşmaya nihayet verirken okumak terbiyesinden bahsetmek lazımdır."- Y. K. Beyatlı.

LEZİZ Nedir?


1 . Tadı güzel, lezzetli.
2 . mecaz Hoş, güzel, zevkli, latif: "Bunun öte tarafında hayalî, leziz bir âlem mevcuttur."- M. Ş. Esendal.

MECAZ Nedir?


1 . Bir ilgi veya benzetme sonucu gerçek anlamından başka anlamda kullanılan söz.
2 . Bir kelimeyi veya kavramı kabul edilenin dışında başka anlamlara gelecek biçimde kullanma, metafor.

MEZUN Nedir?


1 . Bir okulu bitirerek diploma almış (kimse): "Olsa olsa sanat enstitüsü mezunudur."- H. Taner.
2 . eskimiş İzin almış, izinli: "Vedia'dan öğrendim, seyahate çıkacakmışsınız, mezunmuşsunuz."- P. Safa.
3 . eskimiş Bir iş için yetki verilmiş, yetkili: "Bunu yapmaya mezun değilim."- .

MEZUNİYET Nedir?


1 - Bitirme.
2 - İzinli olma durumu.
3 - Yetki.

OKUL Nedir?


1 . Her türlü eğitim ve öğretimin toplu olarak yapıldığı yer, mektep: "Daha gelir gelmez, ayağının tozu ile vilayet merkezinin okullarını gezdi."- M. Ş. Esendal.
2 . Bir okuldaki öğrenci ve görevlilerin bütünü: "Okul dağıldı."- .
3 . Ekol.

PATA Nedir?

Oyunda yenen ve yenilen olmaması, berabere kalma.

PATAT Nedir?

Peltek konuşan, kekeme.

PATATES Nedir?


1 . Patlıcangillerden, yaprakları ve sürgünleri acı bir bitki (Solanum tuberosum).
2 . Bu bitkinin toprak altında oluşan, nişastaca zengin, yenebilen yumruları: "Ben biraz zeytin, biraz patates, biraz da yemişle doyarım."- B. Felek.

PATLICAN Nedir?


1 . Patlıcangillerden, kalın saplı, uzunca yapraklı otsu bitki (Solanum melongena).
2 . Bu bitkinin sebze olarak kullanılan, mor renkli, uzunca veya toparlak ürünü.

PEHLİVAN Nedir?


1 . Güreşçi.
2 . mecaz Boylu boslu ve güçlü kimse: "Pehlivan yapılıydı fakat yüzünü tam göremedim."- R. H. Karay.

SALDIRI Nedir?

Kötülük yapmak, yıpratmak amacıyla, bir kimseye karşı doğrudan doğruya silahlı veya silahsız bir eylemde bulunma, hücum, taarruz, tecavüz.

SERT Nedir?


1 - Çizilmesi, kırılması, kesilmesi ya da çiğnenmesi güç olan, pek, katı,yumuşak karşıtı.
2 - Esnekliği az olan, kolayca eğilip bükülmeyen.
3 - Kolay dayanılmayan, zor katlanılan, etkili, "yumuşak" karşıtı.
4 - Hırçın, öfkeli, hiddetli.
5 - Titizlikle uygulanan, sıkı.
6 - Güçlü, kuvvetli.
7 - Sarsıcı niteliği olan, çarpıcı, keskin, hafif karşıtı.
8 - Bağışlaması, hoşgörüsü olmayan.
9 - Gönül kırıcı, katı, ters.
10 - yerb. Minerallerin çizilmeye karşı gösterdikleri direnç.

SICAK Nedir?


1 . Havadaki yüksek ısı: "Bu sıcakta arada bir şeyler içip yemeden çalışılmıyor."- N. Cumalı.
2 . Sıcak yer: "Burası bir makine dairesi kadar sıcaktı."- Y. K. Karaosmanoğlu.
3 . Hamam.
4 . sıfat Yakmayacak derecede ısısı olan, yakmayacak kadar ısı veren, soğuk karşıtı: "Yorganın altında sıcak gözyaşları dökerek gecelerce beklemişti."- O. Kemal.
5 . sıfat Isısı yüksek olan, çok ısınmış: "Kız kardeşim ikindiüzeri bana sıcak, limonlu bir çorba içirdi."- A. Gündüz.
6 . sıfat, mecaz Dostça olan, sevgi dolu: "Sıcak bir karşılama. Sıcak bir yuva."- .

