Sonunda ÇAK olan 20 kelime var. ÇAK ile biten kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble, Kelime Tahtası gibi kelime oyunlarında yardımcı olarak kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde ÇAK olan kelimeler listesine ya da başında ÇAK olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bu bir hile değil, oyun oynarken yeni kelimeler öğrenebilmeniz için size bir yardımcıdır. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

10 Harfli Kelimeler

Karaburçak,

9 Harfli Kelimeler

Kolkorçak, Ördekuçak,

8 Harfli Kelimeler

Akburçak,

7 Harfli Kelimeler

Ayakçak,

6 Harfli Kelimeler

Balçak, Barçak, Burçak, Çamçak, Çapçak, Kapçak, Kıpçak, Kırçak, Kolçak,

5 Harfli Kelimeler

Alçak, Bıçak, Kaçak, Koçak, Saçak,

4 Harfli Kelimeler

Uçak,


Kelime bulma makinesi

A K Ç Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

3 Harfli Kelimeler

Çak, Kaç,

2 Harfli Kelimeler

Aç, Ak,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BURÇAK


1 . Baklagillerden, taneleri hayvan yemi olarak kullanılan yıllık bir yem bitkisi (Vicia ervilia).
2 . Bu bitkinin mercimeğe benzeyen ve genellikle hayvan yemi olarak kullanılan tanesi.

KIPÇAK


1 . XI-XV. yüzyıllarda, Hazar ve Karadeniz'in kuzeyindeki bozkırlarda, Mısır ve Suriye'de yaşamış bir Türk boyu, Kuman.
2 . Günümüzde Kırım Tatarcası, Kazakça, Karaçay Malkarca vb. lehçeleri konuşan gruba verilen genel ad.

BIÇAK


1 . Bir sap ve çelik bölümden oluşan kesici araç: "Ekmek bıçağı. Sebze bıçağı."- .
2 . Çeşitli kesme işlerinde kullanılan keskin ağızlı araç: "Basımevi bıçağı."- .

AYAKÇAK


1 . Merdiven, merdiven basamağı.
2 . Dokuma tezgâhı ayaklığı.
3 . Çocukların, cambazların ayaklarına takıp yürüdükleri çifte sırık.

ÇAPÇAK


1 . Çamçak.
2 . Ağzı açık fıçı: "Elimi çapçağa daldırdım, karidesi bıyığından yakaladım."- S. F. Abasıyanık.

UÇAK

Kanatlarının altındaki havanın yaptığı basınç yardımıyla yükselip ilerleyebilen motorlu hava taşıtı, tayyare.

ALÇAK


1 . Yerden uzaklığı az olan, yüksek karşıtı: "Alçak tavanlı bir oda."- .
2 . Aşağı olan, yüksek olmayan (yer).
3 . Kısa (boy): "Alçak boylu bir adam."- .
4 . mecaz Bile bile en kötü, en ahlaksızca davranışlarda bulunan, aşağılık, soysuz, namert, rezil, hain: "Vatan hizmetinden kaçanlar alçaktır."- .

KARABURÇAK

Baklagillerden, hayvan yemi ve gübre olarak kullanılan bir tür, küşne (Ervum ervilla).

ÇAMÇAK


1 . Ağaçtan oyularak yapılmış kulplu su kabı, çapçak.
2 . Köpüklenerek akma.

KOLKORÇAK

Anadolu'nun birçok yöresinde içine el sokularak oynatılan kukla, el kuklası.

AKBURÇAK

Baklagillerden, burçağa yakın bir bitki cinsi (Lathyrus sativus).

ÖRDEKUÇAK

Kuyruk takımı gövdenin önünde, kanadı arkada bulunan uçak.

KOÇAK


1 . Yürekli (erkek).
2 . Eli açık, cömert.

BALÇAK


1 . Kabza.
2 . Kabzanın demir siperi.

KIRÇAK

Dibi dar üstü geniş su fıçısı.

BARÇAK

Kılıç kabzasının siperi.

KAPÇAK

Uzun saplı büyük kanca.

KOLÇAK


1 . Yalnız başparmağı ayrı, diğer dört parmağı bir örülmüş yün eldiven.
2 . Koltuk veya iskemlenin kol konacak parçası: "Pencerenin karşısında, kolçaklarından biri kopuk, sallanan iskemleye oturmuş, iki eliyle sağlam kolçağa sıkı sıkı sarılmıştı."- A. Kutlu.
3 . Ceket veya gömlek kollarının kirlenmesine engel olmak için bilekten dirseğe kadar geçirilen eğreti kolluk.
4 . Kola geçirilen işaretli bağ, pazubent: "Kızılay kolçağı."- .
5 . tarih Zırhın kola geçirilen parçası.

SAÇAK


1 . Bazı giyim eşyalarında veya döşemeliklerde kumaş kenarlarına dikilen süslü iplikten püskül: "Perdenin saçağı."- .
2 . Görünüşü bu püskülü andıran: "Bak gene bir tutam saçak tütün kalmadı. bana yalnız tozları kalıyor."- M. Ş. Esendal.
3 . Havlu, halı vb.nin kenarı boyunca sarkan püskül.
4 . Bir yapının herhangi bir bölümünü güneş ve yağmurdan koruması için, o bölümden dışa taşkın ve altı boşta olarak yapılan örtü.
5 . fizik Bir gaz ortama yerleştirilen ve yüksek bir potansiyel verilen ve nesnenin yüzeyinde oluşan ışık olayı.

KAÇAK


1 . Bir kaptan, bir borudan sızan gaz veya sıvı, bir telden kaçan akım: "Bu odada kaçak var."- .
2 . Gizlice kaçırılmış olan mal veya madde: "Şu âlâ kaçaktan birer sigara sarar mısınız?"- S. M. Alus.
3 . sıfat Bağlı bulunduğu yerden veya yasadan kaçan, uzaklaşan: "Vapurda bir de kaçak Rus ailesi var."- A. Gündüz.
4 . sıfat Yasaca yapılması yasak olan veya yapılması için gerekli izin alınmayan: "Kaçak kat."- .
5 . sıfat Yasaca belirtilmiş gerekli gümrük ve vergileri ödenmeden bir yere sokulan veya bir yerden çıkarılan: "Öyle olduğu hâlde kaçak sigaramla hâli unutmaya çalışıyordum."- S. F. Abasıyanık.
6 . zarf Yasalara, kurallara uymayarak, gizlice: "Bütün harp müddetince babası ile İsviçre'de kaçak yaşadı."- A. Gündüz.