ÇÖZÜLMEK (TDK)


1 . Çözme işine konu olmak: "Alaca bir karanlık sarmadayken her yeri / Atlarımız çözüldü girdik handan içeri."- F. N. Çamlıbel.
2 . Gevşeyip yumuşamak, erimeye başlamak.
3 . mecaz Birliğini, beraberliğini yitirmek, dağılmak, parçalanmak.
4 . mecaz Gevşemek, güçsüz kalmak: "Acı haberi duyunca eli ayağı çözülmüş."- .
5 . mecaz Dağılmak, çökmek: "Yunan cephesinin çözülüp Anadolu'dan çekilmesiyle yine sulh elde edilmez."- Y. K. Beyatlı.

Çözülmek kelimesi baş harfi Ç son harfi K olan bir kelime. Başında Ç sonunda K olan kelimenin birinci harfi Ç , ikinci harfi Ö , üçüncü harfi Z , dördüncü harfi Ü , beşinci harfi L , altıncı harfi M , yedinci harfi E , sekizinci harfi K . Başı Ç sonu K olan 8 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

BAŞLAMAK Nedir?


1 . Bir işe girişmek, harekete geçmek: "Şairliğe on sekiz yaşında gazel ve rubailerle başlamıştı."- H. Taner.
2 . (nsz) Çalışır, işler, yürür duruma girmek: "Bundan başka evlenme hayatı da oldukça başarılı başladı."- H. E. Adıvar.
3 . Olmak, oluşmak, ortaya çıkmak, doğmak: "Şiirimiz milletimizin Anadolu'daki teşekkülü ile başlar."- Y. K. Beyatlı.
4 . Görünmek: "Kasabanın kenar mahallelerinden sonra bir mezarlık başlardı."- S. F. Abasıyanık.
5 . Etkisini göstermek: "Kış başlarken yapraklar döküldü."- C. Uçuk.
6 . Hoş olmayan bir davranışa koyulmak: "Etraftaki çocuklar gene arsızlanmaya başladılar."- O. C. Kaygılı.

BERABER Nedir?


1 . Birlikte, bir arada: "Hayata beraber başladığımız / Dostlarla da yollar ayrıldı bir bir."- C. S. Tarancı.
2 . -e rağmen, -e karşın: "Halılarla bezenmiş olmakla beraber gıcırtıdan ve esnemelerden kurtulamamıştı."- R. H. Karay.
3 . sıfat Aynı düzeyde: "Bina taş, merdiveni yok, toprakla beraber."- A. Rasim.

BİRLİ Nedir?


1 . Bir parçadan oluşan, kendinde herhangi bir şeyden bir tane bulunan.
2 . isim İskambil, domino vb. oyunlarda bir işaretini taşıyan kâğıt veya pul, as.

CEPHE Nedir?


1 . Bir şeyin veya yapının ön tarafta bulunan bölümü: "Başını kaldırarak köşkün karanlık cephesine baktı."- P. Safa.
2 . Belli bir düşünce, istek çevresinde sağlanan beraberlik.
3 . mecaz Yan, yön, taraf: "Hakikatin binbir cephesi ve başka başka görünüşleri yok mudur?"- A. Ş. Hisar.
4 . askerlik Üzerinde savaşın sürdüğü bölge: "Meydan muharebesi, yüz kilometrelik cephe üzerinde cereyan ediyordu."- Atatürk.
5 . denizcilik Farklı ısıdaki iki su kütlesi arasındaki sınır.
6 . meteoroloji Yerde veya daha yükseklerde sıklık, sıcaklık bakımından iki ayrı hava yığınının karşılaştıkları yer.

ÇAMLI Nedir?

Çamı bulunan.

ÇEKİ Nedir?


1 . Tartı.
2 . 225,97
8 kg olan, odun, kireç vb. ağır ve kaba şeyleri tartmakta kullanılan ağırlık ölçü birimi.
3 . mecaz Üzüntü, sıkıntı.
4 . halk ağzında Kadınların başlarına bağladıkları örtü.

ÇEKİLME Nedir?


1 . Çekilmek işi: "Daha düğün olmadan Hayri benim okuldan çekilmemi istedi."- M. Ş. Esendal.
2 . Bir görevden, bir işten kendi isteği ile ayrılma, istifa: "Hesaplarını altüst etmiş, onu elli beş yaşında devlet memuriyetinden çekilmeye mecbur bırakmıştı."- R. N. Güntekin.
3 . askerlik Savaşta, bir ordunun veya bir birliğin düşmandan ayrılmak için yaptığı davranış, ricat: "Neticede işgal kuvvetleri, buralardan çekilmeye mecbur edildiler."- Atatürk.
4 . jeoloji Yerin yükselmesiyle bu yeri örten deniz sularının gerilemesi, basma karşıtı.
5 . spor Bir boksörün veya güreşçinin herhangi bir sebeple karşılaşmayı bırakması.