SORTİ Nedir?


1 . Elektrik tesisatında lamba veya fiş konacak kolların her biri: "Bu evde yirmi sorti vardır."- .
2 . askerlik Çıkış.

SPOR Nedir?


1 . Kişisel veya toplu yarışlar biçiminde yapılan, bazı kurallara göre uygulanan beden hareketlerinin tümü.
2 . sıfat Kullanışı rahat, kolay olan: "Hiç değilse spor bir ceket ister şöyle."- H. Taner.

SÜRE Nedir?

Bir olayın başı ile sonu arasında geçen zaman parçası, zaman aralığı, zaman bölümü, °müddet: Uzun bir iyileşme süresinden sonra askere gitmiş .

VERİ Nedir?


1 . Bir araştırmanın, bir tartışmanın, bir muhakemenin temeli olan ana öge, muta, done: "İstatistik veriler."- .
2 . Bir sanat eserine veya bir edebî esere temel olan ana ilkeler: "Bir romanın verileri."- .
3 . Bilgi, data.
4 . matematik Bir problemde bilinen, belirtilmiş anlatımlardan bilinmeyeni bulmaya yarayan şey.
5 . bilişim Olgu, kavram veya komutların, iletişim, yorum ve işlem için elverişli biçimli gösterimi.

YAPI Nedir?


1 . Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina.
2 . Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon.
3 . Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme: "Kırıkkale yapısı bir tabanca."- .
4 . Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür: "Yapısı sağlam, güzel bir erkekti."- Y. Z. Ortaç.
5 . Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür: "Dil yapısı. Cümle yapısı."- .
6 . felsefe Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün.
7 . toplum bilimi Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür.

YAPMA Nedir?


1 . Yapmak işi: "Ham ağaçları evcile çeviririm, aşı yapmayı bilirim, budamayı bilirim."- N. Araz.
2 . sıfat Doğadaki şeylere benzetilerek insan eliyle yapılmış, yapay, suni, sahici karşıtı: "Eliyle bahçenin dökme taştan yapma mağaralarından birini göstererek..."- Y. K. Karaosmanoğlu.
3 . sıfat Yapmacık: "Fakat fazla içliliği erkekliğe yakıştıramadığından kendini her zaman yapma bir sertliğin arkasına gizlerdi."- H. Taner.

YARI Nedir?


1 . Bir bütünü oluşturan iki eşit parçadan her biri, nısıf.
2 . Bir şeyin yarısı kadar olan, yarım olan: "Yarı yolu aldık. Yarı mesafede."- .
3 . isim Devre arası: "Birinci yarıda dört gol attık."- .
4 . zarf Gereğinden az, tam olmayarak: "Arkasından yarı şaka, yarı sitem ilave ediyor."- A. İlhan.

YARIŞ Nedir?


1 . Yarışma: "Bunlardan kaç babayiğit bu ölüm yarışını göze alabilir?"- T. Buğra.
2 . Yarışma, rekabet.

YEME Nedir?


1 . Yemek işi: "Herkes yemeye ekmek bulamazken onlar rahat geçiniyorlardı."- M. Ş. Esendal.
2 . Yiyecek: "Bu ay yeme masrafımız çok oldu."- .

YEMEK Nedir?


1 . Yemek yeme, karın doyurma işi: "Yemekten sonra gocuğuna sarar yatırırdı beni."- N. Cumalı.
2 . Yenmek için pişirilip hazırlanmış yiyecek, aş, taam.
3 . Günün belli saatlerinde yenilen besin: "Yemek ya kahvaltıda ya da yemekte yenir. Arada bir şey yenmez."- H. Taner.
4 . Konuklara yiyecek verilerek yapılan ağırlama: "Pek protokolcü olduğu için yemek sessiz geçiyordu."- F. R. Atay.

YOKUŞ Nedir?

Aşağıdan yukarıya gittikçe yükselen eğimli yer, iniş karşıtı: "Arkadaşımla beraber ... kısa bir yokuşu tırmandık."- F. R. Atay.

I I K Ç Ş Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

5 Harfli Kelimeler

Çıkış,

4 Harfli Kelimeler

Çıkı, Işık, Işkı,

3 Harfli Kelimeler

Kıç, Kış, Şık,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.