Başında ÜS olan 62 kelime var. ÜS ile başlayan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble, Kelime Tahtası gibi kelime oyunlarında yardımcı olarak kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde ÜS olan kelimeler listesine ya da sonu ÜS ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bu bir hile değil, oyun oynarken yeni kelimeler öğrenebilmeniz için size bir yardımcıdır. Kelimelerin anlamlarını öğrenmek için TDK web sitesini ziyaret edebilirsiniz. ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

14 Harfli Kelimeler

Üsluplaştırmak,

13 Harfli Kelimeler

Üsluplaştırma,

12 Harfli Kelimeler

Üstünkörülük,

11 Harfli Kelimeler

Üstçavuşluk, Üsteğmenlik, Üstüpülemek,

10 Harfli Kelimeler

Üslenilmek, Üslupçuluk, Üstelenmek, Üstencilik, Üstünlemek, Üstünyapım, Üstüpüleme, Üstyapısal,

9 Harfli Kelimeler

Üstbitken, Üstecilik, Üstelemek, Üsteleniş, Üstelenme, Üsteleyiş, Üstlenmek, Üstünkörü,

8 Harfli Kelimeler

Üslenmek, Üstalize, Üstatlık, Üstçavuş, Üstdudak, Üsteğmen, Üsteleme, Üstenmek, Üstgeçiş, Üstgeçit, Üstinsan, Üstleniş, Üstlenme, Üstsubay, Üstünlük, Üstüvane, Üstüvani,

7 Harfli Kelimeler

Üslenme, Üslupçu, Üstçene, Üstelik, Üstenci, Üstenme, Üstübeç, Üstyapı,

6 Harfli Kelimeler

Üstdil, Üstlük, Üstsüz, Üstten, Üstüne, Üstüpü,

5 Harfli Kelimeler

Üsküf, Üslup, Üslük, Üstat, Üstel, Üstün,

4 Harfli Kelimeler

Üste,

2 Harfli Kelimeler

Üs, Üs,


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ÜSTÜBEÇ

Boyacılıkta kullanılan zehirli, bazik kurşun karbonat: "Gündüz yüzünün kızıllığını örtmek için sürdüğü kalın pudra tabakası âdeta bir üstübeç maskesini hatırlatıyordu."- H. E. Adıvar.

ÜSTÜPÜ

Gemi kalafatında, işliklerde, buharlı makinelerde, temizlik işlerinde, otomobilcilikte kullanılan didilmiş kendir: "Usta ellerinin yağını üstüpüye silerken soruyor."- Z. Selimoğlu.

ÜSTENME

Üstenmek işi, taahhüt: "Kimseyle bu türlü alışverişim yoktu. Kimsenin üstenmesi, girdisi çıktısı, alacağı, borcu ile uğraşmak istemiyordum."- N. Cumalı.

ÜSTÜNLÜK

Üstün olma durumu, faikiyet, rüçhan, avantaj: "Bunlar kendilerini kıskançlık gibi, üstünlük gibi gençlik hislerine kaptıran hanımlardı."- A. Ş. Hisar.

ÜSTÜN


1 . Benzerlerine göre daha yüksek bir düzeyde olan, onları geride bırakan: "Zekâsının işlek, hatasız ve çok üstün olduğunu bir daha anlıyorum."- R. H. Karay.
2 . Birine veya bir şeye göre nitelik bakımından daha yüksek, daha elverişli olan, faik.

ÜSTDUDAK


1 - Dudaklardan üstte bulunanı.
2 - Eklembacaklı hayvanlarda ağız parçalarını örten bir uzantı; karındanbacaklılarda ağız bölgesinin dış yanı.

ÜSTÜVANE

Silindir: "Heybeden yapılmış partal yelekli, şahmerdan makinesinin üstüvanesine sarılmış demir telin ucuna geçti."- S. F. Abasıyanık.

ÜS

Bir kuvvete yükseltilmiş bir sayının üzerine yazılan ve kaçıncı kuvvete yükseltildiğini gösteren sayı; 5
3 anlatımında
3 rakamı üstür.

ÜSTÜNKÖRÜ


1 . İnceliklerine inmeden, özen göstermeden, gelişigüzel, baştan savma yapılan.
2 . zarf (üstü'nkörü) İnceliklerine inmeden, özen göstermeden, gelişigüzel, şöyle bir, baştan savma: "Annesiyle bir hafta evvel yaptığı görüşmeyi üstünkörü anlattı."- S. F. Abasıyanık.

ÜSTÇENE


1 - Çenenin üst bölümü, üstdudağın bulunduğu yöndeki çene.
2 - Mengenenin V biçimli, üzerinde yiv ve setler bulunan çenesi.

ÜSTALİZE

Alizelere karşıt olarak, her iki yarıkürede ekvator bölgelerinden kutuplara doğru 3-
10 kilometre yükseklerde esen yel.

ÜSTLENMEK

Üstüne almak, yüklenmek, deruhte etmek: "Bir çocuk sahibi olmak, büyük bir sorumluluk üstlenmektir."- H. Taner.

ÜSTAT


1 . Bilim veya sanat alanında üstün bilgisi ve yeteneği olan kimse: "Koca üstat hemen rasttan bestelediği bir şarkıyı mırıldanmaya başladı."- A. Gündüz.
2 . ünlem, teklifsiz konuşmada Genellikle erkekler arasında senli benli konuşmada kullanılan bir seslenme sözü: "Üstat! Nasılsınız?"- .

ÜSTELEME

Üstelemek işi, tekit: "Yahya Kemal abartmayı, üstelemeyi Doğuluların bir kusuru olarak görür."- S. Birsel.

ÜSTELİK


1 . Üste verilen şey, fark: "Saatimi bu kalemle değiştirdim, bin lira da üstelik aldım."- .
2 . sıfat Güçlü, kuvvetli, sağlam: "Benim sesim ondan daha üsteliktir!"- O. C. Kaygılı.
3 . zarf Ayrıca, bir de, bundan başka: "Üstelik bu sene dimağımda büyük bir yorgunluk duyuyorum."- A. Ş. Hisar.

ÜSTİNSAN

Görüş, istenç gibi nitelikleri yüksek, yetenek ve erdemleri herkesten üstün olan insan, °dâhi.

ÜSTÜNYAPIM

Önemli parasal ve maddi olanaklarla gerçekleştirilen film, müzikal vb. yapım, süperprodüksiyon.

ÜSLUPLAŞTIRMAK

Doğal biçimlerin görünüş özelliklerini yitirmeden yalınlaştırılması ile motif oluşturmak.

ÜSKÜF

Yüksek aşamadaki yeniçeri subaylarının giydikleri, yarısı arkaya sarkan uzun bir sarık.

ÜSTGEÇİT

Trafik akışını kolaylaştırmak için bir yolun üstünden geçirilen köprü biçiminde yol.