ÇÖKME Nedir?


1 . Çökmek işi, inhitat.
2 . jeoloji Bir kısım yerin alttan yıkılarak alçalması.

ÇÖZME Nedir?


1 . Çözmek işi: "Öncülüğünün bağlarını çözmeye çalışıyordu."- S. F. Abasıyanık.
2 . El tezgâhlarında dokunan, genellikle yatak, yorgan çarşafı yapmakta kullanılan ince bez.

DAĞILMA Nedir?


1 . Dağılmak işi: "Fatoş'un içeri girmesiyle sabahtan beri esen kederli havanın dağılması bir oldu."- S. F. Abasıyanık.
2 . askerlik Sınırlı bölgelere toplanmış birlik, gereç ve kuruluşların düşman saldırısına karşı daha iyi korunmalarını sağlamak amacıyla birbirlerinden uzaklaştırılmaları.
3 . askerlik Bir hedefe aynı silahla atılan mermilerin, barut haklarının ve başka şartların değişmesi yüzünden ayrı ayrı noktalara vurması.

DAĞILMAK Nedir?


1 . Toplu durumdayken ayrılıp birbirinden uzaklaşmak: "Yolcular artık yavaş yavaş dağılıyorlardı."- H. Taner.
2 . Değer ve birimler belli etkenlerle, oranlı olarak bölünmek.
3 . Parçalanarak yayılmak, ufalanmak: "Kentin eski merkezindeki evler kendiliğinden yıkılıyor, bahçe duvarları dökülüp dağılıyordu."- A. Kutlu.
4 . Karışık duruma gelmek, düzeni bozulmak: "Oda dağıldı."- . "Siyah saçları hare hare suyun yüzüne dağıldı."- C. Uçuk.
5 . mecaz Birliği, beraberliği bozulmak: "Golü yiyince takım dağıldı. Babanın ölümünden sonra aile dağıldı."- .
6 . mecaz Bir topluluğun, kuruluşun varlığı son bulmak, fesholunmak, münfesih olmak.
7 . mecaz Yavaş yavaş kaybolmak, yok olmak: "Ona ne zaman rastlasanız içiniz açılır, efkârınız dağılır."- H. Taner.

DUYU Nedir?

İnsanların ve hayvanların, dış dünyanın uyaranlarını görme, işitme, koklama, dokunma ve tatma organlarıyla algılama yeteneği, duyum, hasse: "Tüm duyularım uyanık olarak trenimin rengini ve numarasını bulmaya çalışırdım."- N. Eray.

ERİM Nedir?

Bir şeyin erebileceği uzaklık, menzil: "El erimi. Göz erimi."- .

ERİME Nedir?

Erimek işi.

GEVŞEME Nedir?


1 . Gevşemek işi, relaks.
2 . mecaz İsteğin, çabanın, ciddiyetin azalması: "Vicdan hürriyetine değil, ahlak gevşemesine şahit oluyoruz."- H. C. Yalçın.
3 . biyoloji Kalbin atmasında kasılmadan sonra gelen dinlenme ve içine kan dolma dönemi.
4 . ekonomi Para piyasasında değer yitimi: "Uluslararası piyasalarda doların gevşemesi iç piyasalara yansıdı."- .
5 . ruh bilimi Gerilen kasların veya öfke, kaygı, korku vb. coşkularla artan ruhsal gerilimin normal duruma gelmesi.
6 . spor Gerilmiş vücut bölümlerinin, direnci olmadan kendi ağırlıklarıyla, bazı hareketlerle yeniden kendi durumuna gelmesi, gerilme karşıtı.

GEVŞEMEK Nedir?


1 . Sertlik ve gerginliği bozulmak: "Kar kalkmış, hava açmış, ayaz gevşemişti."- A. Gündüz.
2 . Çözülmek: "Boynuna dolanan kolları gevşedi."- .
3 . mecaz Yumuşamak, yatışmak, sakinleşmek: "Poker lafını işitmesin, eli ayağı gevşiyor."- A. İlhan.
4 . argo Sevmek, hoşlanmak.
5 . ekonomi Para piyasasında değer yitirmek.

GİRDİ Nedir?

Bir üretimde yararlanılan para, gereç ve iş gücü, çıktı karşıtı: "Devlet işletme araç ve gereçlerinin ve diğer girdilerinin sağlanmasını kolaylaştırır."- Anayasa.

