Başında ÇAL olan 71 kelime var. ÇAL ile başlayan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble, Kelime Tahtası gibi kelime oyunlarında yardımcı olarak kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde ÇAL olan kelimeler listesine ya da sonu ÇAL ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bu bir hile değil, oyun oynarken yeni kelimeler öğrenebilmeniz için size bir yardımcıdır. Kelimelerin anlamlarını öğrenmek için TDK web sitesini ziyaret edebilirsiniz. ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

14 Harfli Kelimeler

Çalıkuşugiller, Çalışabilirlik, Çalıştırıcılık,

13 Harfli Kelimeler

Çalıfasulyesi, Çalılandırmak, Çalıştırılmak,

11 Harfli Kelimeler

Çalıbülbülü, Çalışkanlık, Çalıştırıcı, Çalıştırmak, Çalkalanmak, Çalkantısız,

10 Harfli Kelimeler

Çalgıcılık, Çalgıcıotu, Çalıhorozu, Çalıkkavak, Çalımlamak, Çalımlılık, Çalışılmak, Çalıştıran, Çalkalamak, Çalkantılı, Çalparasız,

9 Harfli Kelimeler

Çalakalem, Çalakamçı, Çalakaşık, Çalakılıç, Çalakürek, Çaldırmak, Çalkanmak, Çalkatmak,

8 Harfli Kelimeler

Çalapaça, Çalarmak, Çalgısal, Çalıkuşu, Çalımlık, Çalınmak, Çalışkan, Çalışmak, Çalkamak, Çalkantı,

7 Harfli Kelimeler

Çalamar, Çalçene, Çalgıcı, Çalgılı, Çalılık, Çalımlı, Çalımsı, Çalıntı, Çalışan, Çalışma, Çalkağı, Çalkama, Çalmacı, Çalpara, Çalyaka,

6 Harfli Kelimeler

Çalgıç, Çalgın, Çalkak, Çalkar,

5 Harfli Kelimeler

Çalak, Çalap, Çalar, Çalgı, Çalık, Çalım, Çalış, Çalkı, Çalma,

4 Harfli Kelimeler

Çala, Çalı,


Kelime bulma makinesi

A L Ç Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

3 Harfli Kelimeler

Çal,

2 Harfli Kelimeler

Aç, Al, La,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ÇALDIRMAK


1 . Çalma işini yaptırmak: "Bunların istedikleri çalgı çaldırmak değil, sarhoşluk etmek, ağız tadı ile kavga çıkarmaktır."- M. Ş. Esendal.
2 . (-i) Hırsıza kaptırmak: "Saatimi çaldırdım."- .

ÇALIMLAMAK


1 . Bir oyuncu topu elinden veya ayağından kaçırmadan karşısındaki oyuncuları kıvrak hareketlerle geçmek.
2 . Kandırmak.
3 . mecaz Bir fırsattan yararlanarak bir başkasının hakkı olan bir şeyi ele geçirmek.

ÇALGI


1 . Müzik aleti, çalgı aleti, enstrüman.
2 . Çalgı çalma, müzik: "Sokağın dibinde çalgı sesleri işiterek birkaç adım ilerledi."- P. Safa.
3 . Müzik topluluğu: "Çalgı, yerine geçmiş oturmuştu."- E. E. Talu.

ÇALKANTILI


1 . Çalkantısı olan: "Gece yıldızsız, deniz hafif çalkantılı idi."- H. Taner.
2 . mecaz Düzensiz, karmakarışık: "Oldukça çalkantılı günler geçirdi, isteklerinin çoğunu gerçekleştirecek zaman bulamadı."- T. Uyar.

ÇALGILI


1 . İçinde çalgı çalınan: "Adamı bir çalgılı meyhaneye götürüyor, rakı içiriyorlardı."- S. F. Abasıyanık.
2 . Çalgı çalınarak yapılan: "Çalgılı düğün."- .

ÇALIŞABİLİRLİK


1 - Çalışabilir olma durumu.
2 - Bir sanayi donanımının iyi, verimli çalışmasını sürdürebilmesi.
3 - (Mekanik, elektronik, bilişim gibi bir sistemi) gerekli kişi ve araç bulunduğunda belirtilen zaman sınırları içinde çalıştırabilme olasılığı.

ÇALGIN


1 . Sıcak veya soğuktan gelişemeyerek cılız kalan ekin.
2 . Uzun zaman bakır kapta kalan tadı bozulmuş yemek, çalık.
3 . sıfat Kötürüm, inmeli, sakat.

ÇALAKÜREK

Sürekli kürek çekerek: "Bu sırada kaldırılmakta olan birinci sınıf merdivenine doğru bir sandalın çalakürek yanaştığı görüldü."- Y. K. Karaosmanoğlu.

ÇALÇENE

Durup dinlenmeden konuşan, çenesi düşük (kimse), geveze: "İhsan Hanım, altmış beş yaşlarında çalçene, dedikoducu bir kocakarıydı."- R. N. Güntekin.

ÇALINMAK


1 . Çalma işine konu olmak: "Kapı kapanalı daha üç beş dakika olmadan tekrar çalınmış."- A. Ş. Hisar.
2 . halk ağzında İnme inmek.

ÇALKAR

Tahıl tanesini yabancı nesnelerden seçmeye veya tohumlukta kullanılacak tahılı ayırmaya yarayan döner kalburlu araç, çalkağı, çalkak.

ÇALAKALEM

Gelişigüzel, durmadan yazarak: "Delegasyonumuz aleyhine çalakalem bir polemiğe girişmiş bulunuyordu."- Y. K. Karaosmanoğlu.

ÇALGICI

Çalgı çalmayı kendine meslek edinmiş kimse: "Gelin oyuna kalktığı zaman, çalgıcılara bin lira verdi."- M. Ş. Esendal.

ÇALIKUŞU

Serçegillerden, başı koyu kırmızı, gövdesine doğru rengi açılan, çalılık yerleri seven ötücü bir kuş (Troglodytes).

ÇALAK

Eline ayağına çabuk, atik, çevik: "Norveçli bir seyyah gibi çalak, köprüye indim ve vapura bindim."- Y. K. Beyatlı.

ÇALA

Belli adlardan önce gelerek eyleme bağlanır ve adla ilgili bir çabukluk, süreklilik, dikkatsizlik anlamı katar.

ÇALKAMAK


1 . Çalkalamak: "Dişim ağrıyor, rakı ile ağzımı çalkadım."- Ö. Seyfettin.
2 . (nsz) Tahıl elemek.

ÇALIŞKAN

Gayretli, çalışmayı seven, faal: "Bundan başka saygılı, temiz ve çalışkan bir kızdı."- H. E. Adıvar.

ÇALIŞ

Çalma işi: "Her muganninin okuyuşu, her çalanın çalışı yine şahsidir ve ayrıdır."- Y. K. Beyatlı.

ÇALILIK

Çalısı çok olan yer: "Bağ tarafında, çalılıkların arkasına gizlenmiştim."- A. Ş. Hisar.