Başında ÜR olan 62 kelime var. ÜR ile başlayan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble, Kelime Tahtası gibi kelime oyunlarında yardımcı olarak kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde ÜR olan kelimeler listesine ya da sonu ÜR ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bu bir hile değil, oyun oynarken yeni kelimeler öğrenebilmeniz için size bir yardımcıdır. Kelimelerin anlamlarını öğrenmek için TDK web sitesini ziyaret edebilirsiniz. ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

11 Harfli Kelimeler

Ürkekleşmek, Ürkütücülük,

10 Harfli Kelimeler

Üreticilik, Üretkenlik, Ürkekleşme, Ürküsüzlük,

9 Harfli Kelimeler

Üretilmek, Üretimevi, Üretimlik, Üretimsel, Ürkünçlük, Ürküntülü, Ürpertici, Ürpertili, Ürpertmek,

8 Harfli Kelimeler

Üretilme, Ürkeklik, Ürkütmek, Ürkütücü, Ürografi, Ürpermek,

7 Harfli Kelimeler

Ürdünlü, Üremsel, Üretici, Üretken, Üretmek, Ürkekçe, Ürküntü, Ürküsüz, Ürkütme, Üroloji, Ürperiş, Ürperme, Ürperti, Ürtiker, Ürüşmek,

6 Harfli Kelimeler

Üremek, Üreteç, Üretim, Üretiş, Üretme, Üreyiş, Ürkmek, Ürkünç, Ürodel, Ürolog, Ürümek, Ürüşme, Üryani,

5 Harfli Kelimeler

Üreme, Üremi, Üreti, Ürkek, Ürkme, Ürküş, Ürüme, Üryan,

4 Harfli Kelimeler

Ürat, Ürem, Ürkü, Ürün,

3 Harfli Kelimeler

Üre,


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ÜRE


1 . Azotlu besinlerin vücutta yanmasıyla oluşan, erimiş bir durumda idrarla dışarı atılan azotlu madde.
2 . Yapay reçine verniği ve tutkalı üretiminde kullanılan temel gereçlerden beyaz, billursu toz.

ÜRETMEK


1 . Aynı türden canlıları çoğaltmak: "Tavuk üretmek."- .
2 . Ekonomik bir etkinlik sonucu ürün elde etmek: "Petrol üretmek. Çimento üretmek."- .
3 . mecaz Oluşturmak, yaratmak, meydana getirmek: "Şiir üretmek."- .

ÜRETİM

Belirli faaliyet ve işlemler sonucu yeni bir mal veya hizmet meydana getirme, istihsal, tüketim karşıtı: "Bu arada üç beş yazarın üretimi de araya kaynayıp gidiyor."- N. Meriç.

ÜREME


1 . Üremek durumu.
2 . biyoloji Canlıların cinsel hücrelerinin birleşmesinden ortaya çıkan tohumla veya doğrudan doğruya oluşturdukları sporlarla çoğalmaları, tenasül.

ÜRKEKLİK

Ürkek olma durumu veya ürkekçe davranış: "Kurtlar, kuşlar uğrağı korkunç dağ başlarında tek başına gezen bir seyyah gibi gönlü ürkeklikle doludur."- R. H. Karay.

ÜREMEK


1 . Canlı, doğup çoğalmak: "Altı, yedi ay içinde küçük sürü üredi."- Ö. Seyfettin.
2 . Yetişmek: "Çubuklu bahçede üreyen kızılcık da hiçbir yerde bulunmaz."- S. Birsel.
3 . mecaz Çoğalmak, artmak: "Yün kalın olduğu için örgü çabuk ürüyor."- .

ÜRKÜNÇLÜK

Ürkünç olma durumu: "E. Zola toplumsal ürkünçlüğü sağlık bozukluğuna dönüştürmekte kendine usta tanımamış bir romancı besbelli..."- S. İleri.

ÜRETİCİ


1 . Üretimle uğraşan kimse, yetiştirici, müstahsil, prodüktör, tüketici karşıtı: "Devlet, bitkisel ve hayvansal ürünlerin değerlendirilmesi ve gerçek değerlerinin üreticinin eline geçmesi için gereken tedbirleri alır."- Anayasa.
2 . sıfat Üretim sağlayan.

ÜRKEKÇE


1 . Ürkek.
2 . zarf (ürke'kçe) Ürkek bir biçimde: "Önce ürkekçe sokuldular yanımıza, sonra gençlerin bunalımlarını anlattılar."- T. Uyar.

ÜRKÜNÇ

Ürkme, çekinme duygusu veren: "İncecik bir lüks değil, kaba, zevkten yoksun, çok daha ürkünç bir lüks sergilenecek şimdi."- S. İleri.

ÜRKEK


1 . Çok ürken, korkuya çabuk kapılan.
2 . Çekingen: "Kız, benzi uçmuş, yarı ürkek, yarı yalvarışlı gülümsüyordu ona."- T. Buğra.

ÜRETEÇ

Herhangi bir mekanik enerjiyi elektrik akımına çeviren aygıt, jeneratör, dinamo: "Pil ve dinamo birer elektrik üretecidir."- .

ÜRÜN


1 . Doğadan elde edilen, üretilen yararlı şey, mahsul.
2 . mecaz Eser: "Cumhuriyet dönemi ressamlarının ürünleri sergilendi."- .
3 . mecaz Bir tutum ve davranışın ortaya çıkardığı şey.
4 . kimya Türlü endüstri alanlarında ham maddelerin işlenmesiyle elde edilen şey.

ÜRPERTİCİ

Ürperme duygusu veren: "Ürpertici bir soğukluk, etlerine, damarlarına, kemiklerine yayılmaya başlıyordu."- Ö. Seyfettin.

ÜRETKENLİK


1 . Üretken olma durumu.
2 . Verilen emeğe ve yapılan masrafa oranla üretilen miktar, ürün verme gücü, prodüktivite.

ÜRPERTMEK

Ürperti vermek: "Bu sesin tüyleri ürperten dehşeti kadınları hatta komitaları bile buz gibi dondurdu."- Ö. Seyfettin.

ÜRKMEK


1 - Bir şeyden korkup birden sıçramak, °tevahhuş etmek.
2 - Şaşkınlık ve korku duymak.
3 - (Ağaç) Meyve vermemek.

ÜRPERTİ

Ürperme duygusu veya durumu: "İncir ağacının altında her zamanki isimsiz ürpertiyle titriyorum."- Y. Z. Ortaç.

ÜRPERMEK


1 . Korku, tiksinti, üşüme vb. yüzünden tüylerin dikilip derinin nokta nokta kabarmasıyla görülen ani titreme: "Akşam serinliğinde vücudu hafifçe ürpererek ayağa kalktı."- Y. K. Karaosmanoğlu.
2 . mecaz Korkmak: "Gecenin durgun saatlerinde top sesleri ile ürperiyordu İstanbul."- Y. Z. Ortaç.

ÜRKÜTÜCÜ

Ürküntüye yol açan (şey): "Boğukluğu benim kulağıma da ürkütücü gelen bir sesle sordum."- R. H. Karay.