GÜÇSÜZ Nedir?

Gücü olmayan, âciz.

HABER Nedir?


1 . Bir olay, bir olgu üzerine edinilen bilgi, salık: "Çırağın bir şeyden haberi yok."- M. Ş. Esendal.
2 . İletişim veya yayın organlarıyla verilen bilgi: "Televizyonda dünya haberlerini izledi."- .
3 . Bilgi: "Sanattan haberi yok."- .
4 . eskimiş, dil bilgisi Yüklem.

KALMA Nedir?


1 . Kalmak işi: "Asıl derdi, tumturaklı sözler, bitimsiz tartışmalarla gözünü boyayıp birazcık yanında kalmamı sağlamak."- T. Uyar.
2 . sıfat Herhangi bir kimseden veya bir dönemden kalmış olan: "Annemden kalma bir evim vardı. Onu rehine koyarak bir ev tuttuk"- Ö. Seyfettin.

KALMAK Nedir?


1 - Olduğu yeri ve durumu korumak, sürdürmek.
2 - (Zaman, uzaklık ya da nicelik için) Belirtilen kadar bulunmak.
3 - Konaklamak konmak.
4 - Oturmak, yaşamak, eğleşmek.
5 - Yaşamını sürdürmek, yaşamak.
6 - Varlığını korumak, sürdürmek.
7 - Oyalanmak, vakit geçirmek.
8 - Sınıf geçmemek.
9 - İşlemez, yürümez duruma gelmek.
10 - Geriye atılmak, ertelenmek. 1
1 - Görevi ya da yetkisi içinde olmak, düşmek. 1
2 - Bir şeyle kaplanmak, bir şeye bulanmak. 1
3 - Bir işi belli bir noktada bırakmak, ara vermek. 1
4 - Geçmek. 1
5 - Geri kalmak, yapamamak. 1
6 - Belli bir gelirle geçinmek zorunda bulunmak. 1
7 - Yetinmek. 1
8 - (Olumsuz olarak) Olmak, meydana gelmek. 1
9 - Olmak, herhangi bir durumda bulunmak.
20 - Herhangi bir durumu sürdürmek. 2
1 - Kök ya da gövdeleri sonuna "-e (-a)" eki almış eylemsilerle sürerlik bildiren birleşik eylemler oluşturur. 2
2 - Kimi "-ip" ekiyle yapılmış eylemsilerden sonra da gelerek sürerlik bildirir.

KARANLIK Nedir?


1 . Işık olmama durumu: "Biz, karanlığın içinde ilerliyoruz."- H. Taner.
2 . mecaz Üzüntü, sıkıntı, perişanlık: "Demiştim ya; bütün memleketi bir yas karanlığı kaplamıştı."- Y. K. Karaosmanoğlu.
3 . sıfat Işığı olmayan, bütünü veya bir parçası ışıktan yoksun olan.
4 . sıfat, mecaz Yasalara, töreye uygun olmayan: "Bu karanlık işlerin hesabını sorarlar."- M. Ş. Esendal.
5 . sıfat, mecaz Gereğince anlaşılıp bilinemeyen, ne olacağı, sonu belli olmayan (durum): "Bu kadar karışık ve karanlık bir mevzuda neye istinaden, hangi ... teşhis konulabilir?"- A. Ş. Hisar.
6 . sıfat, mecaz Karışık.

KONU Nedir?


1 . Konuşmada, yazıda, eserde ele alınan düşünce, olay veya durum, mevzu, süje: "Öğretmenimizin verdiği konuları manzum yazardım."- Y. Z. Ortaç.
2 . Üzerinde konuşulan şey, bahis: "Daha fazla tafsilata girmeyi bugün zararlı gördüğüm için bu konuda susacağım."- B. Felek.

MECAZ Nedir?


1 . Bir ilgi veya benzetme sonucu gerçek anlamından başka anlamda kullanılan söz.
2 . Bir kelimeyi veya kavramı kabul edilenin dışında başka anlamlara gelecek biçimde kullanma, metafor.

PARÇA Nedir?


1 . Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan veya artakalan şey: "Yolun bu parçası bozuk."- .
2 . Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime: "Alınacakları bir gece önceden küçük bir karton parçasına yazmıştır."- H. Taner.
3 . Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül: "On parçadan yapılmış bir oda takımı."- .
4 . Tane: "Üç parça elbiselik kumaş."- .
5 . Pasaj: "Hayatımın en acı ve tatlı saatleri bunun başında geçti, eserimin en güzel parçalarını onun kenarında yazdım."- R. N. Güntekin.
6 . Müzik eseri.
7 . Benzeri, bir örneği: "Ay parçası, elmas parçası."- .
8 . mecaz Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz: "Bir çoban parçasısın, olmasa bile koyun / Daima eğeceksin başkalarına boyun."- K. Kamu.
9 . argo Güzel, alımlı kız veya kadın.

PARÇALANMA Nedir?

Parçalanmak işi.

PARÇALANMAK Nedir?


1 . Parçalama işine konu olmak, parçalara ayrılmak, paralanmak: "Rayların üstüne düşüp parçalanacaksın dedi, hem bak, herkes bizimle eğleniyor."- R. N. Güntekin.
2 . mecaz Başkasını mutlu etmek için elden gelen her şeyi yapmak, didinmek: "Size de tiyatronuza da biraz yararlı olabilmek için didiniyorum, parçalanıyorum."- T. Buğra.

SARMA Nedir?


1 . Sarmak işi: "Evlerindeki düzensizliğin, yozlaşmanın ve erinçsizliğin her yanı sarmasının yaratıcısı annesiydi."- M. Uyguner.
2 . Saran, içine alan şey, zarf.
3 . askerlik Çevirme.
4 . Lahana, pazı ve üzüm yaprağının hazırlanan içle sarılmasıyla yapılan etli veya zeytinyağlı yemek.
5 . madencilik Bir ayakta alınan paralel veya dik olarak dikmelerin üzerine yerleştirilen direk.
6 . sıfat Sarılarak yapılan: "Sarma yay."- .

SULH Nedir?

Barış: "Yurtta sulh, cihanda sulh."- Atatürk.

YİNE Nedir?


1 . Yeniden, bir daha, tekrar, gene.
2 . Öyle de olsa, öyle olmasına karşılık.
3 . Buna rağmen, bununla birlikte.

YİTİRME Nedir?

Yitirmek işi.

YİTİRMEK Nedir?


1 . Ne olduğunu, nerede bulunduğunu bilememek, kaybetmek: "Kalemimi yitirdim."- .
2 . Bazı nitelik veya özelliklerin yok olması durumuna uğramak, kaybetmek.
3 . Ölüm sonucu kaybetmek.
4 . Yanlış yola girmek, kaybolmak: "Ormanda yolunu yitirenler, yollarını yine şaşırmamak için nereden yürümeye başlamışlarsa oraya dönerler."- Halikarnas Balıkçısı.

YUMUŞ Nedir?

İş, hizmet buyruğu.

YUMUŞAMA Nedir?


1 . Yumuşamak işi: "Yüzünde belli belirsiz bir yumuşama vardı."- Y. Z. Ortaç.
2 . Dünyada soğuk savaş döneminden sonra stratejik silahların geliştirilmesiyle başlayan siyasal gerginliğin ortadan kaldırılması siyaseti, detant.
3 . dil bilgisi Ötümsüz ünsüzlerin ötümlü ünsüz veya sızıcı ünsüz oluşu: "Ekmek-e > ekmeğe, kabak-a > kabağa, yurt-a > yurda, borç-a > borca, dip-e > dibe."- .

YUMUŞAMAK Nedir?


1 . Sertliği kalmamak, yumuşak duruma gelmek.
2 . mecaz Öfkesi, kızgınlığı, inadı geçmek: "Kurt hoca şimdi yumuşamış, el pençe divan duruyordu."- Ö. Seyfettin.
3 . dil bilgisi Sert ünsüz, yumuşak ünsüz durumuna gelmek.

E K L M Z Ç Ö Ü Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

8 Harfli Kelimeler

Çözülmek,

7 Harfli Kelimeler

Çözülme,

6 Harfli Kelimeler

Çömlek, Çözmek, Ölçmek,

5 Harfli Kelimeler

Çekül, Çökel, Çökme, Çöküm, Çömez, Çözme, Çözük, Çözüm, Kömeç, Külçe, Ölçek, Ölçme, Ölçüm, Ölmek, Ölmez, Özlem, Özlük, Üzmek,

4 Harfli Kelimeler

Klüz, Köle, Küme, Mülk, Müze, Öçlü, Ökçe, Öküz, Ölçü, Ölme, Ölük, Ölüm, Özek, Özel, Özlü, Ülke, Üzme,

3 Harfli Kelimeler

Çek, Çöl, Çöz, Çük, Ekü, Elk, Kel, Kem, Kez, Köz, Kül, Lök, Lük, Meç, Öke, Ölü, Öze, Zem, Zül,

2 Harfli Kelimeler

Çe, Ek, El, Em, Ke, Le, Me, Öç, Öz, Üç, Ze,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.